"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Vatan hainlerini tanıma kılavuzu

5 Ocak 2017

Her kim ki... Alevilere yönelik kışkırtıcılık yapıyorsa, ayrımcılık yapıyorsa... Bilin ki o kişi vatan hainidir.

Her kim ki... “Şu düşman, bu düşman, o düşman” diyerek toplumun en az yarısını şeytanlaştırıyorsa... Bilin ki o kişi vatan hainidir.

Her kim ki... Herhangi bir terör olayı karşısında kurbanların kimliğine ve meşrebine bakarak tavır alıyorsa... Bilin ki o kişi vatan hainidir.

Her kim ki... Kutuplaştırıyor, bölüyor, parçalıyor, karşıtlık çıkarıyor, nefret tohumları ekiyorsa... Bilin ki o kişi vatan hainidir.

Her kim ki... Hukukun, adaletin vermesi gerektiği cezayı kendi elleriyle vermeye kalkışıyorsa... Bilin ki o kişi vatan hainidir.

Her kim ki... Yaşam tarzı farklılığından dolayı karşısındakini aşağılıyor, ötekileştiriyor ve yargılıyorsa... Bilin ki o kişi vatan hainidir.

Her kim ki... Teröre, şiddete, katliama, bombaya, cinayete falan en küçük bir meşruiyet sağlıyorsa... Bilin ki o kişi vatan hainidir.


İYİ DE HİÇ Mİ 'OH OLSUNCU' TUTUKLAMAYACAKSINIZ
BARBAROS Şansal’ı tutukladınız.

Hem de KKTC’den sınır dışı ettirerek... Hem de uluslararası havaalanında linçe uğratarak...

İyi ama 39 kişinin can verdiği kanlı bir terör saldırısının ardından...

“Oh olsun” diye böğüren yüzlerce kişiden...

Birini olsun tutuklamayacak mısınız?

Barbaros kışkırtıcı provokatör de...

“Oh olsuncular”, azıcık yaramazlık yapan tosuncuklar mı?


MİLLETÇE KAFAYI YEDİK
SIRF azıcık çekik gözlü olduğu için inceden Reina katiline benziyor diye gariban bir adamı linç etmek bizde...

Elektrik kesintisinden şikâyet eden kendi halindeki esnafa, “Yoksa sen vatan haini misin” diye çemkirmek bizde.

Durup dururken özenle yapılmış bir kardan adamı tekmeleyerek yerlere devirmeye çalışmak bizde.

KAFAYI YEDİK, KAFAYI YEDİK, KAFAYI YEDİK.


LAİKLİK NEDEN GÜZELDİR
LAİKLİKTE herkesin inandığı kendinedir de ondan güzeldir.

Laiklik dinin tek bir yorumunun tüm topluma dayatılmasının önünde bir güvencedir de ondan güzeldir.

Laiklik tekfirci katillere geçit vermez de ondan güzeldir.

Laiklik inanın istediği gibi inancını yaşama hakkının garantisidir de ondan güzeldir.

Laiklik, laikliği bahane ederek özgürlük kısıtlayıcılarına indirgenemeyecek kadar önemlidir de ondan güzeldir.


ÜÇÜ DE EĞLENCELİ ASLINDA
FESLİ KADİR: Hipnotize edici bir üslubu var. Bir dinlemeye başlıyorsun, asla bırakamıyorsun. Tarihi gerçekleri, tarihin bir ideolojinin payandası haline getirilme girişimlerini, resmi tarihe karşı başka bir resmi tarih oluşturma çabalarını falan bir tarafa bırakırsan... Anlattıklarıyla epey eğlenebilirsin.



CÜBBELİ AHMET: Adamın konu sıkıntısı yok. Nasıl mı? Mesela satranç konusuna daldı. Bitti mi peki? Tabii ki hayır! Daha bunun daması var, bilardosu var, piştisi var, okeyi var... Her birine bir vaazda laf geçirse... 2017’nin tüm vaazlarını popüler hale getirmesi resmen garanti... Otomatik pilota takmış gibi konuşur. Ciddiye almazsan, eğlenirsin.

ADNAN HOCA: İngiliz derin devletinin tüm dünya için oluşturduğu büyük tehdidi çok ciddi bir yüz ifadesiyle anlatırken... Aynı çok ciddi yüz ifadesiyle aniden piste fırlayıp “Fidayda da Angaralım fidayda” diye oynamaya başlamıyor mu, resmen bitiyorum. Hastasıyız vallaha.


ÖMER ÇELİK'LER KONUŞURSA CÜBBELİ AHMET'LER SUSAR
OH be!

Nihayet!

AB Bakanı Ömer Çelik, “Satranç oynuyorum, keşke herkes satranç oynasa” dedi de...

Yüreğime su serpildi.

Size bir şey söyleyeyim mi?

Cübbeli Ahmet’lerin panzehiri Ömer Çelik’lerdir.

Keşke her hafta sohbet toplantısı falan düzenlese Ömer Çelik...


BAHÇELİ'NİN SONSUZ KATILDIĞIM İKİ CÜMLESİ
BİR: Yeni yıl kutlamalarının karşısına Mekke’nin fethini çıkarmak art niyetliliktir.

İKİ: Reina saldırısı sonrası oh olsun demek kelimenin tam manasıyla alçaklıktır.


TÜSİAD'A BAŞKAN OLASIN
DÜN Hürriyet’te Jale Özgentürk’ün TÜSİAD’ın yeni başkanının nasıl bulunduğunu ve ikna edildiğini anlatan haberini okuyunca...

“Bundan sonra her kime çok kızarsam ‘TÜSİAD’a başkan olasın’ diye bir beddua ederim” dedim.


O SORUYA CEVAP
CUMHURİYET gazetesinden bir arkadaş, sosyal medyadan bana sormuş:

“Sorabilir miyim, hiç mi eliniz titremedi Akit denilen şeyle Cumhuriyet’i aynı kefeye koyduğunuz satırları kaleme alırken.”

Cevabı buradan veriyorum:

“Titredi tabii ki... Titremez olur mu? Hem de nasıl titredi! En az Cumhuriyet gazetesinin sözlerimi çarpıtıp beni linç ettirirken elinin titrediği kadar...”

Yazının devamı...

Sabah gazetesi 'üst akıl'ın hizmetinde

4 Ocak 2017

Bu yazıya göre...



FETÖ
DEAŞ
PKK
HDP
CHP
Sol örgütler
Kemalistler
Odatv
Birgün gazetesi
Ve Doğan Medya Grubu...
Birlik olup...
İçsavaş çıkarmaya çalışıyormuş.

Yazıklar olsun.
Binlerce kez yazıklar olsun.

Memleket ve insanlık düşmanı teröristler ile bu memleketin evlatlarını aynı potada eritip hepsini birden düşman ilan eden şu pespayeliğe bakar mısınız?

Şu kafaya bakın kafaya!

Memleketin anamuhalefet partisi düşman.
FETÖ/PKK konusunda en duyarlı yayınları yapan ve 15 Temmuz gecesi nerede durduğu apaçık belli olan Doğan Grubu düşman.
Memlekette ne kadar solcu varsa alayı düşman.
Atatürkçüler düşman.
Azıcık muhalif takılan bütün yayın organları düşman.

Geriye kim kalıyor? Kim kalacak? Bir tek kendileri kalıyor.

Daha dün Başbakanlık adına yapılan açıklamada “Kutuplaşmaya sevk edici paylaşımlar teröre hizmet eder” denildiği halde...

Ayrımcılığın daniskasını yapıyorlar, kışkırtıcılığın feriştahını yapıyorlar.

Ondan sonra da...

“Hepimiz bir ve beraber olalım, el ele verelim” falan diye poz veriyorlar.

Ne de kolay telaffuz ediyorlar “içsavaş” sözcüğünü!

Akla bile getirilmemesi gereken o uğursuz ihtimali, leblebi çekirdek gibi manşetlerine nasıl da çekiyorlar!

Şu sorumsuzluğa, şu pervasızlığa bakar mısınız?

Buradan açıkça ilan ediyorum:

Bu yazıyı kimler yazdırdıysa...

Onlar “ÜST AKIL” denilen yapının hizmetindedir.

Çünkü böylesi bir ayrımcılığı ve kışkırtıcılığı, ancak bu memlekette çatışma çıkarmak isteyen “ÜST AKIL” bu kadar küstahça yapabilir.


CUMHURİYET GAZETESİNİN AKİT'TEN NE FARKI VAR Kİ?

TARAFSIZ Bölge’de canlı yayında Barbaros Şansal’la ilgili haberi, son dakika gelişmesi olarak verdim.

Programda ilk söylediğim şey şuydu:

“Barbaros Şansal havaalanında bir linçe, bir saldırıya uğramış. Abuk sabuk bir tweet atmış, saçma sapan şeyler yazmış, bir de video çekmiş, milletin tepkisini çekecek bir sürü laf etmiş.”

Bunu söyledikten hemen sonra...

Üstüne basa basa şunları söyledim:

“Linç olmaz. Saldırı kabul edilemez. Bu nasıl iş? Burası muz cumhuriyeti mi? Kim bu saldıranlar? Havaalanı görevlileri mi? Polis ne yapıyor? Böyle şey olmaz. Bu kabul edilemez. Cezayı hukuk verir. Siz kim oluyorsunuz da ceza vermeye kalkışıyorsunuz.”

Üstelik bu kısmı bir kere de söylemedim, defalarca söyledim.

Peki ne yaptı Cumhuriyet gazetesi?

Ne yapacak?

Akit denilen paçavranın ahlaksız stilini aynen kopyaladı.

“Ahmet Hakan’dan tepki çeken Barbaros Şansal yorumu” başlığıyla yaptığı haberde sözlerimin sadece birinci bölümünü verdi, ikinci bölümünden ise tek harf olsun söz etmedi.

Trollükte ak trollerden hiç de geri kalmayan bir sürü tip, Cumhuriyet’in bu haberini kaynak göstererek...

Başladı beni linç etmeye.

Hiç öyle ahlaktan, insanlıktan, dürüstlükten falan söz etmeyin bana.

Yok aslında birbirinizden farkınız.

Hepiniz birbirinizin emmioğlusunuz.


ÜÇÜNÜN DURUMU DA BİRBİRİNDEN BERBAT

BARBAROS ŞANSAL’IN DURUMU: Tam bir kafayı sıyırmışlık içinde... Hezeyan patlaması yaşıyor... Ağzından çıkanı kulağı duymuyor... Üslubu kötü, derdi belirsiz... Cepheleştirme tohumları ekiyor. Her türlü eleştiriyi sonuna kadar hak ediyor.

LİNÇ EDENLERİN DURUMU: Tam bir kafayı sıyırmışlık içindeler... Yaptıklarının neye yol açacağının farkında değiller... Hukuk, kanun falan takmıyorlar... Şuursuzlar... İdraksizler... Kaba kuvvetçiler. Akılsızlar.

LİNÇİ ALKIŞLAYANLARIN DURUMU: Bir kovboy kasabasının sakinleri gibiler... Medeniyetten nasiplerini almamış durumdalar... En az linççi güruh kadar şuursuz ve idraksizler... Hukuk, kanun tanımaz haldeler... Nefretleri akıllarının önünde...


CÜBBELİ'NİN SATRANÇLA İLGİLİ BEŞ FİYASKOSU

FİYASKO BİR: Beş yıl önce verdiği fetvada satranç için “Helaldir, zekâyı geliştirir” dediğinin ortaya çıkması...

FİYASYO İKİ: Tayyip Erdoğan’ın ahaliye satranç takımı dağıtmaktan hazzettiğini fena halde atlaması...

FİYASKO ÜÇ: Bir satranç hastası olan Putin’in kaşlarını kaldırarak kendine bakmasına yol açması...

FİYASYO DÖRT: Şansa daha fazla açık olan tavlayı, satrançtan bile daha evla gördüğünü söyleyerek bilgisizliğini açık etmesi...

