"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Defne’nin ölümü

3 Şubat 2011

Çok kaba ve intizamsız bir şekilde...
Ölüm geldi.
Ve “şov” bitti.
Artık laf sokmak, incitmek, sempatik ya da antipatik bulmak, söz oyunu yapmak, alay etmek, kafa bulmak “küt” diye devre dışıdır.

* * *

Yazının devamı...

Mısır’da İslami kıyam mı var?

1 Şubat 2011

Siteler “Hadi mücahitler! El birliğiyle Mısır’daki kıyama destek verelim” başlıklı mesajlarla doldu taştı.
Çağrılar sonucu:
Ankara’dakiler Mısır Büyükelçiliği’ne, İstanbul’dakiler de Mısır Konsolosluğu’na yürüdüler.
“Defol mübarek”, “Zulme karşı omuz omza”, “Yaşasın Mısır direnişimiz” sloganları attılar.
Sanki gerçekten de “İslami bir şahlanış” söz konusuymuş gibi...
* * *
Oysa işin aslı şu:

Yazının devamı...

Ben nasıl böyle oldum

31 Ocak 2011

- Normalde benim Osmanlı’ya karşı özel bir antipatimin olmaması gerekiyor. Ama hükümetin “Ecdat edebiyatı” o denli aşırı bir hal aldı ki, Osmanlı denilince hemen kendimi başka bir odaya atıyorum.
-  Normalde benim paşalarla, Haberal’la, Ergenekon sanıklarıyla falan hiç işimin olmaması gerekir. Ama “küçük hukuk ihlalleri” denilerek yapılan yanlışlar ve çektirilen eziyetler o boyuta vardı ki, hepsiyle de işim oluyor.
-  Normalde benim Kurtlar Vadisi Filistin filmini büyük bir şevkle karşılamam gerekiyor. Ama ülkenin egemenlerinin oluşturduğu siyasal koşullardan film çıkarmayı delikanlıca bir tutum olarak görmediğimden o şevki kendimde göremiyorum.
-  Normalde benim Kemal Kılıçdaroğlu’nu daha fazla eleştirmem gerekiyor. Ama Kılıçdaroğlu eleştirisi yapanlar, bu eleştirileri o kadar partizanca ve “Tayyip Erdoğan’a vuramıyoruz bari ona vuralım” mantığıyla yapıyorlar ki, benim elim pek gitmiyor.
-  Normalde benim eylem yapan üniversite öğrencileriyle aynı düzlemde bulunmamam gerekiyor. Ama o öğrencilerin üzerine öyle bir çullanılıyor ki, kendimi çullananlarla aynı safta görmek istemiyorum.

Beni de yazın

HALK müziği sanatçısı Pınar Sağ’a ceza verilmiş.

Yazının devamı...

Koca Ergenekon’u Haberal’a indirgediler

30 Ocak 2011

İşin içinde dümen varmış...
Mehmet Haberal’ın derhal hapishaneye konması gerekiyormuş.
Gazetelerinden her gün bunun haberini veriyorlar, yorumcuları her gün bunun üzerine laf söylüyorlar, ekranlarından bunun yorumunu yapıyorlar, polisleri gün aşırı hastaneye baskın veriyor.
Varsa Haberal, yoksa Haberal...
Artık nasıl bir öfke, nasıl bir kin, nasıl bir intikam duygusu biriktirmişlerse...
Ancak Haberal’ın hapishaneye konulmasıyla yatışacaklar.
Eli kanlı terör örgütü üyelerinin tahliye edilmesi karşısında bile göstermedikleri enerjiyi, Haberal’ın hastaneden hapishaneye gönderilmesi için gösteriyorlar.

Yazının devamı...

Önden buyurun direnişçi CHP’liler

29 Ocak 2011

-  “Direnmek hakkınızdır” diyerek...
-  “Eski tip bir hamaseti” ihmal etmeyerek...
-  “Emperyalizmin yerli işbirlikçileri” vurgusuna sığınarak...
-  “Milli Kuvvetler” ruhunu öne çıkararak...
-  “Atatürk’ün Bursa Nutku”nu rehber alarak...
-  “Kalk ey ehli vatan” diye slogan atarak...
Kısacası...

Yazının devamı...

Bize yüzde 15 derler

28 Ocak 2011

Aynı gün...
Bir bölüm gazeteci de “tensikat” nedeniyle işinden oldu.
Bu arada...
Bir bölüm gazeteci ise “Acaba uçakla yurtdışına götürülme sırası bize ne zaman gelecek?” diye devranın dönmesini beklemekte.
Bir de benim gibiler var:
Demirel döneminde de, Sezer döneminde de, Gül döneminde de “lanetli” kapsamından bir türlü çıkamayan.
Şu kadarını söyleyeyim:

Yazının devamı...

Hürriyet Balyoz’u nasıl haber yaptı

27 Ocak 2011

Ben de sordum:
“Ne iş? Tayyip Bey kızmasın diye haber mi saklanıyor?”
Soruma soruyla karşılık geldi:
“Ama sizin gazetede de Donanma Komutanlığı’nda ele geçirilen Balyoz belgeleri hakkında haber yapmadı. Söyle bakalım Ahmet Hakan, sizin gazete kimi kızdırmaktan korktu?”
İyi bir soruydu.
Fakat...
Sorunun cevabını benden önce Hürriyet verdi.

Yazının devamı...

Arınç’ın seks ve alkol çıkışına dair

25 Ocak 2011

Eğer o gençlerden bazıları, bugün çıkıp da “Hayat içki ve seksten ibaret değildir” deseler...
“Ne var bunda? Adamlar hayat algılarını dün de ifade ediyorlardı, bugün de ediyorlar” derdim.
Saygı duyardım yani.
Ama Bülent Arınç’a duymuyorum.
Neden mi? Anlatayım:
* * *
Hepimiz biliyoruz ki...

Yazının devamı...