Havva anamız nasıl giyiniyordu?

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan ile cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül beylerin iş ve eylemlerini aklamaya çalışmalarını şaşkınlıkla izliyorum. Ne gereği var? "Yaptım oldu!" dersiniz, olur biter.

Neden beni de kandırmaya çalışıyorlar, anlamakta güçlük çekiyorum. Beni yazmaya tahrik ettikleri için vakit kaybına uğruyorum.

* * *

Müstakbel cumhurreisimiz, "Cumhurbaşkanı seçilecek olan benim, eşim değil!" buyuruyorlar ki doğrudur, yerden göğe haklıdır. Ama münafık tarafım gene ortaya çıkıyor: Dün ya da evvelsi gün Hayrünnisa Hanım’ın evlenmeden önce çekilmiş bir fotoğrafisini gördüm bir gazetede. Müstakbel Gül Hanım’ın başı açıkmış lisede okurken. O dönemden kalma bir türbanlı ya da sıkma başlı fotoğrafı var mı acaba? Görsek iyi olur.

Benim aklıma şöyle bir senaryo geliyor: Abdullah Bey’in valideleri gelin adayını bir kenara çekip "Bak kızım bizim aileye gelin geliyorsun. Biz Kayseriya’nın Weberyen küçük burjuvası bir aileyiz, başını örtmen lazım tez elden!" demiş olabilir.

Ya da gelin adayı uyanık davranıp ve de kayınvalidesinin gözüne girmek için kendiliğinden karar vermiş olabilir türbanlanmaya. Türbanlanmanın bir başka nedeni de olabilir. Ama sonuçta türbanlanmanın miladı Abdullah Gül Bey ve Gül familyası. Başka bir kimse kısmet olsaydı, Fahrünnisa Hanım nisan ayında cumhuriyet mitinglerine katılanların arasında yer alabilirdi. Gerçek olan şu ki Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı adayının eşi, aday için mihenk taşıdır.

Bayan Gül türban taşımayıp da Che Guevera’nın yıldızlı (ya da orak-çekiçli) beresini takmayı alışkanlık haline getirseydi, ya da gamalı haçlı şapkadan vazgeçemeseydi ne olacaktı? İnsan hakları bağlamına giren kişisel tercihi mi olacaktı? Orak-çekiç ve gamalı haç inanç özgürlüğü defterine yazılamaz mı?

Aday Gül, yurtiçinde ve dışında, yedi düvelin desteğini almış durumda. Bunu Vakit gazetesinin sürmanşetinden anlıyoruz. Vakit, başlık altı manşeti olarak "Atatürk’ün eşi de başörtülüydü!" diye yazmış. Vakit her ay birkaç kez böyle manşet atar.

Bu kez manşetin nedeni Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleri: "1. Cumhurbaşkanımız Atatürk’ün eşine, annesine bakın. Örnek alacaksan Ataürk’ün eşi nasıl giyiniyor, ona bakarsın, o da size ders olur" (Hürriyet, 16.08.07) demiş.

Böyle bir mukayese bana mantıki geliyor. Mantıki geliyor gelmesine ama bu iddia gerçekleri yansıtmıyor. Çünkü Mustafa Kemal Paşa Latife Hanım ile evli iken Cumhuriyet devrimleri henüz yapılmamıştı. Devrimler çiftin boşanmasından sonra yapıldı. Latife Hanım, evlilik döneminde, kamusal alanda kimi zaman başı açıktı; halkın karşısına geleneksel başörtüsü ile çıkıyordu. Devrimler yapılırken Mustafa Kemal Paşa bekárdı.

Mustafa Kemal Paşa’nın annesi ve kız kardeşi başlarını simgesel anlamı bulunmayan geleneksel örtü ile örtüyorlardı. Yani Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın iddiaları haklı değil.

* * *

Başbakan Erdoğan, Gazi Paşa’nın annesini ve eşini örnek göstererek tehlikeli bir mukayeseye yol açıyor. Ben demem ama birisi çıkıp "Havva anamız nasıl giyiniyordu?" diye sorabilir. Sorabilemez mi?
Yazarın Tüm Yazıları