İşte insana verilen değer, alkışlıyorum

BRAVO

Haberin Devamı

TARİHİ net olarak hatırlıyorum:

9 Ocak 2016...
Unutmadım, çünkü...
Okuduğumda, “İşte insana verilen değer” demiş ve bir gün ülkemde de böyle güzellikler yaşanmasını dilemiştim.
Haber aynen şöyleydi:
“Japonya’nın en kuzeyinde bulunan Hokkaido Adası’ndaki Kami-Şirataki tren istasyonu bir zamanlar işlek bir yerdi.
Ancak bu uzak yerleşime gidip gelenlerin sayısı son yıllarda hızla düştü.
Ve sonunda sadece iki istasyonluk hattı düzenli olarak kullanan tek bir kişi kaldı:
Lise öğrencisi bir kız...
Hattı işleten Japon Demiryolları üç yıl önce durumu fark etti.
Hat zarar ettiği için kapatılsaydı her gün okula gidip gelmek için treni kullanan lise öğrencisi mağdur olacaktı.
Bu nedenle üç yıl boyunca hattın zararına işletilmesine karar verildi.
Hatta trenin istasyona geliş-gidiş saatleri kızın okul saatlerine göre ayarlandı.”
Düşünebiliyor musunuz, şahsınıza özel hizmet veren bir tren ve makinist.
İnsana kendisini ‘dünyanın en özel insanı’ hissettirecek bir uygulama.
Hayali bile müthiş...
Ne mutlu bana ki, ülkem için dilediğim bu güzellik Balıkesir Sındırgı’da gerçek oldu.
Belediye, ilçenin en uzak mahallesi, 10’u bebek ve lise öğrencisi 79 nüfuslu Çayır’ın tek çocuğu için oyun parkı kurdu.
Evet, yanlış okumadınız.
Başkan Ekrem Yavaş, akranı olmadığı için üzülüp sıkılan 6 yaşındaki Muhammed Karışmaz mutlu olsun, oyun oynayabilsin diye, caminin yanındaki boş alana kaydırak ve salıncak yaptırdı.

Haberin Devamı

İşte insana verilen değer, alkışlıyorum

“Çocuklar geleceğimizin teminatı” anlayışıyla projelerine yön verdiklerini söyleyen Yavaş, ekledi:
“Göreve geldiğimde ilçe genelinde 32 çocuk parkı vardı. Şimdi bu sayı 95 oldu. Muhammed’i duyar duymaz bir tane de Çayır’a yaptırdık. Kırsallar dahil çocuk parkı olmayan mahallemiz kalmadı. Bir çocuğumuza dokunabildiysek ve yüzünü güldürebildiysek ne mutlu bize!”

İşte insana verilen değer, alkışlıyorum

Başkan Yavaş’ı, insana verdiği değer ve Muhammed’e daha 6’sında kendisini dünyanın en özel insanı hissettirdiği için kutluyorum.
Bu ve benzeri sosyal belediyecilik hizmetlerinin artması dileklerimle...

 

***

Haberin Devamı


PORTRE
Zeytinin efendisi zeytinyağını dünyaya tanıtan adam

İşte insana verilen değer, alkışlıyorum

ATİLLA Totoş 1962 Ankara doğumlu.
Ve aslen eczacı.
Ankara Üniversitesi mezunu.
Aynı zamanda okul arkadaşı olan eşi Sebahat Hanım Muğlalı ve (kendi deyimiyle Muğla da bu kadar güzel olunca)...
Doğup büyüdüğü başkenti ardından bırakıp Ege’ye, Yatağan’a gelmiş.
Zeytinyağını bilirmiş ancak elde edilişini buralarda öğrenmiş.

İşte insana verilen değer, alkışlıyorum

Çuvallarda çürüyene kadar bekletilen zeytinden, kaynama derecesine kadar ısıtılarak elde edilen ve acı tadı gitsin diye havalandırılan zeytinyağını doğru bilerek tüketmiş yıllarca.
Yabancılara toprak satışı söylemleri ortalıkta dolaşmaya başladığında tüm dünyası alt üst olmuş.
Öyle ya, bu dünyada bir canlıya ne lazımsa hepsi topraktan...
Bu halini gören Sebahat Totoş sormuş:
“Ne yapmak istiyorsun?”
O da, “Tarıma yatırım yapmak istiyorum” demiş.
Atilla Bey’in macerası işte böyle başlamış.

