"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Ava giderken avlanan danışman: Varank

AŞAĞIDAKİ haber kupürünü, Şems Ethem’in Star gazetesinden aldım. Şems Ethem’in diğer gazetesinde de vardı aynı haber.
Bu habere göre...
Güya Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Varank, benim bir yalanımı yakalamış.


*


Neymiş benim yalanım?
Ben demişim ki...
“Bana saldıranlarla ilgili serbest bırakma kararını veren yargıç ile gazeteci Bülent Keneş’i tutuklayan yargıç, aynı yargıçtır.”
İşte bu yalanmış!


*


Başdanışman Varank ise buna karşılık, şunları yazmış sosyal medyada:
-Biri Ahmet Hakan’ı trollemiş ya da Ahmet Hakan okurlarını bilerek yanıltıyor.
-Ahmet Hakan kararı 6. Sulh Ceza’dan... Bülent Keneş kararı 4. Sulh Ceza’dan...


*


Mustafa Varank’a tane tane anlatıyorum:
-Gazeteci Bülent Keneş hakkında tutuklama kararını veren yargıç, 7. Sulh Ceza Hâkimi İsmail Yavuz’dur.
-Bana saldıranların serbest bırakılmasıyla ilgili itirazı kararı bağlayan yargıç da 7. Sulh Ceza Hâkimi İsmail Yavuz’dur.
-Yani iki kararın altında da aynı yargıcın imzası vardır.


*


Başdanışman Mustafa Varank’a sesleniyorum:
Al, bak Varank!
İki kararı veren de aynı yargıç.
İnanmıyorsan, aç bir telefon 7. Sulh Ceza Hâkimi İsmail Yavuz’a...
De ki: “Hâkim Bey! Gerçekten de iki kararda da senin imzan mı var?”
Kendisi sana “He ya... İki kararda da benim imzam var Mustafa Bey. Ahmet Hakan’ın maalesef yalanı yok” diyecektir.


*


Kısacası benim yalanım yoktur:
-Bir örgüt kurup gazeteciye saldıranları serbest bırakan da aynı yargıçtır.
-“Tweet” attı diye gazeteciyi tutuklayan da aynı yargıçtır.
Yani ortada yalan yok ama ava giderken avlanan “başdanışman” var.


Şu yalanı da yakalasana Başdanışman Varank



Ava giderken avlanan danışman: Varank


MADEM Mustafa Varank, “Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı” görevinin “yalan yakalama”yı da içerdiğini düşünüyor.
O halde...
Kendisine peşine düşmesi ve yakalaması için potansiyel bir yalandan söz edelim.


*


Söz konusu “potansiyel yalan” şudur:
-Başbakan Davutoğlu diyor ki: Star gazetesinin en tepesindeki şahsa 21 kurşun sıkan saldırganlar yakalandı.
-Emniyet, savcılık, valilik falan... Hepsi susuyor... Yakalandı da demiyor, yakalanmadı da demiyor...
-Bu arada Star gazetesinin en tepesindeki şahsa sıkılan 21 kurşunun, basın özgürlüğüyle değil kumar borcuyla ilintili olduğu iddiaları havalarda uçuşuyor.


*


Hadi Mustafa Varank!
Konuştur zehir hafiyeliğini... Düş şu işin de peşine... Kimin yalan söylediğini çıkar ortaya...
-Başbakan mı yalan söylüyor? Emniyet, valilik, savcılık mı?
-Mesele kumar borcu mu? Yoksa medya özgürlüğü mü?
Ama dikkat et! Ava giderken avlanma!
Zira üst üste iki kere av olmak, koskoca Reisicumhur Hazretlerinin Başdanışmanı’na yakışmaz.

Her olayda da istifa edilmez ki canım


CUMHURBAŞKANI Erdoğan şöyle demiş:
“Her olayda istifa mı olur?”


*


Cumhurbaşkanı’nın bu açıklamasını işitenler, sanacaklar ki...
-Reyhanlı’da... İki bakan anında “şak” diye bastı istifayı...
-Soma’da... Üç bakan, iki genel müdür kendilerini anında kurban ettiler.
-Tren kazasında... Bir bakan, iki müdür istifa ediverdi.
-Asansör felaketinde... Validen şantiye şefine kadar tüm sorumlular istifaya yeltendi.
-Diyarbakır patlamasında... İstihbarat birimlerimiz toptan istifaya kalkıştı.
-Suruç saldırısında... Başbakan “ben buna dayanamam” diye istifayı bastı.


*


Sanki Ankara katliamı nedeniyle hükümet “İstifa ediyoruz” demiş gibi...
Cumhurbaşkanı, “Her olayda da istifa olmaz ki, gözünüzü seveyim yeter artık istifa etmeyin” diye uyarıda bulunuyor.


*


Hadi gel de kafayı yeme.


İsmail ve Fevzi biliyor ama devlet bilemiyor

GEÇEN cumartesi akşamı Tarafsız Bölge Özel programı...
Konuklardan biri gazeteci İsmail Saymaz.

Ava giderken avlanan danışman: Varank


İsmail Saymaz’ın o programda neler söylediğini yazamıyorum.
Çünkü dün “Ankara Katliamı” haberlerine “yayın yasağı” getirildi.
Sadece şu kadarını söyleyebilirim:
İsmail, cumartesi akşamı Tarafsız Bölge’de intihar eylemcisinin ismini açıklamıştı.


*


Bu arada Hürriyet muhabiri Fevzi Kızılkoyun da tıpkı İsmail Saymaz gibi bu konuda çok önemli bir habere imza attı.

Ava giderken avlanan danışman: Varank


Fevzi’nin haberi geçen pazar Hürriyet’te yayınlandı.
Yine “yayın yasağı” nedeniyle içeriğine giremiyorum.

*


Soru şudur:
İsmail Saymaz’ın ya da Fevzi Kızılkoyun’un ulaşabildiği bilgilere koca devletimiz ulaşamıyor mu?

HER GÜN SORACAĞIM
Niye ifadesi alınmıyor

-“İSTESEK seni sinek gibi ezeriz” diye yazabilen...
-“Merhamet ediyoruz da hayattasın” diyebilen...
Tetikçi bozuntusunun dün de ifadesi alınmadı.


Değinmeler


-KONYA: Maçta saygı duruşunda “Ya Allah bismillah Allahu ekber” sloganları atıldı. Sessiz kalınsaydı çok daha münasip olurdu ama ben bu sloganın atılmasında dehşetengiz bir art niyet görmedim.

*

-YENİ ASIR: Yeni Asır gazetesi protesto edilmiş. Protesto haktır. Yeter ki barışçıl olsun. Barışçıl niteliği bozulduğu anda yapılana protesto denmez, vandallık denir. Yeni Asır’a fiili saldırı niteliğindeki saldırıyı kınıyorum.

*

-KARANFİL: Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi katliam alanına karanfil bıraktılar. Ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu... Ve dün de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan... Güzeli taklit, güzeldir.


EĞER GERÇEKTEN DE YERLİ OTOMOBİL YAPILDIYSA

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu’ndan şöyle bir açıklama bekliyorum:
-Yerli otomobili yaptık ama sakın yanlış anlamayın.
-Hükümetimiz bir AK Parti hükümeti değil, anayasa gereği kurulmuş bir seçim hükümetidir.
-Sakın “yerli otomobili yapmak AK Parti hükümetine nasip oldu” diye düşünmeyin

X