"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Erdoğan’a hangi hurmadan alındı?

Medine ışıl ışıl. Sanki bir ışık huzmesi Peygamberimizin mescidinin de bulunduğu alandan gökyüzüne yükseliyor, Ravza-i Mutahhara ışıklarla yıkanıyor.

O ışık değildir, “nur”dur elbette ki. Peygamberimizin kabrinin üzerine yağan ilahi nur... Hac ibadetinin son aşamasında Medine’deyiz. Medine, “şehir” demek. Hem de medeni bir şehir anlamında. Dingin bir şehir Medine. Mekke’den hicret etmek zorunda kalan Peygamberimize kucak açmış bir şehir. Şehirlerin en şereflisi deniliyor bu yüzden. Şu günlerde sıkça gündeme gelen “ensar ve muhacir” tartışmasının kökeni buraya dayanıyor. Mekke’de barınamayacağını anlayan Peygamberimiz ve onunla gelen Müslüman muhacirlere kalbini açan Medineli ensarların şehri. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’de İstanbul seçimlerinin tartışıldığı MYK toplantısında, Suriyeli mültecilerin AK Parti’ye oy kaybettirdiği yönündeki değerlendirmeler üzerine “Ensar ve muhacir benim hayatımın gayesidir. Peygamberimiz de bir muhacirdi. Eğer Medineli ensarlar, muhacir olan Peygamberimize kucak açmasa olur muydu? Ben olaya bu yönüyle bakarım” demişti. Medine naif bir şehirdir. Sizi sarıp sarmalar. Bu şehre girerken kulağımda Peygamberimizi karşılayan Medineli kadınların söylediği “Tale Al Bedru Aleyna” vardır. Medineli kadınlar, Peygamberimizi “Sen güneşsin, sen aysın, sen nur üstüne nursun” diye karşılamışlardı. “Hoş geldin ey güzeller güzeli” demişlerdi. Hacılarımız Medine’de Müslümanlar açısından Kâbe’yle birlikte en kutsal mekânlardan biri olan Ravza-i Mutahhara’da vakit namazlarını kılıyorlar. Medine’de ezanlar Bilal-i Habeşi tarzında okunuyor. Ezanın okunmasıyla birlikte sokaklar insan seli oluyor. Binler, on binler, yüz binler Ravza’ya doğru akıyor. Namaz bittikten sonra bu kez Peygamberimizin mescidinde namaz kılabilmek için bir yarış başlıyor. Özellikle cennetten bir köşe olduğu müjdelenen alanda. Peygamberimizin kabrinin bulunduğu bölümü ziyaret ederken dudaklardan dualar yükseliyor.

SÜRME, TÜTSÜ VE KINA ALIYORLAR

Medine, Türkler açısından bol bol ibadet, bol bol alışveriş yapmak anlamına geliyor. Hacı teyzeler çatır çatır pazarlık yapıyor. Türkler bol para harcadığı için işyerlerinde Türkçe bilen elemanlar çalıştırılıyor. Aslında onlara gerek yok. Bizim teyzeler Türkçeyi hecelere bölüp tane tane söyledi mi Arapça konuştuğunu zannediyor. Bir de anlamadılar diye adamlara kızıyorlar. Peki Türk hacılar ne alıyor? Seccade ve tespihler çoğunlukla Türk malı olduğu için bir kısmı buradan alıyor, bir kısmı Türkiye’yi tercih ediyor. Kadınlar süslü, allı pullu olan siyah renkli feraceyi tercih ediyorlar. Bol bol sürme, kına, tütsü ve kokulu mum alıyorlar.

HURMA ‘KADIN’ ANLAMINA GELİYOR

Haccın iki vazgeçilmezi var: Zemzem ve hurma. Zemzem, Kâbe’de çıkıyor. Bizim Türkler zemzem getirmeyi çok seviyor. Öyle ki zemzem dolduracağı pet şişeleri el bombası gibi kemerinin etrafına dizen bir Türk yolcu havaalanında kısa bir paniğe yol açtı. Sonra iş anlaşıldı. Kemeri çıkarıp birkaç kez X-Ray’den geçirildikten sonra ülkeye girişine izin verildi. Hurma ise Medine’den alınıyor. Hurma bahçelerini işletenler ve hurma satan dükkânların sahipleri arasında Türkler çok olduğu için hurma alışverişi sorun olmuyor. Bir de Medine’de hurma hali var. Bizdeki sebze meyve hali gibi. Ama bir sorun var. Hurma alışverişinde siz siz olun “hurma” demeyin. Çünkü Arapçada “hurma”, “kadın” demek. Araplar hurmaya “temr” diyorlar, kadına da “hurma”. Eğer Türkçe bilen bir görevli yoksa yanlış anlama kurbanı olabilirsiniz. Ben kadın değil, temr satıyorum diye sizi kovalamaya başlar. Ancak yıllar içinde Arapları da alıştırmışız. Hurma deyince önce bir irkiliyorlar, sonra Türk olduğunuzu öğrenince tebessüm ediyorlar. Hurma alışverişi çok canlı, fiyatlar ise makul. Türkler en çok “mebrum” denilen hurma cinsini tercih ediyorlar.

CUMHURBAŞKANI’NIN HURMASI MEDİNE’DEN

Hurma alışverişi yaparken haber kucağıma düştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı çok sevdiğini belirten bir hurmacı kulağıma eğilip “Cumhurbaşkanımızın hurmasını da hazırlıyoruz. Cumartesi günü yola çıkacak” dedi. Cumhurbaşkanı’nın ailesinin en çok hangi cins hurmayı tercih ettiğini sordum. Birkaç hurma çeşidinden karışık olarak hazırlanıyormuş. Yaş hurma ve içi bademli hurma ayrı paketleniyormuş. Erdoğan, Peygamberimizin bizzat kendi eliyle dikip Medineli yetimlere bağışladığı “acve” cinsi hurmayı tercih ediyormuş. Cumhurbaşkanı’nın ailesi için “mebrum”, “sugai”, “amber”, “safavi” ve “acve” cinsi hurmalardan oluşan karışık bir paket hazırlanıyormuş.

 

X