"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Marksist, Leninist, solcu ve MHP’li bir cinsi sapık

ANADOLU Ajansı, Karaman’da Ensar Vakfı’nın evinde çocuklara tecavüz eden cinsi sapığı, ta 1999 yılında tanıyan bir adamı bulmuş ve onunla röportaj yapmış.

*

 

Niye Ensar Vakfı’nın Karaman şube başkanıyla yapmamış, niye mağdur çocukların aileleriyle yapmamış, niye Karaman ahalisiyle yapmamış, niye Karaman Valisi ile yapmamış, niye Karaman Emniyet Müdürü ile yapmamış?

 

Tahmin edebiliyorum.

 

*

 

Neyse...

 

Karaman’daki cinsi sapığı 1999’da tanıdığını söyleyen Anadolu Ajansı’nın tanığı, cinsi sapık hakkında şunları söylemiş:

 

- Kendisini ilk gördüğümde “Bu adam sapığa benziyor” demiştim. 

 

- Hiç tanımıyorum fakat öyle demiştim.

 

*

 

Buraya kadar pek bir şey yok.

 

Fakat bundan sonrası epey eğlenceli...

 

*

 

Anadolu Ajansı’nın tanığı olan şahıs, cinsi sapığın “dünya görüşü” ile ilgili bilgi vermiş.

 

Söylediği şu:

 

- Müslümanlık ayağına yatıyor hem de hacılarla hocalarla dalga geçiyordu.

 

- Benim bildiğim Marksist, Leninist, solcu bir adam.

 

- O zaman da MHP’li görünüyormuş. O zamanki MHP ilçe başkanı bana öyle dedi.

 

- Bunun köyü tüm solcuydu. İçlerinde ateistler vardı.

 

*

 

Anadolu Ajansı’nın cinsel sapığı Marksistlere, Leninistlere, ateistlere, MHP’lilere ve solculara itelemeye çalışan bu girişimini, Sabah adlı gazete de ballandırarak haber yapmış.

 

*

 

Diyeceksiniz ki...“İyi de... Niye Paralel Yapı’ya itelememişler ki? Niye Gezicilere itelememişlerdi ki?”

 

*

 

Sene 1999...O zamanlar Paralel Yapı da yok, Gezi de...

 

Olsa garanti itelerlerdi.

 

Ve cinsi sapığın dünya görüşünü şöyle tanımlarlardı:Solcu, Marksist, Leninist, ateist, Gezici, MHP’li bir Paralelci...

 

*

 

- Bir tarafımız... Hiçbir ahlaki ve vicdani sorumluluk taşımadan... “Ensar Vakfı’na öyle ya da böyle bulaşanların alayı çocuk tecavüzcüsüdür” diye çemkirir.

 

- Diğer tarafımız ise... Yine hiçbir ahlaki ve vicdani sorumluluk taşımadan... Sırf Ensar’ı kurtarmak uğruna... Solcuya, ülkücüye, ateiste alenen ve resmen iftira atar.

 

*

 

Allah hepimizi bu iki tarafın da şerrinden emin kılsın.

 

HELAL OLSUN SANA SAVCI BHARARA!

 

BU helal olsun, Reza’yı tutukladığı için değil, son yaptığı açıklamada verdiği iki ders için.

 

*

 

- DERS BİR: Türkiye’de iktidara yakın kesimlerin ortaya attıkları, “Savcı Bharara, hükümetimizi devirmek için 2.5 milyon dolara satın alınmıştır” iddiasına verdiği şu cevap: “ABD başsavcısı olarak görev yaptığım süre içinde hakkımda birçok saçma şey yazıldı. Fakat burada teyit edebilirim ki, içlerinde en aptalı buydu.”

 

*

 

- DERS İKİ: Özgür basının önemine vurgu yaparken... Albert Camus’nün şu sözüne yer vermesi: “Özgür basın, iyi ya da kötü olabilir. Ancak özgür olmayan basın, sadece kötü olacaktır.”

 

YOKSA YARGIMIZ BAĞIMSIZ MI?

 

ŞU üç noktaya dikkat kesilelim lütfen:

 

- BİR: İktidar, MHP’nin başında Devlet Bahçeli’yi görmek istiyor.
- İKİ: Yargının iktidara tam bağımlı olduğuna dair bir kanaat var.
- ÜÇ: Ancak yargı, iktidarın arzusunun tam tersine Bahçeli aleyhine karar verebiliyor.

 

*

 

Soru şudur:
Acaba yargı, o kadar da bağımlı değil mi?

 

ÇARŞI’SIZ BEŞİKTAŞ

 

TAHİNSİZ pekmeze, sütsüz muza, Nutella’sız kahvaltıya, kahvesiz sabaha, dönersiz ayrana, güneşsiz yaza, kuru üzümsüz leblebiye, Münir Baba’sız Adile Teyze’ye benzer. Arena açılışına Çarşı’yı almayanlara duyurulur.

 

 

ESKİ BİR SAMSUN MÜFTÜSÜ YAZISI

 

SAMSUN Müftüsü’nün “18 yaşındakinin zinasına karşı çıkmıyorsanız, 17 aylık bebeğe tecavüze karşı çıkmak timsahın gözyaşıdır” şeklindeki açıklamasına...

 

Karşı çıkan bir yazı yazmıştım.

 

*

 

Bugünlerde yeniden dolaşıma giren bu açıklamayla ilgili olarak...

 

Samsun Müftüsü’ne bir şey demeyecek misin” diye soranlara...
16.10.2014 tarihinde yazdığım “Müftü oğlunun gözüyle Samsun Müftüsü” başlıklı yazımı yeniden takdim ediyorum:

 

*

 

“Rahmetli babam müftüydü.

 

Hayatı boyunca dinin emir ve yasaklarını anlattı. Zinayı da anlattı.

 

*

 

Babam, yetişkinlerin “zina” adı verilen günaha bulaşabileceklerini bilirdi, günahtan sakınılması gerektiğini söylerdi ama günah işleyenlere karşı merhametini de korurdu.

 

*

 

Ancak rahmetli babamın zihni, “bir bebeğe tecavüz edilmesi ile dinin günah saydığı zinayı aynı cümlede kullanacak denli kirli bir zihin değildi.
Onun aklı ve havsalası, bebeğe tecavüz gibi bir olguyu almazdı, alamazdı.
Midesi bulanırdı, öfkesi kabarırdı, deliye dönerdi.

 

*

 

Zina gibi dinin günah saydığı bir eylemi, bebeğe tecavüz gibi insanlığın lanetlediği alçak ve aşağılık bir suçla...
Aynı cümlede zikreden Samsun Müftüsü’nü ve onun kirli zihnini görünce...
Rahmetli babam geldi aklıma.
Ona bir kez daha Allah’tan rahmet, Samsun Müftüsü gibi kirli bir zihne sahip olmayan tüm müftülerimize Allah’tan selamet dilerim.”

 

MAĞDUR İMGESİNE TARIK AKAN KATKISI

 

CUMHURİYET’e verdiği söyleşide Tarık Akan, “Erdoğan gittiğinde çocukları ve yakınları çok acı çekecek, hesapları sorulacak” demiş.

 

*

 

Erdoğan’ın mağduriyeti ne zaman bitse...
Tarık Akan gibiler maalesef o mağduriyet imgesine süper eşsiz katkılar sunuyor.

 

X