Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
24 Kasım 2009 Salı 11:37
İstanbul 14ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    21/11/2009
    10 -16-18-20-38-41
    ŞANS TOPU
    18/11/2009
    6 -7-14-15-26-11
    SÜPER LOTO
    19/11/2009
    9 -26-31-37-38-48
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    6 Haziran 2008

    Ertuğrul ÖZKÖK

     

    Önce öfke sonra itidal


    HÜRRİYET’in "411 el kaosa kalktı" manşetine itiraz eden arkadaşlara sesleniyorum.

    Şimdi anladınız mı o eller neye kalkmış?


    Gerçeğin tam ifadesi olan o manşet yüzünden, Hürriyet’e, bizlere demedik laf, etmedik hakaret bırakmayan, hakkımızda ipe sapa gelmez yüzlerce komplo teorisi üretenlerin şimdi ne düşündüğünü çok merak ediyorum.

    Evet bir kere daha aynı inançla ifade ediyorum.

    O gün 411 el kaosa kalkmıştır ve ispatı bugün bütün delilleriyle önümüzdedir.

    * * *

    Girişteki öfkeli ifadelerime bakıp sanmayın ki bu karara çok sevindim.

    Hayır hiç sevinmedim.

    O manşeti atarken ne kadar kaygılı idiysem, bugün de o kadar kaygılıyım.

    Ama bir taraftan da gazeteci olarak, geçmişte yaptığım uyarıları önüme koyup bazı hatırlatmaları yapmanın gereğine inanıyorum.

    Baştan itibaren şunu söyledim:

    Türban konusunu Anayasa’yla oynayarak çözmeye kalkmayın.

    Çünkü öyle yaptığınız takdirde, bunu bir rejim meselesi haline getirirsiniz.

    Nitekim Anayasa Mahkemesi, yetkisini biraz genişletme pahasına, bunun bir "rejim meselesi" olduğunu içtihat haline getirdi.

    Üniversitelerde türban sorununu çözmek, artık eskisine göre de daha zorlaşmıştır.

    Ama imkánsız değildir.

    Önümüzdeki dönem, türbanın bir rejim meselesi olmaktan çıkarılıp, "bazı insanların inancı" meselesi haline getirilmesi mümkün müdür ona bakmalıyız.

    Bu cümlenin altını dikkatle çiziyorum ve daha açık yorumuyla yazıyorum:

    "Türban meselesini, inatçı dincilerin elinden alıp temiz inanç sahiplerinin eline iade etmeliyiz."

    Sorunu ancak onlar çözebilir.

    * * *

    Meclis’te 411 elin kalktığı gün ile dün arasında geçen süreye gelince...

    Bu süreyi ne yazık ki iyi kullanamadık.

    Oysa bu dönemi, Türkiye’de herkesi birleştirecek, dini siyasetin kirli ellerinden alacak, özgürlükleri belli bir zümrenin, akraba taallukatın şahsi ihtirasları olmaktan çıkarıp bütün toplumun arzuları platformuna yayacak bir ortak zeminin oluşturulması için kullanabilirdik.

    Yani yeni Anayasa’nın yapımına bu dönemde başlayabilirdik.

    Türkiye’yi ilelebet, laik, demokratik bir hukuk devleti olarak tutacak, Cumhuriyet’in temel değerlerini zedelemeyecek bir meydanda buluşabilirdik.

    Emin olun bunun içinde, üniversitede türbana serbestlik de olurdu.

    Ve bu ülkede kimse, hiçbir kurum bu ortak iradenin karşısında duramazdı.

    Ne yazık ki, ihtiraslı ve gözü dönmüş fanatikler, buna izin vermedi.

    Dışarıdan müdahaleler, içeriden kışkırtmalar ortamı daha da gerdi.

    Hepimiz daha ılımlı, daha anlayışlı, daha mutabakatçı hale geleceğimize, tam aksine bunkerlere çekildik.

    Sonuçta bütün yükü yine Anayasal bir kuruma bıraktık.

