Her nabza şerbet

ANKARA
BAŞKENTİN nabzı bir merkezde atmaz, asla tek sesli olmaz.

Hepsini birden dinlemeye kalkınca da ses, nefes karışır.

O yüzden önce genel havayı verelim:

1) AKP’nin kapatılması uzak ihtimal değil.

2) Tepkiler AKP’yi Anayasa değişikliği için frenleyebilir.

Bu kadarıyla yetinmeyenlere farklı merkezlerden kısa raporlarla devam edelim.

* * *

AKP’li bir kurmayla konuşuyorum. Diyor ki:

- Velev ki AK Parti kapatıldı, Başbakan dahil 20’den fazla vekile siyasi yasak geldi. Toz duman kalktıktan sonra ortaya çıkacak tablo aslında şimdiden belli: 300’den fazla vekille yola devam ederiz. Yasak Tayyip Erdoğan’ın fiziki varlığını, dinamo olarak gücünü, yol gösteren ışığını tüketmeyecek ki.

Sonra hatırlatıyor:

- Süleyman Demirel’e, Bülent Ecevit’e, Necmettin Erbakan’a da yasak konulmadı mı? Daha sonra hepsi yeniden geri dönmedi mi? Cumhurbaşkanı, başbakan olmadılar mı?

AKP kurmayının yakın tarih analizine dayalı öngörüsü böyle.

* * *

Kapatma davası sürecinde ilk hafta tamamlandı, asker sessiz kaldı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’na yönelik linç kampanyasını dikkatle izlediler.

Ama ben yakın bir zamanda TSK’nın yetkili ağızlarından dava yorumu duyulacağını sanmıyorum.

Öncelikle komutanlar, 30 Ağustos’taki devir teslim bu kadar yakınken polemiğe girmek istemez.

"Yargıya intikal etmiş konuda herkesin susması gerektiğini" düşünürken tersine hareket etmez.

Ne var ki Anayasa değişikliği ısrarı bu politikanın değişmesine yol açabilir.

Çünkü askeri çevrelerin analizi, bu dayatmanın ülkede kaos yaratabileceği yönünde.

* * *

İktidar partisi liderine yasak ihtimali hemen alternatif isim üretimine yol açtı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun adı merkez sağın yeni liderliğine uygun bulundu. Abdüllatif Şener’in de TOBB Üniversitesi’nde çalışıyor olması, ikili takım çıkışı potansiyelini akla getirdi. Ne var ki tanıdığım Rifat Hisarcıklıoğlu bu role soyunmaz, ilke olarak sıcak bakmaz. Muhtemelen, "Bu ortamda siyasi fırsatçılık yapılmaz, o niyetle ortaya çıkan çabuk biter" diye düşünür.

Iskalayanlarınız olmuştur... TOBB, 22 Temmuz seçiminden sonra üç krizde sivil toplumla birlikte devreye girdi. Abdullah Gül’ü seçim sürecinde ilk davet eden sivil toplum örgütü oldu. Yeni Anayasa kavgasında yine sivil topluma yer açarak yatıştırıcı rol oynadı. Türbanla ilgili Anayasa değişikliğinde sağladığı uzlaşı ortamı ise son anda bozuldu.

Peki bu kez devreye girecek mi? Çok zor, çünkü "oynama alanı bulamıyor, göremiyor".

* * *

İktidara yakın cemaatlerin havasını da aktarmak gerekiyor.

Duyduğuma göre son gelişmelere ilişkin tam görüş birliği yok.

Kimileri türbanla başlayan süreci AKP’nin iyi yönetemediğine inanıyor.

Diğerleri, AKP’nin her zamankinden fazla yardıma ihtiyaç duyduğu görüşünde.

Cemaat tavrının siyasete somut yansıması için biraz beklemek lazım.
Yazarın Tüm Yazıları