"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Celal Kılıçdaroğlu pespayelik aşamasında

29 Aralık 2016

           

BİRİNCİ AŞAMA:
“Sen öyle düşünüyorsun ama ben böyle düşünüyorum” aşaması... İşin bu kısmında hiçbir sorun yok. Kardeşler ille de aynı dünya görüşüne mensup olacak değil. Biri “Yaşasın AK Parti” der, öbürü CHP’li, hatta CHP’nin genel başkanı bile olabilir.

İKİNCİ AŞAMA: “Hangi gerekçeye dayanırsa dayansın aile içinde oluşan husumetin yansımaları” aşaması... Bu da olabilir bir durumdur. İki kardeş hasım olmuştur. Birbirlerine öfkelidirler ve öfkelerini kamu önünde dile getirmekten çekinmemektedirler. Bunu bile bir dereceye kadar anlayabiliriz.

ÜÇÜNCÜ AŞAMA: Abiyle alay etme, abiyi kamu önünde küçük düşürmeye çalışma, abiye lakap takma, abiyi rezil etmeye çalışma aşaması... İşte bu aşama rezillik, müptezellik, pespayelik aşamasıdır. İşi geçmişte aile içinde yaşanmış bir yemeğin bile dedikodusunu yapmaya kadar vardırma aşamasıdır.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşi Celal Kılıçdaroğlu, birkaç gündür sosyal medyada yazıp çizdikleriyle...

Bu üçüncü aşamada olduğunu kanıtlamış durumda.

Abisiyle alay ediyor.
Abisini küçük düşürmeye çalışıyor.
Abisine lakap takıyor.
Abisinin evinde yediği yemeğin dedikodusunu yapıyor.
Abisiyle ilgili mahremiyetleri döküp saçıyor.
Abisini rezil etmek için uğraşıyor.
Falan...

Celal Kılıçdaroğlu bu kusturucu pespayeliğiyle...
Kemal Kılıçdaroğlu’dan nefret edenlerde bile...
Çok ciddi bir mide bulantısına neden oluyor.


İŞTAR GÖZÜAYDIN'I TUTUKLAMAK
PROF. İştar Gözaydın’ı FETÖ’den tutuklamışlar.

İştar Gözaydın ki...

Diyanet İşleri Başkanlığı konusunda çok önemli akademik çalışma yapmıştır.

80’li, 90’lı yıllardaki İslamcı panellerin değişmez konuğudur.

Hayrettin Karaman’dan Mehmet Görmez’e herkesin bildiği, tanıdığı bir isimdir.

Demokratlığından kimsenin kuşkusu yoktur.m FETÖ ile alakası yoktur.

Madem İştar Gözaydın için asıl tanıklık etmeleri gerekenler susuyor, bari ben konuşayım dedim.


'LÜTFEN' DEDİKTEN SONRA 'AYAĞINI DENK AL' DEMEK
BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, terör örgütlerinin propagandalarına alet olmamanın önemine işaret eden bir açıklama yaptı.

Kesinlikle haklı.

Ancak açıklamasında şöyle bir şey de söyledi:

“Kusura bakmasınlar, medyadaki bazı arkadaşlar da lütfen ayaklarını denk alsınlar.”

Numan Bey’e sesleniyorum:

Ya “ayağınızı denk alın” deyin ya da “lütfen” demeyin.

İkisi birden biraz sırıtıyor.


KATİL NURETTİN YILDIZ'IN VAAZINI DİNLEMİŞ
NURETTİN Yıldız’ın küçük çocukların evlendirilmesi konusunda verdiği vaazlardan tiksinmiş biri olarak...

Şunu söylemek istiyorum:

“Büyükelçi katili, Nurettin Yıldız’ın vaazını dinlemiş” diye başlık atmak, Nurettin Yıldız’a yapılmış büyük haksızlıktır.

Bunu gazetem Hürriyet de yapmış olsa...Yanlıştır.


YENİ ÜNİFORMA ANALİZİ
CUMHURBAŞKANLIĞI Külliyesi’ndeki yeni polis üniformasına dair saptamalarım:



Altın suyuna şöyle bir batırılmış gibi bir eda takınan başlığı beğenmedim.

Üniformanın rengi güzel ama biraz fazla bol değil mi? Üniforma dediğin jilet gibi olur.

Cumhurbaşkanlığı yıldızlarına gönderme yapan düğmeler olmuş gibi...

Yaka deseni yeterince yerli ve milli ama yaka çok büyük değil mi?

Böyle iddialı bir üniformanın altındaki pantolonun bu kadar iddiasız olması kabul edilebilir değil.


HADİ ENVER! BİRGÜN'DE TETİKÇİYLE RÖPORTAJ YAP
BİRGÜN gazetesinde yeniden yazmaya başlamış Enver.

Bakalım, radyo programında yaptığı gibi Birgün gazetesinde de iktidar adına tetikçilik yapan şahısla röportaj yapacak mı?


İYİMSERLİK İÇİN TEK NEDEN
GECENİN en karanlık anı, şafağa en yakın andır ya...

İşte sırf bu yüzden iyimser olabiliriz. Çünkü başka bir dayanağımız yok gibi.


CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLTÜR-SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜNÜ ALMASI MÜNASEBETİYLE
ŞENER ŞEN NEDEN BÜYÜKTÜR

ROBERT De Niro’nun, Al Pacino’nun bile “Yaşım geçiyor, artık eskisi kadar titizlenmeme gerek yok” diyerek her projeye atladığı bir dünyada... Şener Şen inatla ve ısrarla titizleniyor ya... İşte bu yüzden büyüktür.



Herkesin taraf olduğu, tarafgir olduğu, hakkaniyetten uzaklaştığı, cıvık cıvık yandaşlıkla kaskatı ve sekter muhaliflik dışında çizginin kalmadığı bir ortamda... Şener Şen cemaatsiz kalmakta ısrar ediyor ya... İşte bu yüzden büyüktür.

Büyücü gibi bir oyuncu olduğu halde, canlandırdığı karakterlerle hepimizi kendine meftun ettiği halde, tam bir halk sanatçısı olduğu halde... Bu durumunun altını çizmeye tenezzül etmiyor ya... İşte bu yüzden büyüktür.

Bir sanatçının bütün bir sanat hayatı boyunca bir tekamül çizgisini takip etmesi bunca zorken... Şener Şen başlangıçtan bugüne hep daha iyiye, daha güzele, daha mükemmele doğru yol alıyor ya... İşte bu yüzden büyüktür.




Yazının devamı...

Be hey şuursuz!

28 Aralık 2016

Sana ve seni oraya çıkaran atmosferi yayanlara sesleniyorum:

*

Eğer her şeye rağmen...

- Bize cehennemi yaşatmak isteyenler mezhep savaşı çıkarmayı başaramıyorsa...

- Din süslü cemaatlerin giriştiği kanlı darbe girişimleri başarılı olamıyorsa...

- Ortadoğu’da her şeye rağmen birlik ve bütünlüğümüzü koruyorsak...

- Bütün eksiklerimize ve cepheleşmelerimize rağmen hâlâ millet olabilme vasfımızı koruyorsak...

Heykeli kaldırıldı diye sevindiğin o adam yüzündendir.

*

O adam olmasaydı...

Belki de bugün mülteci olup ellerin memleketinde dileniyordun a be gerzek!

SİZ SLOGAN ATTIKÇA GÜN GELMEZ, DEVRAN DÖNMEZ

MECLİS Anayasa Komisyonu’nda CHP’li milletvekilleri slogan attı:

“Gün gelecek, devran dönecek/AKP halka hesap verecek.

*

Bakar mısınız şu işe!

*

“Ellerinden bir şey gelsin” diye Meclis’e gönderilen CHP’li milletvekilleri, ancak ellerinden bir şey gelmeyen bir grup öfkeli ergenin korsan yürüyüş yaparken atabilecekleri türden bir sloganı atarak...

Durumu kurtarmaya çalışıyorlar.

*

Oyun kuramıyorlar, ezber bozamıyorlar, etkili çıkış yapamıyorlar, sarsıcı yöntem bulamıyorlar, şaşırtıcı adım atamıyorlar.

Ya ne yapıyorlar?

Slogan atıyorlar.

*

Oysa...

- Slogan gösteriştir.

- Slogan gazdır.

- Slogan ajitasyondur.

- Slogan çaresizliğin itirafıdır.

- Slogan çok uzak rüyalara çakılan selamdır.

- Slogan hayaldir.

- Slogan havlu atmaktır.

- Slogan dik başlı bir mağlubiyettir.

- Slogan yenilgi itirafıdır.

- Slogan acizlikten yakınmadır.

*

Slogan atarak...

Gün gelmez, devran dönmez.

*

Hele günün gelmesini ve devranın dönmesini sağlamakla mükellef kişiler, slogan atarak günü getirmeye ve devranı döndürmeye çalışıyorlarsa...

Söz konusu günün gelmesi, söz konusu devranın dönmesi...

Asla ve kata mümkün olmaz, olamaz.

 

KATİLİN FETÖ’CÜLÜĞÜNE İŞARET EDEN RÖPORTAJ

HÜRRİYET muhabiri Banu Şen, geçen gün son dönemin en önemli gazetecilik başarılarından birine imza attı.

Büyükelçi suikastının faili Mert Altıntaş’ın ablasıyla konuştu.

*

Ablanın yaptığı açıklamalar, Mert Altıntaş’ın FETÖ tezgâhına nasıl düştüğünün ve o tezgâha nasıl teslim olduğunun işaretleriyle dopdoluydu.

Röportajda abla “FETÖ” demiyordu ama anlattıkları o çok bilinen FETÖ tarzı devşirme yöntemlerine işaret ediyordu.

*

Banu Şen’i bu çok önemli haber için kutluyorum.

Hürriyet’in imza attığı bu yılın gazetecilik olayından bile Hürriyet’e çamur atacak malzeme bulmak için çabalayanları ise Allah’a havale ediyorum.


ORTADOĞU İLE İLGİLİ İKİ ÖZLÜ SÖZ

- BİR: Ortadoğu’da siyaset yapıyorsanız ya mönüdesinizdir ya da davetli listesinde.

*

- İKİ: Ortadoğu’da düşmanınızın düşmanı, her zaman dostunuz olmayabilir...


BAŞKANLIK TARTIŞMASINDA İYİ GİDECEK BİR DİZİ

“THE Crown” diye bir dizi var bugünlerde popüler olan...

Kraliçe 2. Elizabeth döneminde geçiyor, Buckingham Sarayı’nın koridorlarındaki entrikalara falan uzanıyor.

*

Başkanlık sistemine geçiş tartışmalarına meraklıysanız...

Bu diziyi mutlaka izleyin.

DİKKAT! EL BAB BİZİM VİETNAM’IMIZ OLMAMALI

- EĞER şehirlerimizde bombalar patlıyorsa...

- Eğer Kilis’e füzeler düşüyorsa...

- Eğer canlı bombalar katliamlarını sürdürüyorsa...

Türkiye’nin Fırat Kalkanı Operasyonunu yapması şarttır.

Yani...

El Bab’daki mücadele, bizim açımızdan zorunlu bir mücadeledir.

*

Fakat El Bab’la ilgili olarak askeri kaynaklardan gelen bilgiler pek iç açıcı değil:

- Personel takviyesi çok büyük bir sorun.

- Malzeme takviyesinde büyük sıkıntı var.

- El Bab ve civarındaki askerlerimiz sürekli kumanya yemek durumunda, banyo yapma imkânları yok.

- Bu durum dayanma gücünü zora sokmakta.

*

Askeri kaynaklar, bu zorluğun aşılması için şu iki şeyin yapılmasını talep ediyor:

- BİR: Kontrol altına alınan toprakların dereceli olarak Suriye rejimine verilmesi...

- İKİ: Türkiye’nin bölgede garantör olup birliklerini bölgeden yavaş yavaş kuzeye doğru çekmesi...

*

Türkiye’nin ve Mehmetçiğin bir bataklığa saplanıp kalmaması için bu türden iyi niyetli uyarıların dikkate alınmasında fayda var.

 

ŞEHİT

BANA öyle geliyor ki...

Şehitlik övgüsü, şehitlik özlemi, şehitlik edebiyatı yapmak...

Sadece ve sadece...

Oğlunu şehit vermiş ana ve babaların hakkıdır.

 

Yazının devamı...

Arkadaş ortamlarında konuşulan beş geyik

27 Aralık 2016

*

- İKİ: “Putin’de amma karizma var, Büyükelçi’nin cenazesine bakışını gördün mü” geyiği...

*

- ÜÇ: “Var ya... Yanlışlıkla başkanlık sistemi referandumdan geçmezse... Sen o zaman seyreyle gümbürtüyü” geyiği...

*

- DÖRT: “Göreceksiniz Esed yakında yeniden Esad Reis, Esma da yeniden Esma Yenge olacak” geyiği...

*

- BEŞ: “Bahçeli şöyle, Bahçeli böyle, ama Bahçeli, lakin Bahçeli, ancak Bahçeli” falan tarzı Bahçeli geyiği...

ERDOĞAN ‘VAZGEÇTİM BAŞKANLIKTAN’ DERSE

HİÇ merak etmeyin.

Bugün “Tek kurtuluş başkanlık sistemi, Erdoğan başkan olmalı” diye konuşan ve yazanların alayı...

O gün “Başkanlık sistemi felaket getirecekti, helal olsun Erdoğan’a” diye konuşur ve yazarlar.

CÜBBELİ’NİN YAPTIĞI PEYGAMBER’E HAKARET

Cübbeli, cehennem ateşinden koruyan kefen ve Peygamberimizi rüyada gördüren terlikten sonra...

Peygamberimizin saçının yıkandığı içme suyunu satışa sunmuş.

Ben atlamışım... Su paketleme tesisinin açılışını geçen yıl yapmış.

*

Cübbeli’nin bu yaptığı her şeyden önce...

Allah’ın Resulü’ne büyük saygısızlıktır.

*

Buradan Cübbeli’ye sesleniyorum:

Nasıl para kazanırsan kazan karışmam ama kazanacağın paraya Sevgili Peygamberimizi alet etmekten vazgeç!

Unutma!

Din ve dince kutsal bilinen değerleri tahkir etmek suçtur.

ALİ AĞAOĞLU’NUN KIZININ DÜĞÜNÜNDEN ÜÇ KARE

GELİNLİK BAĞIRIYOR

“Ben Ali Ağaoğlu’nun kızının gelinliğiyim” diye bağırıyor... “Benim büyüklüğüme sizin hayalleriniz yetişemez” diye bağırıyor... “Ben tek, siz hepiniz” diye bağırıyor... “Yeni Türkiye’nin fotoğrafıyım” diye bağırıyor... “Kıskanmayın n’olur, çalışın sizin de olur” diye bağırıyor.

GÜZEL TEYZEM BENİM

Düğünün en sahici kişisi Ali Ağaoğlu’nun annesi... Hırkası, sade elbisesi ve yakalarına kadar düşürdüğü başörtüsüyle bir hakikilik abidesi gibi... Oğlunun kırmızıya çalan kadife ceketini bir anda anlamsızlaştıran bu teyzemiz, ne de güzel bir teyzemizdir.

MÜTEAHHİT PASTASI

Şu düğün pastasına bakın: Sanki kaçak kat çıkılmış gibi... Sanki yıpranan ve yıpratılan müteahhitliğin gurur abidesi gibi... Sanki Maslak’ta yükselecek yeni konut projesi gibi... Sanki fakirlere nanik yapar gibi... Sanki baştan sona Ali Ağaoğlu tasarlamış gibi...

DOY ARTIK 2016

- MOR yağmurlar yağdıran Prince’i yedin, doymadın.

- Dünyayı satan adam David Bowie’yi yedin, doymadın

- Büyük şair Leonard Cohen’i yedin, yine doymadın.

*

En sonunda George Michael’ı da yedin.

Artık doy ve bit lütfen.

ÖĞÜTLER

- MELİH GÖKÇEK’E: Yine oğlun Osman’la ilgili açıklamalar yapmış, soruları cevaplamışsın. Oğlun Osman artık büyüdü. Kendi hakkını savunacak yaşta o. Vesayeti bırak. Osman’ın kendi kanatlarıyla uçmasına izin ver.

*

- KEMAL KILIÇDAROĞLU’NA: Kendinizi toparlamazsanız sizin ve hatta partinizin kuvvetli bir alternatifi yolda gibi... Bir şey bildiğim için söylemiyorum... Sadece hissediyorum. Ki hislerimde pek yanılmam.

ÖMER DİNÇER DE ‘TEK ADAMLIK GELİR’ DİYOR

ÖMER Dinçer, AK Parti’nin kuruluşunda ve yükselmesinde ciddi emek vermiş ve bugün de AK Parti’nin içinden konuşmaya devam eden bir isim.

*

Ömer Dinçer’in Meclis’te görüşülen anayasa değişikliğiyle ilgili işaret ettiği şeyler şunlar:

- Tek adamlığa geçit veriliyor.

- Denge ve mekanizması yok.

- Kuvvetler ayrılığı tam sağlanamıyor.

- İki seçimin aynı anda yapılması yanlış...

*

AK Parti dostu Ömer Dinçer’in bile ikna olmadığı, olamadığı bir anayasa değişikliğine AK Parti karşıtları nasıl ikna olacak?

ODTÜ’LÜ IŞİD’Çİ ÇOK TEKİL BİR ÖRNEK

BABASI doktoralı bir edebiyat öğretmeni, abisi bilgisayar mühendisi ve besteci, amcası matematik profesörü, kendisi ise ODTÜ mezunu astrofizikçi...

IŞİD saflarına katılıp Suriye’de can veren Raşit’ten söz ediyorum.

Şakacı, dalgacı, karanlık tarafları olan, çelişkiler içinde, inançla bilim arasında gelgitler yaşayan kaotik bir kişilik...

Tekil örnek olarak son derece ilginç ama kendisinden yola çıkarak asla büyük genellemeler yapılamaz.

Yazının devamı...

IŞİD barbarlarına karşı Diyanet şunları yapmalı

26 Aralık 2016

*

- Derhal “Barbarlarla Mücadele Şûrası” başlıklı üç günlük bir toplantı düzenlemeli.

*

- Zavallı Noel Baba yerine bu barbarlarla uğraşacak bir şuur geliştirilmeli.

*

- Yakarak adam öldürmenin bırakın İslam’ı insanlığa karşı bir suç olduğunu anlatmalı.

*

- İlahiyat hocalarına “Barbarlık nereden besleniyor” konulu kitaplar yazdırmalı.

*

- Din İşleri Yüksek Kurulu’na “Barbarlara sempati besleyen Müslüman olamaz” fetvası verdirilmeli.

OMURGASIZIM AMA MUTLUYUM

- “SUİKASTÇI FETÖ’cü” diyecek kadar hükümetçiyim... “Suriye’de başımıza gelenler bu hükümet yüzünden” diyecek kadar muhalifim...

*

- “Avrasya Tüneli çok büyük hizmet, helal olsun” diyecek kadar hükümetçiyim... “14 yılda bizi getirdikleri yer burası” diyecek kadar muhalifim...

*

- “Bugün El Bab’da mücadele vermek zorundayız” diyecek kadar hükümetçiyim... “Bizi El Bab’da mücadele vermek zorunda bıraktılar” diyecek kadar muhalifim...

KÖSTEKLİ SAAT HEVESİ

DEVLET Bahçeli’nin takım elbisesinin yelek cebine özenle yerleştirdiği şu gümüş renkli köstekli saatini görünce...

Rahmetli dedemi anımsadım.

Ve bünyemde yatışmaz bir köstekli saat hevesi baş gösterdi.

*

Devlet Bey! Sizde fazla var mı bu saatlerden?

ŞEHİR TALEPLERİ

TALEP BİR:

Teşvikiye Hüsrev Gerede Caddesi’ne hayat neşesi aşılayan yeni yıl süsleme ışıklarını kiralık bir vinçle kaldıran dört adam bulunsun ve kendilerine “Bu süslemenin size neresi battı” diye sorulsun.

*

TALEP İKİ:

Yeni açılan Avrasya Tüneli’ndeki levhalara “Acil Çıkış” yerine “Acil Kaçış” ifadesini yazan şahıs acilen bulunsun ve kendisine “Dostum, sen son zamanlarda biraz fazla aksiyon filmi izledin galiba” denilsin.

*

TALEP ÜÇ:

Kadıköy Belediyesi adına karikatürist Tuncay Akgün’ün yeryüzünün en üşengeç karakteri olan Bezgin Bekir’in heykelinin dikilmesine önayak olan belediye çalışanı bulunsun ve kendisi “Bu ne harika bir fikir” diye övülsün.

AYDIN ENGİN’İN KILINA ZARAR GELİRSE

CUMHURİYET gazetesi yazarı Aydın Engin’in başına şu iki şey gelmiş:

- BİR: Ölümle tehdit edilmiş.

- İKİ: Koruması çekilmiş.

*

Meslek büyüğümüz Aydın Engin’in kılına zarar gelirse...

Birinciyi yapanlardan ziyade ikinciyi yapanlar sorumlu olacaklardır.

AHMET GÜNEŞTEKİN BU TOPRAKLARIN SANATÇISIDIR

O Ahmet Güneştekin ki...

- Bütün dünyada Zülkarneyn rüzgârları estirmiştir.

- Anadolu’nun bile unuttuğu “Kırk yama”yı Anadolu’ya hatırlatmıştır.

- Anadolu’nun ve Mezopotamya’nın renkleriyle var olmuştur.

- Yecüc’ü, Mecüc’ü, Anka Kuşu’nu, turnaları Batı’nın sanat galerilerine taşımıştır.

- Bu toprakların efsanelerini, iksirlerini, büyülerini dünyaya tanıtmıştır. 

*

Kimselerin durup ince şeyleri anlamaya vaktinin olmadığı bir çağda Ahmet Güneştekin, renklerle, imgelerle, desenlerle ince şeylerin türküsünü çığırmıştır.

Ve çığırdığı türküleri, dünyaya dinletmesini bilmiştir.

*

İşte böyle bir Ahmet Güneştekin’in, İstanbul’da bir AVM’nin önünde sergilediği “Kostantiniyye” adlı eseri, sırf adından dolayı bir grup akılsızın kaba hoyratlıklarına maruz kaldı.

*

Üstelik eserde İstanbul’un bin bir tane isminin nakış gibi işlenmiş olmasına rağmen...

*

Üstelik Peygamberimizin hadisinde İstanbul’dan “Kostantiniyye” diye söz etmesine rağmen...

*

Dünya çapında büyük bir eserde neyin anlatılmak istendiğine zerre kadar dikkat kesilmeyen bu organize cehaletten Allah hepimizi muhafaza etsin.

BİR İMZA DA SEN VER

YAKINMA, mırıldanma, mızıldanma, vozurdanma, söylenme...

Kalk ve bir mum yak!

*

“Change.org” sitesinde başlatılan...

“Kış Saati Uygulamasına Son Verilsin” başlıklı imza kampanyasına katıl ve bir imza da sen ver.

YENİ YIL İÇİN HEDEFLER

- DAHA az boza, daha çok ayran...

*

- Daha az Melih Gökçek, daha çok Burhan Kuzu...

*

- Daha az Trump, daha çok Putin...

*

- Daha az CHP, daha çok soru işareti...

*

- Daha az Twitter, daha çok Instagram...

*

- Daha az aksiyon, daha çok polisiye...

*

- Daha az tasarruf, daha çok harcama...

*

- Daha az insan, daha çok dost...

SELÇUK YÖNTEM’DEN ŞİİRLER

HAYDAR Ergülen, Nâzım Hikmet, Özdemir Asaf, Pablo Neruda, Ümit Yaşar gibi şairlerden şiirler okudu Selçuk Yöntem.

Aykut Gürel ve İstanbul Ensemble ise müziklerini yaptı.

Ve ortaya harikulade bir albüm çıktı.

*

“Şiir öldü” diyen benim gibilere tokat gibi bir cevap diyorum, başka da bir şey demiyorum.

 

Yazının devamı...

İki Türk askeri için 5 maddelik deklarasyon

25 Aralık 2016

Beş maddelik bir deklarasyon hazırladım.

Takdim ediyorum:

*

- BİR: Bu görüntülerin sahte olup olmadığı konusunda millete doyurucu ve tatmin edici bir açıklama yapılmalıdır.

*

- İKİ: Sahte de olsa, doğru da olsa... Bu görüntülerin yayınlanmaması ve yaygınlaşmaması için sarf edilen çaba, kesinlikle doğru bir çabadır.

*

- ÜÇ: Eğer görüntüler sahte ise... Barbarlar sürüsünün küresel çapta yürüttüğü algı operasyonuna karşı seferberlik ilan edilmelidir.

*

- DÖRT: Eğer görüntüler doğru ise... Hiç değilse “Bıçak kemiğe dayandı, kimse test etmesin” falan türü açıklamalarla öfke dışa vurulmalı.

*

- BEŞ: Konu aydınlatılmalı ve en azından milletimizin bu barbarlar sürüsüne karşı ortak bir tepki gösterme hakkı elinden alınmamalıdır.

AVRASYA TÜNELİ

DÜŞÜNENDEN, tasarlayandan, vergisiyle finanse edenden, yapandan, yaptırandan, geçenden, geçmeyenden...

Allah razı olsun.

BENİ YORAN ŞEYLER

* Fıkra anlatan insanlar.

-

* Konuşmalarına “Türkiye’nin bir beka sorunu var” diye başlayan analizciler.

-

* Fetullah goygoyundan Fetullah düşmanlığına ışık hızıyla geçenler.

-

* Telefonu, laptopu, saati, hoparlörü ayrı ayrı şarj etmek.

-

* Mübalağalı nazik kimseler.

-

* Bankamatikte sıra beklerken 37 dakikada işlemini bitiremeyen birine denk gelmek.

-

* Kenarı yatağa sıkıştırılmış otel yorganları.

BAKIN, ÇOK ENTERESAN

HÜKÜMET kendisine yönelik eleştirilerde...

Hükümet yandaşı gazetecilerden çok daha hoşgörülü...

DOLARI BOZDURDUK BOZDURMASINA DA

HALKIMIZIN yüklü miktarda doları bozdurmasına pek sevinmiş Cumhurbaşkanımız Erdoğan.

*

Ancak Sayın Cumhurbaşkanımız.

Bozdurduk ama düşüremedik ki.

GÜNAY’A ÇAĞRI

İKİ sanatçılı geceler düzenliyorsunuz ya...

Bazen öyle oluyor ki...

Sanatçının birini deli gibi severken diğerinden nefret ediyoruz.

Bu durumda ne yapmamızı önerirsiniz?

BIKTIK USANDIK

- Musluğun başını tutanların interneti yavaşlatmasından...

*

- Akit gazetesinin “Kaos çıkmazsa rahatlamayacağım” diye böğüren tutumundan...

*

- Büyük resimden...

*

Bıktık usandık.

CİHAD MÜDAFAASI

CİHADI barbarlar sürüsünden öğrenmeye kalkarsan...

Tabii ki “ay bu cihad çok kötü bir şey” falan dersin.

*

Oysa “Bu barbarlar sürüsü benim öğretmenim olamaz” demen gerekir.

*

Belki o zaman...

İnsanın nefsine karşı verdiği savaşa neden BÜYÜK CİHAD dendiğini, nefse karşı verilen cihadın neden üstün tutulduğunu, küçük cihadın ne olduğunu, küçük cihadın hangi durumda yapılabileceğini falan da öğrenirsin.

BEN DE GÜNDEM DEĞİŞTİRİYORUM

SEVDİĞİM MİLLİ İÇECEKLERİMİZ

- BOZA: Çok severim kendisini. Hele içine konulan leblebisini kendisinden bile çok severim.

*

- SALEP: Sıcak çikolata etkisi bırakır bende... Yatmadan önce iyi gider.

*

- ŞALGAM: Gazlı içeceklerin şahane alternatifi... Ama ille de acılı olacak.

*

- ŞERBET: Mehmet Şevket Eygi kendisini 18 yıl evvel diriltmeye çalışmıştı da olmamıştı ama ben özledim.

*

- KAHVE: Bunun Türk tipi olanından sabahları en az beş tane içmeden kendime gelemiyorum.

*

- ÇAY: Rize’ye Atatürk’ün armağanı... Fakat Rize! Heyhat!

*

- AYRAN: Ayran sevgisi bana rahmetli dedemden yadigâr... Sütaş’ınki de gayet güzel.

İÇKİ DEĞİL İÇECEK

“İÇKİ”nin kelime anlamı şudur:

“İçinde alkol bulunan içecek”.

(Bakınız: Türk Dil Kurumu Sözlüğü.)

*

Yani içinde alkol bulunmayan ayrana “içki” denmez, “içecek” denir.

*

Eğer herhangi bir içkinin milliliğinden söz edecek olursak... O zaman “rakı” demek zorunda kalırız ki aman Allah muhafaza.

Yazının devamı...

‘Ne işimiz var El Bab’da’ sorusunun cevabını veriyorum

24 Aralık 2016

 

Suriye’de devrim hayali kurduk ya...

 

*

 

“Yeni Osmanlı”, “Stratejik derinlik” falan diyerek...

 

Sınırımızın Peşaver’e çevrilmesini sağladık ya...

 

*

 

“Üç günde Şam’a ulaşma, Emevi Camisi’nde namaz kılma” gibi...

 

Zafer hülyalarına daldık ya...

 

*

 

Batı ile bir olup...

 

Esad’ı alaşağı ederiz sandık ya...

 

*

 

Batı tornistan ettiği halde...

 

İnat edip biz bir türlü geri adım atmadık ya...

 

*

 

Ve böylece...

 

Suriye adlı bir bataklığın oluşmasına katkı sunduk ya...

 

*

 

İşte bu yüzden El Bab’dayız.

 

*

 

Kısacası...

 

Oluşmasına katkı sunduğumuz bu ölüm kusan bataklığı kurutmak için El Bab’dayız.

 

*

 

El Bab’daki yegâne işimiz telafidir bizim.

 

- Büyük yanlışlarımızın...

 

- Muazzam öngörüsüzlüğümüzün...

 

- Müthiş gafletimizin...

 

Yol açtığı devasa ve tehlikeli sorunların telafisi...

 

*

 

İşte tam da bu nedenle...

 

“Ne işimiz var bizim El Bab’da?” sorusunu sormak yerine...

 

“Ne oldu da bizim El Bab’da böyle bir işimiz oldu” diye sormalıyız.

 

İKTİDAR KEMAL BEY’E TEŞEKKÜR BORÇLU

 

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şöyle demiş:

 

“Keşke hiç şehidimiz olmasa... Ama eğer Türkiye, kendi geleceğini güvence altına almak açısından böyle bir operasyon başlatmışsa... Belli acılara katlanmak gerekiyor.”

 

*

İstese bal gibi de istismar edebilecekken buna tenezzül etmeyerek yüksek bir sorumluluk duygusuyla hareket ettiğini kanıtladı Kemal Bey.

 

TANIYIN BUNLARI

 

- BUNLAR ayet okuyan barbarlardır.

 

*

 

- Bunlar “savaş hukuku” falan tanımayan alçaklardır.

 

*

 

- Bunlar “cihat” gibi tertemiz bir kavramı rezil rüsva etmeye kalkan canilerdir.

 

*

 

- Bunlar mertlikten nasip almamış kalleşlerdir.

 

*

 

- Bunlar Ali’yi, Hüseyin’i katledenlerin günümüz versiyonlarıdır.

 

*

 

- Bunlar İslam’ın alnına sürülmeye çalışan kapkara lekelerdir.

 

*

 

- Bunlar çağımızın engerekleridir.

 

*

 

- Bunlar Ortadoğu’nun çıyanlarıdır.

 

*

 

- Bunlar dinimizi, kitabımızı, peygamberlerimizi, mukaddeslerimizi aşağılayanlardır.

 

*

 

TANIYIN BUNLARI.

 


 

BİZİM ALÇAK KATİL DEDİĞİMİZE KAHRAMAN DİYENLER VAR

 

PAKİSTAN’da İslamcı bir gösteri...


Gösteride bizim FETÖ’cü katilin fotoğrafı afiş olmuş.

 

“Halep’in intikamını alan adam” diyorlar FETÖ’cü katile...

 

*

 

Bakar mısınız şu işe:

 

En yakın bildiğimiz Pakistanlılara bile anlatamamışız şu FETÖ olayını...

 

ATATÜRK HEYKELİYLE UĞRAŞMANIN TEK ANLAMI

 

HANGİ gerekçeyle olursa olsun...

 

Hangi amaca yönelik olursa olsun...

 

Hangi bahaneyle olursa olsun...

 

Bu kadar hassas bir ortamda...

 

Atatürk heykeliyle uğraşmak...

 

“Ben milli birlik istemiyorum, cepheleşmek istiyorum” demektir.

 

Başka bir şey değil.

 

GAZETECİNİN, YAZARIN MAL VARLIĞINA EL KOYMAK

 

ALİ Bulaç’ın, Hilmi Yavuz’un, Ahmet Turan Alkan’ın, Şahin Alpay’ın, hatta Nuriye Akman ile Lale Kemal’in mal varlığına el koyulmuş.

 

*

 

Tedbir falan değil ha!

 

Doğrudan el koyma.

 

*

 

Gazetecinin, yazarın ne mal varlığı olacak ki?

 

Kitaplarıyla, yazılarıyla biriktirdiği üç-beş kuruşla aldığı birkaç daire...

 

Üstelik o evlerde bu yazar ve gazetecilerin aileleri oturmakta.

 

Ne yani?

 

Bu insanların ailelerine de mi hayat hakkı tanınmayacak?

 

*

 

Bu ne acımasızlıktır böyle?

 

ERKEN KALKMAK NEDEN GÜZELDİR?

 

ŞEHİR tertemiz olur.

 

*

 

- Martı sesleri falan...

 

*

 

- “Üzerine güneşi doğurtmayacaksın evlat” diyen büyüklerin sözüne uyulmuş olunur.

 

*

 

- Gün kaçmaz.

 

*

 

-  İnceden aydınlanan günün seyrine dalmanın büyük keyfi...

 

*

 

- Saate bakıp “Hâlâ çok erken” demenin büyük keyfi...

 

Yazının devamı...

Lütfen tantanayı keselim: Katil Nusracı çıkmadı

23 Aralık 2016

Var tabii ki.

 

*

 

Nusra denilen örgüt, bu türden bir eyleme imza atmayacak kadar prensip sahibi bir örgüt mü?

 

Değil tabii ki...

 

*

 

Yani bu cinayetin arkasından Nusra zihniyetine gönül indirmiş bireysel bir kafası bozuk da çıkabilirdi, Nusra örgütü de çıkabilirdi.

 

*

 

Fakat gelin görün ki...

 

İkisi de çıkmadı.

 

*

 

Katilin profiline bakıyoruz: Ben FETÖ’cüyüm diye bas bas bağırıyor.

 

*

 

Katilin stiline bakıyoruz: Tam bir FETÖ stili.

 

*

 

Katilin hareketlerine ve söylemine bakıyoruz: Tam bir FETÖ tiyatrosu.

 

*

 

Katilin bağlantılarına bakıyoruz: Her aşamasında FETÖ çıkıyor karşımıza.

 

*

 

Manzara buyken...

 

FETÖ’nün F’sinden bile söz etmeyip “İlle de Nusra” diye tutturmak, olur olmaz her olayı FETÖ sepetine koymak gibi bir şey.

 

*

 

Olur olmaz her olayı FETÖ sepetine atmaya meraklı tiplere “Tantanayı keser misiniz” diyeceğim de...

 

“Ben FETÖ’yüm” diye bas bas bağıran bir olay karşısında FETÖ’nün F’sinden bile söz etmeyenlere “Tantanayı keser misiniz” demeyecek miyim?

 

*

 

İşte diyorum:

 

Lütfen kesin tantanayı.

 

Katil Nusracı çıkmadı.

 

 

BENİM ÖDÜLÜM BU FOTOĞRAFA

 

ANADOLU Ajansı, “Yılın Fotoğrafları” oylaması başlatmış.

 

*

 

Fotoğrafları inceledim.

 

Ve ben de tıpkı Başbakan Binali Yıldırım gibi birinciliği Münir Zakiroğlu’nun çektiği “darbeye karşı çarşaflı, başı açık omuz omuza” konulu bu fotoğrafa verdim.

 

ÇOK SUSTURUCU BİR ÇIKIŞ: SANA NE 

 

KENDİLERİNDE başörtüsüne karışma hakkını görenler, her türden laf salatasına giriştikleri anda...

 

“Âlemin keyfinin kâhyası mısın birader? Sana ne” diyor, işi bitiriyorduk.

 

*

 

Neden aynı yöntemi yılbaşı kutlaması yapacaklara bin türlü laf sokmaya kalkışan tiplere yönelik olarak da kullanmayalım ki?

 

*

 

Lütfen bu tiplere sadece ve sadece...

 

“Âlemin keyfinin kâhyası mısın birader? Sana ne” diyelim ve işi bitirelim.

 

BURASI EL BAB’DIR

 

ACABA...

 

“Burası Yemen’dir” türküsü gibi...

 

“Burası El Bab’dır” diye türkü yakılacak mı?

 

BİR TEST SORUSU

 

BAL gibi de “başkanlık sistemi” getirildiği halde...

 

Neden “Cumhurbaşkanlığı sistemi getirdik” deniliyor?

 

*

 

A- “Başkanlık” demekten utanıldığı için.

 

*

 

B- “Başkanlık” kelimesinin millette antipati yarattığına inandıkları için.

 

*

 

C- “Devlet Reis” böyle istediği için.

 

*

 

D- Hepsi.

 

BEN MUHALEFETİN YERİNDE OLSAM

 

BAŞKANLIK sistemiyle ilgili olarak...

 

AK Parti tabanına...

 

Lafı hiç eğip bükmeden, hiç uzatmadan...

 

Sadece şunu söylerim:

 

“Bir an için başkanlık seçimini Tayyip Erdoğan’ın değil de Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazanabileceğini düşünün... Yine de ‘he’ der misiniz?”

 

İNGİLİZ AJANLARI KOL GEZİYOR

 

SON günlerde...

 

“Dünyayı İngiliz derin devleti yönetiyor” ya da “Amerika kukla, asıl aktör İngiltere” diye bir geyik alıp başını gitmiş durumda.

 

*

 

Size bir şey söyleyeyim mi?

 

Bu geyiği havalandıranlar kesin İngiliz ajanıdır.

 

TÜRKİYE’DE YAŞAMAK İÇİN SEKİZ NEDEN

 

- BİR: Başka hangi ülkede bu kadar çok aksiyon var?

 

*

 

- İKİ: Başka hangi ülkede höşmerim denilen dünyalar güzeli tatlı var?

 

*

 

- ÜÇ: Başka hangi ülkede bu kadar iyi kebapçı var?

 

*

 

- DÖRT: Başka hangi ülkede Yozgat gibi bir kent var?

 

*

 

- BEŞ: Başka hangi ülkede Adnan Hoca, Cübbeli falan var?

 

*

 

- ALTI: Başka hangi ülkede Burhan Kuzu, Melih Gökçek var?

 

*

 

- YEDİ: Başka hangi ülkede bu kadar ucuza macera var.

 

*

 

- SEKİZ: Başka hangi ülkede büyük resmi görebilen bu kadar çok adam var? 

Yazının devamı...

Ağam kim? Paşam kim? Kim olacak? Rusya, Rusya

22 Aralık 2016

*

 

- Mağdurlar kralı haline gelen kim? Rusya.

 

*

 

- Suriye’deki tezlerini geçerli hale getiren kim? Rusya.

 

*

 

- Halep’teki rolünü unutturan kim? Rusya.

 

*

 

- “O kadar da haksız değilmiş” diye selamlanan kim? Rusya.

 

*

 

Ağam kim? Rusya...

 

Paşam kim? Rusya...

 

Kim? Kim? Kim?

 

Kim olacak: Rusya.

 

*

 

İnsanın aklına ister istemez rahmetli Mahir Kaynak’ın şu meşhur tezi geliyor:

 

“Bir suikast kimin işine yarıyorsa faili orada aramak gerekir.”

 

*

 

Fakat biz yine de bu tezi fazla aklımıza getirmemeye çalışalım.

 

Zira Putin Reis, çok fena kızabilir.

 

Ayrıca Mahir Kaynak’ın tezinin, her durumda, her olayda ve her zaman geçerli olması da mümkün değil.

 

BARİ BİRİ BU KATİLİN NASIL POLİS OLDUĞUNU AÇIKLASIN

 

Herhangi bir bakan istifa etmeyecek.

 

*

 

Anladık.

 

Herhangi bir genel müdür, daire başkanı falan da istifa etmeyecek.

 

*

 

Anladık.

 

“İstifa” sözcüğünü kimse aklına bile getirmeyecek.

 

*

 

Ama bari biri de çıksın...

 

Şu katil polisin, “Çevik Kuvvet” gibi seçkin bir polis birliğinin içine...

 

Hangi testlerden geçerek, hangi istihbarattan yırtarak, hangi araştırmalardan sıyırarak girebildiğini açıklasın.

 

*

 

“Bu aziz millet, böyle bir açıklamayı hak ediyor” diyerek bir babayiğit yetkili, hiç değilse bunu yapsın.

 

TAKLİT YAPARAK ÖLÜME Mİ GİDİLİR?

 

ŞU iki konuda pek kuşkum yok:

 

- BİR: Katil polis FETÖ’cü.

 

- İKİ: Katil polis, “radikal İslamcı eylemci” taklidi yaptı.

 

*

 

Bazıları “Saçmalama! Hiç taklit yaparak ölüme mi gidilir” diyor.

 

*

 

FETÖ gibi her şeyi kandırmaca, her şeyi sinsilik, her şeyi olduğundan farklı gösterme, her şeyi takiye olan bir örgütün...

 

Ölüme giden eylemcisinin de sahtekâr olmasında şaşılacak ne var ki?

 

ATMOSFERE DİKKAT

 

- EL Nusra’nın dalga boyunda giden sloganlara gaz veren...

 

- “Ümmet için şahadet” vurgusunu resmi düzlemde havalandıran...

 

- Polis teşkilatında “aşırı siyasallaşmış dini söylem” aşılayan...

 

Bir atmosfer oluşturulursa...

 

FETÖ’cüler de dış mihraklar da yabancı servisler de...

 

Oluşturulan bu atmosferden sonuna kadar yararlanırlar.

 

*

 

Yani atmosfer oluşturmak, çocuk oyuncağı değildir.

 

Dikkat ister.

 

DİLİME DOLANDI

 

SON günlerde Nedim gibi ben de şöyle sesleniyorum sağa sola:

 

“Tahammül mülkünü yıktın Hülagu Han mısın kâfir/Aman dünyayı yaktın ateş-i suzan mısın kâfir.”

 

AK PARTİLİ OLMAK HİÇ DE KOLAY BİR ŞEY DEĞİL

 

DÜŞÜNSENİZE:

Bir gün önce Halep’te olup bitenlerden dolayı Rusya’yı protesto etmek için Rusya Büyükelçiliği’nin önüne giderken...

 

Bir gün sonra büyükelçi suikastı nedeniyle Rusya Büyükelçiliği’nin önüne “çok üzgünüz, başınız sağ olsun” demek için gitmek zorunda kalıyorsun.

 

*

 

Bugünlerde AK Partili olmak gerçekten çok zor.

 

ŞÖVALYE Mİ OLDUM?

 

GEÇEN hafta WhatsApp’ıma yağmur gibi tebrik mesajları geldi.

 

- Kutlarız, Fransız Nişanı almışsın.

 

- Tebrikler, şövalye olmuşsun.

 

Falan filan.

 

*

 

Bu mavranın nedeni şu:

 

Fransa Kültür Bakanlığı tarafından verilen “Sanat ve Edebiyat Şövalyesi” nişanına layık görülen İKSV Genel Müdürü Görgün Taner’in inceden bana benzemesi.

 

*

 

Ne dersiniz? Benziyor mu gerçekten?

 

Görgün Taner, Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Charles Fries ile...

 

İBNİ HALDUN’U MEZARINDA TERS DÖNDÜREN VALİ

 

SİVAS’ta havalar eksi 22 dereceyi bulduğunda...

 

Minik öğrenciler, Sivas valisinden okulları tatil etmesini istemiş.

 

Vali bey, çocuklara “Tatil yok” demiş, ardından da İbn-i Haldun’un meşhur sözünü hatırlatmış:

 

“Coğrafya kaderdir çocuklar!”

 

*

 

“Coğrafya kaderdir” sözünün, Sivas’ın meşhur soğuğuna küçük çocukları alıştırmak için kullanılması...

 

İbni Haldun’u mezarında ters döndürmüştür.

 

HÜSNÜ MAHALLİ’NİN FİKRİ İKTİDARDA, KENDİSİ İÇERİDE

 

RUSYA’da temaslarda bulunan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Rus basının iddiasına göre şöyle bir açıklama yapmış:

 

“Şu anda Halep’in doğu kesimlerinin militanlardan kurtarılması ve muhaliflerin ailelerinin tahliyesi için çok başarılı bir operasyonunun sürdüğünü gözlemliyoruz.”

 

*

 

Üç-beş gün önce Hüsnü Mahalli de aşağı yukarı buna benzer şeyler söylemişti.

 

Ve bu nedenle içeri atılmıştı.

 

*

 

Bu durumda Hüsnü Mahalli için...

 

“Fikirleri iktidarda/Kendisi içeride” diyebilir miyiz?

 

Son Dakika: Bakan Işık, gece ‘Rus ajansında çıkan ifade tarafıma ait değildir’ diyerek iddiayı yalandı.

Yazının devamı...