FİYASKO BEŞ: Satranç Federasyonu’nun kendisine yönelik bildiri yayınlamak suretiyle “şah” çekmesine yol açması...


BEN ARTIK LAİKLİK DENİLİNCE

ESKİDEN “laiklik” denilince...

Canım sıkılırdı.
Bir kekremsilik kaplardı her yanımı...
Dudaklarımda antipatik bir kıvrım oluşurdu.
Yüzümü ekşitirdim.

Neden?

Çünkü eskiden başkalarının yaşam tarzına müdahale etmeyi hak görenlerin biricik bayrağıydı saptırılmış ve otoriterleştirilmiş “laiklik”.

Bugünlerde ise “laiklik” denilince...

Aklıma sakin bir liman geliyor.
Motorları maviliklere sürüyorum.
İtimadım artıyor.
Bir saçak altı bulmuş gibi oluyorum.

Neden?

Çünkü bugünlerde başkalarının yaşam tarzına müdahale etmeyi hak görenlere “hop” diyecek çok şahane bir ilke haline geldi özgürlükçü “laiklik”.


Yazının devamı...

IŞİD’e göre alayımız kâfir

3 Ocak 2017

Tayyip Erdoğan da düşman, Kemal Kılıçdaroğlu da...

Solcular da Müslüman değil, sağcılar da...

Muhafazakârlar da İslam dışı, sekülerler de...

Aleviler de işe yaramaz, Sünniler de...

Türkler de hedef, Kürtler de...

Mehmet Görmez de mürtet, mesela ben de...

*

Madem IŞİD, aramızda hiçbir ayrım yapmıyor.

Biz niye IŞİD karşısında aramızda bölünüp parçalanalım ki?

 

İSLAM ÂLEMİNDE YILBAŞI

- En yakın dostumuz Katar’da coşkuyla kutlandı yılbaşı... Havai fişekler falan...

*

- Fas’ta yeni yılı karşılamak için yapılan törenlerde hiçbir masraftan kaçınılmadı.

*

- Dubai de heyecan doruktaydı... Kırmızı oldu her yer.

*

- Mısır’da da patlattılar havai fişekleri... El Ezher falan da bir şey demedi.


NEDEN? NEDEN? NEDEN?

- NOEL Baba’nın kafasına silah dayayarak iş yaptığını sanan alperenler, NEDEN IŞİD adlı cehennem köpeklerine karşı kıllarını bile kıpırdatmazlar?

*

- “Yılbaşı kutlaması meşru değildir” diye hutbeler okutan Diyanet İşleri Başkanlığı, NEDEN IŞİD adlı katiller sürüsünün meşruiyetini tartışan hutbeler okutmaz?

*

- “Müslüman Noel kutlamaz” diye yırtınanlar, NEDEN bir kez olsun “Müslüman cinayet işlemez, Müslüman katliam yapmaz” diye fısıldamaz?

*

- Bir cuma namazı sonrası NEDEN İslam’ın onurunu ayaklar altına alan bu IŞİD barbarlarını lanetleyen bir gösteri yapılmaz?

*

- IŞİD denilen bu belaya karşı NEDEN sağcısı, solcusu, Atatürkçüsü, milliyetçisi, İslamcısı falan tüm ülke elbirliğiyle ayağa kalkmaz?

 

HER SALDIRI SONRASI HEP AYNI LAFLAR

- TERÖRÜN dini olmaz.

*

- Bütün ihtimaller değerlendiriliyor.

*

- Teröre asla boyun eğmeyeceğiz.

*

- Hiçbir ülke güvenli değil.

*

- Hiç kimse Türkiye’nin...

 

‘SANA NE’ DEMEYİ ÖĞRENMELİYİZ

SANA NE: Yılbaşı kutlamayı doğru bulmuyor musun, inancına aykırı mı görüyorsun, kutlamaya karşı mısın? Kutlamazsın olur biter. Kutlayana karışmak da ne oluyor? Bir yürü git. Sana ne?

*

- SANA NE: Hiç işim gücüm yokmuş gibi sana yılbaşı ile Noel arasındaki farkı mı anlatacağım. Kafam eser yılbaşı kutlarım, kafam eser Noel kutlarım, kafam eser ikisini de kutlamam... Bir yürü git. Sana ne?

 

NİHAYET İSTİFA ETTİRİLECEK BİRİ BULUNDU

HÜKÜMET istifa denemiyor, bakan istifa denemiyor, müdür istifa denemiyor.

Ve işte bu istifasızlık girdabından çıkışın yolu sonunda bulundu.

*

Son katliamın ardından hepimiz elbirliğiyle Reina’nın sahibi Mehmet Koçarslan’ı istifaya davet ediyoruz.

*

Nihayet istifa ettirilecek birini bulabilmenin tadımsız mutluluğu...

 

KAR OTELLERİNİ NEDEN SEVMEM

- PENCERELERİ pek küçüktür.

*

- Odaları pek konforsuzdur.

*

- Sucuk ekmek yemeyi telkin etmesine kıl olurum.

*

- Etrafını saran kayak tantanası hiç bana göre değildir.

*

- Şöminesinin başı hep kapılmış olur.

GAZETECİ EŞLERİ, KIZLARI, KARDEŞLERİ, OĞULLARI

TÜRKİYE’de gazetecinin eşi olmak, annesi olmak, kızı olmak, oğlu olmak, en az gazeteciler kadar dayanıklılık gerektiriyor.

*

Cumhuriyet gazetesinin tutuklu yönetici ve yazarlarının eşleri, kızları, kardeşleri, oğulları, Silivri Meydanı’nda bir araya gelip bir bildiri okudular.

*

Tıpkı Ergenekon ve Balyoz’da olduğu gibi...

Tutuklu gazeteciler olayında da yine bütün yük ailelerin olacak galiba.

YOZGAT’A HAVAALANI

MÜJDEYİ Sedat Ergin’den aldım.

Başbakan Binali Yıldırım açıklamış:

2017 yatırım planlarında Yozgat’a havaalanı yapmak varmış.

*

Teşekkürler Binali Bey!

Gidecek ilk uçaktan yerimi şimdiden ayırtıyorum.

