En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Optimar Araştırma’nın nisan ayı anketinden bir sonucu aktarıyorum:

Haberin Devamı

Aşı olmayı düşünüyor musunuz?

YÜZDE 52: Evet olurum.

YÜZDE 39.2: Hayır olmam, aşının uzun vadeli etkilerini bilmiyorum.

YÜZDE 8.4: Hayır, aşıya karşıyım.

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Bu zamana kadar Türkiye’nin en önemli sorunu, aşı teminiydi. Bundan sonra Türkiye’nin en önemli sorunu aşı konusunda olumsuz tavır sergileyen yüzde 48’dir.

BİR DAHA KULİSLERE ASLA DALMAYACAĞIM

EĞER ortada bir büyük sessizlik varsa, kulisler anında hareketlenir.

Her türden kulisçi, hemen harekete geçer.

Başlarlar büyük laflar etmeye.

Başlarlar kırk türlü senaryo üretmeye.

Başlarlar “şöyle olacak, böyle olacak” demeye.

*

Sessizlik bittiği anda ise...

Büyük laflar güme gider, senaryolar batar, olacak denenin hiçbiri olmaz.

Sonuç:

Haberin Devamı

Boşa geçirilmiş vakitler, boşa gelinmiş gazlar, boşa kapılmış hayaller.

*

Benim son 15 günüm neredeyse bu türden kulis bilgileri ve analizleri işitmekle geçti.

Kulislere daldım. İşitmediğim dedikodu, işitmediğim senaryo, işitmediğim rivayet kalmadı.

*

Ve fakat... Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım’a sahip çıkan konuşmasından sonra...

İşittiklerimin tümü bir anda çöp oluverdi.

*

Birden aklım başıma geldi.

“Ben kulislere dalmayı hiç sevmezdim, bekleyip görmeyi tercih ederdim, nasıl oldu da kapıldım bu rüzgâra, kulislerde vakit geçireceğime oturup bir sezonluk Homeland izlerdim” falan diyerek dövündüm.

*

Son kararım şudur:

Ben artık eski ben olacağım ve bundan sonra asla kulislere dalmayacağım.

SÜLEYMAN SOYLU’NUN EKRANDAKİ TARZINA DAİR

İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu’yu ekranda birkaç kez konuk ettim.

Dikkatler kendisine bu denli çevrilmediği zamanlarda konuk olmuştu bizim programa.

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Her programdan sonra ulaştığım kanaat şu oldu:

Süleyman Soylu, ekranda yönetilmesi çok zor ama çok zor bir konuk.

*

Haberin Devamı

Süleyman Soylu, ekranda genellikle...

Kendi gündemini ısrarla takip eder. Mesajlarını vermenin peşindedir. Sürekli soruların ötesine geçer. İstediği temayı istediği sürede anlatmaya çalışır. Araya girmelere genellikle pek izin vermez. Araya girilse de ustalıkla savuşturur...

*

Moderatörler için de soru soran gazeteciler için de zor bir konuktur yani.

Bu Süleyman Soylu’nun tarzıdır.

Kolay zamanlarda da böyledir.

Zor zamanlarda da böyledir.

*

Soylu’nun son TV performansını analiz edenler, bunu gözden ırak tutmamalı.

İŞİNE ODAKLI BİR ŞAMPİYON

OECD’NİNKapsayıcı Büyüme İçin Şampiyon Belediye Başkanları Koalisyonu” diye bir ligi varmış. Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin, işte bu şampiyonlar ligine alınmış. Koalisyonda New York, Paris, Liverpool gibi dünya genelinde başarılı 60 kentin belediye başkanı yer alıyormuş.

Haberin Devamı

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Kimsenin kendi işiyle pek meşgul olmadığı ve kendi işiyle başarı kazanmaya kendini pek adamadığı şu günlerde bravo Fatma Şahin’e...

Aşkınan koşmak işte böyle şampiyonluk getirir.

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

BİR BRAVO DA BÜYÜKERŞEN HOCA’YA

BENİM gibi kedi severleri, kalbinden vurmayı başardı Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen. Bir kedi müzesi açıyormuş. Rengârenk kedi biblolarıyla dolu bir müze... Bibloları görünce “Ben bunlardan birkaçını kesin araklarım” dedim. Bütün kediler ve kediciler adına teşekkürler bu müze için Yılmaz Hocam.

DÖRT MADDEDE BİZİM PROTESTO ANLAYIŞIMIZ

BİR: Bizde kimse protestodan hoşlanmıyor. İşin içine şiddetin hiç girmediği medeni protestoya bile katlanamıyor bizimkiler.

Haberin Devamı

İKİ: “Vatandaş tepkisi” diye bir şeyin olabileceğine kimse ihtimal vermiyor. Her tepki gösteren vatandaşın, mutlaka “parayla tutulmuş bir görevli” olduğuna inanılıyor.

ÜÇ: “Şiddet olmadığı müddetçe her protesto haktır” anlayışı yok bizde. Hiç fark etmiyor: Protestocumuz da şiddete meyyal, protesto edilenimiz de şiddete meyyal.

DÖRT: Protesto başkasına yapılınca alkış, kendine yapılınca “auvv”. Bizdeki anlayış budur.

AMAN ALLAH MUHAFAZA

Defalarca “ne oldu, bir şey mi var” diye sorduğun halde... Hiçbir gerekçe belirtmeden surat asıp oturanlardan...

Yüzlerine sürekli ve daimi bir aptalca gülümseme kondurup bu yüz ifadesinden hiçbir durumda taviz vermeyenlerden...

Haberin Devamı

En komik olaylar ile en ciddi olaylar karşısında bile çatık kaşlı olmayı marifet bilenlerden...

Hepimizi muhafaza buyur Allah’ım.

ALEM-İ MAGAZİNDE HOŞUMA GİDEN ÜÇ ŞEY

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

BİR: Demet Özdemir ile Oğuzhan Koç’un teknelerde kimseleri hiç sallamadan kafalarına göre takılmaları.

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

İKİ: Hülya Avşar’ın 80’lerde de, 90’larda da, 2000’lerde de, 2010’larda da ve hatta 2020’lerde de gündemi belirleme başarısı.

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

ÜÇ: Gonca Vuslateri’nin daha önce hiç duymadığım “Eski bilete piyango vurmaz” gibi Demirelvari bir sözü dolaşıma sokması...

Yazarın Tüm Yazıları