İslamcı takıyyecilik

TARHAN Erdem’in "türban" ile ilgili araştırması Milliyet Gazetesi’nde yayınlanmaya başladığı gün "İslamcı yazarların" araştırmaya çamur atacaklarını tahmin etmiştim.

Ama birisinin Erdem’den şikáyetini gazetenin patronu Aydın Doğan’a kadar taşıyacağını tahmin edememiştim. Bu mantığa göre birileri de onun yazdıklarını beğenmedikleri zaman kendisini Abdullah Gül’e şikáyet etmeliler!

* * *

Bu köşeyi okuyanlar bilirler. Ben "türban"la ilgili hiçbir rahatsızlık taşımıyorum. Türbanlı öğrencilerin üniversitede okuma hakkını savunuyorum. Hatta siyasi sembol olması da beni rahatsız etmiyor. Sadece yalana başvurularak bunun inkár edilmesinden rahatsızım.

Beni esasen ilgilendiren; bazı türbanlıların da en az bazı türbansızlar kadar maddiyatçı çıkmaları, doymak tükenmek bilmeyen ve zaman zaman sakil bir görüntü arz eden dünya malına olan düşkünlükleridir.

* * *

Samimi ve içten bir Müslüman Tarhan Erdem’in araştırmasında sunulan ve başını örten kadınların sayısında artış olduğunu gösteren rakamlardan sadece mutluluk duyar.

Bir inanır inancı çerçevesinde propaganda yapmayı, inancına insan kazanmayı, inancının genişlemesine katkıda bulunmayı hem görev, hem de gurur vesilesi sayar.

Ama bizde garabet bir durum var:

İslami inanca göre başını örten kadın sayısı arttıkça dini hassasiyetleri yüksek kişilerin sevinçlerinin de artması beklenirken bizim İslamcı yazarlar bu duruma üzülüyorlar!

Hemen araştırmayı yapan kişiye çamur atmaya, aksi sonuçlar bulan araştırmalara atıfta bulunarak işi sulandırmaya çalışıyorlar!

Neden?

Bizim takıyyeciler, bir yandan başı örtülü insanlara sahip çıkarmış gibi yaparken, öte yanda "eğer türbanlı insanların sayısında açık bir artış olursa, TSK bu duruma çok kızar!" diye düşünerek ürküyorlar.

"İktidarın nimetlerinden ne güzel faydalanıyoruz, suyu bulandırmanın ne álemi var!"

* * *

Bunlar bir siyasi sembol olarak kullanılan "türban"ı da sözüm ona "başörtüsü" ile eş tutarlar ama daha "Arada hiçbir fark olmadığını göstermek için ben artık başımı türban şeklinde değil, normal bir başörtüsü şeklinde bağlayacağım" diyen bir İslamcı kadın yazar veya yazar eşi çıkmamıştır.

Kusura bakılmasın ama benzer bir takıyyeyi Tarhan Erdem’in araştırmasında denek olan türbanlılar da yapmışlar.

* * *

Araştırmaya göre başını örtenler son 4 yılda yüzde 64.2’den yüzde 69.4’e çıkarak %8 artmış. Bence muhafazakárlık dünyada yükselirken İslamcı bir geçmişten gelen bir hükümet ile yönetilen ülkemizde de muhafazakárlığın artışında herhangi bir garabet yok.

Bence garabet türban takanların sayısının "4 misli" artmasında!

Daha ötesi, esas garabet araştırmada "türban kullananların başörtüsü yerine neden türbanı tercih ettikleri" sorulduğunda, %68’inin "İslam’ın emrine uyduklarını" beyan etmeleridir.

Bu cevap takıyyenin bizzat kendisidir, zira Kuran’da "Başörtüsü yerine türbanı tercih ediniz" diye emreden bir ayet olmadığını bilmek için Müslüman olmaya bile gerek yoktur.

* * *

Takıyyenin ortaklaşa yapılması (%68) beni başörtüsü yerine ısrarla türban kullanılmasının dini inançtan çok siyasi amaçla yapıldığına ve bal gibi siyasi sembol olarak kullanıldığına bir kez daha ikna etmiştir.
Yazarın Tüm Yazıları