 

BİRAZ SATRANÇ OYNASAN BÖYLE OLMAZSIN CÜBBELİ

CÜBBELİ!

Bu sefer de kafayı santranca takmışsın. Uydurma hadislere yaslanarak “satranç oynayanlar ve seyredenler lanetlenmiştir” diyorsun.

*

Cübbeli!

Bu yaptığınla şu üç şeyi aynı anda yapmayı başarıyorsun:

*

- BİR: Memleketi karıştırmak isteyen iç ve dış mihraklara, yeni cinayet alanlarının adresini veriyorsun.

*

- İKİ: İslam’ı satranç gibi bir zekâ oyununa bile müsamahasız bir din gibi göstererek milleti dinden imandan uzaklaştırıyorsun.

*

- ÜÇ: “Satranç, tavladan bile kötü” saptaması yaparak... Aslında biraz satranç oynayıp zihnini geliştirmen gerektiğinin itirafını yapıyorsun.

Yazının devamı...

Noel Baba nefreti ile katliam arasında bir ilinti var mı?

2 Ocak 2017

“Müslüman Noel kutlamaz” diye...

*

- Gören de... Cami cemaatine mensup hacı amcaların, yılbaşı geldiğinde Noel Baba kıyafeti giyip “Ho! Ho! Ho!” falan diye ortam coşturmaya kalkıştıklarını zannederdi.

*

- Gören de... Milli Görüş’ün ulularının, Süleymancıların, Menzilcilerin falan... Çam ağacı alıp evlerinde süsleme yapmaya başladıklarını zannederdi.

*

- Gören de... Hacı Kasım Efendilerin “hediyeleşmek sünnettir” falan diyerek yılbaşı gecesi bütün aile efradına janjanlı hediyeler dağıtmaya başladıklarını zannederdi.

*

- Gören de... Dinini yaşamak isteyen insanlarımıza yılbaşı gecesi zorla kuruyemiş yedirildiğini zannederdi.

*

- Gören de... Dini bütün insanlarımızın baskıyla ve zorbalıkla yılbaşı kutlamasına zorlandığını zannederdi.

*

Oysa...

Bu memlekette...

Ne hacı amcalar Noel Baba kılığına girecek kadar şuursuzlaşmış durumdaydı ne de yılbaşı gecesi millete silah zoruyla kuruyemiş yedirilmeye falan başlanmıştı.

*

O zaman neydi “Müslüman Noel kutlamaz” tantanasının sebebi hikmeti?

Ne yapılmak isteniyordu?

*

Gayet basitti yapılmak istenen:

“Ben nasıl yaşıyorsam başkaları da benim gibi yaşayacak” diye özetlenebilecek bir zorbalığın... “Bu memlekette artık benim borum öter, herkes benim gibi yaşayacak” diye özetlenebilecek bir dayatmacılığın... “Ben senin yılbaşı kutlamana karışırım, buna hakkım var” diye özetlenebilecek bir despotluğun...

Raconu kesilmek isteniyordu.

*

Oluşturulmak istenen atmosfer buydu.

Ve oluşturulmak istenen bu atmosfere karşı...

Herhangi bir devlet büyüğü çıkıp da...

“Saçmalamayın kardeşim, isteyen istediği gibi yaşar, siz ne karışıyorsunuz milletin hayatına, size ne” falan demedi, diyemedi.

Bırakın böyle demeyi...

Okul yönetimlerinin yılbaşı düşmanlığı yapmalarına falan göz yumularak...

Atmosfere mütevazı katkılar sunuldu.

*

Fakat her şeye rağmen yine de...

Şu doğru:

Reina katliamı, yaratılan bu atmosfer nedeniyle yapılmadı. Böyle bir atmosfer söz konusu olmasaydı da böyle bir katliam yapılabilirdi. Nitekim Fransa’da ya da Almanya’da böyle bir atmosfer söz konusu olmadığı halde benzer katliamlar gerçekleşmişti.

*

Ama şu da doğru:

Bu katliam ile bu atmosfer arasında bağ kurmak isteyenlerin kızarmış ekmeğine mis gibi tereyağı sürüldü. Korkunç bir algının oluşmasına neden olundu. Milletin birbirine daha da diş bilemesine yol açıldı.

7 SORU/7 CEVAPLA YILBAŞI KATLİAMI

SORU BİR

HEDEF olarak seçilen Reina’nın sembolik anlam ve önemi ne?

İçeride epey demode kalsa da dışarıdaki Türkiye algısında yeri ve önemi büyük... Hedef seçilmesindeki sembolik anlamı burada arayabiliriz.

SORU İKİ

Nasıl oldu da bunca uyarıya rağmen katliam gerçekleşti?

Bunca uyarıya, bunca alarma, bunca istihbarata rağmen... Reina’da tek bir polis görev yapıyordu.

SORU ÜÇ

Reina katliamının temel amacı ne olabilir?

Seksen tane amacı olsa bile... En temel ve en biricik amacı şunlar olabilir: Milleti birbirine düşürmek, “yılbaşı kutlayanlar” ile “yılbaşı kutlamayanlar” arasında düşmanlık çıkarmak, nefret tohumları ekmek.

SORU DÖRT

Ne yani? Yine güvenlik zaafı tartışması yapmayacak mıyız?

Sanırım yapmayacağız. Çünkü içimizden bazıları, güvenlik zaafı oluşturmamak için çaba sarf etmek yerine... Güvenlik zaafı tartışması yaptırmamak için çaba sarf etmekte.

SORU BEŞ

Noel Baba’ya silah dayayanlar ve yumruk atanlar ne olacak?

Yılbaşı kutlaması yapmak istemiyor olabilirsin. Hatta kutlama yapacaklara yönelik söyleyecek sözün de olabilir. Ama bunu şiddetle, silahla ifade etmeye başladığın andan itibaren... Nefret suçuna bulaşmış olman kaçınılmazdır.

SORU ALTI

Diyanet İşleri Başkanı’nın açıklamasına ne denebilir?

Diyanet İşleri Başkanı’nın katliamdan sonra yaptığı açıklama çok önemli... “Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının herhangi bir farkı yoktur” diyor Diyanet İşleri Başkanı... Keşke yılbaşı öncesi de benzer bir duyarlılık gösterse ve camilerde okuttuğu hutbelerde “Yılbaşı kutlayanlara yönelik şiddet ve nefret söylemi doğru değildir” mesajı da verseydi.

SORU YEDİ

Sosyal medyada terör övgüsü yapanlara bir işlem yapılacak mı?

Bunu ben de çok merak ediyorum. Sosyal medyanın tarassut altına alındığı ve ileri geri yazıp çizen herkesin gözaltına alındığı bir dönemde bakalım “Kâfirler geberdi, iyi oldu” falan diye yazıp çizenlere bir şey yapılacak mı?

HAYDİ REİNA’YA

- FUTBOL maçından çıkarken hain saldırıda ölen vatandaşlarımız ne kadar şehitse... Reina katliamında bir alçağın kurşunlarıyla can verenler de o kadar şehittir. Korkmayın, ölü demeyin, şehit deyin.

*

- Alçak saldırıların kurbanları için bazı tepeler ‘Şehitler Tepesi’ sayılıyorsa... Reina da ‘Şehitler Rıhtımı’ sayılmalıdır. Korkmayın, yürekli olun, adını koyun.

*

- Madem Reina katliamı, Türkiye’ye yönelik yapılmış bir katliamdır, madem bu katliamın asıl hedefi Türkiye’dir... O halde korkma, çekinme... Haydi al karanfilini, koş Reina’ya...  

VAY STV VAY

HER melun saldırının ardından...

“Aynısı STV dizisinde yayınlanmıştı” denmesinden ziyade...

“Aynısı STV dizisinde yayınlanmamıştı” denmesinin haber değeri çok daha yüksek.

Yazının devamı...

Devlet Bahçeli’den köstekli saat hediyesi

1 Ocak 2017

Köstekli saat hevesim kabarmış ve Bahçeli’ye şöyle seslenmiştim:

Devlet Bey! Sizde fazla var mı bu saatlerden?

*

Çok güzel bir sürpriz yaptı Devlet Bey.

Şık bir lacivert kutu içinde köstekli bir saat gönderdi.

*

Köstekli saati, MHP Merkez Yönetim Kurulu üyesi Volkan Yılmaz getirdi bana.

Volkan Bey, emaneti teslim etme sorumluluğuyla dopdoluydu.

Çok nazik bir şekilde şöyle dedi:

Genel Başkanımızın size çok selamı var. Bu köstekli saati size gönderdi”.

Ardından da ekledi:

Fazla saati olduğu için değil, size değer verdiği için...

*

Hemen aldım elime lacivert kutuyu.

İçinden Nacar marka yerli ve milli bir köstekli saat çıktı.

*

Bu saat, benim için unutulmaz bir hediye...

Hem kullanacağım hem de titizlikle saklayacağım.

Teşekkürler Devlet Bey.

*

Eğer çok zengin olursam...

Ben de size klasik bir otomobil hediye etmek isterim.

PİŞMİŞ TAVUK

BAŞBAKAN Binali Yıldırım, ta geçen eylül ayında...

“Başımıza gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi” demişti.

*

Bu cümleyi...

2016’nın özeti olarak öneriyorum.

BAYILDIM CHP’NİN BU EYLEMİNE

- Biraz yaratıcı olun.

- Biraz ezber bozun.

- Biraz farklı bir şey yapın.

- Biraz ayağa kalkın.

- Biraz halkın arasına katılın.

Falan deniyordu ya CHP’ye...

İlk adımı attılar.

*

CHP milletvekilleri, çeşitli kentlerin en büyük meydanlarında bir araya gelip...

Başkanlık sistemi karşıtı” bildiriler okudular.

*

Yıkmadan, kırmadan, dökmeden, bağırmadan, çağırmadan, hırçınlık yapmadan, gayet medeni bir şekilde...

Mesajlarını duyurmuş oldular.

*

Buna benzer çıkışlarla devamını getirebilirlerse...

Ne olacak bu CHP’nin hali” sorusunu anlamsızlaştırabilirler.

DÜNYA BİZİ KISKANIRKEN

KANADA devleti şu kararı almış:

“Hızlı internet bağlantısı, bir vatandaşlık hakkıdır. Tüm vatandaşlarımız bundan yararlanmalıdır”.

*

Dünya bizi kıskanıyor ya...

Ben de Kanada’yı kıskandım.

AHMET ŞIK İÇİN

YİNE aynısı olacak.

Yine Ahmet Şık hapisten çıkacak.

Yine Ahmet Şık’ı hapse tıkanlar mahcup olacak.

*

Kısacası...

Hiç ibret alınmadığı için tarih tekerrür edecek.

YENİ YILDA ÜZERİNDE ÇALIŞACAĞIM 8 KONU

- BİR: Cübbeli’nin vergi verip vermediği, veriyorsa kaç lira verdiği meselesine bakacağım.

*

- İKİ: Melih Gökçek’in aleyhinde konuşan uzak / yakın bir akrabası olup olmadığını araştıracağım.

*

- ÜÇ: Burhan Kuzu’nun başkanlık sistemi üzerine yazdığı eserleri inceleyeceğim.

*

- DÖRT: Donald Trump’ın altın varaklı evine sızmak için çeşitli denemeler yapacağım.

*

- BEŞ: “Tiyatro sanatında son durum” konusunu araştırmak üzere çok sık tiyatroya gideceğim.

*

- ALTI: Güney Amerika modeli başkanlık sistemlerini incelemek bahanesiyle şöyle bir Brezilya yapıp geleceğim.

*

- YEDİ: Herhangi bir şeyin koleksiyonunu yapmaya başlayacağım.

*

- SEKİZ: Jeneratör denilen araçlar pahalı mı değil mi, şöyle bir araştıracağım.

‘FESLİ’YE ÖNERİ

FESLİ Kadir Mısıroğlu...

“Noel Baba denilen adam gizli Müslüman’dır, esas adı Nail Baba’dır” açıklamasını yapmak için neyi bekledi, bilmem ki.

SÜRÜMDEN KAZANMAK

OSMANGAZİ Köprüsü’nün geçiş ücreti 89 liradan 65 liraya düşürüldü.

*

Yetmez ama evet!

*

Biraz daha indirin sayın yetkililer biraz daha indirin.

Sürümden kazanırsınız.

2017 DUASI

- İçerideki gazeteciler dışarı çıksın Allah’ım.

*

- Dolar düşsün Allah’ım.

*

- Suriye’de ateşkes işlesin Allah’ım.

*

- Ekonomi canlansın Allah’ım.

*

- Memleket huzur bulsun Allah’ım.

*

- Daha az hareket, daha çok bereket olsun Allah’ım.

*

- Kuvvetler ayrı olsun Allah’ım.

Yazının devamı...

Yılın fiyaskoları

31 Aralık 2016

Doğmadan ölmesi, belirmeden kaybolması, gelmeden gitmesi, varken yok olması, elle tutulurken kayıvermesi nedeniyle...

*

JET FADIL

Türkiye’nin hem sekülerlik günlerinde hem de muhafazakârlık döneminde dolandırıcılıktan hapse düşmesi nedeniyle...

*

E-KİTAP

Baskıdan yeni çıkmış kitap kokusunun muhteşem çekiciliğini bir türlü mağlup edememesi nedeniyle...

*

AHMET DAVUTOĞLU

Suriye’deki fiyaskonun tamamen üzerine kalması ve bu durumu sessiz sedasız kabullenivermesi nedeniyle...

*

SAMSUNG

Resmen ve alenen patlayan telefonlar üretmesi ve ürettiği telefonları telaşla toplatmak durumunda kalması nedeniyle...

*

MERAL AKŞENER

Çok kısa bir süre içinde “kurtar bizi abla”dan “ismi neydi unuttum”a evrilmesi nedeniyle...

*

HALUK BİLGİNER

Yılın hakikaten en fiyasko ve en dandik filmi olan Ben-Hur’da sadece figüratif bir unsur gibi kullanılması nedeniyle...

*

MELİH GÖKÇEK

2016 yılında da ergen bir ak trolden bile daha fazla performans göstermesi ve daha fazla mesai yapması nedeniyle...

*

ÖZGÜR SURİYE ORDUSU

Bunca çabaya, bunca paraya, bunca desteğe rağmen bir türlü esaslı bir mukavemet gücü olamaması nedeniyle...

*

ORHAN PAMUK

2016 yılı boyunca yaptığı az sayıdaki özgürlük ve demokrasi çıkışlarına zerre kadar önem atfedilmemesi nedeniyle...

*

OBAMA

Giderayak ardında hoş bir seda bırakmaması ya da bırakamaması, yani esaslı bir düş kırıklığı olması nedeniyle...

*

İSTANBUL TRAFİĞİ

“Günün üç buçuk saatini trafikte geçirmek” diye bir sorunsalı çok ciddi bir biçimde gündemde tutması nedeniyle...

*

BÜLENT ARINÇ

FETÖ konusunda yaptığı “bana ahmak diyebilirsiniz” açıklaması ve tartışmalı özgül ağırlığını sıfırlaması nedeniyle...

*

LİBERALLER

AK Parti’ye gülücükler atarken bir anda kendilerini “iflah olmaz Tayyip Erdoğan düşmanı” olarak bulmaları nedeniyle...

*

CELAL KILIÇDAROĞLU

Yılın son günlerinde yaptığı pespaye çıkışlarla “evlat olsa eldivensiz sevilmez” durumuna gelmesi nedeniyle...

*

BURHAN KUZU

Tam istediği gibi bir başkanlık sistemi yerine pek istemediği gibi bir cumhurbaşkanlığı sistemine fit olmak durumunda kalması nedeniyle...

*

MERYEM UZERLİ

Oynadığı dizilerin bir türlü “tutmaması” nedeniyle...

 

2016’DA KİŞİSEL YENİLİKLER

İKİ haftalığına vegan olmaya çalıştım.

*

Üç gün yoga, beş gün pilates yaptım.

*

83 adet polisiye roman okudum.

*

Dizi tiryakisi oldum.

*

Höşmerime dadandım.

*

“Uçun kuşlar uçun” şarkısına kulak verdim.


TAVLA

ALLAH razı olsun tavlayı icat edenlerden.

Kendileri sayesinde...

2016 yılını...

Bütçe fazlası vererek kapattım.

 

YILIN GAZETECİSİ NİLÜFER DEMİR

DOĞAN Haber Ajansı Muhabiri Nilüfer Demir’in çektiği “kıyıya vuran çocuk cesedi” fotoğrafı, Suriyeli mülteciler dramını en iyi yansıtan fotoğraf karesi oldu.
“Bir fotoğrafla dünya nasıl sarsılır” sorusuna okkalı bir cevap verdi o fotoğraf.

*

Dünyayı sarsan o fotoğrafı çeken Nilüfer Demir, yılın gazetecisidir. Nokta.

İŞTE YILIN ŞARKISI BU

BOŞ verin Bağdat’ı falan...

2016’nın en iyi şarkısı...

“İmera” adlı grubun seslendirdiği Mustafa Cihat’ın “Emri Olur” şarkısıdır.

*

Uhud Savaşı’nda Hz. Hamza’yı öldüren Vahşi’nin hikâyesinden esinlenerek yazılan bir şarkı bu...

*

Sözleri şöyle:

“Taş bassın yerime dedi gönlüne/Emrin olur başım gözüm üstüne/Bakmasın demiş bir daha yüzüme/Emrin olur inansın bu sözüme/Anmasın demiş adımı diline/Vay ben ölem atın toprak üstüme.”

*

Yılın şu son gününde hadi bulun şarkıyı ve dinleyin.

“Allah razı olsun” diyeceksiniz.

 

 

2016’NIN KAHRAMANLARI

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Suriye’yi, Irak’ı, mezhep çatışmalarını, FETÖ’yü falan görünce... Değerini yeterince bilemediğimiz için kendisinden bin bir özürler diledik, kendisine benzemeyen heykellerine bile sempati besledik, laf edenlere laf ettik falan... 

LAİKÇİ TEYZELER

Onca mürekkep yalamış afili profesörlerden, ciltlerce kitaplar yazmış kasım kasım kasılan analizcilerden, “her şeyi biz biliriz” edasıyla dolaşan liberal demokrat yazarlardan çok daha fazla öngörülü olduklarını kanıtladılar.

 

2016’DA DA KAZANDILAR

DOLAR

*

Ali Ağaoğlu

*

Acun

*

TOKİ

 

 

Yazının devamı...

Bulmuşlar gariban Noel Baba’yı

30 Aralık 2016

*

Yalancılara ses yok.

*

Şahsiyetsizlere laf yok.

*

Vicdansızlara fiske yok.

*

Mezhepçilik körükleyenlere tokat yok.

*

Çıkarcılara yan gözle bakma yok.

*

Her devrin adamlarına kaş kaldırma yok.

*

Dilsiz şeytanlara hop deme yok.

*

m Nefret körükleyenlere dur deme yok.

*

Bulmuşlar gariban Noel Baba’yı...

 

Ha bire yumrukluyorlar da yumrukluyorlar.

*

Aksakallı gariban bir ihtiyarı yumruklayarak yiğit olunmaz.

Aynaya bakma cesareti gösterebilmektir asıl yiğitlik.

 

NOKTALI POLEMİĞE BEŞ NOKTADA İTİRAZIM VAR

ABD
Büyükelçiliği şöyle dedi:

“YPG’ye, PKK’ya silah vermiyoruz. Nokta.”

*

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise şöyle dedi:

“Bugüne kadar ABD, YPG’ye silah vermiştir. Nokta.”

*

Bu noktalı polemiğe şu beş noktada itirazım var:

*

BİR: Bu ABD, daha önce YPG’ye silah yardımı yaptığını açıklamamış mıydı? Bu kadar da yalancılık olur mu yahu? Nokta.

*

İKİ: ABD Büyükelçiliği’nin dengi Dışişleri Bakanı mıdır? Neden mütekabiliyet esas alınmıyor? Neden Büyükelçiliğe cevabı, daha alt düzey bir yetkili vermiyor? Nokta.

*

ÜÇ: Eğer ABD, gerçekten de düşmanımıza silah veriyorsa ve bu çok netse... “Nokta” diyerek konu kapatılır mı? Nokta.

*

DÖRT: Düşmanımıza silah yardımı yapan ülke, bizim müttefikimiz olmaya devam mı edecek? Böyle şey olur mu? Nokta.

*

BEŞ: Düşmanımıza silah yardımı yaptığından emin olduğumuz müttefikimize karşı, laf sokmaktan başka bir şey yapmayacak mıyız? Nokta.

 

YILIN EN’LERİ

 

YILIN KAYBEDENİ

Her atılımında yerin yedi kat dibine geçmesi nedeniyle FETULLAH GÜLEN

YILIN BABASI

Oğlu Osman için yedi düvelle savaşan MELİH GÖKÇEK

YILIN BEKLENENİ

Koltuğa oturacağı günün beklenmesi nedeniyle TRUMP

YILIN KAZANANI

Her durumda hep kazandığı için PUTİN

YILIN KİTABI

Cahil avcısı olması nedeniyle KÜRK MANTOLU MADONNA

YILIN KARİZMASI

“Narcos” dizisinde pantolonunu çekiş biçimiyle PABLO ESCOBAR

YILIN KAZMASI

Otobüste hemşire tekmeleyen TEKMECİ

YILIN KAFASIZI

Gülen soyadından kaçıldığı bir dönemde soyadını Gülen yapan ENES KANTER

YILIN SANATÇISI

Yine yeni yeniden TARKAN

YILIN LOBİCİSİ

Her dediklerini yaptırabilen TAKSİCİLER

YILIN UNUTULANI

ABD zindanlarında unutulan REZA ZARRAB

YILIN ŞARKISI

“Bağdat” şarkısının hatırlattığı eski bir şarkı: BAĞDAT YOLU

YILIN TACİRİ

Yanmayan kefen, okunmuş su falan satışıyla CÜBBELİ

YILIN YUMRUĞU

Tarafsız Bölge’nin sehpalarının çelikten yapılmasına yol açan AYKUT ERDOĞDU

 

AK PARTİ’YE SORUYORUM: KILIÇDAROĞLU’NDAN DAHA İYİSİNİ Mİ BULACAKSINIZ?

AK Parti cephesinde öyle bir Kemal Kılıçdaroğlu karşıtı hava estiriliyor ki...

Hiçbir şeyden haberimiz olmasa...

Sanacağız ki...

Kemal Kılıçdaroğlu gümbür gümbür geliyor.

*

Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde...

- Boş kaleye golleri atıyorlar.

- Etkili bir muhalefetin tadını unuttular.

- Radikal bir çıkışla karşılaşmıyorlar.

- Ezberleri bozulmuyor.

- Elleri hep gayet rahat...

- Alternatifsizliklerinin keyfini çıkarıyorlar.

*

Ama buna rağmen...

Varsa Kemal Kılıçdaroğlu...

Yoksa Kemal Kılıçdaroğlu...

*

Ne istiyorlar bilmem ki...

Yoksa CHP’nin başında da Devlet Bey gibi bir lider mi görmek istiyorlar?

 

AHMET ŞIK

FETULLAH döneminde hapislerde yatırılan gazeteci Ahmet Şık, Fetullah’la savaş döneminde de gözaltına alındı.

*

Yani...

Ahmet Şık diye yazılır.

Her devrin mazlumu diye okunur.

 

 

 

Yazının devamı...

Celal Kılıçdaroğlu pespayelik aşamasında

29 Aralık 2016

           

BİRİNCİ AŞAMA:
“Sen öyle düşünüyorsun ama ben böyle düşünüyorum” aşaması... İşin bu kısmında hiçbir sorun yok. Kardeşler ille de aynı dünya görüşüne mensup olacak değil. Biri “Yaşasın AK Parti” der, öbürü CHP’li, hatta CHP’nin genel başkanı bile olabilir.

