10 Şubat 2010 Çarşamba 06:47

 ADnet  
Reklam için
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    06/02/2010
    6 -12-15-17-36-41
    ŞANS TOPU
    03/02/2010
    3 -9-17-19-25-13
    SÜPER LOTO
    04/02/2010
    25 -26-32-35-40-51
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    3 Ekim 2007

    Ege CANSEN

     ecansen@hurriyet.com.tr

    İşte Atam, 226 milyar dolar dış borç


    VERİLEN bilgilere göre, Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu 1923 yılında, sadece 51 milyon dolar ihracat yapabilmiş. Halbuki bu yıl ihracat hacmi 100 milyar doları geçecek.

    Bununla iftihar eden ihracatçılar (bu ne demekse, ihracat yapan sanayici, ihracatçı mı sanayici mi oluyor?), önce eski TBMM binasında toplanıp ant içtiler, sonra da mahalle baskısından olacak, Anıtkabir’i ziyaret edip başarılarını Ata’larına sundu. Atatürk sömürüsünden başka bir şey olmayan bu törenden hiç hoşlanmadım.

    * * *

    İzinden gidilen Atatürk’ün ekonomi politikasında dış borçlanmaya yer yoktur. Lozan Antlaşması müzakerelerinde İngiliz Dışişleri Bakanı mağrur Lord Curzon, Türk heyeti başkanı İnönü’nün taviz vermez tutumu karşısında kızmış ve "Barıştan sonra nasıl olsa borç istemeye İngiltere’ye geleceksiniz, o zaman bu masada aldıklarınızı geri vereceksiniz" demiştir. Nitekim İngiliz Dışişleri Bakanlığı, Ağustos 1923’te yeni Türk devleti, para istemek için İngiltere’ye başvurmak zorunda kalacaktır, kendilerine zırnık verilmemesi gerekir diye bir rapor yazmıştır. Lord Curzon bu rapora "Bu onlara ders olsun" (They must learn their lesson) diye derkenar düşmüş ve imzalamıştır. Atatürk’ün iktisadi politikasının (doğru veya yanlış) tek bir ilkesi varsa, o da (siyasi bağımsızlığı tehlikeye atacağı gerekçesiyle) dış borç almamaktır. Hazinenin yayınladığı bilgilere göre bugün Türkiye’nin dış borcu 226 milyar dolardır.

    * * *

    Düşük kurdan şikáyetle ne kadar kamufle edilmeye çalışılırsa çalışılsın, görülüyor ki bu propaganda kampanyasını tertipleyenler, iki mesajı toplumun beynine şırıngalamayı hedeflemiştir.

    1. Bu hükümet çok başarılıdır;

    2. Gittiği yol, Atatürk’ün gösterdiği yoldur. Bunların ikisi de doğru değildir.

    İktisadi kıstaslara göre, AKP iktidarı döneminde ekonomide yüz güldürücü sonuçlar alındığı doğrudur. Ancak ortada abartılacak bir başarı yoktur. Gerek enflasyonun düşmesi, gerek büyüme açılarından Türkiye’nin performansı, Latin Amerika ve Doğu Avrupa’daki emsal ülkelerle aynı düzeydedir hatta düşüktür. Ekonomimizde gözlemlenen iyileşme, büyük çapta küreselleşmenin bir sonucudur. Uzun yıllar parası döviz olmayan ülkeler, büyümeye çalıştıkça döviz açığı verir (biz hálá öyleyiz) ve krize girerdi. Döviz, daima kıt kaynaktı. Dolayısıyla gelişmekte olan ülkelerin başı "cari açık"tan, ekonomileri de "devalüasyon krizleri"nden kurtulmazdı. Bu kısırdöngüyü önce Japonya, sonra tüm Pasifik ülkeleri kırdı. Bizim ezberci iktisatçılar "Büyüme cari açık yaratır" diye türkü söylerken, Pasifik ülkeleri "Cari fazlanın büyüme yarattığını" ispatladı. Bu ülkeler sayesinde şimdi cari açığı, parası döviz olan ABD ve İngiltere vb. ülkeler vermektedir. Dünyada kum gibi döviz vardır. Bu yüzden, "yüksek faiz-ucuz döviz"e dayalı demode bir istikrar politikası izleyen Türkiye, 65 milyar dolar ticaret ve 35 milyar dolar cari açığa rağmen krize girmiyor.

    Resmin bütünü budur.

    Son Söz: En tehlikeli yalancılık, eksik konuşmaktır.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ege CANSEN
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Karanlığa isyan

    Doğan HIZLAN
    Maslak’taki kongre merkezi yapılırken

    Tufan TÜRENÇ
    Aşk-ı Memnu ve RTÜK kafası...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Asker gidince demokrasi gelir mi

    Mehmet Y. YILMAZ
    Sivilleşirken ‘öteki üniformalıları’ unutmayalım!

    Yalçın DOĞAN
    Benim insanlarım

    Özdemir İNCE
    Arthur Miller ile Harold Pinter’in işleri

    Ahmet HAKAN
    Bir polemikçi üstadını buldu

    Yılmaz ÖZDİL
    Aşk-ı Memnu

    Yalçın BAYER
    Tekel İçki’nin satışında muvazaa da sorgulanmalı

    Cüneyt ÜLSEVER
    Netice odaklı dış politika açısından İran!

    Latif DEMİRCİ
    Latif DEMİRCİ

    Şükrü KIZILOT
    Kızılderili avı ve ücretliler

    Hadi ULUENGİN
    İkinci Hintnâme

    Bülent DÜZGİT
    Bülent çiziyor

    Ayşe ARMAN
    Evde şenlik olacak Ayşe!

    Ege CANSEN
    Demokrasi, diktacılardan öğrenilir

    Eyüp CAN
    Bir kere de ciddiyet ilan etsek Sayın Bakan

    Mehmet Ali BİRAND
    Yargı, neden bilet fiyatlarına karışır?

    Rauf TAMER
    Yerinde say!..

    Cengiz ÇANDAR
    “Açılım” tıkanırsa; sınırlar açılmazsa...

    Ayşe ARAL
    En güzel oda benim odam

    Yonca TOKBAŞ
    Cesaretin ölçüsü ölmek değil yaşamaktır…

              Vuslat Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH