"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Andımız karşıtlarının beş türlü riyakârlığı

22 Ekim 2018

İKİNCİ TÜR RİYAKÂRLIK: ‘Andımız’la faşizm arasında kolaylıkla bağ kurarlar... Ama en azılı baskı politikalarına destek vermekten kaçınmazlar.

ÜÇÜNCÜ TÜR RİYAKÂRLIK: “Çocuklara devlet ideolojisi benimsetilemez” derler... Ama hayallerinde hep kafalarına göre nesiller yetiştirmek vardır.

DÖRDÜNCÜ TÜR RİYAKÂRLIK: “Çağdaş dünyada kaldı mı böyle uygulamalar” derler... Ama çağdaş dünyada var olan şeylere “Bize uymaz” diye itiraz ederler.

BEŞİNCİ TÜR RİYAKÂRLIK: “Danıştay’ın verdiği karar baştan sona yanlıştır” derler... Ama yeri geldiğinde “Yargı kararıdır, biz karışamayız” derler.

ŞAŞKINLIKLA
İstanbul Barosu seçiminin yapıldığı binanın önünden geçerken ŞAŞKINLIKLA şöyle dedim: “Aboooo! İstanbul’da ne kadar da çok avukat varmış”.

Yan taraftaki masada hararetli bir futbol tartışmasının tam ortasından fırlayan şu cümleyi ŞAŞKINLIKLA işittim: “İçimden Cocu’yu Suudi Konsolosluğu’na yollamak geçiyor”.

“Bahçe Duvarından Aştım” türküsünü bambaşka sanatçılardan dinledikçe ŞAŞKINLIKLA fark ettim ki... “Hele” sözcüğünü Neşet Ertaş kadar tatlı telaffuz eden yok.

Yazının devamı...

Ne iş Danıştay?

21 Ekim 2018

AK PARTİ: Danıştay’ın verdiği kararı Anayasa’ya aykırı buluyor. Bütün sözcüleri benzer açıklamalar yapıp Danıştay’ı eleştiriyorlar.

CHP: Önümüzdeki yerel seçimde HDP tabanından oy almayı düşündükleri için olaya bodoslama dalmıyorlar. Partinin önde gelen isimlerinin çoğu susuyor!

HDP: Karara net bir şekilde destek vermeyen parti... Irkçı olarak nitelendirdikleri ‘Andımız’ın yeniden yürürlüğe girmesini geriye gidiş olarak görüyorlar!

MHP: Genel merkez binasına astıkları kocaman Andımız pankartıyla nerede durduklarını gösterdiler... “Andımız”dan yana tavır alıyorlar.

İYİ PARTİ: MHP’nin bir adım önüne geçmek için “Andımız” konusunda mübalağalı bir tutum içindeler. Bütün sözcüler, Danıştay kararını hararetle destekliyor.

Buradan çıkan sonuçlar şunlar:

AK Parti ile HDP aynı safa düşmüş gibi...

MHP ile AK Parti ayrı noktalarda kalmış gibi...

Yazının devamı...

Kişisel bir metin analizi: Adım adım ‘ANDIMIZ’

20 Ekim 2018

Bunu haykırmaktan asla gocunmuyorum. Ama kendilerini Türk hissetmeyenler de var! Onların çocuklarına da her sabah okul kapılarında zorla “Türküm” mü dedirteceğiz? Siz “Desinler tabii, ya diyecekler ya gidecekler” diyebilirsiniz. Ama ben diyemiyorum. Kusura bakmayın! Tabii ki doğruluktan yanayım!
Ancak doğruluğun ve dürüstlüğün minnacık yüreklere yerleşmesini sağlayacak bin türlü yol varken... Her sabah “rahat/ hazır ol” tarzı bir askeri disiplin içinde yemin ettirmek... Bana en azından pek akılcı bir yolmuş gibi gelmiyor.

Tabii ki çalışkanlık iyi bir şey!
Ama “Evde elektrikler kesikti, o yüzden ödevimi yapamadım öğretmenim” demenin hazzını nereye koyacağız? Postmodern çağlarda ortaya çıkan ve adına “tembellik hakkı” denilen o güzelim hakkı ne yapacağız?
Tabii ki küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak ilkemdir!
Ve işte tam bu noktada... “Ancak” demeden, “ama” demeden diyorum ki: Bunun için yemin şart olmalı! Çünkü yemin ortadan kalktığı günden beri küçüklere musallat olanların, küçükleri taciz edenlerin sayısı nasıl da arttı! Büyüklere gelince... Artık onların dramlarını da sadece bayramlarda yayınlanan acıklı çikolata reklamlarında görüyoruz.

Yazının devamı...

Kaşıkçı olayıyla ilgili aynı gün üç şey oldu

19 Ekim 2018

Fotoğraflar geldi telefonuma... Açtım baktım... Kesilmiş insan vücudu parçaları... Eller, ayaklar, kafa falan... Bakılacak gibi değil... Bir yandan “Bakmamalıyım, aklımdan çıkmayacak, rüyama girecek, beynime kazınacak” falan diye kaygılanıyorum, bir yandan da bakmaktan kendimi alamıyorum... Mesajın altında şu yazıyor: “İşte Suudi Konsolosluğu’nda katledilen gazeteci Kaşıkçı’nın cesedinden parçalar”. Suudi Arabistan usulü ‘Hostel’ filmine maruz kalmış gibi oldum yani.

2- ‘DÜNYANIN ÇİVİSİ GERÇEKTEN ÇIKMIŞ’ DİYE HAYIFLANDIM

Fotoğrafların da etkisiyle başladım söylenmeye... “Dünyanın çivisi çıktı deniyordu ama bu sefer sahiden çıktı” dedim... “Cinayeti devlet işliyorsa polis çağırmanın bir manası kalmaz” dedim. “Elçilik ve konsolosluk gibi binalar emin yerler olmayacaksa neresi olacak?” dedim. “Dünyanın gözü önünde arkasında Washington Post’un olduğu gazeteciye bunu yapan ülke, Yemen’deki mazlum çocuklara neler yapmaz?” dedim. Ve adının Batı basınında “MbS” diye kodlanması için PR yapan veliaht prense lanet ettim.

3- TELEFONDAKİ SES ‘KAŞIKÇI ÖLMEDİ, YAŞIYOR’ DEDİ

Sonra bir şey oldu... Tuhaf bir şey... Bu tür alengirli mevzularda dedikleri hep çıkan bir dostum aradı. Dedi ki: “İnanamayacaksın ama son aldığım bilgiye göre Kaşıkçı olayıyla ilgili olarak bu zamana kadar okuduğun bütün haberler çöp... Kaşıkçı yaşıyor, öldürülmedi...”. Cevap olarak “Gerçekten inanmayacağım” dedim. Fakat dostum kendinden emindi: “Bunu yaz bir kenara... Yakında Kaşıkçı’nın yaşadığını bütün dünya öğrenecek”. Pek inanmadım ama “Ay hadi inşallah” demeyi de ihmal etmedim.

 

İŞ BANKASI OLAYINDA CHP’YE DİYORUM Kİ...

- İş Bankası’ndan size tek kuruş para gelmiyorsa...

Yazının devamı...

Berat Albayrak başaracak diye ödü kopanlar var

18 Ekim 2018

- Büyük, çok büyük bir önyargı geliştirdiler.

- Ne dese, ne eylese... Olmazlandılar.

- Başarısız olacağına kesin iman ettiler.

- “Mümkün değil, yapamaz” diye kestirip attılar.

Falan...

*

Ve şimdi görüyorum ki...

-

Yazının devamı...

Hakan Atilla her an Türkiye’ye getirilebilir

16 Ekim 2018

“İyi haber alan kaynakların bildirdiğine göre...”

*

- Kaynağımı sormayın.

- Detay istemeyin.

- “Ne zaman” demeyin.

Sadece şunu bilin yeter:

İyi haber alan kaynaklardan aldığım bilgiye göre...

Tıpkı bizdeki papazın uçağa bindirilip ABD’ye gönderildiği gibi...

Yazının devamı...

MHP’li Cemal Enginyurt ‘bam bam bam’ yaptı

15 Ekim 2018

MHP’li milletvekili Cemal Enginyurt, taktik maktik gözetmeden “bam bam bam” yaptı.

*

Şunların hepsi onun cümleleri:

- Amerika’yı protesto edeceğiz diye iPhone’u kırdık, Brunson uçağa binip gitti.

- Amerika’yla aramın açıldığına mı yanayım, giden iPhone’a mı üzüleyim, ajan Brunson’ın serbest kalmasına mı kızayım?

- Kaldık ya la ortada, iPhone’umu verin!

*

MHP’li Cemal Enginyurt’un...

Yazının devamı...

Yedi maddede papaz vakası

14 Ekim 2018

*

- MADDE İKİ: Yanarım yanarım da şu Trump’ın attığı cakaya yanarım. Yanarım yanarım da şu Trump’a yaşatılan hazza yanarım. Trump gibi bir adama bunları yaşatmaya kimin ne hakkı var?

*

- MADDE ÜÇ: Gizli tanıklık müessesesi, bir tür yavşaklık müessesesine dönüşmüş durumda... Bütün hıncımızı papaz davasının gizli tanıklarından alabiliriz... O derece yani.

*

- MADDE DÖRT: Papaza hem FETÖ’cü, hem PKK’lı, hem de ajan dedik. Yahu bari sadece birini diyeydik! Bari birazcık idareli kullanaydık... Bu ne müsrifliktir!

*

Yazının devamı...