"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Mahkemede tehdidin tutanağı

OLAY 14 Kasım 2017 tarihinde, saat 15.30’da, Sincan Cezaevi Kampusu’nda görülen Genelkurmay Çatı davasında yaşanıyor.

Darbe gecesi Genelkurmay Karargâhı’nda güvenlik kameralarına görüntüsü yansıyan sivil giyimli şahıs Mehmet Akçakara ifadesini verirken, Av. Sametcan Olgaç, itirazda bulunuyor.

Mahkemede tehdidin tutanağı

Avukat Olgaç’ın itirazı üzerine FETÖ’cü sanıkların bulunduğu bölümden mahkeme düzenini bozacak şekilde yüksek sesli ve organize bir şekilde tepkiler yükseliyor. Bunun üzerine mahkeme başkanı gerekli emniyet tedbirlerinin alınması için uyarıda bulunuyor.

Bu esnada müşteki avukatlarının olduğu bölüme yakın bir yerde oturan darbe sanıklarından Mutlu Burak Uyar, avukatlara dönüp küfretmeye başlıyor.

Bundan sonrasını altında Jandarma Albay Tarık Hekimoğlu ile Jandarma Üsteğmen Musacalı imzasını taşıyan tutanaktan aktarıyorum. Albay Hekimoğlu, cezaevinden sorumlu İl Jandarma Komutan Yardımcısı. Üsteğmen Musacalı ile devriye komutanı olarak görev yapıyor.

TEHDİT EDİYORLAR

Darbe sanığı Mutlu Burak Uyar’ın küfrettiği kişiler ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatları Av. Hüsayin Aydın, Av. Sametcan Olgaç, Av. Süleyman Ayhan ve Av. Abdurrahim Atagümüş.

FETÖ’cü darbe sanığı Cumhurbaşkanı’nın avukatlarını “Biz size göstereceğiz, on yıl da geçse bunun hesabını soracağız, hesap vereceksiniz” diye tehdit ediyor. Tutanağa göre iş burada bitmiyor. Bu kez darbe sanıklarından Bilal Akyüz, “O... çocukları, ananızı, avradınızı sinkaf edeceğim, hepinizi geberteceğim, köpekler” diyerek küfretmeye devam ediyor.

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, bu iki isimle birlikte yine yüksek sesle bunların hakaretlerine destek veren darbe sanıkları Abdurrahim Aksoy, Mete Kılıçaslan, Onur Özdemir, Abdulkadir İlhan, Hasan Sevimli, Mustafa Temur, Ahmet Yıldız ve Vural Akyıldırım’ın mahkeme salonundan çıkarılması talimatını veriyor.

TEHDİT EDENLERİN PORTRESİ

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatlarına yönelik olarak mahkeme salonunda bu küfürleri eden Mutlu Burak Uyar ile Bilal Akyüz hakkında da kısaca bilgi vermek istiyorum.

Hani hatırlarsınız ya, mahkemede kameradan kendi görüntüleri gösterildiği halde kendini inkâr eden bir sanık vardı ya, Mutlu Burak Uyar o kişi. Gerçi bu olay tek değil. Meclis’i bombalayan pilot da görüntüsü ve konuşmaları olduğu halde kendini inkâr etmişti.

Darbe gecesi Genelkurmay Karargâhı’ndaki koridorda silahlı ve tam teçhizatlı olarak görülen Binbaşı Mutlu Burak Uyar, çatışmalara tanık olduğu halde belediyelerin çöp araçları ve ambulanslarla kışla ve nizamiyelere saldırı yapılacağını duyduğunu ancak darbe girişiminden haberi olmadığını söylemişti. Bununla da yetinmemiş, mahkemede kendisine gösterilen 16 Temmuz saat 05.36.57’de Genelkurmay koridorlarında kaydedilen görüntüler için, “O ben değilim” demişti.

Peki Bilal Akyüz kim?

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yapan FETÖ’cü Albay Bilal Akyüz, darbe gecesi sözlü görevlendirme ile Akıncı Üssü’ne gittiğini,143. Filo’yu arayıp bulduğunu ancak darbeden haberinin olmadığını söylüyor. Akyüz hem darbenin beyin takımı olan Yurtta Sulh Konseyi arasında yer alıyor hem de darbeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine öğreniyor. Ayrıca hâlâ darbeyi kimin yaptığını bilmiyor.

Bu FETÖ’cüler darbeyi başaramadıkları, darbe sanığı olarak ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılandıkları, arkalarında 250 şehit ve 2 bin 193 gazi olduğu halde, bırakın şehit ailelerini, gazileri, Cumhurbaşkanı’nın avukatlarını dahi tehdit edebiliyorlar.

Maksadım ajitasyon yapmak değil. 696 sayılı KHK’daki “devamı” ibaresindeki muğlaklığın giderilmesini isteyenlerdenim. Ama sivillere yargı muafiyeti getirilmesine inananlardanım. Darbecilerin hukuku olduğu kadar darbeyi önleyenlerin de hukuku dikkate alınmalı. Çünkü bu işin bir de öteki yüzü var. Bu FETÖ’cüler, ya bir de başarılı olsaydı? Düşünmek bile istemiyorum.

X