Ana Sayfa
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
03 Temmuz 2009 Cuma 01:57
İstanbul 30ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    27/06/2009
    6-9-33-39-41-46
    ŞANS TOPU
    24/06/2009
    4-5-13-15-30-9
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    20 Ağustos 2008

    Ertuğrul ÖZKÖK

     

    Siyasetsiz Türkiye daha güzel


    İÇİMDEN şunu söylemek geliyor:"Siyasetsiz Türkiye çok daha güzel."

    Bir adım daha ileri gideceğim, daha da beterini söyleyeceğim.


    Siyaset, Türkiye’nin içine ediyor.

    Orada da durmayacağım.

    İnsanlar siyasetten uzaklaştıkça, insan sevgisini, hayvan sevgisini, hayatın keyfini çok daha güçlü şekilde keşfediyor.

    Evet son günlerde bunu düşünüyor, bunu hissediyorum.

    Çünkü siyaset, insanları sahicilikten, yani kendilerinden bile uzaklaştırıyor.

    Tabular yaratıyor.

    Ve içinde büyük coşkular olan insanları bile tornadan geçirip, "başkalarının görmek istediği cüceler" haline getiriyor.

    * * *

    İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, Tahran’dan geliyordu.

    Üzerinde, çulsuz hissi veren bir pantolon, bir gömlek ve ceket vardı.

    Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül nereden geliyordu?

    Bodrum’da yatta geçirdiği tatilden.

    Ya Başbakan Tayyip Erdoğan?

    O da, Bodrum’da beş yıldızlı bir tatil köyünde yaptığı tatili yarıda kesip geliyordu.

    Gazeteciler onu şortlu haliyle fotoğraflamışlardı.

    Gidip Ahmedinejad’a sorsanız:

    "Tatilinizi nerede geçirdiniz?"

    Tatil mi, asla.

    İranlı bir işadamının yatına biner miydiniz?

    Yat mı? Haşa...

    Ya güzel bir gömlek, Frank Mueller bir saat?

    Kata... Şort? Sormayın bile...

    * * *

    Peki Sultanahmet Camii’nde kim alkışlandı?

    Ahmedinejad... Üstelik bir de "Ben Tahran’da yol kestirmezdim" diyerek yaptı yapacağını.

    Bizim coğrafyamızda, siyaset dediğimiz şeyin önümüze koyduğu rol modeli budur:

    Çulsuz bir Fransisken keşiş ruhu.

    O nedenle bana sorsanız, Tayyip Erdoğan’ın alternatifi kimdir?

    Beklentim şudur:

    Ahmedinejad tarzı yeni bir rol modeli.

    Yani görünüşte Tayyip Erdoğan’dan fukara, inançta Ecevit’ten mutaassıp yeni bir lider.

    Bir soru daha...

    Türkiye’de Ahmedinejad tarzına en yakın devlet figürü kimdir?

    Dini dışarı çıkar, bir de kravat ekle, geriye kalan Ahmet Necdet Sezer.

    * * *

    Türkiye, böyle bir liderlik profili, böyle dar bir dünya görüşü ve böylesine ağır bir popülizmle yönetilebilir mi?

    En önemlisi, sürekli olarak birilerinin hoşuna gitmek, onların onayını almak için hayat gustosunu, yaşama keyfini iğdiş eden liderlerle bu cıvıl cıvıl ülkeyi yönetmek mümkün mü?

    Bu ülkenin gözlerindeki feri söndürerek, damarlarında akan kanı yavaşlatarak, vücut ısısını sürekli düşürerek, onu uyutarak nereye gidebiliriz?

    O yüzden, sırf şahsi arzusunu tatmin için, Robin Gibb’in evinde tatilini geçirmeye giden, bunu yaptığı için en ağır hakaretlere maruz kalmayı göğüsleyebilen Tony Blair gibi cesur liderler özlüyorum.

    Hiç kimseden, hiçbir cemaatten, hiçbir mahalle baskısından korkmadan, güzel yaz gecelerinde kıyılarda eğlenen insanlara karışabilecek siyasetçileri hasretle bekliyorum.

    "Bırakın cami cemaati, Ahmedinejad’ları alkışlasın. Benim ülkem hayattan keyif alan insanların, daha iyi yaşamak isteyen, modern dünyaya daha çok katılmak isteyen insanların ülkesidir" diyebilecek liderlik vizyonu bekliyorum.

    Ama ne yazık ki, siyaset bizi korkaklaştırıyor.

    Cumhurbaşkanı olsak bile, bir yatta rahat rahat gezebilmeye, şortla poz vermeye cesaret edemiyoruz.

    Neden?

    Çünkü her cami avlusunda bizleri bekleyen bir Ahmedinejad vardır ve o daha çok alkışlanır diye korkuyoruz.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ertuğrul ÖZKÖK
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Doğan HIZLAN
    Kuşağımdan bir acı daha

    Bekir COŞKUN
    Siz uyurken...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Niye salı gecesi

    Mehmet Y. YILMAZ
    Gazeteci arkadan vurmaz!

    Yalçın DOĞAN
    30 Haziran darbesi

    Ahmet HAKAN
    Bölünmede yeni trendler

    Yılmaz ÖZDİL
    Din Kişot

    Yalçın BAYER
    Saroz’a ihanet

    Cüneyt ÜLSEVER
    AKP yol ayrımında

    Latif DEMİRCİ
    Latif Demirci

    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
    Gül neden veto eder?

    Erdal SAĞLAM
    İhracat artmadan büyüme gelmez

    Şükrü KIZILOT
    Ukrayna, Letonya ve Estonya

    Hadi ULUENGİN
    TSK normalleşmesi

    Bülent DÜZGİT
    Bülent Çiziyor

    Mehmet Ali BİRAND
    Asker yumruğunu vurmadı…

    Rauf TAMER
    Yazık yıllara

    Rahmi TURAN
    Huzura yelken açmak!

    Ayşe ARAL
    Aralık

    Özgür BOLAT
    Nobel ödüllü bu adamı herkes dinlemeli!

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH