"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

HDP’nin açıklamasına cevap veriyorum

HDP Merkez Yürütme Kurulu, yayınladığı bildiride benim için “KORKAK” ve “KAYPAK” demiş.

*


“KORKAK” suçlamasına cevabım şudur:


*


-Silahlı ya da silahsız, herhangi bir örgütüm yok.
-Sırtımı dağlara, bağrımı ovalara yaslamıyorum.
-Yanımda yöremde canlı bomba olmayı göze alabilecek denli gözü dönmüş bir tek kişi bile yok.
-Buna rağmen silahlı terör örgütünün hışmını üzerime çekecek, canlı bomba olacak kadar gözü dönmüşleri kızdıracak yazıları, gözümü hiç kırpmadan yazabiliyorum.
-Bu mudur korkaklık?


*


“KAYPAK” suçlamasına gelince...


*


-Eğer kaypak olmamaktan kastınız, siz ne yaparsanız yapın, hep ve daima sizin yanınızda olmaksa... Açık söylüyorum: Ben bir kaypağım.
-Siz demokrasiden, özgürlükten, Türkiyelilikten yana olduğunuzda sizin yanınızda olurum ve sizinle beraber bu toprakların en güzel türkülerini söylerim.
-Ama siz dağlara dönüp sıkılmış yumruklarınızla “durun” diye haykıramazsanız... Canlı bombanın taziyesine gidilmesine çok net ve sert bir şekilde itiraz edemezseniz... Hendek ve barikatlara selam çakarsanız...
-Anında kaypaklık yapar karşınıza geçerim.

 

 

Kılma cenazemi, lazım değilsen

 

 

SALDIRIYA uğradığımda...
Beni evimde ziyaret etme nezaketi gösteren isimlerden biri de HDP’li Pervin Buldan’dı.


*


Pervin Buldan, HDP ile ilgili eleştirilerimin ardından sosyal medyada şu mesajı paylaşmış:
“Ahmet Hakan’ı evinde ziyarete gitmiştim. Çok pişmanım.”


*


Pervin Buldan gibi pişmanlık yaşamak istemeyenlere sesleniyorum:


*


Bundan böyle... Başıma herhangi bir bela gelirse... Mesela hastalanırsam... Ya da Allah gecinden versin bir yakınımı falan kaybedersem...
Sakın bana “geçmiş olsun, başın sağ olsun” falan demeyin.
Çünkü “ama bana geçmiş olsun dedi, ama bana başın sağ olsun dedi, ama bana su verdi” falan demem, gerektiğinde en sert şekilde eleştiririm.
Ve muhatabıma çok derin pişmanlıklar yaşatırım.


*


Kısacası...
Ali Ekber Çiçek üstadımızın dilinden söylersem:
Kılma cenazemi, lazım değilsen.

 

 


92 gün saydık

 


CAN ve Erdem için 92 gün saydım bu köşeden.


*


Ahmet ve Nedim için 375 gün saymıştı Ruşen Çakır köşesinde.


*


Cemaat’in hukuku 375 gün yatırdı Ahmet ile Nedim’i...
Bugünün hukuku ise 92 gün yatırdı Can ile Erdem’i...


*


Tam “Memleket iyiye gidiyor” falan diyeceğim, bana bir gülme geliyor.

 

 

Kan gölüne çevirenlere şirinlik yapan da kim?

 


HDP’nin hakkımda yayınladığı bildiride şöyle bir cümle yer alıyor:
“Ülkeyi kan gölüne çevirenlere şirinlik yaparak kendini rezil rüsva duruma düşürenleri de bu zorlu günlerde ilkelerinden taviz vermeden direnenleri de unutmayacağız.”


*


Peki ama kimdir ülkeyi kan gölüne çevirenlere şirinlik yaparak kendilerini rezil rüsva durumuna düşürenler?


*


Mesela...
29 masum insanın canına kıyan canlı bombanın taziyesine katılarak şirinlik yapanlar değil midir?


*


Mesela...
Hendektekilere “Direnişini selamlıyoruz” diye selam çakarak şirinlik yapanlar değil midir?


*


Bir tarafta hükümetin güvenlikçi politikalarına karşı şirinlik yapanlar varsa...
Diğer tarafta da bu türden şirinlikler yapanlar yok mudur?

 

 


Can ve Erdem için ‘Hürriyet’ şiiri

 


OKUL defterlerime/Sırama, ağaçlara/kumlar, kar üstüne/Yazarım adını.


*


Okunmuş yapraklara/Bembeyaz sayfalara/Taş, kan, kâğıt veya kül/Yazarım adını.


*


Yaldızlı tasvirlere/Toplara tüfeklere/Kralların tacına/Yazarım adını.


*


Ormanlara ve çöle/Yuvalara, çiğdeme/Çın çın çocuk sesime/Yazarım adını.


*


En güzel gecelere/Günlerin ak ekmeğine/Nişanlı mevsimlere/Yazarım adını.


*


Gök kırpıntılarıma/Güneş küfü havuza/Ay dirisi göllere/Yazarım adını.


*


Tarlalara ve ufka/Kuşların kanadına/Gölge değirmenine/Yazarım adını.


*


Fecrin her soluğuna/Denize vapurlara/Azgın dağın üstüne/Yazarım adını.


*


Bulutun yosununa/Kasırganın terine/Tatsız kaba yağmura/Yazarım adını.


*


Uyanmış patikaya/Serilip giden yola/Hınca hınç meydanlara/Yazarım adını.


*


İki parça meyveye/Odama ve aynaya/Boş kabuk yatağıma/Yazarım adını.


*


Kapımın eşiğine/Kabıma, kacağıma/İçimdeki aleve/Yazarım adını.


*


Camların oyununa Uyanık dudaklara/Sükûtun ötesine/Yazarım adını.


*


Yıkılmış evlerime/Sönmüş fenerlerime/Derdimin duvarına/Yazarım adını.


*


Arzu duymaz yokluğa/Çırçıplak yalnızlığa/Ölüm basamağına/Yazarım adını.


*


Geri gelen sağlığa/Kaybolan tehlikeye/Hatırasız ümide/Yazarım adını.


*


Bir tek sözün şevkiyle/Dönüyorum hayata/Senin için doğmuşum/Seni haykırmaya


*


Hürriyet!
PAUL ELUARD (Çeviri: Melih Cevdet/Orhan Veli)

X