Açıklamadaki en kritik cümle

GENELKURMAY Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada bir cümle var ki;Her şey sanki orada gizli...

Bir anahtar gibi son dönemdeki bazı kilitleri açıyor.

Haberin Devamı

Cümle şu:

"(Yoksa bu plan Genelkurmay Başkanı’nın bilgisi dışında Kara Kuvvetleri tarafından mı hazırlandı) şeklindeki soru tam bir sorumsuzluk örneğidir. TSK’ya ve onun komutanlarına saldırıdır."

Pompaya devam

Burada söz konusu edilen plan askerin gizlice hazırladığı iddia edilen "siyasete müdahale planı"...

Tam iki kez yalanlandı. Ama birileri pompalamaya devam etti.

Belki de hükümet çevresi de bu habere inandı.

Şimdi açıklamadaki kritik cümleye gelelim:

- KKK Org. İlker Başbuğ 30 Ağustos itibarıyla Genelkurmay Başkanı olacak...

Bu nedenle bir kampanya sürüyor. İsrail’de ağlama duvarı önünde çekilmiş fotoğrafı isimsiz zarflarla bizlere gönderildi. Görüldü ki, yalnız orada değil, Mescid-i Aksa’yı da ziyaret edip dua etmiş.

Ardından bu plan haberi pompalandı.

Buradaki amaç şuydu:

- KKK Org. Başbuğ Genelkurmay Başkanı’ndan ve diğer komutanlardan habersiz gizli bir "müdahale planı" hazırlattı ve uyguluyor fitnesinin ortaya düşürülmesi.

Oldu da.

Ve Genelkurmay büyük ihtimalle Kara Kuvvetleri Komutanı’nın isteği üzerine bu açıklamayı yaptı. Ve özellikle bu cümleyi koydurttu.

Çünkü hükümet çevrelerinde "Acaba doğru mu. Başbuğ Paşa böyle bir hazırlık mı yaptırttı?" sorusu fısıltı tonunu aşmaya başladı.

Askerin içindeki hiyerarşik yapıyı doğrudan hedef alan bu dedikodu bir "saldırı" olarak kabul edildi. Ve açıklamaya bu cümle konuldu.

Kritik soru ise şu:

- Başbakan Erdoğan, Org. Başbuğ ile ne görüştü?

Bu sorunun cevabı da işte o cümlede gizli. Belli ki konuşulmasa da kafalarda, bakışlarda bu kuşku var. Bu soru var.

İKİNCİ YAZI

Haberin Devamı

BU NE HAL BÖYLE KALDIRIN BAŞINIZI

O müthiş maçtan hemen sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül soyunma odasına giriyor... Emre ağlıyor. Sabri gözyaşları içinde. Gökhan başını ellerinin arasına almış. Fatih Hoca öylece donmuş kalmış. İşte tam o an... Herkesin başları önünde, sessiz bir "gözyaşı kuşatması" yaşanıyor. Ve Cumhurbaşkanı Gül içeri girer girmez bağırıyor:/images/100/0x0/55ea8925f018fbb8f8865c78

-Arkadaşlar bu ne hal böyle. Kaldırın o başlarınızı. Siz bir destan yazdınız.

Ve sonra alkışlamaya başlıyor... Sonra alkışlar çoğalıyor. Cumhurbaşkanı, doğrudan gidip Fatih Terim’e sarılıyor... O hüzün yerini mutluluğa, gözyaşları gülümsemeye bırakıyor.. Ben bu fotoğrafları görünce sormadan edemedim:

- Bu milli maç millet olarak ne kadar alkışa ihtiyacımız olduğunu göstermedi mi?

Evet bir alkış yetiyor bazen... Moralimizin en bozuk olduğu anda, siyasi gerilimin en yüksek noktasında, kamplaşmanın doruğunda... Soyunma odasında olduğu gibi;

Bütün oturma odalarında... Çocuklarımızın geleceği için.. Milletçe bir alkış...

ÜÇÜNCÜ YAZI

Haberin Devamı

AYRIŞMA

GÜNLERDİR Ankara’nın en derin kulislerinde bir sorunun cevabını arıyorum..

- Kamplaşmanın boyutları nedir?

Ulaştığım sonuç şu:

HÜKÜMET: Açılan kapatma davasında hukuk dışında etkiler var. Asker dolaylı ya da dolaysız kapatma davasında en azından etki sahibi... Cumhurbaşkanı yeterince müdahil olmuyor...

CUMHURBAŞKANLIĞI: Türban yasası böyle gelmemeliydi. Özellikle kamuda ve ilköğretimde türbana izin verilmeyeceği açıkça vurgulanmalıydı. Bu yapılmayınca ipler koptu..

ASKER: İrticai ve ayrılıkçı bağlantıları olan, yurtdışı destekli bir organizasyon medyanın bir kesimi üzerinden TSK’yı yıpratmak için vargücüyle çalışıyor. Siyasi irade buna sessiz kalıyor.

Evet, kulislerdeki yapı bu... En azından fısıltı koridorları bu ayrışmayla çalkalanıyor. Bu yüzden açıklamalar yapılıyor. Yalanlamalar geliyor. Tartışmalar yükseliyor. Ve bütün bunlar, Türkiye’nin ne kadar ağır ve keskin bir saldırı altında olduğunu gösteriyor. Peki ne yapılmalı?

- Mahkeme üyeleri rahat bırakılmalı...

- Dava bir an önce sonuçlandırılmalı.

DÖRDÜNCÜ YAZI

Haberin Devamı

YAKINDA MUSUL VE KERKÜK PETROLÜ İÇİN ANLAŞMA YAPACAK/images/100/0x0/55ea8925f018fbb8f8865c7a

BARZANİ son dönemde 20’den fazla yabancı şirketle petrol anlaşmaları yaptı... Son olarak Kanada’dan sonra Güney Kore’nin bir devlet şirketiyle anlaştı... Erbil ve Süleymaniye’de iki kuyu açılacak. İşletilecek. Şimdi işin en garip yanına geliyoruz... Barzani’nin bu anlaşmalarına Irak yönetimi çıkıyor. Anlaşmaları tanımıyor.. Yani devlet diyor ki: "Hayır bu anlaşmaları yapmayacaksın." Devlete bağlı olduğunu söyleyen Barzani "Ben yaparım sen karışma" cevabını veriyor... Peki bu nasıl oluyor... İşte açıklaması:

- Irak’ı kim işgal etti?

ABD, İngiliz ve Kanada güçleri.

- Şu andaki Bağdat yönetimini kim yönetiyor?

ABD, İngiltere, Kanada... Peki Bağdat’ın karşı çıkmasına rağmen anlaşmaları hangi ülkelerin şirketleri imzalıyor?

- ABD, Kanada, İngiliz...

Ne komik değil mi?

Komik değil, trajik...

Çünkü yakında Barzani Musul ve Kerkük için anlaşma yapacak...

BEŞİNCİ YAZI

Haberin Devamı

GÖKÇEK'LE ANKARA TURU/images/100/0x0/55ea8925f018fbb8f8865c7c

HAFTA sonu Başkan Melih Gökçek’le bir Ankara turu yaptık. İnanılmaz yatırımlar, bir o kadar proje.

- Ankara’ya uçakla gelenlerin yıllardır karşılaştığı o "gecekondu mezbeleliği" ortadan kalkmış. Esenboğa yoluna estetik cerrahi uygulanıyor. Ve tam 80 bin nüfuslu 18 bin konuttan oluşan bir kent kuruluyor. Anlatmak yeterli olmuyor. Görmek lazım. Yıllardır şikayet ettiğim bu Esenboğa yolu mezbeleliğine yapılan estetik müdahale için kutluyorum.

- Sarayköy’de 650 dönümlük bir alana dünyanın en büyük futbol merkezi kuruluyor. 4 ay sonra hizmete açılacak olan bu merkezde tam 15 futbol sahası var. Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan bu merkeze dünyaca ünlü 15 hocayı getirebileceğini söylüyor. 12-18 yaş öğrenciler futbol akademisinde bu hocalar tarafından yetiştirilecek.

- Bir kötü haber. Metro önümüzdeki döneme kalıyor. Çünkü para yetişmemiş.

- Ankara turunun detaylarını ve yapılanların animasyon görüntülerini hurriyet.com.tr’de bulabilirsiniz.

ALTINCI YAZI

Haberin Devamı

RAHŞAN HANIM BÜYÜĞÜMÜZ AMA PARTİYİ BEN İDARE EDERİM

RAHŞAN Ecevit Zeki Sezer’e karşı bir hareket başlatıyor. Çünkü başta laiklik anlayışı olmak üzere partideki bazı isimlerin görevleri konusunda anlaşamıyorlar./images/100/0x0/55ea8925f018fbb8f8865c7e

Dün DSP Genel Başkanı Zeki Sezer’e sordum:

- Rahşan Hanım’la sorun mu var?

Sezer çok kesin bir cevap verdi:

- Öyle anlaşılıyor. Ama ortada bir gerçek var. Rahşan Hanım bizim büyüğümüzdür. Kendisine saygımız var. Ama partiyi ben ve kurullar yönetir...

Sonuç şu:

- Yakında DSP içindeki sıkıntılar çatlağa dönüşebilir. Bu da Meclis’teki CHP grubunun milletvekili sayısını artırabilir. Çünkü Rahşan Hanım ’benim değilse yıkarım’ noktasında..

YEDİNCİ YAZI

ERKEN SEÇİM OLMAZ, ÇÜNKÜÜÜ...

SENARYO şu:- Eğer AKP kapatılırsa, Cumhurbaşkanı bir kişiye hükümeti kurma görevi verecek. Ve ardından erken seçime gidilecek. Yerel seçimlerle genel seçimler birleştirilecek.

Bu olmaz... Neden mi?

Çok basit. Çünkü genel seçimin üzerinden daha 2 yıl geçmedi. Yani milletvekilleri Meclis’te iki yıllarını doldurmadılar. İki yıl dolmayınca da emeklilik hakkını alamadılar. Bu yüzden en az iki yıl geçmeden kıyak emeklilik parasını almadan hiçbir milletvekili erken seçim için el kaldırmaz...

Bu durumda eğer Tayip Erdoğan yasaklanmazsa, örneğin tümü AKP milletvekili olan bir ildeki vekiller istifa eder ve orada erken seçim olur. Tayyip Erdoğan oradan seçilir gelir...

Peki yasaklanırsa?

- İşte senaryolar orada kilitleniyor. Ama Cumhurbaşkanı yine birisini mutlaka atayacaktır. Yine erken seçim olmaz.

Yazarın Tüm Yazıları