    O da görevini kendi görüşüne göre yaptı.

    * * *

    Şimdi geleceğe bakalım.

    En büyük yanlış, Anayasa Mahkemesi kararına takılıp kalmaktır.

    AKP; Cumhuriyet’in temel değerleriyle bir meselesi olmadığını, rövanşist bir fanatik azınlığın esiri olmadığını bütün Türk halkına göstermelidir.

    Geldiğimiz noktada en tehlikeli şey, inatçılık olacaktır.

    Hepimizin menfaati, Anayasal kurumlarıyla, askeriyle, halkının bir bölümüyle, sivil toplumuyla, üniversiteleriyle, iş dünyasıyla, medyasıyla uyumlu, haklarla sorumlulukları, iradeyle denetimi aynı bünye içinde bir araya getiren sağlam bir demokrasi üzerinde birleşmektir.

    Böyle bir rejimi, intikam duygularıyla, abuk sabuk misyon tutkularıyla, sadece oya dayanan bir milli irade anlayışıyla sağlamak mümkün değildir.

    İşe önce Türkiye’nin iklimini düzelterek başlamalıyız.

    Bir yandan türbanlı kadını otele sokmayan, öte yandan "Gávura içki verip Müslüman’a vermeyen" keyfi zihniyet bu iklimin ürünüdür.

    Milli iradeyi temsil ettiğini iddia eden partilerin tek ve ilk misyonu bu adı konmamış, kansız iç savaşı bitirip barışı sağlamaktır.

    * * *

    Netice...

    411 el kaosa yol açtı.

    Ama Anayasa Mahkemesi kararı kaosu bitirdi mi?

    Hayır bitirmedi.

    Kaosu bitirecek olan tek şey, azgın azınlığın çığlıklarına kulakları tıkayıp, ülkenin merkezindeki geniş makul çoğunluğu iktidara oturtacak zihniyete gelmemizdir.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ertuğrul ÖZKÖK
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Utanırlarsa...

    Doğan HIZLAN
    ‘Konuşan Fotoğraflar’ ne demek

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Etiler’in ahlakı kimden sorulur

    Mehmet Y. YILMAZ
    Gerilim ‘bölünme korkusundan’ kaynaklanıyor

    Sedat Ergin
    Koramiraller cinayet şebekesi yönetir mi?

    Yalçın DOĞAN
    1969’dan bu yana en büyük eylem

    Özdemir İNCE
    Öğretmenler Günü

    Ahmet HAKAN
    Aleviler cellatlarına âşık kurbanlar mı?

    Enis BERBEROĞLU
    Bir irtica yazısı

    Yılmaz ÖZDİL
    İzmir’de n’oluyor?

    Vahap MUNYAR
    Türk işadamları için Lübnan zamanı, vizeyi de kaldırırız

    Yalçın BAYER
    Öğretmenlik ayaklar altında

    Cüneyt ÜLSEVER
    Öğretmen yeterlilik araştırması

    Gila BENMAYOR
    Kavaf ‘Cinsiyet Uçurumu’ Raporu’nu araştıracak

    Kanat ATKAYA
    Üç yanlış bir doğru eder mi?

    Latif DEMİRCİ
    Latif DEMİRCİ

    Erdal SAĞLAM
    Güdük hafta ardından bilanço makyaj ayı

    Şükrü KIZILOT
    Bayrama evinizin vergisini ödeyerek girin

    Hadi ULUENGİN
    Kafes

    Bülent DÜZGİT
    Bülent çiziyor

    Mehmet Ali BİRAND
    Hem “kollayın” diyoruz sonra da kızıyoruz…

    Rauf TAMER
    Öğretmenim

    Cengiz ÇANDAR
    “Açılım” ve Dersim’le ortaya çıkan Ak Parti ve CHP

    Yonca TOKBAŞ
    Yeşilalıç İlköğretim Okulu

    Özgür BOLAT
    Sen başarısızsın, öyle kal!

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH