"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Hayrola İhsan Hoca Bel’am mı oldun?

EMEKLİ Müftü İhsan Özkes’le, “CHP milletvekili” sıfatını taşırken bir röportaj yapmıştım.

*
O röportajda kendisine sorduğum ilk soru şuydu:
“Bel’am nedir?”
*
Cevap vermişti İhsan Özkes:
Hz. Musa döneminde “Bel’amu Baura” denilen bir din adamı varmış.
Bu adam, Hz. Musa’nın yanında değil de Firavun’un yanında yer almış.
Yahudilik dinini eğip bükerek Firavun’a uyarlamaya çalışmış.
m Dini literatürde iktidarların, gücün, sultanların, padişahların, kralların yanında yer alan, dini onların amaçlarına göre yorumlayan tiplere “Bel’am” denir.
*
İkinci sorum şuydu Özkes’e:
“AK Partili bazı milletvekilleri, Meclis Genel Kurulu’nda size Bel’am dediler. Ne diyorsunuz?”
*
Özkes şu yanıtı vermişti bu soruya:
Bugünkü iktidara yaranmak için dini eğip büken tipleri gördüğümde benim de aklıma “Bel’am” tipi geliyordu.
Fakat ağır olur düşüncesiyle nezaketen bunu dillendirmedim.
Ancak onlar bana “Bel’am” diyebildiler.
Ben muhalefet milletvekiliyim. Allah’ın dinini iktidara, güce uyarlama şablonu bana uymuyor.
*
Üçüncü sorum şu olmuştu Özkes’e:
“Bel’am tipi size uymuyorsa... Kime uyuyor?”
*
Özkes yanıtlamıştı:
Hırsıza hırsız demenin, yolsuza yolsuz demenin, israfa israf demenin, harama haram demenin zorlaştığı bir dönemdeyiz.
Rüşvete helal kılıf uyduruluyor.
Bunlar din adına yapılıyor.
“Bel’am” şablonu, bunlara uymuyorsa... Kime uyacak?
*
İhsan Özkes’in bunları söylemesinin üzerinden bir yıl bile geçmedi.
Partisiyle ihtilafa düşerek istifa eden Özkes, 30 Ağustos Resepsiyonu için Saray’a gitti.
Saray’dan çıkar çıkmaz da şu tweet’i attı:
“Hz. Muhammed bugün yaşıyor olsa Saray’a girer mi? Bu akşam orada hissettim ki kesinlikle girerdi. Çünkü orada sünnetten emareler çok.”
*
İhsan Özkes, Saray’a gittikten sonra...
“Çok beğendim çok” deseydi...
“Çok şatafatlı... Tam bize layık” deseydi...
“Büyük devletin sarayı tabii ki büyük olacak” deseydi...
Yani işin içine dini, diyaneti, Hz. Peygamber’i, Sünnet-i Seniyye’yi karıştırmasaydı...
“Tipik Türk politikacısı işte... Dün öyle, bugün böyle” der geçerdim.
*
Fakat İhsan Özkes...
Çok keskin ve çok ani politik dönüşüne hepimizin ortak değeri Hz. Peygamber’i alet edince...
Sormadan edemiyorum:
“Hayrola İhsan Hoca! Bel’am mı oldun?”
*
Altını çizerek bir daha söylüyorum:
Eğer İhsan Hoca, Allah’ın Peygamber’ini ve onun temiz sünnetini, dünyevi bir saray için eğip bükmeseydi...
Bu soruyu kendisine asla ve kata sormazdım.

Rahat bırakın Bakan Hanım’ı

SANKİ yeni Bakanlar Kurulu’ndaki her üye mücevher değerinde de...
İçlerinde sadece Ayşen Gürcan’da sorun varmış gibi...
‘Yeni Bakan’ı küçümseme ve aşağılama şenlikleri başladığı hızla devam ediyor.
*
Öyle derin, öyle büyük, öyle kuvvetli bir şüphe var ki içimde.
“Acaba” diyorum, “Ayşen Gürcan başörtülü olmasaydı, bu kadar telaşlı, bu kadar şenlikli, bu kadar coşkulu, bu denli katılımcı bir aşağılama törenine maruz kalır mıydı?”
*
Ne yalan söyleyeyim?
İçimdeki ses “Galiba kalmazdı” diyor.
Ve bundan dolayı çok öfkeleniyorum.


Bahçeli, Erbakan’ın cevabını verebilir

12 Eylül öncesiydi.
Rahmetli Erbakan Hoca, 30 Ağustos kutlamalarına katılmamıştı.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, bunun üzerine şöyle demişti:
“Erbakan açıklasın. 30 Ağustos’un karşısında mı?”
*
Hoca, Evren’in bu sorusuna yanıt verdi.
Dedi ki: “Biz 30 Ağustos’un ne karşısındayız, ne yanındayız. Tam içindeyiz.”
*
30 Ağustos törenlerine katılmadığı için “30 Ağustos düşmanı” ilan edilen Devlet Bahçeli, kendisini eleştirenlere Erbakan Hoca’nın 40 yıl önce verdiği bu cevabı verebilir. Tabii gerek duyarsa.

Çocuk katilleri

PKK’nın yola döşediği uzaktan kumandalı bombanın patlaması sonucu 12 yaşındaki bir çocuk, feci şekilde can verdi.
Ekmek almaya gidiyordu bu çocuk.
Çocuğun katili PKK’dır.
*
Bölgede çatışmaların ortasında kaldıkları için devlet kurşunlarıyla öldürülen çocuklar da var.
*
Bir tarafta devlet kurşunuyla öldürülen çocuklar...
Diğer tarafta PKK tuzağıyla katledilen çocuklar...
Kısacası...
Yine çocuklara kıyılıyor efendiler.


Yuh artık

PKK’lı teröristler, yola mayın döşemişler.
Amaçları: Yoldan geçecek olan askeri bir araca saldırı düzenlemek.
Ancak bomba erken patlayınca...
12 yaşındaki bir çocuk feci şekilde can vermiş.
*
CNN Türk’te bu haber, “TERÖR SALDIRISI” başlığıyla yayınlandı.
Başlığın altında ise şu ifade yer alıyordu: “PKK’lıların yere tuzakladığı bomba erken patladı: 1 çocuk öldü.”
*
“Gözünün üstünde kaşın var” demeye kararlı...
“Suyumu bulandırıyorsun” diye karalama gerekçesi üretmeye gayretli...
“Öküzün altında acaba buzağı bulabilir miyim” diye eşelenmeye odaklı...
Tipler, bu başlıktan yola çıkarak...
“Aydın Doğan’dan teröre destek” dediler, diyebildiler.
*
Yuh artık!
Yuh ki yuh!


HDP’li Altan Tan şu sorulara cevap verdi

HDP, PKK’nın zorlamasıyla seçimi boykot edebilir mi?
HDP, PKK’ya neden çok güçlü bir şekilde itiraz etmedi?
Kandil ne yapmak istiyor? Amacı ne?
Özerklik ilan etmek ne demek?
Hepsi ve daha fazlası yarın Altan Tan’la Çarşamba Sohbetleri’nde.

X