"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Hukuk yok, adalet yok, mahkeme yok, kriter yok

CEM Küçük denilen bir adam var.
Bu adam “köşe yazısı” adı altında bana etmediği küfrü bırakmadı.


*


“PKK’lı” dedi. “Hırsız” dedi. “Maymun” dedi. “Şizofren” dedi.


*


Hakaretlerle yetinmedi.
Aynı yazıda...
-“İstesek seni sinek gibi ezeriz” diyerek...
-“Merhametimizle hayattasın” diyerek...
Ölümle ve saldırıyla tehdit etti.


*


Bu yazının yayınlanmasından birkaç hafta sonra evimin önünde saldırıya uğradım.


*


Durum böyle olduğu halde...
Bu yazı için gönderdiğimiz “TEKZİP” metninin, adamın köşesinde yayınlanması mahkeme tarafından “REDDEDİLDİ”.


*


Mahkemeye göre...
-Adamın bana ettiği aşağılık hakaretler, “sert eleştiri” imiş.
-Adamın beni ölümle tehdit etmesi, “düşünceyi ifade özgürlüğü” imiş.
-Adamın bana sövmesi, benim kişilik haklarımı ihlal etmiyor imiş.
-Adamın bana agresif ve sert saldırısı, normal karşılanmalı imiş.
-Adamın bana “istesek seni sinek gibi ezeriz” demesi, AB normlarına göre gayet normal imiş.


*


İş bununla kalsa...
Bir şey demeyeceğim.
Fakat iş bununla kalmıyor.


*


Aynı mahkemeler...
Benim Şems Ethem, Şems Ethem’in adamları, sahtekâr Reza ve bir kadının haysiyetine dil uzatan Latif Erdoğan’la ilgili yazdığım en küçük eleştiri yazısı karşısında...
Basıyorlar “TEKZİP” kararını...
Akıllarına...
-Ne düşünce özgürlüğü geliyor, ne sert eleştiri hakkı...
-Ne Avrupa Birliği kriterleri geliyor, ne ifadeyi dile getirme hakkı.


*


Kısacası...
Yandaşa gelince...
Canım, cicim, yavrum okşaması...
Bize gelince...
Vur abalıya...


*


Zaten biliyorduk ama bir kez daha kayıtlara geçsin istiyorum:
Bu memlekette...
-Hukuk yok.
-Adalet yok.
-Mahkeme yok.
-Kriter yok.


*


Hukukun, adaletin, mahkemenin, kriterin olmadığı yere ne denirdi?
“Dağ başı” mı?

Hukuk yok, adalet yok, mahkeme yok, kriter yok

İstanbul 1’inci Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği ret kararıdır.

HER GÜN SORACAĞIM

Niye ifadesi alınmıyor


DÜN bir günlük ara vermiştim, bugün sormaya devam ediyorum.


*


Ey savcılar!
-“İstesek seni sinek gibi ezeriz” diye yazabilen...
-“Merha-met ediyoruz da hayattasın” diyebilen...
Bir tetikçi bozuntusunun bugüne kadar neden ifadesini almadınız?

Cumhurbaşkanı da

Koalisyon bekliyor


DEMİŞ ki Cumhurbaşkanı, muhalefete:
“Saray’a kuzu kuzu geleceksiniz”.


*


Doğrudur.
Bir koalisyon hükümeti söz konusu olacaksa...
Muhalefet de...
Kuzu kuzu gidecektir Saray’a.


*


Buradan ne çıkar?
Şu çıkar:
Cumhurbaşkanı da tek başına iktidarı “zor” görüyor gibi gibi...


Sabah’çılar daha düne kadar ne diyorlardı?

-“PKK ile çatışmada ölen şehit değildir” diyorlardı.


*


-“Öcalan Türkiye’nin demokratikleşmesine katkı sağlıyor” diyorlardı.


*


-“Devlet JİTEM’e terör örgütü desin, Kürtlerden de PKK’ya terör örgütü demelerini bekleyebiliriz o zaman” diyorlardı.


*


-“Kaç yıldır izolasyonda olan Öcalan bile zamanın ruhunu yakalamış” diyorlardı.


*


-“PKK bir terör örgütü değildir” diyorlardı.


*


-“Bir Kürt ulusalcısı olarak siyasi amacına ulaşmak için şiddeti kullanan bir politikacıdır Apo” diyorlardı.


*


Bunları diyenlerin tümü Sabah gazetesinde yazıp çizenler.
Ve işte bu gazete, şimdi bize “terör örgütü propagandası yapıyor” diye iftira atıyor.


*


Allah’tan korkmuyorlar, onu anladık.
Ama bunlar kuldan da utanmıyorlar.

TEKZİP


İNSANLARA HAKSIZ YERE, DÜZEYSİZ ŞEKİLDE SALDIRAN YAZIYA CEVABIMIZDIR:

Hürriyet Gazetesi’nin 15.05.2015 tarihli nüshasının 4. sayfasında yayımlanan Ahmet Hakan tarafından kaleme alınan; “CEMAATE KASET VAAZI” başlıklı hakaret dolu yazı, edep duygusundan uzak, tamamen ön yargılı ve art niyetli duygularla, gazetecilik kisvesi altında ve gazetecilik mesleğinin etik değerlerini yok etme pahasına, sadece müvekkile saldırmak amacıyla yapılmış düzeysiz ve seviye yoksunu bir yayındır. Bilinçli olarak kamuoyunu müvekkil aleyhine yönlendirme ve dezenformasyon amacına hizmet eden, Müvekkilin ifadelerinin kasıtlı olarak çarpıtılması sonucu oluşturulmuş yazı, basın özgürlüğünün yanlış ellerde nasıl haksız bir biçimde kullanılabildiğini açıkça gözler önüne sermiştir.
Tekzibe konu köşe yazısı içerisinde, Müvekkil hakkında kullanılmış, kelime ve ifadeler, aslında Ahmet Hakan’ın kapasitesini ve gazetecilik çapını ortaya çıkarmıştır. Ahmet Hakan’ın amacının gazetecilik değil, kara çalma olduğu yazısının üslubundaki basitlikten de açıkça anlaşılmaktadır.
Müvekkil ile ilgili gerçek dışı ve karalayıcı nitelikte açıklamalarda bulunulması Müvekkilin haksız ithamlara maruz bırakılması, yayını yapanların habercilik anlayışlarının ne kadar çarpık ve dillerinin ne kadar hayali senaryo üretmeye yatkın olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Körler-sağırlar mantığıyla gerçekleştirilen, danışıklı olarak insanlar ve kurumlar hakkında iftira üreten bu ve bu ve benzeri yazılara halkımızın itibar etmemesi, bu kişilerin ne hazin duruma düştüğünü ortaya koyması bakımından ibretlik bir durum yaratmaktadır.
Sonuç olarak, Ahmet Hakan yazısında son çirkin, düzeysiz, hakaret dolu ve bir gazeteciye asla yakışmayacak ifadeler kullanmak suretiyle müvekkilime saldırmaktan çekinmemiş basın mesleğinin etik değerlerini hiçe saymıştır. Müvekkilin hukuken sahip olduğu haklarının sonuna kadar takipçisi olacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır.
Tekzibe konu sözde yayında yer alan, hakaret niteliğindeki, seviye yoksunu ifadeleri kullanabilecek seviyeye alçalan, gazeteciliğin etik değerlerine yakışmayan söz konusu yazılı kaleme alan Ahmet Hakan’ı gazetecilik yapmaya ve saygıya davet ederiz.
Latif Erdoğan
Vekili Av. Fatih SAVAŞ


TEKZİP’E TEKZİP

Sen bir kadına iftira atmadın mı ey Latif


LATİF Erdoğan!
-Sen “Meral Akşener’in kasedi var, ben biliyorum” demedin mi?
-Sen “Meral Akşener, Paralel Yapı’nın elinde tutsaktır” demedin mi?
-Sen “Meral Akşener’i makbul bir insan olarak bilmem” demedin mi?
Sonra da aldığın tepkiler üzerine tornistan edip “ben öyle demedim, ben öyle demedim, ben öyle demedim” diye geri vites yapmadın mı?


*


İşte sırf bu nedenle...
Sana şeref, haysiyet, ahlak ve onur alanında ne derece eksik bir adam olduğunu hatırlattım.
Yaptığım sadece buydu.


*


Sense kalkmış yazdıklarımı “TEKZİP” ediyorsun.


*


Ne yani?
Bir kadının haysiyetine dil uzatıp sıkıyı görünce tornistan ettiğin halde, senin için “ne kadar da şerefli, ne kadar da haysiyetli, ne kadar da onurlu bir insan” mı diyecektim?
Sen neyi tekzip ediyorsun ki?
Cibiliyetin ortada değil mi?


*


Bırak benim çapımı, kapasitemi, ahlakımı, üslubumu...
Ben çapsız, kapasitesiz, ahlaksız, üslupsuz olabilirim.
Ama en azından senin gibi...
Tertemiz bir kadının iffetine dil uzatacak kadar aşağılık değilim.
Ki bu da bana yeter.


*


Hadi şimdi git mahkemeye, gözyaşları içinde bu satırları da tekzip et bakalım.
Nasıl olsa...
Devran senin gibilerden yana.

X