"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Ben yapmadım, Geziciler yaptı

-Çin’de Müslümanlara zulüm... Ramazanda zorla içki içirdiler.
-Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde oruç yasağı.
-Neden oruç tutuyorsunuz katliamı: 18 ölü.
-Çin’in Uygur zulmü durmak bilmiyor.
-Sakal uzattı diye 6 yıl hapis cezası verdiler.
-Çin, 3 Uygur’u idam etti.
-Çin öldürüyor, kimse görmüyor.
-Çin polisi 2 Uygur kadını öldürdü.
-Çin DEAŞ bahanesiyle zulmü arttırıyor.

*

Bu haberlerin tümü, “Uygurlar üzerinden yeni Gezi tuzağı” diye başlık atan gazetede çıktı.

Ben yapmadım, Geziciler yaptı

Olay şöyle oldu:
Bu gazete, bu haberlere tam gaz devam ediyordu.
Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan, aniden ortaya çıkıp “hop” dedi.
Erdoğan, “Ben önümüzdeki günlerde Çin’e gidiyorum. Bu uydurma haberlerle Çin’le aramızı bozmaya çalışıyorlar” deyiverdi.

*

Bu gazetenin yapması gereken iki şey vardı:
-BİR: “Haberlerimiz doğrudur Sayın Cumhurbaşkanı” diye efelenmek.
-İKİ: Hiçbir şey yokmuş gibi yapıp bu haberlere aniden son vermek.

*

Yüreği olmadığı için...
Birincisini yapmadı.
Edebi olmadığı için...
İkincisini yapmadı.

*

Peki ne yaptı?
Hiç utanması, sıkılması, arlanması olmadığı için...
Üçüncü bir seçeneği devreye soktu:
Bütün suçu GEZİCİLER’in üstüne attı.

*

Rahmetli dedem, bu tür durumlar için “Yüz kızarmazsa... Koy ver gitsin” derdi.

Gurur duy ey Gezici!


“GEZİ” artık nasıl bir yara açtıysa bünyelerinde...
Başlarına ne gelirse Gezi’den biliyorlar.
Geziciler bile çoktan unuttular Gezi’yi....
Fakat bunlar, mümkün değil, unutamıyorlar.

*

Ey Gezici!
Gurur duy.
Böbürlen.
İşte bak!
Bunlar seni olduğundan bin kat daha büyük görüyorlar.
Bir devsin sen bunların gözünde.
Keyfini çıkar dev olmanın.

Koalisyon barometresi yapmanın zorlukları

Ben yapmadım, Geziciler yaptı

-Tam diyorum ki: “Bahçeli kapıyı kapattı, artık MHP ile koalisyon seçeneği sıfırdır”, hop MHP’den inceden bir yeşil ışık geliyor ve böylece bizim pastanın şekli değişiveriyor.

*

-Tam diyorum ki: “Saray kesin tekrar seçim istiyordur, Davutoğlu bu şartlarda koalisyon yapamaz”, hop Saray’dan geliyor çok güçlü bir koalisyon talebi.

*

-Tam diyorum ki: “CHP’de kazan kaynar, mümkün değil AK Parti’yle koalisyon yapmazlar”, hop geliyor hemen Kemal Bey’in hayli alttan alıcı mesajları.

*

-Tam diyorum ki: “AK Parti tekrar seçimle tek başına iktidara geleceğini düşünüyor, seçime giderler”, hop geliyor hemen eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin’den “Tekrar seçim olsa da tablo değişmez” açıklaması.

*

Size bir şey söyleyeyim mi?
Bu memlekette “koalisyon barometresi” yapmaya cesaret etmek için günde üç kere yürek yemek gerekir ki...
Ben son bir aydır hiç yürek yemedim.

İstiyor mu istemiyor mu

ESKİDEN Tayyip Erdoğan’ın ne düşündüğünü ve ne yapmak istediğini anlamak çok kolaydı.
Çünkü ne düşündüğünü ve ne yapmak istediğini açıkça söylerdi.

*

Artık Tayyip Erdoğan’ın ne düşündüğünü ve ne yapmak istediğini anlayamıyoruz.
Çünkü bazen aklından geçenin tam tersini söyleyebiliyor.

*

Erdoğan’ın geçen gün yaptığı “Koalisyon olmalı” açıklamasına kuşkuyla yaklaşmam işte bu yüzden.

Ömer Şerif için 5 şey


-BİR: Karlı bir kış günü bir dostu uyandıran içli bir Rus şairi olabiliyordu.

*

-İKİ: Bej rengi pardösüsünün yakalarını kaldırdığı anda soğuktan gelen bir casus olabiliyordu.

*

-ÜÇ: Gözlerine ihtirasın buğusunu yerleştirdiği anda iflah olmaz ve hep kayıpta bir kumarbaz olabiliyordu.

*

-DÖRT: Kuran’ın çiçeklerini koklayan anlayışlı Müslüman İbrahim Bey olabiliyordu.

*

-BEŞ: Arap çöllerinde öfkenin ve ihanetin içinde kendini kaybetmiş bir bedevi reisi olabiliyordu.

İslam’da seks falan

OLAY baştan sona şöyle gelişti:
-Ali Rıza Hocamız, devletimizin televizyonunda “İleri derecede oral seks haramdır” diyordu.
-Kırmızı nokta falan yoktu ekranda.
-Çoluk çocuk... Ekrana bakıyordu.
-Aziz mübarek gün kafalarda “Bunun helallik derecesi nedir ki acaba” türü sorular beliriyordu.
-Pelin Çift kendini tutamayıp masalara kapanıyordu.
-“Hop, aile var” sesleri yükseliyordu ekranların başında.
-Ali Rıza Hocam ballandırıyordu.
-Pelin Çift utangaç kahkahalar atıyordu.
-Ailenin babası, çocuklarını ekrandan uzak tutmaya çalışıyordu.
-Kafalar karışıyordu. Arzular uyanıyordu.

*

İşte tam bu sırada Cem Yılmaz, ötelerden haykırıyordu:
“Hani marjinal bizdik? Hani marjinal bizdik? Hani marjinal bizdik?”

X