 

Haberin Devamı

3 YILDA TAM 14 ÖDÜLE ULAŞTI

“Kulaktan dolma bilgilerle 2006’da bir zeytin sıkma tesisi (değirmen) kurduk.
Kiralık binada bazı sıkıntılar yaşayınca hemen 5 kilometre öteye kendi tesisimizi inşa ettik.
Eczacılıktan gelen bilgilerimizle geleneksel üretimi harmanladığımız bu tesise bir İtalyan makine firmasının mühendisi geldiğinde...
‘Sizin gibi bir işletmenin bir AR-GE birimi olmalı’ deyince, 2015’te AR-GE’nin temellerini attık.
2009’da Zeytindostu Derneği ile tanıştım.
Bir yıl sonra da zeytinyağında duyusal analiz konusunda ilk belgemi yine derneğin eğitimlerinde aldım” diyor.
Bu süreçte iki büyük toplantıyla akademisyenleri Muğla’ya davet eden Atilla Totoş, edindiği bilgilerin bambaşka bir şeyi anlattığını görmüş.
“Bana, ‘Zeytinyağında polifenoller var’ diyorlardı.
Dikkatimi çeken bu söylemleri incelediğimde zeytinyağının şifa kaynağı olmasına sebep olan maddeleri gördüm.
Bu maddelerin, zeytinin hasat zamanı, hasat şekli, ısı ve hava ile temasta yok olduklarını da öğrendim.
Zeytin işleme yöntemini buna göre değiştirmeye başladım.
Bu çabalarımızda en büyük desteği Mücahit Taha Özkaya ve Serdar Öçten Ünsal’dan aldık.
Üretiminin sonunda polifenol miktarını merak edip buna ve lezzetine göre zeytinyağlarını ayıran ilk tesis de sanırım biz olduk.
2013’te ilk ödülümüzü alınca ne kadar doğru işler yaptığımızı anladık.
2016’ya kadar ulusal ve uluslararası yarışmalarda 8 ödül aldık.
2016’da 14 ödül sahibi olduk.
Bunların yalnızca 5’i bizim, 9’u ise bizden mükemmel zeytinyağı yapımını öğrenmek isteyen diğer firma ve kişilerindi” diye de ekliyor.

 

Haberin Devamı

O GÜNDEN BERİ KİMİ GÖRSE İÇİRİYOR

Atilla Bey polifenolleri öğrendi de ne oldu?
2013’te bunu belgeleyerek yayınlayan ve değerini muhafaza etmesi için uğraşan bölgedeki ilk tesis oldu.
Ayrıca, polifenollerin onarıcı etkisini görünce insanlara zeytinyağı içmeyi önermeye başladı.
İlk içirdiği kişi bir hekim arkadaşıydı.
Ondaki değişimi görünce birçok insana zeytinyağı içirmeye ve neden içmeleri gerektiği konusunda halk diliyle bilgiler aktarmaya başladı.
Yakın çevresinde ‘zeytinyağı içiren eczacı’ olarak anılmaya başlandı.
Bütün bunlar olurken de önce Zeytindostu Derneği Muğla İl Temsilcisi, sonra da yönetim kurulu üyesi ve genel sekreter oldu.
Şu anda bir yandan Türkiye’nin her köşesinde eğitimler verirken...
Bir yandan gen merkezi Muğla olan memecik zeytininin geleceğe olan yolculuğunun saha çalışmalarında (eşi Sebahat Totoş, Nurdan Nimet Kaykı ve Ferudun Kaykı ile birlikte) görev alıyor.
Tabii bir yandan da sahibi olduğu Turgut Anadolu Yatırım’da başta ‘Zeytinin Efendisi Zeytinyağı’ ve ‘Tuay’ olmak üzere markalarını geliştirip büyütüyor.
“Zeytindostu Derneği’nin Zeytinin Oskarları 2017 Gala Gecesi yarın Muğla’da yapılacak.
1 Nisan’da Türkiye’nin en lezzetli şakası için Muğla’da buluşalım” diyerek tüm zeytin dostlarını da davet ediyor.

Haberin Devamı

***
SONRADAN GO(U)RME

Ayak üstü ziyafet

İşte insana verilen değer, alkışlıyorum

“İzmir’de en lezzetli kumru nerede yenir?” diye sorarsanız işte benim listem...
Torpilsiz, zincirsiz ve de alfabetik...
Kırkmerdiven (Karataş), Kumrucu Apo (Kemeraltı), Kumrucu Aşkın (Urla), Kumrucu Ateş (Demirköprü), Kumrucu Dede (Balçova)...
Kumrucu Musti (Narlıdere), Kumrucu Ömür (Bostanlı), Kumrucu Q-BA (Bayraklı), KumrucuZade (Karşıyaka), Tarihi Alsancak Gevrek Fırını (Alsancak)...

Yazarın Tüm Yazıları