"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Orayı boşaltmayan Başkonsolos

Orayı boşaltmayan Başkonsolos

MUSUL’daki rehine olayı Davutoğlu’nun başarısızlığı değil mi?
SELVİ:
Ben bunun Davutoğlu’ndan ya da Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’ndan kaynaklanmadığı bilgisine ulaştım. Şu anda rehine pozisyonunda olduğu için çok ileri bir şey söyleyemem ama olay büyük ölçüde oradaki Başkonsolosumuzdan kaynaklanıyor.

Orayı boşaltmayan Başkonsolos

Uyarıldığı halde orayı boşaltmayan Başkonsolos mu?
SELVİ:
Defalarca uyarıldığı, THY tahliye için uçak gönderdiği halde tehlikeyi görmedi.

*

Ama nasıl olur? Dışişleri kendisine “boşalt orayı” diyecek ama o boşaltmayacak. Bu olacak iş mi?
SELVİ:
Bence kendisini aşırı güvende hissetti. Keşke Müsteşar Sinirlioğlu yaptığı konuşmaları ve verdiği talimatları kamuoyuyla paylaşsa... Ama o da bu aşamada, yani ortada rehinelerimiz varken bunu paylaşmak istemiyor.

Hayrünnisa Hanım’la yaşadığı tokalaşma krizi

ÇANKAYA Köşkü’nde düzenlenen “Veda Resepsiyonu”nda Hayrünnisa Gül, Selvi’ye tepki göstermiş ve “sizinle tokalaşmayacağım” demişti. Olayı ilk kez Selvi’nin dilinden dinleyelim:

Orayı boşaltmayan Başkonsolos

“Tam Köşk’ten ayrılmak üzereyken Hanımefendi’ye de veda etmek istedim. Kendisi bir köşede bir grup gazeteciyle görüşüyordu. Elimi uzattım. ‘Size kırgınım, elinizi sıkmayacağım’ dedi. ‘Neden? Konuşalım’ diye cevap verdim. ‘Kırgınım size’ dedi. Ben de ‘o zaman hoşça kalın’ dedim ve ayrıldım. Hayrünnisa Hanım bana bu hareketi yaparken, yanında ‘eşi başörtülü biri Çankaya’ya çıkamaz, tehlikenin farkında mısınız’ diye kampanya yapanlar vardı. İşte bu beni çok üzdü. Ben Erdoğan’ın, Abdullah Gül’ü tercih etmeyeceğini gördüm ve bunu birçok kez yazdım. Yani görevimi yaptım. Sanırım Hanımefendi başka bir beklenti içindeydi, ondan dolayı bana kırılmış olabilir”.

Yaver geri planda olacak Muhafız Alayı olmayacak

Orayı boşaltmayan Başkonsolos


CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Çankaya Köşkü’nü neden istemedi?
SELVİ: Erdoğan her zaman kendi stiline uygun başlangıç yapmıştır. Bizim tarihimizde ilk kez bir başbakan, Ankara’nın gecekondu sayılabilecek bir bölgesinde oturdu. Ayrıca Çankaya Köşkü, Erdoğan ailesinin stiline uygun bir yer değil. Çok devlet kokuyor, çok asker kokuyor. O nedenle “Ak Saray” denilen yer tercih edildi.

*

“Ak Saray” mı olacak oranın adı?
SELVİ:
Bilmiyorum ama AK Parti ismine yakışır... Orada bazı sürprizler olacak.

*

Ne gibi sürprizler?
SELVİ:
Yeni Cumhurbaşkanlığı makamında Çankaya’nın ağır devlet kokan havası olmayacak. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı mesela... Bu alay, “Ak Saray”a taşınmayacak mesela.

*

Muhafız Alayı ne olacak, tamamen kalkacak mı?
SELVİ:
Çankaya’da kalabilir. Sadece sembolik olarak törenlerde kullanılabilir.

*

Başka ne tür değişiklikler olacak?
SELVİ:
Ben “Cumhurbaşkanlığı Başyaverliği” konumunda da bir düzenleme bekliyorum.

*

“Başyaver” sivil mi olacak?
SELVİ:
Nasıl bir düzenleme yapılacağını bilmiyorum ama askeri başyaver uygulaması, askeri bir hava veriyor. Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda bir tasarrufta bulunacağını düşünüyorum.

