Ahmet İyimaya’nın bahçıvanı

Şu günlerde Türk siyasetinde inanılması çok zor şeyler oluyor.

Haberin Devamı

Yok yok CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın yanlışlıkla cep telefonunun ‘no’ tuşu yerine ‘yes’ tuşuna basmasından ve günlerce ‘dinleme miydi değil miydi?’ diye hararetli tartışmamızdan bahsetmiyorum.

Ben size hayatın tesadüflerinden doğan başka bir Ankara siyaseti saçmalığından bahsetmek istiyorum.

Biliyorsunuz geçenlerde TBMM Adalet Komisyonun Başkanı ve AK Parti milletvekili Ahmet İyimaya kredi kartı faizlerine sınırlama getirilmesi için yasa teklifi verdi.

Kredi kartı faizine mevduatın iki katı kadar sınır getirilmesini öngören yasa teklifi perakendeciler başta olmak üzere iş dünyasını ayağa kaldırdı.

Bankacılar başlangıçta teklifin ‘yeni bir Ankara şakası’ olduğunu zannetti.

Çünkü kredi kartı faizlerine sınırlama getiren ve işi Merkez Bankası’nın kontrolüne bırakan yasa geçeli henüz iki yıl bile olmadı.

Haberin Devamı

Yani mevcut durumda Merkez Bankası zaten kredi kartı faizlerini her üç ayda bir belli bir sınırın altında tutacak şekilde düzenliyor.

Şimdi durduk yerde yeni bir sınırlandırmadan bahsetmek olsa olsa ‘1 Nisan şakası’ olsa gerekti!

Fakat Ankara’da bir süredir yaşanan siyasi karambol, böylesine popülist bir önerinin hiç de şaka olmadığını gösterdi.

Normal bir zamanda AK Parti hükümetinin ‘1 Nisan Şakası’ olarak bile ciddiye almayacağı bir öneri,  hükümete bağlı bir milletvekili tarafından, başta Ekonomik Koordinasyondan Sorumlu Devlet Bakanı Nazım Ekren olmak üzere tüm bakanların gözünün içine baka baka meclise taşındı.

Parti kapatma davasıyla başlayan siyasi karambol yüzünden hükümet popülizmin dibi anlamına gelebilecek bir tasarıya en azından şimdiye kadar seyirci kaldı.

Oysa şimdiye kadar öyle bir teklifin yasalaşması halinde bankacılardan daha çok perakendecilerin zarar göreceğini, %4 büyümenin bile hayal olacağını, serbest piyasa ekonomisinin delik deşik edileceğini, kayıtlı ekonomiye geçişin en önemli aracı olan kredi kartlarının büyük darbe yiyeceğini en azından Nazım Hoca’nın İyimaya’ya anlatmış olması gerekti.

Fakat Nazım Hoca geçen hafta İstanbul’da bankacılarla ‘İstanbul nasıl finans merkezi olur’ projesi için bir araya gelene kadar İyimaya ile görüşmemişti.

Haberin Devamı

Düşünebiliyor musunuz, hükümetin Ekonomik Koordinasyondan Sorumlu Devlet Bakanı Nazım Ekren bankacılarla İstanbul’u finans merkezi yapmak için kafa patlatıyor, Ankara’da TBMM Adalet Komisyonu Başkanı AK Parti milletvekili Ahmet İyimaya finans ve perakende sektörünün ocağına incir ağacı dikecek bir yasa teklifini meclise getiriyor.

Yani bir anlamda İyimaya verdiği teklifle Ekren’e ‘hoca boşuna uğraşma biz Ankara’da oldukça İstanbul asla finans merkezi olmaz’ demeye getiriyor.

Şaka yaptığımı düşünüyorsanız İyimaya’nın durduk yerde neden böyle bir yasa teklifi getirdiğini anlatayım da şaka neymiş görün.

Meğer İyimaya’nın bahçıvanı sahip olduğu 4-5 karttan dolayı geçenlerde gelip kendisine epey dert yanmış.

Haberin Devamı

Kartları esas amacının dışında kullanıp ödeme güçlüğü çekince çareyi İyimaya’ya dert yanmakta bulmuş.

İyimaya’da ‘iyi de sevgili bahçıvanım sen bankaların uyguladığı kredi kartı faizlerinden şikayet etmeden önce, kredi kartlarını bir borçlanma değil ödeme aracı olarak kullanman gerektiğini öğrensen’ diyeceğine, ‘vay anasını demek öyle’ deyip soluğu mecliste almış.

Türkiye’de ödeme sorunlu kredi kartı sahiplerinin oranı %3. yani %97 kredi kartını hangi amaçla kullanması gerektiğini gayet iyi biliyor ve sistem herkesin yararına tıkır tıkır işliyor. Bankalar Merkez Bankası’nın koyduğu kurallar çerçevesinde zaten kredi kartı faizini sınırlı tutuyor.

Haberin Devamı

Bazı aklı evveller bağırıyor ‘oran çok yüksek.’

Elbette mevduat faizi ile kredi kartı faizi arasında büyük fark olacak.

Eğer İyimaya’nın maksadı bağcıyı dövmek değil üzüm yemekse bahçıvanı gibi sıkıntı yaşayanlara şunu söyler.

‘Kardeşim kredi kartı ödemelerinde sıkıştıysan git istediğin bankadan uygun faizle ihtiyaç kredisi al kart borcunu cezaya kalmadan kapat.’

Çünkü kredi kartı faizi bir borçlanma faizi değil zamanında ödemeyi teşvik etmek için konulan bir çeşit ceza.

Değilse İyimaya kırmızı ışıkta geçmenin cezasını da bir çorba parasına düşürecek yasa teklifi hazırlasın, böylece ne bazı trafik polisleri çorba parasına tenezzül ederler ne de trafik kurallarını ihlal edenler ‘aman puanım düşecek ehliyetim elden gidecek’ diye kara kara düşünür!

Olur mu böyle bir mantık?

Haberin Devamı

Ankara’da siyasetin içinde popülizm tuzağına düşmüşseniz olur.

Ahmet Bey’e ve bahçıvanına sevgiyle duyurulur.

Yazarın Tüm Yazıları