‘FETÖ AK Parti döneminde palazlanmadı’ demek, zekâmıza ağır hakaret

BAŞBAKAN Binali Yıldırım dedi ki:

Haberin Devamı

 

 

“FETÖ AK Parti döneminde palazlanmadı.”

 

*

 

- FETÖ’nün tohumlarının 70’lerde atıldığı doğrudur.

 

- FETÖ’nün 12 Eylül’den kazançlı çıktığı doğrudur.

 

- FETÖ’nün “ılımlı İslam” falan denilerek ABD’den destek aldığı doğrudur.

 

- FETÖ’nün Turgut Özal’ın şefkatine mazhar olduğu doğrudur.

 

- FETÖ’nün Çiller, Ecevit gibi siyasetçileri etkilediği doğrudur.

 

Haberin Devamı

- FETÖ’nün Süleyman Demirel’den Orta Asya için “hamili kart yakinimdir” mektubu aldığı doğrudur.

 

- FETÖ’nün 28 Şubat’tan bile zarar görmediği doğrudur.

 

*

 

Fakat eğri oturalım, doğru konuşalım.

 

FETÖ’nün AK Parti döneminde elde ettiği kazanımlar, hakikaten bir başkadır!

 

*

 

Şu kadarını söyleyeyim:

 

AK Parti iktidarı ile FETÖ arasındaki irtibat o denli güçlü, o denli sıkı, o denli büyüktü ki...

 

Bütün gözlemciler, analizciler, siyaset bilimciler... 

 

Aynı şeyi söylüyorlardı:

 

“Bu AK Parti’nin tek başına iktidarı değil... Bu AK Parti ile Cemaat’in ittifakıdır.”

 

*

 

Bu o kadar böyleydi ki...

 

Haberin Devamı

AK Parti cenahından bir Allah’ın kulu çıkıp da...

 

“Ne ittifakı kardeşim... Cemaat de kimmiş... Biz milletten aldığımız yetkiyi, hiç kimseyle bölüşmeyiz” diye meydan okumamıştır, okuyamamıştır.

 

*

 

FETÖ’nün doğup yeşermesinde bundan önceki iktidarların payı olduğu doğrudur.

 

Ancak FETÖ’nün darbe yapmaya yeltenecek denli özgüven sahibi olmasında AK Parti döneminde elde ettiği kazanımların payını da kimse ihmal edemez.

 

*

 

2013’ten önce...

 

- Ağlaklığı ile hepimizi öfkelendiren...

 

- Pısırıklığı ile hepimizin alay konusu olan...

 

- “Alın okullarımızın anahtarı” diye zillet içinde yalvarmasıyla hepimizde mide bulantısı yaratan...

 

Bu FETÖ denilen yapının...

 

 

Son dönemde....

 

Haberin Devamı

“Bunlar yürek mi yemiş kardeşim, bu ne cüret?” dedirten hareketler çekmesinde...

 

AK Parti’nin katkı payını hiç kimse inkâr edemez.

 

*

 

Binali Yıldırım, çıksın...

 

- “Askeri vesayet bizi sıkıştırıyordu, biz de bunlara muhtaç olduk” desin.

 

- “Bunların kadroları vardı, bizim yoktu” desin.

 

- “Alınları secde görüyordu, aldandık” desin.

 

- “Bunlardan zarar gelmeyeceğini düşündük” desin.

 

- “Yargı oligarşisini ancak bunlarla dağıtabilirdik” desin.

 

- “Biz ne bilelim asıl darbecilerin bunlar olduğunu” desin.

 

Bütün bunları desin...

 

Hepsine ikna olurum, hepsine tamam derim.

 

*

 

Bir tek “FETÖ bizim dönemimizde palazlanmadı” demesin.

 

Çünkü en ağır hakarettir, insanın zekâsına hakaret.

 

Haberin Devamı

O ŞEBELEĞİN ELİNDE  NE ARIYOR MİT DOSYASI

 

 

ŞEBELEĞİN teki çıkmış ekrana...

 

 

 

Elindeki MİT dosyasıyla Aziz Yıldırım’a tehditler savuruyor.

 

 

 

*

 

 

 

Eğer o MİT dosyası sahteyse...

 

 

 

Bakalım MİT, bu şebelek için ne yapacak?

 

 

 

*

 

 

 

Eğer o MİT dosyası doğruysa...

 

 

 

Bakalım MİT, dosyasının şebeleğin elinde ne aradığını nasıl izah edecek?

 

FRANSA’DA BİRİ ‘DEVRAN DEĞİŞECEK’ DESE BAŞINA NE GELİR ACABA?

 

BİZİM yöneticiler, sürekli aynı şeyi söylüyor:

 

- Bizdeki OHAL’in, Fransa’daki OHAL’den farkı yok.

 

- Bizde de Fransa’da da OHAL gerekçesiyle vatandaşın özgürlükleri kısıtlanmıyor.

 

- Fransa ile aynı durumdayız.

 

*

 

Merak ediyorum.

 

Fransa’nın Nasuh Mahruki’si kimse...

 

Çıksa...

 

Haberin Devamı

“Bu devran değişecek, bugün Fransa’yı yönetenler günü geldiğinde yargı önünde hesap verecekler” dese...

 

Fransız yargısı, Fransa’nın Nasuh Mahruki’sini tutuklama İstemiyle mahkemeye sevk eder miydi?

 

*

 

Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, bu soruya elini vicdanına koyarak bir yanıt verebilir mi acaba?

 

‘FETÖ AK Parti döneminde palazlanmadı’ demek, zekâmıza ağır hakaret

 

 

ZEYTİNYAĞI İÇMEK Mİ?

 

SEVGİLİ Canan Hanım...

 

Her dediğinizi yapmaya hazırım.

 

- Ekmeğe elimi sürmem.

 

- Meyveden uzak dururum.

 

- Bir oturuşta 71 zeytin yerim.

 

- Tatlıya bile veda edebilirim.

 

Ama şu sizin Gemlik’te bir zeytinyağı fabrikasında bir bardak zeytinyağını kafanıza dikmenizi yapamam.

 

*

 

Yüz yirmi dokuz yaşıma kadar yaşayacağımı bilsem bile...

 

Bütün hastalıklardan arınacağıma inansam bile...

 

Hatta ve hatta...

 

Bir enerji patlamasıyla dopdolu olacağıma ikna olsam bile...

 

O zeytinyağını içemem aman.

 

‘FETÖ AK Parti döneminde palazlanmadı’ demek, zekâmıza ağır hakaret

 

TRAFALGAR’A KARŞI İÇTİM  SADE TÜRK KAHVESİNİ

 

 

BİR süredir Londra’dayım.

 

 

 

Americano içiyorum, kesmiyor.

 

 

 

Espresso içiyorum, kesmiyor.

 

 

 

*

 

 

 

Trafalgar’dan geçerken...

 

 

 

Birden fark ettim ki...

 

 

 

Dükkânlardan birinde bol köpüklü Türk kahvesi var.

 

 

 

Çölde vaha görmüşlere özgü bir hevesle daldım hemen Kahve Dünyası’na.

 

 

 

İngiliz garson kıza “Ver bir sade Türk kahvesi” dedim.

 

 

 

“Tamam” dedi.

 

 

 

Ardından da ekledi:

 

 

 

“İsterseniz beş ayrı dilde fal da bakıyoruz.”

 

 

 

*

 

 

 

Bu nasıl mümkün oldu?

 

 

 

Bu imkânı kim sağladı?

 

 

 

Hepsi çok yakında bu köşede.

 

İYİ BİR POLİSİYEDE OLMASI GEREKEN ON ŞEY

 

- BİR: Karizmatik, esprili, kendisiyle dalga geçebilen, rint meşrep bir dedektif...

 

*

 

- İKİ: İyi planlanmış ve sofistike seri cinayetler...

 

*

 

- ÜÇ: Katilin hiç tahmin edilememesi...

 

*

 

- DÖRT: Azıcık kifayetsiz ve sürekli şaşıran bir dedektif çömezi...

 

*

 

- BEŞ: Eğlenceli, şakacı, matrak bir üslup...

 

*

 

- ALTI: Janjanlı cinayet mekânları...

 

*

 

- YEDİ: Dedektifin çöküntü içinde debelenen özel hayatı...

 

*

 

- SEKİZ: Dedektifin sürekli reddedilmeyle sonuçlanan ilişki girişimleri...

 

*

 

- DOKUZ: Aksi, domuz bir polis müdürü...

 

*

 

- ON: Başarıları nedeniyle özgüveni artan katilin hiç olmayacak yerde verdiği sersem açık.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları