"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Madem öyle okutmayın 30 Ağustos hutbesini!

EY Diyanetçiler!

- Madem Atatürk’ün adını anmaktan kaçınıyorsunuz.

Madem Atatürk demek çok zorunuza gidiyor.

Madem hutbede Atatürk dememekte inat ediyorsunuz.

O halde...

- Başında Atatürk olan...

- Ortasında Atatürk olan...

- Sonunda Atatürk olan...

- Her şeyinde ve her yerinde Atatürk olan...

30 Ağustos zaferinin hutbesini de okutmayın camilerde.

*

30 Ağustos hutbesini hiç okutmamak...

Her zerresinde Atatürk’ün bulunduğu 30 Ağustos’un hutbesinde Atatürk’ten zerre bahsetmemekten...

Milyon kez daha evladır.

 

BURHAN, HAMİD, MİTHAT

BURHAN Kuzu hocamızın aktardığına göre...

Madem öyle okutmayın  30 Ağustos  hutbesini

Abdülhamid tahttan indirildiğinde Mithat Paşa, “Adamı tahttan indirdik ama şimdi ne yapacağımızı bilemiyoruz” demiş.

*

Neresini düzeltelim bu bilginin?

- Mithat Paşa, Abdülhamid tarafından Taif’e sürgüne gönderilmişti.

- Yine Abdülhamid tarafından Taif’te boğdurulmuştu.

- Yani Abdülhamid tahttan indirildiğinde Mithat Paşa, çoktan öteki dünyaya göçmüştü.

*

Burhan Kuzu hocamız, böylesi büyük çamlar devirerek şunlara yol açıyor:

- Profesörlük titrini hunharca hırpalıyor.

- “Akademisyen titizliği” denilen şeyi yerlere çalıyor.

- Söylediği her şeyi “kuşkulu” hale getiriyor.

- Karşıtlarına büyük eğlence çıkarıyor.

 

YENİ ÇIKTI

- Telefonla fotoğraf çekmeden önce telefonun lens kısmını silerek pırıl pırıl yapmak... Önceden yoktu bu âdet, yeni çıktı.

*

- Turgut Uyar’ın “Göğe Bakma Durağı” adlı şiirini ezberleyip şiirden dizeler okumak... Önceden yoktu bu âdet, yeni çıktı.

*

- Her azıcık tuhaf fotoğrafa, her ilginç görüntüye “Rönesans tablosu gibi” demek... Önceden yoktu bu âdet, yeni çıktı.

 

FEYZİOĞLU UZATINCA

TÜRKİYE Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Adli Yıl Açılış Töreni’ndeki konuşmasını biraz fazla uzatınca...

Madem öyle okutmayın  30 Ağustos  hutbesini

Eski bir hatırayı aklıma getirerek...

Şöyle dedim:

“Peki ya şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan ayağa kalkıp da... ‘Yeter yahu yeter! Kafamız şişti! Bu kadar uzun konuşma mı olur? Giriş yok, gelişme yok, sonuç yok! Yeter birader. İşimiz gücümüz var. Akşama kadar seni mi dinleyeceğiz’ derse?”

*

Allah’tan olmadı böyle bir şey!

 

İNDİRİMİN ANASI ÇOKTUR, ZAM İSE YETİMDİR

DOĞALGAZA zam yapılınca... İktidara yakın tipler:

“Hükümet yapmadı, BOTAŞ yaptı”.

İSPARK’a zam yapılınca... Muhalefete yakın tipler:

“Ekrem Başkan yapmadı, eski yönetimden kalanlar yaptı”.

 

EY BABACAN! EY GÜL!

Bakın ne diyor Erdoğan

DİYOR ki:

“Siyaset kapalı kapılar ardında kriz bekleyerek yapılacak iş değildir”.

*

Diyor ki:

“Siyaset yapacaksanız milletin huzuruna çıkacaksınız, ne düşündüğünüzü, ne hayal ettiğinizi anlatacaksınız”.

*

Diyor ki:

“Kendi kalbinize ve milletin yüreğine değil de başkalarının ağzına bakılarak yapılan siyaset, siyaset değildir”.

*

Ey Babacan! Ey Gül! Söyleyin: Adam haklı değil mi?

 

MAHSUN’DAN EKREM’E DEĞİŞMEYEN EDEBİYAT

“HEPİMİZ kardeşiz/Bu öfke ne diye/Yaşamak dururken bu kavga ne diye/Dağlar oy oy oy/Yollar oy oy oy/Bir kardeş kardeşi vuruyor ne diye/Bir ana ağlıyor evladım nerede/Dağlar oy oy oy/Yollar oy oy oy.”

MAHSUN KIRMIZIGÜL

(Yıl 1990’lar... Mahsun’un teröre karşı söylediği şarkı)

*

“Bir babanın oğluna sarılması gibi 82 milyon sarılalım birbirimize... Milletçe kucaklaşalım... Vallahi çok güzel olacak. Sarılmak ne kadar güzel bir şeymiş diyeceğiz. Vatandaşların birbirine sarılmasını sağlamak lazım”.

EKREM İMAMOĞLU

(2020’ye ramak kala... Ekrem Bey’in Diyarbakır mesajı)

 

GİDİLMEYECEK ÜÇ ŞEHİR

HELSİNKİ: İki saat gezdikten sonra başlıyorsun şunları demeye: “Başka gidecek yeri yok mu buranın?”, “Bu şehrin insanları nerede?”, “Buradan geçmiştim”, “Ay çok sıkıldım”, “Yok abi, yaşanmaz burada”, “Sükunet severim ama bu kadarı da fazla”, “Memlekete gidince toprağı öpeceğim”... Depresifliğin, bezginliğin, sıkılmanın başkentidir Helsinki...

*

KAZABLANKA: Humphrey Bogart ve Ingrid Bergman’a saygı duruşu yapmak, “Tekrar çal Sam” diye hava basmak falan... Hepsini unutun... Çünkü bu Kazablanka’nın o Kazablanka’yla uzaktan yakından ilgisi yok... Ne işiniz var alabildiğine plansız şişmiş, tarihten zırnık bırakılmamış şehirde... Hele yanı başında otantizmini koruyan Marakeş varken...

*

VENEDİK: Tamam, dünyanın en enteresan şehri... Tamam, dapdaracık yollardan küçük meydanlara çıkmak güzel... Tamam, otomobil görmeden gezmek şahane... Tamam, köprüleriyle kiliseleriyle gezmelerimizin şehri... Hepsine tamam ama çok kalabalık, çok turistik, çok Japon, çok rutubetli, çok sağlıksız... Dakikada üç milyon yüz bin iki yüz seksen fotoğraf çekiliyor... Özellikle yazın fersah fersah kaçın!

 

X