"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Mustafa Kemal yaşasaydı Yılmaz Özdil’e ne derdi?

Benim kaleme aldığım “Nutuk” 11 liraya satılırken... Senin beni anlattığın kitap 2 bin 500 lira... Bu ne iştir a be çocuk?

1881 adet kitap basmak, kitabı saat 9’u 5 geçe satışa sunmak falan... Yahu sen beni hiç anlamamışsın a be çocuk!

Madem kitabı 1881 adet bastın... Bari fiyatını da 1938 lira yapsaydın. Ne o? Yoksa kurtarmadı mı a be çocuk?

Yeni bir yazı tipi geliştirmek, o yazı tipine “10 Kasım” adını vermek falan... Bilim, aydınlanma falan nerde a be çocuk?

Kendi hayatımdan ben bile senin kadar para, senin kadar prim elde edemedim vallahi... Sen ne uyanıkmışsın a be çocuk!

Din üzerinden ticaret yapanlardan bu milletin çektiği yetmedi de şimdi de benim üzerimden ticaret mi çıkardın başımıza a be çocuk?

CAN KURBAN BÖYLE ATATÜRKÇÜLERE

BAZI Atatürkçüler...

“Bizdendir... Bizim aşiretin çocuğudur... Yanlış yapsa da laf etmeyelim...” falan tavrı koyarken...

Bazı Atatürkçüler ise...

Atatürk adına yapılan yanlışı çatır çatır haykırıp “Bu hiç olmadı! Bunu kabul edemeyiz” falan diyerek...

Atatürk’e layık Atatürkçüler olduklarını fazlasıyla kanıtladılar.

Can kurbandır böyle Atatürkçülere!

Hepsine bin selam!

AH ÖZGÜR ÖZEL AH!

CHP’li Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fazıl Say konserine gitmesini şöyle yorumlamış:


“Yüz akımız Fazıl Say, çizgisini korumaktadır. Muhalif sanatçılara karşı
kullandığı dil düşünüldüğünde geri
adımı atan Erdoğan’dır. Bir mağlubiyetten söz edilecekse Cumhuriyetimizin en önemli kazanımlarından çağdaş sanata karşı Erdoğan’ın mağlubiyetinden söz edilebilir.”

Baştan sona yanlış bir değerlendirme... Baştan sona hatalı bir bakış açısı... Baştan sona gereksiz bir çıkış...

Eğer Özgür Özel, böyle demek yerine...

“Çok güzel bir tablo oluştu... Bu tablonun ortaya çıkmasına neden olan Fazıl Say’ı da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da kutluyorum” demeyi tercih etseydi...

Hem bir hakkı teslim etme erdemine sahip olduğunu bütün kamuoyuna göstermiş olacaktı.

Hem de bundan sonra yapacağı Tayyip Erdoğan eleştirilerinin gücüne büyük güç katmış olacaktı.

Maalesef ikisini de kaybetti.

Oysa Özgür Özel, son dönemlerde polemikçiliği, hazırcevap oluşu, davasına bağlılığı ve çalışkanlığıyla göz dolduran bir siyasetçi portresi çizmekteydi.


HDP’LİLERİN OYLARINA TALİP OLUNMAYACAK MI?

AK Partili Orhan Miroğlu demiş ki:

“İki milyon HDP’linin oyuna talibiz.”

Tabii ki bir siyasi parti, başka bir siyasi partiye oy veren vatandaşların oyuna talip olacak.

Gayet normal bir durum...

Anormal olan...

CHP’den herhangi birinin, “İki milyon HDP’linin oyuna talibiz” demesi halinde...

Hemen “CHP fena yakalandı! İşte teröre destek!” falan diye ortalığın velveleye verilmesidir.

 

SEVDİĞİM EYLEMLER

Sahnede “Çile Bülbülüm Çile” şarkısı söylenirken... Şarkının “Allah!” kısmını, bütün seyircilerle birlikte haykırmak...

Matbaadan yeni çıkmış bir kitabı koklamak...

Kar tatilinde kayak yapmadan şömine başında oturup kayak yapanları bir Kadir İnanır edasıyla uzaktan kesmek...

Kafa bulduğumu hiç belli etmeden kafa bulmak...

Melih Gökçek’in telefonunu çaldırıp kapatmak...

Gözleri Aşka Gülen Taze Söğüt Dalısın” şarkısını, kafasını gözünü yarmadan ıslıkla çalmak...

Tavlada rakiplerin korkulu rüyası haline gelmek...

 

YOBAZLIK NEDİR, YOBAZ KİME DENİR?

YOZGATLI solcu şair Şükrü Erbaş, Sabah gazetesine röportaj vermiş.

Röportajda...

Şair Şükrü Erbaş...

Eğilmemiş, bükülmemiş, doğru bildiklerini söylemiş, ideolojisini ortaya koymuş, farklı dünya görüşlerine mensup insanların şiirde buluşmalarının öneminden söz etmiş falan...

Ama sırf Sabah gazetesine röportaj verdi diye...

Bazı solcular tarafından “İntihar etti! Düşkün oldu!” falan diye aşağılandı, aşağılanıyor Şükrü Erbaş.

“Yobazlık nedir? Yobaz kime denir?” sorularına...

Bu örnek olay çerçevesinde bir cevap geliştirmeyi teklif ediyorum.

ÜÇ ACI GÖZLEM

BİR: Eleştiriye tahammülsüzlük eleştirisi yapanların çoğu... Eleştiriye süper tahammülsüz!

İKİ: Kibir eleştirisi yapanların çoğu... Kibrin doruklarında gezmekte!

ÜÇ: Güç yozlaşması eleştirisi yapanların çoğu... Gücü ele geçirince öyle bir yozlaşıyor ki sorma gitsin!

 

X