"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Kandil’in çözüm oyunu

‘BUNLAR barış istiyorlar ama ben bile güvenmiyorum.”

Bu sözler Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani’ye ait.

 

Sıkışmışlık içinde olan Kandil’in, çözümü gündeme getirmek suretiyle yeni bir oyun içinde olduğu düşünülüyor.

 

PKK çözümü istiyorsa, şehirlerdeki çatışmaları durdurur, içerideki silahlı unsurlarını sınırların dışına çeker, Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi bıraktığını deklare eder, Türkiye bir normalleşme sürecine girer, çözüm ancak ondan sonra gündeme gelebilir. Öcalan yakalandıktan sonra PKK tek yanlı olarak çekilmeyi başlatmıştı. Eğer çözüm oyunu oynamıyorsa, Kandil bu kez de aynısını yapabilir.

 

Türkiye’ye gelirken kimseye sordular mı ki, çıkarken izin alsınlar.

 

O nedenle Başbakan Davutoğlu dün şehit ailelerinin istihdamıyla ilgili toplantıda, “Kimse bizden şehitlerimizin hatırasını incitecek bir durum beklemesin” dedi. “

 

Bu ülkenin şehirleri son teröriste kadar temizlenene kadar bu mücadele sürecek” güvencesini verdi.

 

PKK’nın çözümü gündeme getirmesinin altında yatan hesap ne?

 

KÜRTLER SİVİL ÇÖZÜMÜ GÖRDÜ

 

Kandil’in çözüm sürecine dönülsün sinyallerinin altında, ABD’nin artan baskısının yattığı düşünülüyor.

 

Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD gezisinin bu konuda bir dönüm noktası olduğu söyleniyor.

 

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Türkiye büyük bir devletin adıdır” demişti.

 

Türkiye’nin kararlı tavrı karşısında tercih yapma durumunda kalan ABD, PKK’yı sıkıştırıyor.

 

Rusların bölgeden çekilmesiyle birlikte ABD ile yüz yüze kalan Kandil ise strateji değişikliğine gitme çabasında.

 

Çözüm sürecinin gündeme gelmesinin dış boyutunda, bölgesel dengelerden ziyade ABD yer alıyor.

 

PKK bir sıkışmışlık içinde. Son dönemde Kandil’de bu yönde tartışmaların yaşandığı biliniyor.

 

Çözüm süreciyle birlikte bölge halkı, devletin Kürt sorununu güvenlikçi anlayışla değil, sivil yöntemlerle çözme isteğini gördü.

 

O yüzden Kürtler, “Bizi perişan ettiniz, yuvamızı tepemize yıktınız” diye tepki gösteriyor.

 

Bölgenin nabzını tutmak için üst üste yapılan araştırmalarda, PKK’nın halk desteğinin ciddi oranda gerilediği ortaya çıkıyor.

 

HDP, Cizre’de hep yüzde 80’in üzerinde oy aldı. Operasyonlara destek yüzde 65 çıktı.

 

Barikat ve hendeklere karşı olanların oranı ise yüzde 88. Sadece Cizre’de değil, bölgede benzer sonuçlar çıkıyor.

 

YENİ STRATEJİ: PKK YANLIŞ AMA HDP TEMİZ

 

PKK’nın terör eylemleri en çok HDP’yi etkiledi.

 

HDP bölgede geriledi, Türkiye genelinde barajın altına düştü.

 

Bölgenin HDP üzerinden toparlanması için PKK, yeni bir stratejiyi devreye sokmaya hazırlanıyor.

 

“PKK yanlış yaptı ama HDP temiz.”

 

Türkiyelileşme açılımı ile Kürt siyasi tarihinin en büyük desteğine ulaşıp, yüzde 13 oy oranı ile 80 milletvekiline sahip olan HDP, 7 Haziran’dan sonra hendek siyasetinin arkasına sıralanmasa bu tez geçerli olurdu.

 

Ama Türkiyelileşmeyi değil, Kandilleşmeyi tercih ederek siyasi harakiri yaptılar.

 

Şehir savaşlarının yaşandığı yerlerde yapılan araştırmalarda ortaya çok çarpıcı sonuçlar çıkıyor.

 

1- Barınma ihtiyacının karşılanması.

 

2- Eğitim.

 

Araştırmada güvenlik ve sağlık, üçüncü ve dördüncü sıraları paylaşıyor.

 

Evini terk etmek zorunda kalan, kendi şehrinde mülteci durumuna düşen halkın, eğitimi tercih etmesinin nedeni ne? Bölge halkı, “Ben mağdur oldum, çocuğum kendisini kurtarsın” diye düşünüyor.

 

MÜLTECİYE DÖNME KORKUSU

 

Yine araştırmalarda ortaya çıkan çok önemli bir nokta var. Suriye’deki içsavaş ve mültecilerin durumu bölge halkını çok derinden etkilemiş.

 

Bölge halkı Suriye’de olduğu gibi devlet çökerse mülteci durumuna düşeceğini, kaosun hâkim olacağını, Ege Denizi’nde batan botları, sahillere vuran çocuk cesetlerini gördü.

 

O nedenle beka duygusuyla hareket ediyor, şehirlerini terk etme pahasına PKK’ya destek vermiyorlar.

 

PKK’ya, HDP’ye kızgınlar ama henüz devlete dönmüş değiller. “Örgüt halkı bir bacağından yakalamış. Devlet ikinci bacağı bırakmamaya çalışıyor.”

 

Ama bu kez konjonktür devletin lehine.

X