Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Kasım 2009 Pazar 13:54
İstanbul 20ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    07/11/2009
    23-26-27-39-46-49
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    20 Ağustos 2008

    Ertuğrul ÖZKÖK

     

    Siyasetsiz Türkiye daha güzel


    İÇİMDEN şunu söylemek geliyor:"Siyasetsiz Türkiye çok daha güzel."

    Bir adım daha ileri gideceğim, daha da beterini söyleyeceğim.


    Siyaset, Türkiye’nin içine ediyor.

    Orada da durmayacağım.

    İnsanlar siyasetten uzaklaştıkça, insan sevgisini, hayvan sevgisini, hayatın keyfini çok daha güçlü şekilde keşfediyor.

    Evet son günlerde bunu düşünüyor, bunu hissediyorum.

    Çünkü siyaset, insanları sahicilikten, yani kendilerinden bile uzaklaştırıyor.

    Tabular yaratıyor.

    Ve içinde büyük coşkular olan insanları bile tornadan geçirip, "başkalarının görmek istediği cüceler" haline getiriyor.

    * * *

    İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, Tahran’dan geliyordu.

    Üzerinde, çulsuz hissi veren bir pantolon, bir gömlek ve ceket vardı.

    Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül nereden geliyordu?

    Bodrum’da yatta geçirdiği tatilden.

    Ya Başbakan Tayyip Erdoğan?

    O da, Bodrum’da beş yıldızlı bir tatil köyünde yaptığı tatili yarıda kesip geliyordu.

    Gazeteciler onu şortlu haliyle fotoğraflamışlardı.

    Gidip Ahmedinejad’a sorsanız:

    "Tatilinizi nerede geçirdiniz?"

    Tatil mi, asla.

    İranlı bir işadamının yatına biner miydiniz?

    Yat mı? Haşa...

    Ya güzel bir gömlek, Frank Mueller bir saat?

    Kata... Şort? Sormayın bile...

    * * *

    Peki Sultanahmet Camii’nde kim alkışlandı?

    Ahmedinejad... Üstelik bir de "Ben Tahran’da yol kestirmezdim" diyerek yaptı yapacağını.

    Bizim coğrafyamızda, siyaset dediğimiz şeyin önümüze koyduğu rol modeli budur:

    Çulsuz bir Fransisken keşiş ruhu.

    O nedenle bana sorsanız, Tayyip Erdoğan’ın alternatifi kimdir?

    Beklentim şudur:

    Ahmedinejad tarzı yeni bir rol modeli.

    Yani görünüşte Tayyip Erdoğan’dan fukara, inançta Ecevit’ten mutaassıp yeni bir lider.

    Bir soru daha...

    Türkiye’de Ahmedinejad tarzına en yakın devlet figürü kimdir?

    Dini dışarı çıkar, bir de kravat ekle, geriye kalan Ahmet Necdet Sezer.

    * * *

    Türkiye, böyle bir liderlik profili, böyle dar bir dünya görüşü ve böylesine ağır bir popülizmle yönetilebilir mi?

    En önemlisi, sürekli olarak birilerinin hoşuna gitmek, onların onayını almak için hayat gustosunu, yaşama keyfini iğdiş eden liderlerle bu cıvıl cıvıl ülkeyi yönetmek mümkün mü?

    Bu ülkenin gözlerindeki feri söndürerek, damarlarında akan kanı yavaşlatarak, vücut ısısını sürekli düşürerek, onu uyutarak nereye gidebiliriz?

    O yüzden, sırf şahsi arzusunu tatmin için, Robin Gibb’in evinde tatilini geçirmeye giden, bunu yaptığı için en ağır hakaretlere maruz kalmayı göğüsleyebilen Tony Blair gibi cesur liderler özlüyorum.

    Hiç kimseden, hiçbir cemaatten, hiçbir mahalle baskısından korkmadan, güzel yaz gecelerinde kıyılarda eğlenen insanlara karışabilecek siyasetçileri hasretle bekliyorum.

    "Bırakın cami cemaati, Ahmedinejad’ları alkışlasın. Benim ülkem hayattan keyif alan insanların, daha iyi yaşamak isteyen, modern dünyaya daha çok katılmak isteyen insanların ülkesidir" diyebilecek liderlik vizyonu bekliyorum.

    Ama ne yazık ki, siyaset bizi korkaklaştırıyor.

    Cumhurbaşkanı olsak bile, bir yatta rahat rahat gezebilmeye, şortla poz vermeye cesaret edemiyoruz.

    Neden?

    Çünkü her cami avlusunda bizleri bekleyen bir Ahmedinejad vardır ve o daha çok alkışlanır diye korkuyoruz.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ertuğrul ÖZKÖK
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    İyi mi ediyoruz?

    Doğan HIZLAN
    Elveda duvar!

    Özdemir İNCE
    ‘Nâzım Hikmet ruble karşılığı şiir yazardı’ (!) imiş

    Ahmet HAKAN
    Âlemlere akmış bir aceminin notları

    Enis BERBEROĞLU
    Beş polis topu aldı ve

    Yılmaz ÖZDİL
    İLAHİ AğDALET

    Vahap MUNYAR
    Şirketleri İstanbul’daki kulelerden oturarak yönetmek yok

    Yalçın BAYER
    Ölüme terk et sonra da gripten korumaya kalk

    Cüneyt ÜLSEVER
    ‘El Beşir hoş geldin!’ Bir düşünce haritası göstergesi

    Gila BENMAYOR
    GDO’yu tartışalım ama böyle değil

    Kanat ATKAYA
    Hişt, Yalı Mahallesi! İyi miyiz?

    Şükrü KIZILOT
    Kedi ve köpeklerin suçu ne

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (son)

    Erkan ÇELEBİ
    Domuz gribinden korkan aldı, stokta meyve sebze sıkacağı kalmadı

    Rauf TAMER
    Notlar Notlar Notlar

    Cengiz ÇANDAR
    Türkiye’yi İran-Sudan parantezinden çıkartmak...

    Rahmi TURAN
    ‘Masumları kesmedim!’

    Soner YALÇIN
    İran’ın Kürt Açılımı idamla son buldu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH