"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Ne işin var senin o taziye çadırında ey HDP’li

EY HDP Van Milletvekili Tuba Hezer!

Ankara’nın kalbinde bomba patlatıp terör yapan o cani canlı bomba için kurulan taziye çadırına koşup gitmişsin.

 

Soruyorum:

 

Ne işin vardı orada senin?

 

*

 

Ey HDP Van Milletvekili Tuba Hezer!

 

Canlı bomba olup 28 masum insanın canını alan...

 

Bu iş için hazırlanmış özel otomobille Ankara’nın kalbine sinsice sokulan...

 

İşlerinden çıkıp yuvalarına ulaşmak için servis araçlarına binen masum insanları katleden...

 

Kan döken, terör yapan...

 

İnsanlıktan çıkan...

 

Masum insanları katlederek amacına ulaşmayı hesaplayan...Bu caninin, bu alçağın, bu katilin taziye çadırına neden gittin?

 

*

 

O taziye çadırına giderek hangi mesajı vermek istedin ey HDP Milletvekili Tuba Hezer?

 

“Aferin koçum aferin” demek mi istedin?

 

Bir canlı bombamız öldü ama daha bin canlı bombamız var” demek mi istedin?

 

“Hepimiz işte bu koç gibi canlı bomba olup masum insanları katletmeliyiz” demek mi istedin?

 

Aman da ne güzel katledermiş benim aslanım” demek mi istedin?

 

 

*

 

Söyle!

 

Ne için gittin?

 

Neydi maksadın?

 

Neydi mesajın?

 

 

Üçüncü Bush, Trump’ın karşısında neden yenildi?

 

 

ÇÜNKÜ Trump çok deli, çok manyak takılırken... Üçüncü Bush acayip sıkıcı ve fazla renksiz kalıyordu.

 

*

 

Çünkü Trump ahalinin anlayacağı dilden konuşurken... Üçüncü Bush acayip üst düzey bir dil tutturmaya çalışıyordu.

 

*

 

Çünkü Trump hiçbir ölçü, sınır falan tanımazken... Üçüncü Bush süper ölçülü, süper mutedil takılıyordu.

 

*

 

Çünkü Trump bir şovmen gibi ağzının içine baktırırken... Üçüncü Bush ağırbaşlı bir akademisyen edasındaydı.

 

 

AK Partili kardeşime cevap veriyorum

 

AK Partili kardeşimden bir e-posta aldım.

 

Bana soruyor:

 

Ne yani? Türkiye’yi yönetenler, en başta iyilikle aklıselime davet ettikleri Esad’ın katliamlarına seyirci mi kalsaydılar?”

 

 

*

 

Cevap veriyorum:

 

Tabii ki seyirci kalamazlardı AK Partili kardeşim, tabii ki bir şeyler yapmalıydılar.

 

Ama Esad’ı devirmek için harekete geçmek yerine Esad’ı katliamlardan vazgeçirmeye çalışamazlar mıydı?

 

Esad’ın katliamlarına seyirci kalmadılar da ne oldu? Esad’ın katledeceklerinden bin kat daha fazla insan öldü Suriye’de.

 

Suriye halkı, vatanlarından oldu... Milyonlarca sığınmacı var... Suriye bitti, tükendi, harap oldu. Fiilen beş parçaya bölündü... Suriye bir cehennemdir artık... Her türlü emperyalist hevesin, her türlü vekâlet savaşının sahasıdır.

 

Esad’ın katliamlarına seyirci kalmamanın sonucu. Maliyeti, faturası bu mu olmalıydı?

 

Ne yani bu işin başka bir yolu yok muydu, bulunamaz mıydı? 

 

 

Kayyum aradı: Melek İpek’e zulmetmiyoruz

 

MELEK İpek’e yapılan zulümler” konulu yazı nedeniyle...

 

Koza İpek Grubu’na atanan kayyum heyetinin en başındaki isim Hasan Ölçer aradı.

 

*

 

Hasan Ölçer’in söyledikleri şunlar:

 

Biz Melek İpek’e zulmetmiyoruz.

 

Koza İpek Holding’e ait çok sayıda gayrimenkuller var. İstanbul Bebek’teki yalı ile Ankara İncek’teki malikâne bu gayrimenkuller arasında.

 

Bu iki yer, holdingin tapulu malı... Bunların amacı, resmi kayıtlarda şöyle anlatılıyor: Şirket tarafından misafirhane, lojman, temsil ve ağırlama için kullanılır.

 

Yine Koza İpek Grubu’nun tapulu malı olan Ankara Oran’da da bir rezidans var. Melek İpek Hanım, o rezidansta kalıyor. Kendisinin resmi adresi de orası... Orası da bize ait olmasına rağmen Melek İpek Hanım’ın orada ikamet etmesini engelliyor değiliz. Engellemek aklımızın ucundan bile geçmez.

 

Biz bugün Bebek’teki yalı ile İncek’teki malikâneyi “misafirhane” ya da “lojman” olarak da kullanmıyoruz. Çünkü bunların masrafı çok... Bir tanesinin aylık ısınma masrafı bile 20/25 bin lira.

 

*

 

Kısacası...

 

Kayyum Hasan Ölçer diyor ki: Melek İpek, ortada kalmış falan değil. Evi var. O ev de bizim tapulu malımız. Melek İpek o evde oturmaya devam ediyor.

 

 

 

Muhalifler artık yeni bir dil bulmalı

 

ÖYLE bir dil olmalı ki bu... Ayrıştırmamalı, kuşatmalı. Bilhassa AK Parti’ye oy veren insanları da kapsamalı.


*


Öyle bir dil olmalı ki bu... İktidar ile Türkiye’yi aynı kefeye koymaktan vazgeçmeli, Türkiye’ye karşı yapılan haksızlıklar karşısında gür bir seda ile itiraz etmeli.


*


Öyle bir dil olmalı ki bu... Türkiye’ye haksızlıklar yapıldıkça “oh, çok iyi oluyor, Türkiye batsın, bu iktidar da gitmiş olsun” diyormuş gibi bir algıya yol açmamalı.


*


Öyle bir dil olmalı ki bu... İktidara destek verenleri korkutarak o insanların, hangi yanlışı yapıyor olursa olsun iktidar etrafında kenetlenmelerine katkı sağlamamalı.


*


Öyle bir dil olmalı ki bu... Herkese ama herkese sonsuz bir güven vermeli. “Bunlar gelirse adalet gelecek” dedirtmeli.


*


Öyle bir dil olmalı ki bu... İstismar etmek için hazır olda bekleyen istismarcıların avuçlarını yalamalarını sağlamalı.

 

 

 Ne işin var senin o taziye çadırında ey HDP’li

 

Ömer Koç, Ali Koç

 

KOÇ Grubu’nun başına Ali Koç’un gelmesini beklerken Ömer Koç’un gelmesiyle hayal kırıklığına uğrayan sosyal medyadaki yeniyetme haykırıyor:


“Olamaz, Ali Koç gelmeliydi.”


*


Yahu yeniyetme, bir dur Allah’ını seversen...


Koca holding bu...


Kim bilir kaç tane hesabı, kaç tane parametreyi, kaç tane araştırmayı, kaç tane istişareyi temel alarak atmıştır adımını.

 

 

 

Ankara saldırısıyla ilgili 10 soru/10 cevap

 

 

ANKARA’nın kalbine yapılan saldırıyla ilgili olarak...


Güvenlik analisti Metin Gürcan’a...


En hayati 10 soruyu sorduk.


Cevaplar, yarın ÇARŞAMBA SOHBETLERİ’nde.

X