"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Dönmek üzerine bir manifesto

Bana “döndü” derler, bana “korktu” derler diye doğru bildiklerimi söylemekten asla çekinmeyeceğim.

*

 

- Yeri gelip aynı konularda Tayyip Erdoğan’la düşüncelerimiz örtüştüğünde... Bunu yüksek sesle ifade etmekten kaçınmayacağım. Örtüşmediğinde eleştiri hakkımdan feragat etmeyeceğim.

 

*

 

- Tayyip Erdoğan’ın ya da Ahmet Davutoğlu’nun uçağına asla ve kata binmeyeceğim.

 

*

 

- Devlet yapınca “katil devlet” diye haykırıp PKK yapınca suspus olmayacağım.

 

*

 

- Bir tarafın mahalle baskısından kurtulup başka bir tarafın mahalle baskısının boyunduruğu altına girmeyeceğim.

 

*

 

- Tetikçi müptezellerle mücadelemden milim geri atmayacağım.

 

Dönmek üzerine bir manifesto

 

- Haksızlık karşısında asla dilsiz şeytan olmayacağım.

 

*

 

- Aynı anda hem Erdoğan’ın, hem Bahçeli’nin, hem Demirtaş’ın hedefi haline gelmekten asla çekinmeyeceğim.

 

*

 

- Akademisyenler Bildirisi’nin hem sorunlu taraflarına işaret edeceğim, hem de akademisyenlerin düşünce özgürlüğünü savunacağım.

 

*

 

- Tarafgirlikten kalpleri kör olmuşlara teslim olmayacağım.

 

*

 

- Ve ben işte bu yoldan asla dönmeyeceğim.

 

 

İDDİA EDİYORUM: ERDOĞAN, BİR BASKIN SEÇİM PLANLIYOR

 

 

KENDİNİZİ bir an için Tayyip Erdoğan’ın yerine koyun.

 

Muhalefete şöyle bir baktığınızda ne göreceksiniz?

 

*

 

CHP’YE BAKTIĞINIZDA...

 

- Görecekleriniz şunlar: Bugün kurultaya gidiyorlar. Yüzde 25’i bir dirhem arttırabileceklerine dair herhangi bir işaret vermiyorlar... Gündem yaratamıyorlar... Yaratılan gündemin peşinden gitme biçimleri bile hayli etkisiz... Umut vermiyorlar... Yapılacak ilk seçimde oylarını azıcık da olsa arttıracakları hayli şüpheli... Silkinip kendilerine geleceklerine dair pek işaret yok.

 

*

 

MHP’YE BAKTIĞINIZDA...

 

- Görecekleriniz şunlar: Muhalifler yeterli imzayı toplamış olsalar bile Bahçeli “kongreyi toplamam” diyor. Buna karşın muhalifler, konuyu mahkemeye götürmeye kararlı. Yani koca parti, resmen mahkemelik olmak üzere... Bir değişim olmazsa... Yapılacak ilk seçimde partinin barajın altını boylaması sürpriz olmaz. Partide kan kaybı tüm hızıyla devam ediyor... Yönetim ise hiç tınmıyor.

 

*

 

HDP’YE BAKTIĞINIZDA...

 

-Görecekleriniz şunlar: PKK’ya resmen teslim olmuş, kendi özgün çizgisini ortaya koyamamış, PKK’nın hendek ve barikatlarının içinde kaybolmuş durumdalar... “Türkiyelileşme” falan tamamen buzdolabına kaldırılmış gibi... Sadece Türkiye’nin başka bölgelerinden değil Kürt orta sınıflarından bile oy kaybedecekler... Bu da HDP’nin barajın altına gerilemesi anlamına geliyor.

 

*

 

Siz Tayyip Erdoğan olsanız...

 

Bu büyük MUHALEFET KRİZİ dikkatinizi çekmez mi?

 

Siz Tayyip Erdoğan olsanız...

 

Bu çok süper MUHALEFET AÇIĞI iştahınızı kabartmaz mı?

 

*

 

İddia ediyorum:

 

Erdoğan’ın kafasında bir plan var.

 

*

 

Şöyle bir plan:

 

- Halkla telefonla arama konferansları falan yaparak “halkımız aslında başkanlık sisteminin nasıl bir sistem olduğunu öğrenince başkanlık sistemine destek vermeye başladı” diyecek.

 

- Ardından Meclis’in halkın gerisine düştüğünü söyleyecek.

 

- Yeni bir sisteme geçmek için yeni bir Meclis’in şart olduğunu öne sürecek.

 

- Ve Türkiye’yi en kısa zamanda bir erken seçime götürecek.

 

*

 

Ne CHP, ne MHP,

 

ne HDP...

 

Böyle bir oyun planını okuyabilecekleri bile şüpheli!

 

Ayrıca okusalar ne olacak ki!

 

- Biri yüzde 25’e takılıp kalmış.

 

- Diğeri baraja takılma tehlikesiyle baş başa.

 

- Öbürü ise resmen düşmüş ama ağlayanı yok.

 

*

 

Kısacası kale bomboş...

 

Bu durumda siz Erdoğan’ın yerinde olsanız, boş kaleye topu göndermez misiniz?

 

 

KARANLIĞIN İÇİNDEN GELEN PESPEMBE RAKAMLAR

 

 

O kadar da karamsar olmaya gerek yok. O kadar da dövünmeye gerek yok.

 

O kadar da tasalanmaya gerek yok.

 

Çünkü “kitap”, Türkiye’nin gündeminde...

 

Ve eğer bir ülkenin gündeminde “kitap” varsa... Enseyi karartmanın âlemi yoktur.

 

*

 

İşte rakamlar:

 

*

 

- 2015’te Türkiye’de kişi başına düşen kitap sayısı: 8.

 

*

 

- 2015’te Türkiye’de üretilen toplam kitap sayısı: 620 milyon 751 bin 618.

 

*

 

- 2014’ten 2015’e Türkiye’de üretilen kitap adedindeki artış oranı: Yüzde 10.6.

 

*

 

- Yayıncılık sektörü açısından dünya sıralamasında Türkiye’nin yeri: 11. sıra.

 

*

 

- Üretilen kitap çeşidi açısından dünya sıralamasında Türkiye’nin yeri: 11. sıra.

 

*

 

- Türkiye’de üretilen yıllık 620 milyon kitabın içinde ders kitaplarının sayısı: 238 milyon. (Tüm dünyada yayıncılık verileri hesaplanırken ders kitapları da listeye dahil ediliyor.)

 

*

 

- Türkiye’de yılda ortalama okunan kitap sayısı: 7.2.

 

*

 

- Yapılan bir anketten çıkan sonuç: Görüşülen kişilerin yüzde 68’i kitap okuduğunu söylemiş, yüzde 32’si hiç kitap okumadığını söylemiş.

 

*

 

- Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de kadınlar, erkeklerden daha kitap çok okuyor.

 

*

 

- Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de en çok çocuklar ve gençler kitap okuyor. En az kitabı ise yaşlılar okuyor.

 

*

 

(NOT: Yukarıdaki rakamların tümünü Metin Celâl’in önceki gün Cumhuriyet’te çıkan makalesinden aldım. Metin Celâl, bu rakamların kaynağını da açıklıyor. Kaynakları merak edenler o makaleye bakabilir).

X