"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Biz hep yanmaya mahkûm muyuz?

13 Mart 2011

Düşündüm.
“Doğru vallaha...” dedim.
* * *
Gerçekten de kısa bir süre öncesine kadar “dokunduğumuzda yanabileceğimiz” alanlar vardı.
Ama artık o alanlara korkusuzca dalabiliyoruz.
- Mesela askere vuramazdık. Ama şimdi vuruyoruz.
- Mesela generallerin ağzının içine bakardık. Ama şimdi bakmıyoruz.

Yazının devamı...

Mesai arkadaşım İklim

12 Mart 2011

Takvim gazetesine verdiği demeçte şöyle diyor İklim:
“Kimse bana sahip çıkmadı. Bir dönem beraber çalıştığımız insanlar, hatta Ahmet Hakan bile tanımadığını söyledi.”
* * *
İklim, Fatih Altaylı’nın programında özgeçmişini anlatırken şöyle demiş:
“Ben bir ara Ahmet Hakan’la TGRT’de çalıştım.”
Bu cümleyi işittiğim an, hafızamı şöyle bir yokladım.
Yok, hayır!

Yazının devamı...

Nerden baksan ahmakça

11 Mart 2011

Kim söylüyor bunu? İklim söylüyor.
* * *
İklim, Kemal Kılıçdaroğlu’a gitmiş... Olup bitenleri anlatmış... “Bir destek atın da bu skandalı kaydedeyim” demiş. Kılıçdaroğlu da “Bizden sana mama yok. Sen git kendi imkânlarınla kaydet” demiş.
Kim söylüyor bunu? İklim söylüyor.
* * *
Bir de “büyük balık” olayı varmış. Bir AK Parti yöneticisi de İklim’e tacizde bulunmuş... Bunun adı da “büyük balık” imiş...
Kim söylüyor bunu? İklim söylüyor.

Yazının devamı...

Nokta atışlar

10 Mart 2011

Arkadaş, “bomba haber”i veriyor:
“Duydun mu? Çocuk tacizinden içeri düşen Vakit yazarı Hüseyin Üzmez tahliye edilmiş.”
Her şeyi olağan karşılamaya alışan bünyemde sıfır tepki...
Ama arkadaş durmuyor ve espriyi patlatıyor:
“Yargı, bizim ‘gazetecilere özgürlük’ talebimizi anladı ama galiba yanlış anladı”.
* * *
Vakit Gazetesi’ni açıyorum.

Yazının devamı...

Dokunan yanmaz

8 Mart 2011

DOKUN, YANMAZSIN: CHP’yi bitirme planları yap. Sen soldan dal, kankan sağdan dalsın. Tek parti döneminden gir, Dersim bombalamasından çık. Vur babam vur. Vur diyenin çarkına vur. Mesele etme: Kılına zarar gelmez.
DOKUN, YANMAZSIN: Kemal Kılıçdaroğlu ile kafa bul, dalga geç, alay et. “Yürüyen merdivene ters bindi” de. “Yanlış uçağa yöneldi” de. “Çarkçı” de, “Kaynak” de, “Memur” de. Lakap üstüne lakap tak. Anasını yaz, babasını yaz. “Ermeni oğlu” falan de. Unutma: Dokunmak serbesttir.
DOKUN, YANMAZSIN: Gürsel Tekin’in yolsuzluk yaptığını fısılda... Baykal’ın kaseti ile ilgili tezvirat üstüne tezvirat yap... Hurşit’i sıkıştır, Muharrem’i karala, Süheyl’in verdiği malzemeyi değerlendir. Takma: Rahat oyna.
DOKUN, YANMAZSIN: Soner’e vur. Hanefi’ye vur. Ahmet’e vur. Nedim’e vur. ODA TV’ye vur. Halk TV’ye vur. Garantisi var: Elin bile incinmez.
DOKUN, YANMAZSIN: Elinde malzeme biriktir, zamanı geldiğinde yayınla. Özel görüşmelerin tutanaklarını elinde tut, zamanı geldiğinde boca et. “Sıra sana geliyor” diye tehdit et. Belden aşağı vur, belden yukarı vur... Unutma: Her şey serbest...
DOKUN, YANMAZSIN: Kitap yaz. Dosya paylaş. Psikolojik savaş teknikleri uygula. Savcı desteği al, polis desteği al. Sonra da kitap yazana, dosya paylaşana “terörist” muamelesi çek. Aklından çıkarma: Silivri sana uzaktır.
DOKUN, YANMAZSIN: Korku sal, endişe yarat, kaygı uyandır. İtibarsızlaştır, karala, tezvirat yap. Vicdansızca yüklen, acımasızca saldır. Rahatlat kendisi: Onlar da yapmamış mıydı?

Özel alandan notlar

Yazının devamı...

Dünkü Ergenekon bugünkü Ergenekon

7 Mart 2011

Darbe planıydı.
Veli Küçük’tü.
Misyoner cinayetleriydi.
Danıştay suikastıydı.
Yerin altına gömülmüş silahlardı.
Şiddet eylemleriydi.
Ümraniye bombalarıydı.

Yazının devamı...

Hükümet neden tasasız

6 Mart 2011

Dünya ayağa kalkmış.
Türkiye, Batı’da hedef tahtasına oturtulmuş.
Bazı çevreler tarafından “Demokrasinin motor gücü” olarak takdim edilen hükümet, demokrasinin en önemli unsuru olan “basın özgürlüğü” alanında ihlal üstüne ihlal yapmak ithamıyla karşı karşıya...
Birkaç holiganı saymazsak bütün köşeler isyanda.
Herkes Nedim ile Ahmet’e kefalet yarışına girmiş.
Can Dündar bile ağzına siyah bant çekmiş.

Ama bakıyoruz hükümetimize...

Yazının devamı...

Öyle bir yerdeyiz ki

5 Mart 2011

-  İkinci olarak hepimizde hafiften bir “ürperme duygusu” yarattılar.
-  Üçüncü olarak hepimizi dikkatli ve özenli davranmaya ittiler.
-  Dördüncü adımda yıldırma aşamasına geçtiler.
-  Beşinci aşama alenen korkutma aşamasıydı.
-  Altıncı aşamada korkutma dozunu biraz daha arttırdılar.
-  Yedinci de dozu daha da arttırdılar: Daha çok korkuttular.
-  Ve en sonunda korkutma vanasını sonuna kadar çevirip işi bitirmek istediler.

Yazının devamı...