"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Cemaat’in ilkleri

-İLK kez nezarete atıldılar.
-İlk kez geri çekilmediler.
-İlk kez eylem koydular.
-İlk kez otoriteye başkaldırdılar.
-İlk kez slogan attılar.
-İlk kez meydan okudular.
-İlk kez azıcık da olsa özeleştiri yaptılar.
-İlk kez azıcık da olsa özür dilediler.
-İlk kez geri dönülmez bir yerde durdular.
-İlk kez nutuk attılar.
-İlk kez “basın özgürlüğü” dediler.
-İlk kez pankart taşıdılar.
-İlk kez polisle karşı karşıya geldiler.
-İlk kez Ergenekon’un ünlü avukatı Celal Ülgen’e mikrofon uzattılar.
-İlk kez tıpkı Mehmet Haberal gibi “Suçumuz ne” diye bağırdılar.
-İlk kez milim geri adım atmadılar.
-İlk kez itilip kakıldılar.


Yüce Divan için bahisleri açıyorum


BİRİNCİ İHTİMAL: Egemen, Zafer ve Muammer Beyler Yüce Divan’a yollanır, Erdoğan Bey Yüce Divan’a yollanmaz.


*


En geçerli ihtimal... 1’e 10 veriyorum.


*


İKİNCİ İHTİMAL: Dört eski bakan arasında bir ayrım yapılmaz, dördü de Yüce Divan’a yollanır.


*


Pas. Bu ihtimale para yatırmıyorum.


*


ÜÇÜNCÜ İHTİMAL: Dört eski bakanın dördü için de “Yüce Divan’a gönderilmelerine gerek yoktur” kararı verilir.


*


Hiç de yabana atılacak bir ihtimal değil... 1’e 5 veriyorum.

Keşke Maraş Katliamı, İnönü döneminde olsaydı


-ANMA üzerine anma yapılırdı.
-Katliamın yıldönümünde Maraş’a gidenler değil, gitmeyenler dövülürdü.
-Devletin en tepesinden çığlıklar ve haykırışlar yükselirdi.
-Cumhurbaşkanı ağlardı, Başbakan ağlardı...
-Bülent Arınç da ağlardı.
-Hükümet yanlısı gazetelerde “Katliam’ın acıklı öyküleri” yayınlanırdı.
-Katliama maruz kalanlar için görkemli anma toplantıları düzenlenirdi.
-“Maraş’ta karınları deşilen hamile kadınlar” konusu gündemden düşmezdi.
-CHP’ye “özür dile” baskısı yapılırdı.
-CHP özür dilemeye yanaşmazdı.
-CHP özür dilemeye yanaşmadıkça... Maraş defteri ayda en az bir kere açılırdı.
-Maraş Katliamı’na maruz kalanlar “yaralarımız sarılıyor” diye sevinirlerdi.


‘Trileçe’nin iyisi nerede yenir?

-DİVAN’ınki fena değil.
-Kitchenette’inki süper kötü.
-Balat’taki Köfteci Arnavut’unki iyinin biraz üstünde...
-Etiler’deki Boşnjak’ınki iyiye yakın.
-Zorlu’daki Usta’nınki eh işte...
-Fatih’teki Baltepe Pastanesi’ninki bayağı iyi...
-Bayrampaşa’daki Üsküp Simit’inki mükemmele yakın.


*


Ama... Fakat... Lakin...
En iyisi, en mükemmeli, en şahanesi, en süperi...
Bunların hiçbiri değil.


*


En iyisini açıklıyorum:


*


Silivri’de mukim Arnavut Neriman Teyze, eğer inat etmez de mutfağa girerse...
Balkanların ve Türkiye’nin tartışmasız en iyi trileçe tatlısını yapar.
İstanbul’un namlı restoranlarında bulabileceğiniz trileçe, Neriman Teyze’nin trileçesinin yanında hayli sönük ve zavallı kalmaya mahkûmdur.

Tahşiyeci Molla’nın Usame’yi sevmesi

KOMPLOYA maruz kalan “Tahşiyeciler” grubunun lideri Molla, “Usame Bin Ladin’i bir Müslüman olarak severim” demiş.
Önce şu iki şeyi söylemeliyim:
-BİR: Bir kimsenin “Usame Bin Ladin’i seviyorum” demesi, o kimsenin “El Kaide’nin Türkiye ayağı” olduğu anlamına gelmez.
-İKİ: Usame Bin Ladin’i sevdiğini söyleyen bir kişi, kumpas kurularak hapislerde süründürülmeyi hak etmez.
Ama şu iki şeyi de söylemeden geçemem:
-BİR: “Usame Bin Ladin’i Müslüman olduğu için seviyorum” demek, sivil hedeflere yönelerek çoluk çocuk demeden katliam yapan birine selam çakmak anlamına gelir ki bu kınanması gereken bir tutumdur.
-İKİ: Usame’yi Müslüman olarak sevmek... Kelle kesen IŞİD’i de, okul çocuklarını katleden Taliban’ı da Müslüman olarak sevmeyi gerektirir... Kısacası çok sorunlu bir tutumdur bu.

Biraz da gülelim


“CİBALİ Karakolu”
adlı oyun İstanbul’da yeniden sahneleniyor.
Oyunun yeniden sahnelenmeye başlanmasından sonra bakın ne olmuş.


*


Usta tiyatrocu Zihni Göktay anlatıyor:


*


-“Cibali Karakolu” piyesini yeniden sahneye koyduk.
-Bu oyunda emniyet amiri Cafer, sevgilisine “Gel beni soy” diyor.
-Kadın reddedince de “İlla hükümet mi soyacak” diye espri yapıyor.
-Seyircimizin biri hükümeti rencide ettiğini düşündüğü bu sözü Beyaz Masa’ya şikâyet etmiş.
-Bu 1951’de yazılmış bir piyes.
-Cafer o zamanki hükümeti kastediyor.
-Ama bunu anlatamazsınız.
-Kaldırdılar o sözü oyundan.

X