Nuri Bilge Ceylan’ı alnından öpüyorum

AH keşke o salonda olabilseydim. İnanın yerimden fırlar, Nuri Bilge Ceylan’ı kucaklar ve onu alnından öperdim.

O cümlesi var ya o cümlesi, beni tam can evimden vurdu.

Ben yıllardan beri yazı yazıyorum ama yıllardan beri onun o tek bir cümleyle anlattıklarını bir türlü anlatamadım.

Nuri Bilge Ceylan benim yüreğimi sürekli kanatan kahredici gerçeği üç dört sözcükle toplayıverdi:

"Bu ödülü, tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme adıyorum."

Yok yok... Kesinlikle bu cümleye sığdırılmış anlam ve felsefe sıradan bir insanın söyleyebileceği cinsten değil.

Belli ki o acı gerçek, benim gibi onun da yüreğini kanatıp durmuş.

"Yalnız ve güzel ülkem..."

Gerçekten de güzeldir ve yalnızdır bu canım ülke.

Hem içerde yalnızdır, hem de dışarda yapayalnızdır.

* * *

Yıllardan beri bu ülkenin yazgısıdır; politikacılar sadece ve sadece kendi çıkarlarını düşünürler.

Sadece kendileri, taraf ve etrafları için çalışırlar.

Onun için siyasi yolsuzluklar diz boyudur bu ülkede.

Siyasi gücü elinde tutan bir sürü çapsız politikacının talanından bir türlü kurtulamamıştır.

Onun için yapayalnızdır.

En büyüğünden en küçüğüne kadar iş dünyasının büyük bölümü de kişisel çıkarlarını daima ülkesinin çıkarının önüne koymuştur.

Meslek erbaplarının çoğu da aynı yoldadır.

Bu ülkede yaşayanlar, bu ülkenin nimetinden yararlananlar Türkiye’yi değil kendi çıkarlarını düşünürler genellikle.

Ve Türkiye uğradığı büyük ihanetlerin ortasında yapayalnız bir ülkedir.

Dünyada daha da yalnızdır.

Yaşadığı zor coğrafyada kurulan her türlü tuzakla, her türlü belayla tek başına boğuşur, boğuşur...

Bütün kalbimle inanıyorum ki, bir gün bu güzel ülkenin yalnızlık yazgısını Nuri Bilge Ceylan’lar kıracak.

Hüzünlü bir vefa günü

METİN Altıok...

Bu ülkenin usta şairi...

Onu ve onun gibi aydınları 1993 yılında Sivas’ta yobazlar yaktı.

Şair olarak en verimli çağında katlettiler onu.

Cumartesi günü onun acısını hálá yüreklerinde duyan dostları onu anmak için toplandılar.

Adına verilen şiir ödülünü onun hayranı olan şair Haydar Ergülen aldı.

Dünya sanatçısı Fazıl Say onun için piyanosunun başına geçti.

Say’ın çaldığı melodilerin eşliğinde iki ünlü tiyatrocumuz Cüneyt Türel ile Genco Erkal, Altıok’un insanın içini titreten şiirlerini seslendirdiler.

Fazıl Say’ın bestelediği Metin Altınok Oratoryosu’ndan iki parçayı genç sanatçı Güvenç Dağüstün yine Fazıl Say’ın parmaklarından dökülen müzik eşliğinde seslendirdi.

Sezen Aksu da buğulu sesiyle iki parçasını Metin Altıok için söyledi.

Hüzünlü ama vefa dolu bir anmaydı.

Sivas’ta yakılarak katledilen Metin Altıok ve arkadaşlarının ruhları şad olsun.

Bilsinler ki onlar unutulmadılar.
Yazarın Tüm Yazıları