10 Şubat 2012 Cuma 04:30
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 60163
DOLAR 1.7550
EURO 2.3310
€ / $ 1.3283
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 09/02/2012
19 - 20 - 29 - 33 - 34 - 52
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
3 Eylül 2008

Ahmet HAKAN

 ahmethakan@hurriyet.com.tr

Kötü yönetilen AKP:Şaban örnek vakası


Haluk Özdalga, bir zamanlar Ecevit’in DSP’sinde görev yapan sosyal demokrat kimlikli bir siyasetçiydi...

Sonra DSP’de bırakın sosyal demokratlığı, demokratlığın bile esamisinin okunmadığının farkına vararak, arkasına bile bakmadan kaçtı...

Pardon! Pardon!

Arkasına baktı...

Partideki engin deneyimlerinden yola çıkarak bir kitap yazdı...

Kitabın adını "Kötü Yönetilen Türkiye: DSP Örnek Vakası" koydu...

Özdalga, adından da anlaşılacağı üzere kitabında Türkiye’nin kötü yönetildiğinin yol açtığı zararlardan söz ediyor ve bir örnek vaka olarak da DSP’yi ele alıyordu...

Ve bugün...

Bugün Haluk Özdalga AKP’dedir...

Mutludur, mesuttur...

* * *

Bu saadet havasını bozmak pahasına...

Ve tabii haddim olmayarak...

Haluk Özdalga’dan bir ricam var...

Acaba Haluk Bey, "Kötü Yönetilen AKP: Şaban Örnek Vakası" başlıklı küçük bir risale kaleme alamaz mı?

Vaka mühim...

Malzeme bol...

Eh, Haluk Özdalga da hakkaniyetli bir adam...

O halde neden olmasın?

* * *

Düşünün:

Partinin genel başkan yardımcısı yolsuzlukla suçlanıyor...

Rakamlar, isimler, ilişkiler ayyuka çıkıyor...

Suçlanan genel başkan yardımcısı, yanına partinin kurumsal desteğini temsil eden bir yetkiliyi alarak basın toplantısında savunmaya geçiyor...

Ancak savunma kimseyi tatmin etmiyor...

O kadar ki, "yandaş medya" bile "Şaban vakası"nı sırtında taşımak istemiyor, zehir zemberek yazılara yer veriyor...

Bu arada Tayyip Bey suskun... Partinin ileri gelenleri suskun...

Bir geçiştirme çabası var...

Medya işin peşini bırakmıyor...

Kamuoyu açısından ise...

AKP yolsuzluk yaptığı iddiasına muhatap olan yetkilisini kollayan bir parti imajına bürünüyor...

Günler sonra geçiştirme çabasının kár etmediğini anlayan Tayyip Bey’den, "Yolsuzluk yapanın aramızda yeri olmaz" şeklinde bir açıklama geliyor...

Ve bütün zararlara uğrandıktan sonra da...

Dün Şaban Dişli istifa ediyor...

* * *

O zaman soralım:

Madem sonuç böyle olacaktı...

Ne diye "yolsuzuna sahip çıkan parti" imajı verdiniz?

Madem sonuç böyle olacaktı...

Ne diye iddialar ilk ortaya çıktığında, partinizin yetkili bir ismine, "Bunlar CHP’nin kuru iftirası" açıklamasını yaptırdınız?

Madem sonuç böyle olacaktı...

Ne diye ilk günden tavır almadınız?

Madem sonuç böyle olacaktı...

Ne diye lekelenmeye razı oldunuz?

* * *

Ben bunları yazarak...

Bir anlamda...

"Kötü Yönetilen AKP: Şaban Örnek Vakası" risalesine kapı aralamış oldum sanırım...

Gerisini bu işin erbabı Haluk Özdalga’ya bırakıyorum...

Ne demiş eskiler?

"Gayret bizden, tevfik Allah’tan"...

Pamuk’un bilmediği beş şey

BİR: Nobel ödülü almak, bir yazarı, "gazetelere röportaj vermek", "ilginç haber konuları yaratmak" ya da "duvarlara kitap tanıtım afişleri"ni asmak gibi gereksiz angaryalardan kurtarır...

İKİ: Nobel ödülü, en büyük pazarlama aracıdır... Ekstra pazarlama çabası, en hafifinden "cool" görüntüyü bozar...

ÜÇ: Uluslararası çapta ünlü bir yazar olduğunuz zaman, "Perihan" ya da "Tuna" gibi tanıtım atağı yapmanıza gerek yoktur... Sınıf bilinci diye bir şey var yahu...

DÖRT: Bir kitabın promosyon çalışmalarının tamamını, yazarın bizzat kendisinin yürütmesi, Nobel almış bir yazara zayıflık görüntüsü verir...

BEŞ: Nobel ödülü almış bir yazarın, son kitabında yer alan nesneleri bir müzede sergilemesi gereksiz bir atraksiyondur... Perihan’ı çıldırtmaya ne gerek var?



arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
Yazarlar Arşivi
Ahmet HAKAN
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH