"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Çevreci hac geliyor

Kabe’den çıktık, otelimize dönmek için taksiciyle sıkı bir pazarlık yaptık.

Arafat’a çıkılan tarih olan Kurban Bayramı’ndan üç gün önce ve sonrasında otobüs seferleri kaldırıldığı için taksi ücretleri anormal bir şekilde yükseliyor. Aynı mesafeyi 100 riyale de gidersiniz, 10 riyale de. Normal zamanda ise 2 riyal. Araca bindiğinizde Türkçe birkaç kelime biliyorlarsa biri mutlaka “İstanbol” oluyor, ikincisi ise “Trabzon”, tek tük “Uzungöl” diyenine de rastladım. Eylül ayına rezervasyonu olan ya da geçen yıl Trabzon’a geldiğini söyleyenler çıkıyor. Aranızda Trabzonlu varsa mutlaka telefonunu almak istiyorlar. Ordu’yu da bilenler var. “Urdu” diyorlar. Fındık derken tebessüm ediyorlar. Çünkü bunlarda “fındık” otel demek. Hani Trabzonsporluların bir sloganı vardı ya, “Bize her yer Trabzon” diye. Meğer sadece futbol için geçerli değilmiş. Dünyanın neresine gidilirse gidilsin, “Bize her yer Trabzon” durumu.

ALIŞVERİŞ TAVAFI

Türk hacıların ilginç özellikleri var. Öğle saatleri çok sıcak olduğu için “Tavafa gitmeyin” deniliyor. Söz dinliyor, Kâbe tavafına gitmiyorlar ama 40 derece sıcakta alışverişe çıkıyorlar. Alışverişi o kadar çok seviyorlar ki şu geline, şu toruna diye boş dönmüyorlar. Adını alışveriş tavafı koymuşlar. Zaten bizim hacılar yaşlı. Birde 40 derecede alışveriş tavafına çıkınca güneş çarpmasından hastanelik oluyorlar.

ZEMZEM KRİZİ

Daha önceki gelişimde Mekke’den Medine’ye giderken araçta bir kriz yaşanmıştı. Urfalı karı-koca, zemzemin aslı Urfa da mı Mekke’de mi diye kavgaya tutuşmuştu. Amca, “Zemzemin merkezi Urfa” diyor, başka bir şey demiyordu. 45 kişi bir olup Urfalı Mehmet Amca’yı ikna edememiştik. Eğer yol biraz daha uzun olsa o bizi ikna edecekti. “Yav he he” dedik de iş kapandı. Mehmet Amca hâlâ zemzemin aslının Urfa’dan çıktığına inanıyor.

YEŞİL HAC

Hacda en önemli sorunlardan biri temizlik. Kâbe ve Medine’de Peygamberimizin mescidi pırıl pırıl. Ancak 3 milyon insanın bir gece geçirdiği Arafat, Müzdelife ve Mina’da büyük ilerleme sağlanmasına rağmen yine de bu sorun yaşanıyor. Özellikle de şeytan taşlama bölgesinin bulunduğu Mina’da... O nedenle Diyanet İşleri Başkanlığı’nın başlattığı “Sıfır Atık Sıfır İsraf” projesini çok önemsedim. Başka bir deyişle, “yeşil hac” teması çok isabetli olmuş. İslam temizlik dini ama gerçekler farklı. Bu projenin dünya yüzünde başlatılacağı en isabetli yer. Geçmiş yıllara göre gelişme sağlanmasına rağmen, çok esaslı bir çevre ve temizlik bilincine ihtiyaç var. Bu konuda bir farkındalık oluşturmaya ihtiyaç var. Diyanet İşleri Başkanlığı şimdi bunun diğer ülkelerin de gündemine girmesi için çalışma yapıyor. Bir ilerleme sağlanmaya başladı.

ERBAŞ’IN ÇABASI

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’la konuştum. Ali Erbaş, bu işi özel gündem maddesi yapmış. Hacda bulunan ülkelerin temsilcileriyle bayramlaşma programında sıfır atık ve yeşil hac konusunu gündeme taşıdığını söyledi. Türkiye’nin çabalarıyla sıfır atık ve temiz çevre bir hac döneminin teması olabilir. Suudi Arabistan’da hac organizasyonunu yürüten kurumun adına “Müessese” deniliyor. Ali Erbaş, “Arafat’ta Müessese’nin başkan ve yöneticileri bizi ziyaret ettiler. Sıfır atık, sıfır israf ve yeşil hac projesini onlara anlattık. Etkilendiler, çok mutlu oldular. Fotoğraflarını çektiler. Bundan duydukları memnuniyeti ifade ettiler. Onların da gündemine girdi” dedi. Hacda temiz çevre adına bunlar güzel adımlar.

YEŞİL LOGO

Suudi Arabistan yönetimi de buna duyarsız kalmamış, yeşil hac konusunda bir logo tasarlamış. Çevreye duyarlı bir hac organizasyonunda bir adım da bugün atılacak. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın davetlisi olarak 70 ülkeden başbakanların, bakanların ve diyanet işleri başkanlarının katılacağı bir toplantı yapılacak. Ali Erbaş, “Açış konuşmamda bu konuyu gündeme getirip bütün ülkelerin hem israfa hem de temizliğe dikkat etmelerini isteyeceğim” dedi. Damla damla da olsa bunlar önemli çabalar. Ama öncelikle hacda temiz bir çevre için bir eylem planına ihtiyaç var. Hem de acilen. Peki bu çabalar bizim hacılarımızda bir karşılık bulmuş mu? Diyanet İşleri Başkanı’na sordum, “Hacılarımız tarafından çok büyük ilgi gördü. Hatta geçen sene ile kıyasladığımızda çok büyük bir geri dönüşümün olduğunu söyleyebilirim” dedi. Askerlik yapanlar bilir, komutan bazen sigara izmariti kontrolü yapar. Diyanet İşleri Başkanı da onu yapmış. “Geçen sene özellikle Arafat’ta çadırların etrafında sigara izmaritlerinin çok olduğunu gördüm. Buna üzüldüğümü söylemiştim. Türkiye’ye döndükten sonra söylemiştim. Bu sene özellikle çadırların etrafını dolaştım, sigara izmariti görmedim desem yeridir. Bizim bu projemizin hacca aktarılmış olması büyük bir etki sağlamış” dedi. Temiz çevre en çok Müslümanlara yakışır. Ama en çok da Müslümanların ihtiyacı var. Temiz bir çevre ve yeşil hac için harekete geçme zamanı.

 

X