"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Danıştay savcısı ne yapmak, nereye varmak istemektedir?

- Türkiye’de şu anda bir başörtüsü sorunu mu var?

YOK!

*

- İktidara en muhalif kesimler bile başörtüsü özgürlüğünü mesele etmekten vazgeçtiler mi?

VAZGEÇTİLER!

*

- “Kamuda türban” adı verilen ilkel tartışma, tarihin çöp sepetine fırlatılmadı mı?

FIRLATILDI!

*

- Türkiye’de bugün muhafazakâr insanların bir yaşam tarzı endişesi kaldı mı?

KALMADI!

*

- Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapan kadın personelden isteyenin başörtüsü takması, Türkiye’de bugün herhangi bir çevre tarafından problem ediliyor mu?

EDİLMİYOR!

*

- Kısacası bugün ülkede başörtüsü ve inanç özgürlüğü bağlamında süper bir normalleşme yaşanıyor mu?

YAŞANIYOR!

*

Böyle bir ortamda...

En azılı muhaliflerin bile zerre kadar mesele etmediği “TSK’da başörtüsü” konusunu, sanki ülkenin en önemli meselesiymiş gibi ele alan ve artık çoktan aşılıp geçilmiş olan tezlerle başörtüsü yasağını savunan Danıştay savcısı, ne yapmak, nereye varmak istemektedir?

 

40 VE SÜLEYMAN SOYLU

Danıştay savcısı  ne yapmak, nereye  varmak istemektedir

- 40: Haber kanallarındaki program formatları tam da birbirinin aynısı olmaya başlamışken Buket Aydın, CNN Türk’te “40” isimli bir programla yepyeni bir formatı devreye soktu. Bütün başarılı formatlar gibi “40”ın formatı da şu noktalar üzerine oturuyor: Basitlik, işlevsellik, devamlılığa açıklık, ilgi çekicilik, anlaşılırlık, doğallık... İvmesini hiç düşürmeden sürdüren “40”ın istikbali çok parlak.

- SÜLEYMAN SOYLU: “40”a konuk olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu dikkatle izledim ve Soylu ile ilgili yepyeni bir izlenim edindim: Görevini yürütürken olağanüstü hırslı, olağanüstü dikkatli ve olağanüstü odaklanmış bir siyasetçi... Ama aynı zamanda “Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra siyasette yokum” diyebilecek kadar vazgeçmiş... Soylu’nun başarısının sırrı galiba bu kıvamda gizli.

 

EN SONUNDA TABLO AŞAĞI YUKARI ŞÖYLE OLACAK

İSTANBUL’DA...

Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu ya da Muharrem İnce karşı karşıya gelecek.

*

ANKARA’DA...

Mehmet Özhaseki ile Mansur Yavaş karşı karşıya gelecek.

*

İZMİR’DE...

Nihat Zeybekci ile Selin Sayek Böke karşı karşıya gelecek.

 

GEZİ’Yİ KAŞIMANIN KİME NE FAYDASI VAR?

- Yaşanmış bitmiş bir olayken...

- Aradan bunca zaman geçmişken...

- Olumlu ve olumsuz taraflarıyla hafızalarda yerini almışken...

- Bir daha aynısının tekerrürü mantıken mümkün değilken...

Gezi’yi kaşımanın kime ne faydası olabilir?

*

Sorunun ikna edici cevabını hakikaten bulamıyorum.

 

BİLİYOR MUYDUNUZ?

TÜRK muhafazakârlığının en önemli isimlerinden Fethi Gemuhluoğlu ile Türk solunun en önem verdiği sanatçılarımızdan Ruhi Su arasında sarsılmaz bir dostluk olduğunu...

Biliyor muydunuz?

 

UNUTULAN YORGANLARIMIZA ÇOK ZARİF BİR SAYGI DURUŞU

Danıştay savcısı  ne yapmak, nereye  varmak istemektedir

ANADOLU inceliğinin ve zarafetinin en eşsiz örneklerinin ortaya çıktığı alanlardan biridir yorgancılık...

Ben hatırlıyorum renk renk, desen desen yorganlarımızı ve zanaat ile sanat arası bir yerde duran yorgancılarımızı...

Fakat unutanlar çok.

*

Bunca yerlilik ve millilik edebiyatının yapıldığı bir ortamda unutma bahçesine atılan yorgancılık sanatımıza devletimiz, kamu kurumlarımız falan değil de Ayça Sarc adlı bir meraklı sahip çıktı.

Osmanlı sarayından çıkıp Anadolu’nun dört bir tarafına yayılan yorganların eşsiz örneklerini toplayıp yeniden yorumlayan Ayça Sarc, müthiş bir yorgan sergisine imza attı.

*

Yarın cumartesi...

İstanbul’da yaşayan okurlarıma hararetle tavsiye ediyorum:

Lütfen Sultanahmet’teki Abud Efendi Konağı’nda yarın saat 10.00’da başlayacak olan “Yorganlar Fora” adlı sergiyi görün.

Hem yokluğa terk edilen bir sanatın küllerinden doğmasına tanıklık edin, hem de geçmişinizde kalan rengârenk yorganları yâd edin.

 

ZEKİ MÜREN GELİR AKLA

- “Gitme, sana muhtacım” denildiğinde...

- “Mihrabım” diyerek yüz vurulduğunda...

- “Eski dostlar”dan falan laf açıldığında...

- Koklamaya kıyılamayan manolyalar söz konusu olduğunda...

- “Şimdi uzaklardasın” diye iç geçirildiğinde...

- Bir gün elbette buluşma andı içildiğinde...

- Gözlerin içine başka hayalin girmemesi istendiğinde...

Bu topraklarda akla sadece ve sadece ZEKİ MÜREN gelir.

 

BU DA ÖBÜR TARAFIN ŞARLATAN NAMUSSUZU!

ŞARLATANLIK, densizlik tek bir kesimin marjinallerine özgü değildir.

*

İşte bakın:

Tekirdağ’da bir beden eğitimi öğretmeni, sosyal medyada Atatürkçülük adına her türlü kutsala resmen ve alenen ağza alınmayacak küfürler ediyor.

*

Ne adına yapılırsa yapılsın...

Hangi kesimden olursa olsun...

Hepimizin görevi bu tür namussuzluklarla sonuna kadar mücadele etmek olmalı.

X