"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Başörtülülere saldırıya Kılıçdaroğlu’ndan tepki

Karaköy’de başörtülü iki genç kız kendi halinde yürürken, Semahat Yolcu isimli kadın tokat atıyor.

Yetinmiyor, iki kez arkasına dönüp bakarak bir tepki veriyorlar mı diye kontrol ediyor. Tepki gösterseler belli ki dönüp daha beter saldıracak. Neyse ki yakalandı, tutuklandı. Beşiktaş’ta ise öğretmen Şüheda E.’ye saldıran kadın bulunamadı. Kimi Atatürkçülük adına bunun yapıldığını söyledi. Kimi bunu yapanların CHP’nin İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde seçimleri kazanmasından dolayı güç aldığını savundu. O nedenle CHP’nin bu olay karşısındaki tavrı önemliydi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bu olayı konuştum. Önemli açıklamalar yaptı. Onları aktaracağım. Ama önce başörtüsü yasağına ilişkin gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.

Bir dönemler başörtülüler bu ülkenin zencileriydi. Başörtülü olduğu için Ankara Üniversitesi’nden atılan genç bir kız gözyaşları içinde anlatmıştı. “Benim babam inşaatlarda amelelik yaparak beni okutuyor. Beni okuldan attılar desem babam yıkılır. O yüzden memlekete gidemiyorum. Her gün okulum varmış gibi buraya geliyorum. Babama ne diyeceğimi bilemiyorum. Çaresizim. Ama başımı açmak istemiyorum” demişti. İçime işlemişti.

Bu ülkede Kemal Alemdar’ın, Nur Serter’in İstanbul Üniversitesi’nde kurduğu ikna odalarını yaşadık, üniversite kapılarının başörtülülere kapatıldığı dönemlere tanıklık ettik. Kendilerini laikliğin bekçisi olarak gören zihniyet, başörtüsü yasağının savunuculuğunu yaptı. Tayyip Erdoğan Başbakan’dı. Nejat Uygur, TSK Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi görüyordu. Başbakan geçmiş olsun ziyaretine gidecekti. Ancak başörtülü diye Başbakan’ın eşini almadılar. Abdullah Gül’ün eşi başörtülü diye cumhurbaşkanı seçilmesi engellenmek istendi. Abdullah Gül, cumhurbaşkanı olduğunda eşi başörtülü diye iki ayrı resepsiyon vermek durumunda kaldı. Başörtüsü zulmü tam bir trajediydi.

Başörtüsü yasağı karşısında siyaset iyi bir sınav veremedi. ANAP ve AK Parti döneminde çıkarılan başörtüsü affını CHP, her defasında Anayasa Mahkemesi’ne götürerek iptal ettirdi. Hatta AK Parti hakkında açılan kapatma davasının gerekçesi, başörtüsü yasağını kaldıran yasal düzenlemeydi.

ERDOĞAN’IN BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİ

Türkiye başörtüsü yasağını geride bıraktı. Ama bu iş kendiliğinden olmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hakkını teslim etmek gerekiyor. Erdoğan’ın yasaklara karşı verdiği mücadele Türkiye’yi başörtüsü yasağı ayıbından kurtardı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da başörtüsü yasağı karşısında alışılmış CHP çizgisinden farklı hareket etti. Başörtüsü yasağını Anayasa Mahkemesi’ne taşıyan bir lider olmadı. Bu iş artık tarihe mal oldu diye düşünürken, İstanbul’daki saldırlar bize gösterdi ki bazı kafalar hiç değişmemiş. Başörtülülere tokat atmak, hakaret etmek, yumruklamak için sırada bekliyorlar. Sevindirici olan ise şu: Kimse çıkıp Atatürkçülük adına ya da laiklik endişesiyle bunlara destek olmuyor. Zaten bu sorun sadece yasal düzenlemelerle değil, toplumun tepkisiyle aşılacak. Din adına yapılan bir terbiyesizliğe dindarlar, Atatürkçülük adına yapılan saldırıya Atatürkçüler karşı çıktığı sürece, bunların hevesleri kursağında kalacak.

KILIÇDAROĞLU NET KONUŞTU

Bu tür olaylar aynı zamanda siyaset açısından da bir sınav niteliği taşıyor. Özellikle de CHP açısından. Çünkü geçmişte bu konuda başarılı bir sınav veremeyen bir CHP var. Ama aynı zamanda “Değiştim” diyen bir CHP de var. Son yerel seçimlerde muhafazakâr kesimlerle barışmaya çalışan, onlardan oy almayı başarmış bir CHP gerçeği de önümüzde duruyor. O nedenle İstanbul’daki çirkin olay üzerine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu aradım. Başörtülülere yapılan saldırı karşısında rahatsızdı. Hatta tepkiliydi. CHP Lideri çok net konuştu. “Bu saldırılar asla kabul edilemez. Başörtülü bir kadına, başörtülü bir kızımıza başörtüsü taktı diye yapılan saldırıyı kınıyorum, lanetliyorum. Ayrıca toplumun tüm kesimlerinin bu ve benzer saldırıları şiddetle kınaması, lanetlemesi lazım. Bu türden saldırıları yapanların provokatör olduğu kanısındayım. Toplumu germe, ayrıştırma, toplumu kutuplaştırma gibi bir görev üstlendiklerini düşünüyorum. Toplumun her kesiminin de siyasi görüşü, inancı, kimliği ne olursa olsun bu tür olaylara en sert tepkiyi vermesi gerekir. Öte yandan şunu da belirtmeliyim ki kadınlara yönelik her türlü saldırıya ve her türlü şiddete karşı, çocuklarımıza yönelik her türlü saldırıya ve şiddete karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeli, bu konuda toplumsal bir dayanışma göstermeliyiz” dedi.

BAŞÖRTÜLÜLERİ ARAYACAK MI?

Kılıçdaroğlu’na “Saldırıya maruz kalan başörtülüleri aramayı düşünüyor musunuz?” diye sordum. “Arayacağım tabii” diye karşılık verdi. “ Aradığımda da size aktardığım düşüncelerimi kendilerine aktaracağım. Morallerini bozmamalarını isteyeceğim. Bu tür olaylara karşı hepimizin ortak tepki vermesi gerektiğini söyleyeceğim. Türkiye başörtüsü sorununu uzun süre gündemde tuttu. Bu dönem Türkiye’nin enerjisini kaybettiği yıllardır. Türkiye bu sorunlarını aştı. Şimdi Türkiye’nin önünde daha ciddi sorunlar var, bu sorunları aşması gerekir. Ve bu sorunları da hep birlikte aşacağız” diye konuştu.

CHP Lideri’nin bu tavrını önemsiyorum. Çünkü iktidar ve muhalefet ayrımı yapmadan, bu tür yanlışlara karşı çıktığımız zaman atılan o çirkin tokat dönecek, onların yüzünde patlayacak.

 

X