İKİNCİ AŞAMA: “Hangi gerekçeye dayanırsa dayansın aile içinde oluşan husumetin yansımaları” aşaması... Bu da olabilir bir durumdur. İki kardeş hasım olmuştur. Birbirlerine öfkelidirler ve öfkelerini kamu önünde dile getirmekten çekinmemektedirler. Bunu bile bir dereceye kadar anlayabiliriz.

ÜÇÜNCÜ AŞAMA: Abiyle alay etme, abiyi kamu önünde küçük düşürmeye çalışma, abiye lakap takma, abiyi rezil etmeye çalışma aşaması... İşte bu aşama rezillik, müptezellik, pespayelik aşamasıdır. İşi geçmişte aile içinde yaşanmış bir yemeğin bile dedikodusunu yapmaya kadar vardırma aşamasıdır.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşi Celal Kılıçdaroğlu, birkaç gündür sosyal medyada yazıp çizdikleriyle...

Bu üçüncü aşamada olduğunu kanıtlamış durumda.

Abisiyle alay ediyor.
Abisini küçük düşürmeye çalışıyor.
Abisine lakap takıyor.
Abisinin evinde yediği yemeğin dedikodusunu yapıyor.
Abisiyle ilgili mahremiyetleri döküp saçıyor.
Abisini rezil etmek için uğraşıyor.
Falan...

Celal Kılıçdaroğlu bu kusturucu pespayeliğiyle...
Kemal Kılıçdaroğlu’dan nefret edenlerde bile...
Çok ciddi bir mide bulantısına neden oluyor.


İŞTAR GÖZÜAYDIN'I TUTUKLAMAK
PROF. İştar Gözaydın’ı FETÖ’den tutuklamışlar.

İştar Gözaydın ki...

Diyanet İşleri Başkanlığı konusunda çok önemli akademik çalışma yapmıştır.

80’li, 90’lı yıllardaki İslamcı panellerin değişmez konuğudur.

Hayrettin Karaman’dan Mehmet Görmez’e herkesin bildiği, tanıdığı bir isimdir.

Demokratlığından kimsenin kuşkusu yoktur.m FETÖ ile alakası yoktur.

Madem İştar Gözaydın için asıl tanıklık etmeleri gerekenler susuyor, bari ben konuşayım dedim.


'LÜTFEN' DEDİKTEN SONRA 'AYAĞINI DENK AL' DEMEK
BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, terör örgütlerinin propagandalarına alet olmamanın önemine işaret eden bir açıklama yaptı.

Kesinlikle haklı.

Ancak açıklamasında şöyle bir şey de söyledi:

“Kusura bakmasınlar, medyadaki bazı arkadaşlar da lütfen ayaklarını denk alsınlar.”

Numan Bey’e sesleniyorum:

Ya “ayağınızı denk alın” deyin ya da “lütfen” demeyin.

İkisi birden biraz sırıtıyor.


KATİL NURETTİN YILDIZ'IN VAAZINI DİNLEMİŞ
NURETTİN Yıldız’ın küçük çocukların evlendirilmesi konusunda verdiği vaazlardan tiksinmiş biri olarak...

Şunu söylemek istiyorum:

“Büyükelçi katili, Nurettin Yıldız’ın vaazını dinlemiş” diye başlık atmak, Nurettin Yıldız’a yapılmış büyük haksızlıktır.

Bunu gazetem Hürriyet de yapmış olsa...Yanlıştır.


YENİ ÜNİFORMA ANALİZİ
CUMHURBAŞKANLIĞI Külliyesi’ndeki yeni polis üniformasına dair saptamalarım:



Altın suyuna şöyle bir batırılmış gibi bir eda takınan başlığı beğenmedim.

Üniformanın rengi güzel ama biraz fazla bol değil mi? Üniforma dediğin jilet gibi olur.

Cumhurbaşkanlığı yıldızlarına gönderme yapan düğmeler olmuş gibi...

Yaka deseni yeterince yerli ve milli ama yaka çok büyük değil mi?

Böyle iddialı bir üniformanın altındaki pantolonun bu kadar iddiasız olması kabul edilebilir değil.


HADİ ENVER! BİRGÜN'DE TETİKÇİYLE RÖPORTAJ YAP
BİRGÜN gazetesinde yeniden yazmaya başlamış Enver.

Bakalım, radyo programında yaptığı gibi Birgün gazetesinde de iktidar adına tetikçilik yapan şahısla röportaj yapacak mı?


İYİMSERLİK İÇİN TEK NEDEN
GECENİN en karanlık anı, şafağa en yakın andır ya...

İşte sırf bu yüzden iyimser olabiliriz. Çünkü başka bir dayanağımız yok gibi.


CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLTÜR-SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜNÜ ALMASI MÜNASEBETİYLE
ŞENER ŞEN NEDEN BÜYÜKTÜR

ROBERT De Niro’nun, Al Pacino’nun bile “Yaşım geçiyor, artık eskisi kadar titizlenmeme gerek yok” diyerek her projeye atladığı bir dünyada... Şener Şen inatla ve ısrarla titizleniyor ya... İşte bu yüzden büyüktür.



Herkesin taraf olduğu, tarafgir olduğu, hakkaniyetten uzaklaştığı, cıvık cıvık yandaşlıkla kaskatı ve sekter muhaliflik dışında çizginin kalmadığı bir ortamda... Şener Şen cemaatsiz kalmakta ısrar ediyor ya... İşte bu yüzden büyüktür.

Büyücü gibi bir oyuncu olduğu halde, canlandırdığı karakterlerle hepimizi kendine meftun ettiği halde, tam bir halk sanatçısı olduğu halde... Bu durumunun altını çizmeye tenezzül etmiyor ya... İşte bu yüzden büyüktür.

Bir sanatçının bütün bir sanat hayatı boyunca bir tekamül çizgisini takip etmesi bunca zorken... Şener Şen başlangıçtan bugüne hep daha iyiye, daha güzele, daha mükemmele doğru yol alıyor ya... İşte bu yüzden büyüktür.




Yazının devamı...