"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Gün susma değil, konuşma günüdür

ÜLKESİNİ seven...

-Aman düşmana koz vermeyelim. 

-Aman birlik beraberliğimiz bozulmasın.
- Aman yanlış da olsa hükümetimizin politikalarının arkasında hizalanalım...
Falan demez.

 

*

 

Ülkesini seven...
-Devletini yönetenlerin Suriye politikasının baştan sona hatalı olduğunu gördüğü halde...
-Devletini yönetenlerin hatada ısrar ettiklerini gördüğü halde...
-Türkiye’nin terör örgütlerinin oyun sahası haline geldiğini gördüğü halde...
-İçerideki kamplaşmanın bir milli güvenlik sorunu haline geldiğini gördüğü halde...
-Aynı anda hem AB hem ABD hem de Rusya ile düşman olmanın mantıklı olmadığını gördüğü halde...
-Bu kadar çok düşmana sahip olmanın, ülkeyi tehlikelere açık hale getirdiğini gördüğü halde...
-Radikal bir politika değişikliğinin mutlak biçimde gerektiğini gördüğü halde...
Susmaz.
Konuşanları susturmaya kalkışmaz.

 

*

 

Ülkesini seven...
-Yangına körükle gitmez, uyarır.
-Gaz vermez, tavsiye verir.
-Yalakalık yapmaz, kritik eder.
-Gösterilen tek yola abanmaz, yol gösterir.
-Alkış tutmaz, fikir verir, seçenek sunar.
-Tartışmayı kapatmaz, tartışmayı açar.

 

 

MİT görevini yapmış

 

 

“NEREDE bu MİT?” sorusunun cevabı ortaya çıktı.

 

*

 

MİT, en son 7 Ocak 2016’da...
-“Canlı bomba eylemleri yapılabilir” demiş.
-“İstanbul, Ankara ve İzmir’e dikkat” demiş.
-“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullandıkları güzergâhlar hedef olabilir” demiş.
-“Özellikle servis toplanma yerlerine dikkat edilmeli” demiş.
Yani MİT görevini yapmış.

 

*

 

Bu durumda...
“Alo! Efkan Bey! Hatta mısınız” diye seslenmek boynumuzun borcu olmuyor mu?

 

Gün susma değil, konuşma günüdür
 

 

 


Bir bilmecem var çocuklar

 

 

BİLMECE şudur:

 

*

 

-Milletimiz “İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün” sloganının büyüsüne kapılmasaydı...
-AK Parti’yi tek başına iktidara getirmeseydi...
-İki parçalı ve dışarıdan destekli bir koalisyon hükümeti kurulsaydı...
 Bugün yaşadıklarımızdan daha kötü ne yaşayacaktık?

 

 

Bir iletişim falsosu:

 

PYD yaptı açıklaması

 

DEVLETİMİZİ yönetenler, günlerdir ne yapıyordu?
Şunu yapıyordu:
PYD’nin bir terör örgütü olduğunu dünyaya kabul ettirmeye çalışıyordu.
-“Ey Amerika” diye haykırışlar...
-“Terör örgütleri arasında ayrım yapamazsınız” şeklindeki çıkışlar...
-Hatta “Türkiye mi, PYD’yi mi? Karar verin” tarzı meydan okumalar...
Falan...

 

*

 

İşte tam da bu sırada...
Ankara’nın kalbine hain bir terör saldırısı gerçekleşti.

 

*

 

Peki ne yaptı devleti yönetenler?
Şunu yaptı:

 

*

 

-Henüz ölü ve yaralı sayısı bile tam olarak belirlenmemişken...
-Henüz ambulanslar olay yerinden ayrılmamışken...
-Henüz olayın sıcaklığı devam ederken...
Günlerdir dile getirdiği bir iddianın kanıtını elde etmenin heyecanına kapılarak...
Hemen ve derhal “İşte gördünüz! PYD bir terör örgütüdür” diyerek, bir fırsat değerlendirmesi yapıyor izlenimi verdi.

 

*

 

İşte bu acelecilik, işte bu en son söylenmesi gereken cümleyi daha ilk dakikada söyleme telaşı, işte bu “aradığımı sonunda buldum” edası, işte bu “al sana delil” tavrı...
Türkiye’nin haklı davasını dünyaya kabul ettirmesinin önündeki en büyük engeldir.

 

*

 

Keşke biraz daha sakin, biraz daha vakur, biraz daha ağırbaşlı, biraz daha soğukkanlı olunabilseydi.

 

 

Girmeyi düşündüğün Suriye şöyle bir yer

 


-BİR tarafında Esad diktatörlüğüne karşı bir ayaklanma var.
-Bir tarafında Sünni–Şii savaşı var.
-Bir tarafında Araplar arasında ölümüne bir mücadele var.
-Bir tarafında Kürtlerin devlet arayışı var.
-Bir tarafında Suudi Arabistan, İran ve Türkiye’nin vekâlet savaşı var.
-Bir tarafında Amerika ile Rusya’nın jeopolitik çekişmesi var.
-Bir tarafında IŞİD adlı kanlı örgütün devletçiği var.
-Bir tarafında yanına Rusya ile İran’ı almış Esad var.

 

*

 

“Suriye’ye girelim” diyenler, işte böyle bir yere girmek için yanıp tutuşuyorlar.

 

 


Suudi Arabistan böyle bir şeydir

 

 


KALAN tek dostumuz Suudi Arabistan’ın Dışişleri Bakanı, “Yanlış anlaşıldık, hedefimiz Esad değil, IŞİD’dir” demiş.

 

*

 

Bu ülkeye boşuna Suudi Amerika denmiyordu.

 

 

Yusuf Kaplan da ‘Yeter artık’ dedi

 


YENİ Şafak yazarı Yusuf Kaplan, TRT’de şöyle konuştu:
-Biz Suriye’de hata yaptık. Mısır’da hata yaptık.
-Sıfır sorun politikası falan... Süper! Fikir olarak muazzam... Ama romantik. Hiçbir karşılığı yok bunun. Bölgedeki gerçeklerle kesinlikle örtüşmüyor.
-Ben yüreği yanan bir Müslüman olarak konuşuyorum. Kimse ileri geri konuşmasın şimdi.
-Ben konuşmayacaksam kim konuşacak abi. Yalakalık mı yapacağım ben burada. Yeter ya! Batırdılar memleketi!
-Jölelilerle şunlarla bunlarla, ha bire gaz veriyorlar, memleketi batırdılar ya!
-İçeride acayip bir çatışma yaşanıyor memlekette, dışarıdan kuşatıyorlar, nereye gidecek belli değil.

 

*

 

“Memleketini seven konuşur” derken kastettiğim böyle bir şey.

X