*

Başbakan Ahmet Davutoğlu nerede çalışacak?
SELVİ:
Mevcut Başbakanlık binasında çalışacak. Ama “Ak Saray”, bakanlıkların da çalışmasına uygun bir bina... Cumhurbaşkanı ile Başbakan “Ak Saray”da birlikte çalışabilir. Bu güçlü bir ihtimal.


Mitingde o kürsüye nasıl ve neden çıktı?


CUMHURBAŞKANLIĞI seçiminde adaylardan biri olan Tayyip Erdoğan’ın Konya mitinginde kürsüye çıktınız. Bu tarafsızlık açısından çok sorunlu bir davranış değil mi?
SELVİ:
Orada fiili bir durum oluştu. Erdoğan’ın gezisini takip eden gazetecilerden biriydim. Kendisine “burada bir Çankaya hatırası fotoğrafı çektirelim” dedim. “Tamam” dedi. Miting bittikten sonra fotoğrafın çekileceğini düşünüyorduk. Ama Erdoğan kürsüden bizi anons etti. Bir tereddüt yaşadım. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı bizi anons ediyordu, çıkmazsak yanlış anlaşılırdı. Çıktık ve olay bizim üzerimize kaldı.

*

Eleştirildiniz, tepki aldınız.
SELVİ: Biz en azından sivil siyaset kürsüsüne çıktık, başka kürsülere çıkmadık.


AK Partililerin takıldığı 7 mekân


ABDÜLKADİR Selvi’ye göre AK Parti’nin nabzı Ankara’da şu mekânlarda atıyor:

*

1. S’LO: Daha çok Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlarının rağbet ettiği bir kafe–restoran.

*

2. MADO: Zincirin Çukurambar şubesi... Numan Kurtulmuş ve çevresi yoğun olarak gidiyor.

*

3. BIG CHEFS: AK Parti’nin Avrupai isimleri buraya takılıyor. Örnek: Mevlüt Çavuşoğlu ve Egemen Bağış.
4. GÜNAYDIN: Danışmanıyla, bakanıyla, milletvekiliyle tüm AK Partililerin gittiği restoran. Söğütözü’nde.

*

5. ÖZLER DÖNER: Burayı daha çok Başbakan Ahmet Davutoğlu ve yakın çalışma arkadaşları tercih ediyor.

*

6. PELİT: Beşir Atalay’ın pek rağbet ettiği bir mekân...

*

7. TAVACI RECEP USTA: Özellikle öğle yemeklerinde AK Parti’nin önemli simalarını burada görebilirsiniz.

ABDÜLKADİR SELVİ KİMDİR?

Orayı boşaltmayan Başkonsolos

-50 yaşında.
-Sivaslı... Yıldızeli’nden...
-Yeni Şafak Ankara Temsilcisi.
-29 yıldır gazetecilik yapıyor.
-Üç çocuğu var: Büşra, Kübra ve Fatih.
-Eşi Zehra Selvi, en büyük eleştirmeni. Bazen kendisini televizyon tartışmalarında fazla agresif buluyor.
-Altı kardeş. Kardeşlerinden bazıları solcu.
-Gezi’ye katılan yeğenleri “amca bize fazla yükleniyorsun” demişler.
-Gazeteci kalacak, milletvekili olmayı düşünmüyor.

SELVİ’YE GÖRE...
AK Parti’nin en başarısız olduğu üç alan

Orayı boşaltmayan Başkonsolos


-BİR: Avrupa Birliği... AB konusunda yeterince enerjik bir tutum sergilenmiyor. Egemen Bağış döneminde durum böyleydi. Yeni bakan, bakalım ne yapacak?

*

-İKİ: Yargı... Bu konudaki tartışmalar ortada... Yargının durumunu hepimiz görüyoruz...

*

-ÜÇ: Kültür politikaları... Kültür konusunda iddiaları olan bir hareketten gelmesine rağmen AK Parti bu konuda başarısız.

SELVİ’YE GÖRE...
AK Parti’nin en başarılı olduğu üç alan


-BİR: Ekonomi... Tüm bir iktidar dönemi göz önünde bulundurulduğunda ekonomide çok başarılı. En olumsuz koşullarda bile göstergelerde geriye gitme olmadı... Ekonomi en sağlam alan.

*

-İKİ: Dış politika... Biliyorum, bazıları itiraz edecek ama ben son dönemdeki sıkışmışlığa rağmen bu alanda da başarılı olunduğunu düşünüyorum. Hem unutmayalım ABD, Rusya dahil tüm ülkelerde var sıkışmışlık.

