Kişi başına milli gelirimiz: 17.486 dolar 34 sent

ODTÜ’de bizim dönemin en parlak öğrencilerinden biri Ekrem Pakdemirli idi. Nitekim hayatı boyunca bu ışıltısı devam etti. Ekrem, makine mühendisliğinde profesörlüğe kadar yükseldi.

Ama Türkiye onu, bir devrin Maliye Bakanı olarak da hatırlıyor. Tekstil Sanayicileri Sendikası Başkanı Halit Narin’in, 2002 yılının Mayıs ayında sendikanın geleneksel toplantısında "Türkiye’de kişi başına milli gelir, resmi istatistiklerin gösterdiği gibi yılda 2600 dolar olamaz. Mutlaka bundan çok daha fazladır; etrafınıza bakın yeter" demesiyle Ekrem Hoca çalışmaya başlıyor. Hoca, Devlet İstatistik Kurumu’nun bilgi tabanını kullanıyor ve uzmanlarının yardımını alıyor. Akademisyen arkadaşlarıyla birlikte "Avrupa Birliği Formatında" Türkiye’nin milli gelirini yeniden hesaplıyor. Temmuz 2004’te bu çalışmalar, Tekstil Sanayicileri Sendikası tarafından yayınlanıyor. Bu kitabın sonuç bölümünde, 2003 yılında Türkiye’nin mili gelirinin 842 milyar dolar olduğu yazılı. Bu sayıya Türk Lirası ile hesaplanan milli gelir, "satın alma gücü paritesiyle" dolara dönüştürülerek ulaşılmış. Ben de bu sayıyı, son dört yılın reel büyüme hızlarıyla çarparak güncelleştirdim. Toplam milli gelir 1 trilyon 87 milyar dolar çıktı. Onu da nüfusa, yani 70 milyon 586 bin 256 kişiye böldüm. Bulduğum rakam 15.418,43 ABD Doları oldu. Sonra bunu doların Euro karşısında 1.36’dan 1.55’e doğru devalüe olduğu kabulüne göre düzelttim. Sonuçta 17.486,34 dolar rakamına ulaştım. Herhalde bugün 100 doların Amerika’daki satın alma gücü, 100 YTL’nin Türkiye’deki satın alma gücünden fazladır. Dolayısıyla bu sayı, kambiyo kuruna göre yapılacak hesapla da aynıdır. Tahmin edeceğiniz gibi yazıyı biraz da istatistiklerle dalga geçmek için bu şekilde bitirdim. Yaptığım, yanlıştır. Olsa bulsa yöntemiyle nokta tahmini veya tespiti yoktur. Güvenilir değer aralıkları vardır. Küsuratla konuşmak ise bilimsel değildir, şarlatanlıktır.

* * *

Türkiye İstatistik Kurumu’nun milli gelir rakamlarını yeniden hesaplayarak kamuoyuna ilan ettiği şu günlerde, Ekrem Pakdemirli’yi anmamak haksızlık olurdu. Milli gelirimiz son olarak 1987 yılı fiyatlarıyla hesaplanmaktaydı. 1968 yılı fiyatlarına göre hesaplanan 1993 yılı milli geliri, 1987 yılı fiyatlarıyla düzeltilince yüzde 43 artmıştı. O zaman da böyle bir dalgalanma olmuştu. İktisadi istatistikler ve buna dayanarak hazırlanan ölçümler çok dikkatli kullanılmalıdır. Bu güncelleşmenin yapılmış olması isabetlidir. Cari açık ve bütçe açığı da azalmamıştır. Kimse rehavete kapılmasın. Her iyi sonucu kendi marifeti gibi satan başbakana ve onu pohpohlamak için fırsat kollayan cumhuriyet düşmanlarına lütfen kulak asmayın.

SADUN BEY ÇOK HOŞ BİR İNSANDI

Sevgili hocam Sadun Aren aramızdan ayrıldı. Övünmek gibi olmasın, ben onun en iyi öğrencilerinden biriydim. Sadun hocadan çok sayıda ders aldım. Onun en büyük özelliği, karmaşık konuları, "anlaşılabilir" hale getirebilmesiydi. Sadun hocanın dersini dinleyenler "ben zaten bunları biliyordum" zehabına kapılırdı. Prof. Sadun Aren, iktisat dersinin içine hiçbir zaman ideolojik propaganda sokuşturmamıştır. Bunu, herkesin böyle bilmesini istiyorum. Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın.

Son Söz: Fizikte olmayan bir hassasiyet, matematikle ifade edilemez.
Yazarın Tüm Yazıları