"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

İstanbul’a kayyım: Aklından bile geçirme

Böyle bir adım atılırsa... Demokrasiymiş... Sandıkla gelmekmiş... Sandıkla gitmekmiş... Millet iradesiymiş... Hepsi talan olur talan! İşin nirengi noktası burasıdır.

Bir de şu var: Bırakın İstanbul’a kayyım atamayı... Bunu akıldan geçirmek bile Ekrem İmamoğlu’na bu zamana kadar yapılan kıyakların en büyüğü olur. Başka hangi kıyakların yapıldığını bilmem söylememe gerek var mı?

*

Şundan eminim: Ekrem İmamoğlu, kendi kendine kaldığı zamanlarda içinden şöyle geçiriyordur: “Ah keşke! Ah keşke! İstanbul’a kayyım atasalar da neşemizi, keyfimizi bulsak”.

*

Diyarbakır’ı, Van’ı, Mardin’i... Bir biçimde izah etmek mümkün... Ama İstanbul’u izah etmenin imkânı da yok ihtimali de yok.

*

Ben bir iktidar yetkilisi olsam... Bana gelip de “Efendim, İstanbul’a kayyım atayacak mısınız?” falan diye bir soru sorulsa... Şu cevabı veririm: “Bu soruyu size Ekrem İmamoğlu mu sordurtuyor?”.

*

İstanbul’a kayyım atanırsa... Bu Türk siyasi hayatının yapılmış en büyük 10 hatasının birincisi olur. İkincisini herkes biliyor!

*

Şunu da söyleyeyim: İstanbul’a kayyım tartışması yapmak bile “Türk siyasi hayatında yapılmış en büyük 50 hata” listesine

rahatlıkla girebilir.

*

Son sözüm şudur: İktidar yetkilileri İstanbul’a kayyım konusunun tartışılmasının bile önüne geçerek... Hem demokrasinin daha fazla hırpalanmasına izin vermemeliler, hem de Ekrem İmamoğlu’na arayıp da bulamadığı bir fırsatı sunmamalılar.

İstanbul’a kayyım: Aklından bile geçirme

ANALARIN İSYANINA ‘DEVLETİN OPERASYONU’ DİYEN VİCDANSIZLAR!

EVLATLARINI PKK’ya kaptırmış anaların, HDP önünde yürüttükleri isyana söyleyecek söz bulamayıp...

Bu devletin harp taktiğidir.

Bu devletin operasyonudur.

Anaları oraya devlet yollamıştır.

Falan diye bik bik eden HDP’ye yakın tipler var.

*

Bunlara soruyorum:

Ortada ana var mı? Var.

Peki ya oğul var mı? O da var.

Oğulları dağa kaptırma var mı? E tabii var.

Yanan yürekler var mı? Var, var.

Oğul özlemiyle feryatlar var mı? Olmaz mı, var.

Dağa posta koyma var mı? Hem de nasıl var!

Analara özgü cesaret var mı? Öyle bir var ki!

*

Be hey gafil!

Be hey idraksiz!

Be hey vicdansız!

Bütün bunlar varsa...

İşin içinde “devlet” olsa ne olur, “operasyon” olsa ne olur.

*

Bırak devleti, bırak operasyonu falan da...

Sen önce o analarla yüz yüze gelme cesareti göster de görelim.

İstanbul’a kayyım: Aklından bile geçirme

KAFTANCIOĞLU’NA HAPİS CEZASI VERMEK

TAM da Adalet Bakanı’nın “Yargı reformuyla düşünce ve ifade özgürlüğünü güvenceye alacağız” diye açıklama yaptığı bir günde...

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na sosyal medyada yaptığı paylaşımlar nedeniyle yargılandığı davadan hapis cezası çıktı.

Hem de 9 yıl 8 ay ceza!

*

Canan Kaftancıoğlu’nun sosyal medyada yaptığı o paylaşımlar, o kadar da sütten çıkmış ak kaşık değildi.

En sert biçimde eleştirilmeyi de...

Sonuna kadar kınanmayı da...

Hak ediyordu...

Zaten eleştirildi de... Zaten kınandı da...

*

Ama Kaftancıoğlu’nun o paylaşımları...

Bırakın 9 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırmayı, mahkemelik olmayı bile hak etmiyordu.

*

Eleştirmekle, kınamakla, utandırmakla yetinilmesi gereken yerde hapis cezası devreye girdiği anda...

Eleştiri de biter, kınamak da biter, utandırmak da biter.

*

Kısacası...

Mahkeme verdiği kararla şu üç sonuca yol açmış oldu:

*

BİR: İfade özgürlüğünün üzerine beton döktü.

İKİ: Adalet Bakanı’nın düşünce özgürlüğü vurgusunu boşa çıkardı.

ÜÇ: Canan Kaftancıoğlu’nu eleştirme hakkımızı elimizden aldı.

 

‘SUSAMAM’

KADIN cinayetlerine karşı etkili bir çıkış... Hayvanlara yönelik hunharlıklara karşı esaslı bir itiraz... Kayıp nesillerin sesi olma çabası... Doğaya en etkili sözlerle sahip çıkma... Apolitik tutumlara isyan... Özgürlük isteği... Sesini çıkarmamaya “Artık yeter” haykırışı...

*

Hepsi ve hepsi vardı rap’çilerin “Susamam” adlı o güzelim şarkısında.

Şarkıya katkı sunanların hepsini ama hepsini kutluyorum.

Ama Şanışer’in söylediği hayvan hakları bölümü, Deniz Tekin’in de söylediği kadın hakları bölümü için daha bir hararetle kutluyorum.

SEMTLERE GÖRE SANATÇILAR

TEOMAN: Asmalımescit tarafları... Tarkan: Kesinlikle semtler üstüdür... Demet Akalın: Etiler Metiler dolayları... Ebru Gündeş: Komple Boğaz hattı... Ezginin Günlüğü: Hiç tartışmasız Kadıköy... Göksel: Nişantaşı’na yakışıyor... Onur Akın: Cihangir’de oturmasa bile Cihangir... Ajda Pekkan: O neredeyse semti orasıdır... Hadise: Kabataş’tan Karaköy’e uzanan hat... MFÖ: Taksim’den öte her yer onların yurdu... Seda Sayan: Ulus’tan Bakırköy’e uzanır... Kenan Doğulu: Eğlencenin olduğu her semt... Emel Sayın: Nedense Moda’ya yakışırmış gibi... Mustafa Sandal: Sürekli Levent’te takılsa hiç yadırganmaz... Candan Erçetin: Tabii ki de Galatasaray’dan Tünel’e uzanan bölge... Sezen Aksu: Sığmaz öyle tek bir semte...

X