"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Muhaliflere ve iktidarcılara hafif sert bir sesleniş

HEY MUHALİF ARKADAŞ!

Hey muhalif arkadaş!

 

Sana kaç kere dedik, umudunu Obama’ya bağlama diye.İşte görüyorsun:

 

“Görüşmeyecek, asla görüşmeyecek” diye haykırıp duruyordun.Şak diye görüşüverdi.

 

- Hem de ayaküzeri değil.

 

- Hem de toplantı arasında değil.

 

- Hem de Beyaz Saray’da.

 

- Hem de 50 dakika.

 

*

 

Hey muhalif arkadaş!

 

Obama’nın Erdoğan’la görüşmesi ya da görüşmemesi, Erdoğan’ın kişiliğiyle alakalı bir durum değildir.

 

Türkiye ile alakalı bir durumdur.

 

Obama, Erdoğan’ın kişiliğinden ve politikalarından hazzetmeyebilir.

 

Ya da...Obama, Erdoğan’ın kişiliğini ve politikalarını pek beğenebilir.

 

Hiç fark etmez.

 

Sonuçta söz konusu olan Türkiye’dir.

 

*

 

Hey muhalif arkadaş!m Erdoğan’ı sevme.

 

*

 

Erdoğan’ı eleştir.

 

*

 

Erdoğan’a itiraz et.

 

Ama işi şirazesinden çıkarma.

 

Umudunu, direncini, hevesini, beklentini Obama’ya bağlama.

 

Yoksa ellerin işte böyle böğründe kalıverir.

 

HEY İKTİDARCI ARKADAŞ!

 

HEY iktidarcı arkadaş!

 

Sana dedik de dedik.

 

- “Üst akıl” falan diyerek maval okuma dedik.

 

- ABD’deki düşünce kuruluşlarını terörist ilan etme dedik.

 

- “Obama’ya bile posta koyarız icabında” havası basma dedik.

 

- “CNN’in Christiane Amanpour’u Gezi’de darbe kışkırtıcılığı yaptı” diye tezvirata kalkışma dedik.

 

- “Dünya bizim Reis’e düşman” havasına girme dedik.

 

- Yahudi düşmanlığı yapma dedik.

 

*

 

Bak, işte sonuçta şunlar oldu:

 

- “Üst akıl”, tam 50 dakika baş başa görüştü Erdoğan’la...

 

- Senin terörist ilan ettiğin düşünce kuruluşu, Erdoğan’a ev sahipliği yaptı.

 

- Obama, ricayı kırmadı.

 

- Erdoğan, Christiane Amanpour’un sorularını yanıtladı.

 

- ABD’nin o kadar da Erdoğan düşmanı olmadığı ortaya çıktı.

 

- Yahudi lobileri tam kadro Erdoğan’la buluşuverdi.

 

*

 

Hey iktidarcı arkadaş!

 

Hadi ayakların yere bassın artık.

 

Hadi gerçekçi bir noktaya gel artık.

 

Hadi reel politikle tanış artık.

 

Hadi destanlardan ve masallardan çık artık.

 

Hadi hamasetten kurtul artık.

 

Hadi... Hadi... Hadi ama.

 

TAYYİP ERDOĞAN BAĞLAMINDA 3 TEZ

 

TEZ BİR: “Erdoğan nefreti” diye bir olgu var. Bu öyle bir nefret ki... “Terör mü, Erdoğan mı?” sorusuna “terör” diye yanıt verdiriyor. Bu öyle bir nefret ki... Darbe beklentisine yol açıyor. Bu öyle bir nefret ki... “Ekonomik kriz çıksın” dedirtiyor. Bu öyle bir nefret ki... Nefret edende bir Türkiye karşıtlığının doğmasına yol açıyor. Türkiye’nin bu nefret ikliminden çıkması şart. Bunun için de iki şey gerekiyor:

 

BİR: Erdoğan karşıtlarının karşıtlık dozlarını iyi ayarlamaları gerekiyor.

 

İKİ: Erdoğan’ın böyle bir nefreti besleyecek tarz ve üslubu terk etmesi gerekiyor.

 

*

 

TEZ İKİ: Erdoğan’ı siyaset arenasında yer almaya başladığı günden beri izliyorum. Erdoğan’ın siyasette yükselişe geçtiği dönemler için şunu rahatlıkla söyleyebilirim: O dönemlerde Erdoğan, kendisine sorulan her türlü soruya cevap verebilme gücü ve becerisiyle yükseliyordu... Fakat ne yazık ki... Erdoğan, artık bu becerisini kullanmaktan epey uzakta. Hakiki sorularla karşılaşmak istemiyormuş gibi bir algı var.

 

*

 

TEZ ÜÇ: Erdoğan’ı koruduklarını sanan korumalara bir çift sözüm var: Üç kişi bir köşede zayıf ve çelimsiz bir protesto gösterisi yaparken...Onlara arşı abartılı bir tepki vermek, o zayıf ve çelimsiz protestoyu bir anda Amerika’yı sarsan protestoya çevirmiş olmuyor mu? Siz bu yaptığınızla Erdoğan’ı korumuş mu oluyorsunuz, yoksa Erdoğan’ın imajında onulmaz yaralar mı açmış oluyorsunuz? Bir toplantı yapıp bunu kendi aranızda tartışmaya ne dersiniz?

 

HADİ ESKİYE DÖNELİM

 

- HADİ yine “analar ağlamasın”a dönelim.

 

- Hadi yine “barış, barış, barış”a dönelim.

 

- Hadi yine “şehit cenazeleri gelmesin”e dönelim.

 

- Hadi yine “müzakere”ye dönelim.

 

- Hadi yine “çözüm süreci”ne dönelim.

 

- Hadi yine “baldıran zehri”ne dönelim.

 

- Hadi yine “30 yıllık sorun çözülüyor”a dönelim.

 

- Hadi eskiye dönelim.

 

FETÖ, AMERİKAN ORDUSUNA SIZMIŞ

 

HÜKÜMET yanlısı gazete manşeti çakmış:

 

“FETÖ, Amerikan ordusuna sızıyor.”

 

*

 

Açık söylüyorum:

 

Bu FETÖ’yle uğraşma haberi falan değil.

 

Bu resmen ve alenen FETÖ propagandası haberi.

 

*

 

Ve işin daha fenası...

 

Bunu yapanlar, ne yaptıklarının zerre kadar farkında değil.

 

TÜRKİYE’DE OBAMA KAMYONLARI DOLAŞTIRILSA

 

BİZ burada üç-beş konsolosun mahkemede görülmekte olan açık bir duruşmayı izlemelerine tahammül edemiyorken...

 

Elin memleketinin başkentinde üzerinde “Erdoğan’ı seviyoruz” yazan kamyonlar dolaştırıyoruz ve yine aynı kamyonlarda Amerikan vergi mükelleflerine Fethullah Gülen’i şikâyet eden sloganlara yer veriyoruz.

 

Ve hiç kimse bize, “Hop kardeş, burası Amerika, yok öyle” falan demiyor.

 

*

 

Azıcık empatiyle düşünün:

 

İstanbul ve Ankara’da “Obama seni çok seviyoruz” yazan ya da “IŞİD’e karşı omuz omuza” falan yazan kamyonların dolaştırıldığını...

 

En azından “Hop” çeken çıkmaz mıydı?

 

 

 

 

X