"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

General Koman’ın yerini Reza Zarrab mı aldı?

15 sene evvel...

Meclis’te “Susurluk Komisyonu” kurulmuştu.
Komisyon “dinleme” için birçok ismi çağırıyordu.
O isimlerden biri de General Teoman Koman idi.

*

Teoman Koman ne yaptı?
Şunu yaptı:
“Ben Meclis’e gelip de ifade vermem” dedi.
Ve gelmedi.

*

Bu tutum karşısında hiç kimse hiçbir şey yapmadı, yapamadı.

*

Eh ne de olsa “askeri vesayet” vardı.

*

Yıl oldu 2014...
Reza Zarrab var ya Reza Zarrab...
Meclis Komisyonu’na ifade vermedi.

*

Bu tutum karşısında da hiç kimse hiçbir şey yapmıyor, yapamıyor.

*

Pardon ama soracağım:
Hadi Teoman Koman adlı general gücünü askeri vesayetten alıyordu, peki bu Reza Zarrab denilen şahıs, gücünü neyin vesayetinden alıyor?

Soner Yalçın’ın da kapısını çaldılar

SONER Yalçın konferans için gittiği Denizli’de kaldığı otelde sabaha karşı polis tarafından gözaltına alındı.

*

Bunun aynısı benim başıma da gelmişti.
Ankara’da kaldığım otelde kapım sabahın kör vakti polisler tarafından çalınmıştı.
(Bakınız: 25 Şubat 2011 tarihinde “Sabahın Beşinde Kapıyı Çalan Sütçü Değil Polisti” başlığıyla yazdığım yazı...)

*

Başıma gelen bu olay nedeniyle dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin aramış ve şöyle demişti:
- Polisin sabaha karşı otel basma uygulaması yanlıştır.
- Bu tür uygulamalar ancak terör örgütlerine yönelik baskınlarda ya da can güvenliğinin tehdit altında olduğu durumlarda söz konusu olabilir.
- Bu uygulamanın gözden geçirilmesi gerekiyor.
- Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü olarak değerlendirme yapıp bir çözüm yolu bulacağız.

*

Demek ki aradan geçen üç yıla rağmen...
Konuya bir çözüm bulunamamış.

*

Üç yıl önce Sadullah Ergin’in başaramadığı işi acaba günümüzün İçişleri Bakanı Efkan Ala ile Adalet Bakanı Bekir Bozdağ başarabilir mi?

*

Tabii bunun için önce çok istemeleri gerekiyor.
Çok isterler mi acaba?

İdareci... Ey idareci!

- İDARE ettiğin memlekette yapmayı tasarladığın camiye halkının bir bölümü şiddetle itiraz ediyor, ortaya tatsız protesto gösterileri çıkıyor ve sen bu durumu yönetemiyorsan... Asla iyi idareci olamazsın.

*

- Bir mahalle halkının “cami isteyenler/cami istemeyenler” diye bölünmesinden “Nasıl olsa camiciler daha çok, oylar bize akacak, yaşasın” diye sevinç duyuyorsan... Asla iyi idareci olamazsın.

*

- Yeşil, ağaç ve doğa sevgisiyle ayağa kalkanlarla bir uzlaşma yolu bulmaya çalışmak yerine, “Bunların alayı cami düşmanıdır” demeyi tercih edersen... Asla iyi idareci olamazsın.

*

- “Biz camiye karşı değiliz, sadece doğayı korumak istiyoruz” diyen insanların tümüne, “Hayır, siz yeşili korumak istemiyorsunuz, siz camiye karşısınız” diye karşılık veriyorsan... Asla iyi idareci olamazsın.

*

- Bu toprakların ruh sesi olan Yunus Emre, “Bir kez gönül yıktın ise /Bu kıldığın namaz değil” demişken... Sen binlerce gönül kırarak cami inşa etmeye kalkışıyorsan... Asla iyi idareci olamazsın.

*

- Barışı, diyaloğu, ikna etmeyi, dinlemeyi, inat etmemeyi, ertelemeyi, geri çekilmeyi, hakem tayin etmeyi, anlamayı, anlaşmayı, cepheleşmeyi tercih etmek yerine... Çatışmayı, inadı, üstüne üstüne gitmeyi, anlaşmamayı, anlamamayı, karşı karşıya gelmeyi tercih ediyorsan... Asla iyi idareci olamazsın.

Çarşamba Sohbetleri’nde Emre Kongar var

CUMHURİYET’in 91. yıldönümünde Emre Kongar’a sordum:
- AK Parti’nin 12 yıllık iktidarı Cumhuriyet’in 91. yılında nasıl değerlendirilebilir?
- Cumhuriyetçiler 91. yılda neleri yanlış yaptılar, neleri doğru yaptılar?
- Cumhuriyet yenildi mi?
- Cumhuriyetçiler “yenilmişlik” duygusu mu yaşıyor?
- Cumhuriyet tepeden inmeci bir hareket mi?

*

Emre Kongar’ın yanıtları... Yarın Çarşamba Sohbetleri’nde...

Gerçek anneler sahte anneler

TÜRKİYE gazetesi Yüksekova’da kalleşçe şehit edilen üç askerin acılı annelerinin fotoğraflarının üzerine...
“Gerçek Cumartesi Anneleri” başlığını atmış.

*

“Onların anaları sahte/Bizim analarımız gerçek” mesajı vererek analar arası ayrımcılık yelkenine rüzgâr dolduruyor gazete...
“Analar ağlamasın” sözünün geldiği yere bakar mısınız?

Bravo Yeni Şafak’a

DÜN yazacaktım, bugüne nasipmiş.
Olay şu:
AK Parti Milletvekili Metin Külünk, Yeni Şafak gazetesi muhabirine hakaret etmiş.
Gazete de bu olay üzerine “AK Parti milletvekilidir” falan demeden Metin Külünk’e girişmiş.

*

İktidar gücünü arkasında hisseden milletvekili karşısında...
Muhabirini ezdirmediği ve muhabirine destek olmaktan zerre imtina etmediği için...
Bravo Yeni Şafak’a...

Sarı tozlar göndermek

ZARF içinde sarı tozlar gelmişti bazı ülkelerin İstanbul’daki konsolosluklarına...
Sarı toz incelendi.
Sonuç?
Sadece tozmuş, bir durum yokmuş.

*

O halde bir gerçeği itiraf edebilirim:

*

Son bir haftadır ne zaman “sarı toz” haberi işitsem... Aklıma hep “Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından...” şarkısı geliyordu.

X