*

-ÜÇ: Sosyal politikalar... Aile politikaları... AK Parti’nin en başarılı olduğu alanlardan biri de budur.


Soma’daki ‘selfie’ olayı

Orayı boşaltmayan Başkonsolos


SOMA’daki maden ocağının önünde çektirdiğiniz fotoğrafı, sosyal medyada paylaştınız. Tepki aldınız.
SELVİ: Ocağın önünde beklerken Star yazarı Halime Kökçe benim fotoğrafımı çekti. Bu fotoğrafı “Selfie değil Selvi” diye Twitter’a koydum. Sosyal medyadaki cemaatçiler hücuma geçtiler.

*

Ama yaptığınız tepkiye neden olabilecek bir şeydi.
SELVİ: Ben Soma olayını başından beri takip eden bir gazeteciyim. İlk günden oraya gittim. Acıları paylaştım, olayın sorumlularından hesap sorulması gerektiğini söyledim. Belki daha dikkatli olmam gerekiyordu ama konu istismar edildi.


Akreditasyondan ben de rahatsızım


CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın gazetelere ve gazetecilere uyguladığı akreditasyon konusunda Selvi’nin görüşü şöyle:

*

“Akreditasyon beni mutlu etmiyor, ben de rahatsızım. İstiyorum ki Türkiye normalleşsin ve gazeteciler farklı uygulamalara tabi tutulmasın. Ama Türkiye Gezi’den bu yana normal bir süreçten geçmiyor. Dilerim ki bu uygulama uzun sürmez”.

Abdülkadir Selvi’den Ankara tezleri


Orayı boşaltmayan Başkonsolos

-Yeni Kabine’nin kilit taşı Yalçın Akdoğan’dır, Bülent Arınç değil. Bülent Arınç bir abi olarak kalacaktır, ancak düzenleyici ve belirleyici bir rol oynamaz.

*

-Üç dönem kuralı kesinlikle uygulanacak, bu konuda taviz verilmeyecek, istisna olmayacak.

*

-Kim AK Parti’de “küskünler hareketi” başlatırsa, mahallede selam verecek adam bulamaz. Bu nedenle AK Parti’de “küskünler hareketi” olmaz.

*

-Ahmet Davutoğlu’nun iç politikadaki performansı herkesi şaşırtacak. Davutoğlu kendi dilini oluşturacak. Türkiye’ye yeni bir dil ve yeni bir üslup kazandıracak.

*

-Tayyip Erdoğan kendi stili ve üslubuyla Türkiye’yi bir yere getirdi, Ahmet Davutoğlu da kendi stili ve üslubuyla bunu sürdürecek. Davutoğlu Türkiye’yi rahatlatacak.

*

-Abdullah Gül, AK Parti kongresinde bir yarışa girmeyecek. Ondan bağımsız onu bu yarışa sokmak isteyenler çıkabilir ama o girmeyecek. Davutoğlu’nun toplumda göreceği karşılık ve performans Abdullah Gül’e dair beklenti içinde olanları geriletecek.

*

-MİT Müsteşarı Hakan Fidan, 2015’ten sonra hem parlamentoya girecek, hem de dışişleri bakanlığı görevini üstlenecek.

Fuat Avni kim?


SOSYAL medyada “Fuat Avni” diye bir fenomen var. Hükümet içinden en mahrem bilgileri veriyor. Selvi’ye “Kim bu Fuat Avni” diye sordum.
Anlattıkları şunlar:
“Fuat Avni bir konsorsiyum. Cemaat’in bürokrasideki yapılarının elbirliğiyle oluşturdukları bir konsorsiyum. Bu Fuat Avni olayı, Cemaat’in dinlemelere devam ettiğinin de bir göstergesi. Fuat Avni, bazı toplantılarla ilgili bilgileri cümle cümle yazıyor. Bunlar ancak dinlemeyle elde edilebilecek bilgiler. Ben ayrıca Cumhurbaşkanlığı’nın ve Başbakanlığın ikinci, üçüncü halkalarında Cemaat’in adamlarının olduğunu düşünüyorum. Bazı bilgileri onlar servis ediyorlar. Bunlar 12 yıllık iktidarı döneminde AK Parti’nin kılcal damarlarına kadar yerleştiler”.

X