Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Kasım 2009 Pazar 12:50
İstanbul 20ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    07/11/2009
    23-26-27-39-46-49
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    8 Temmuz 2007

    Doğan HIZLAN

     dhizlan@hurriyet.com.tr

    Ses belleğimin sepya notaları


    BAZI kitapların satırları uzun, sınırsız bir çağrışım zincirine bağlıyor sizi.

    Fıstık Ahmet’in (Tanrıverdi) "Atina’daki Büyükada" kitabını okuduktan sonra, sanki eşlik edecek müziği beklermişim gibi, Rembetiko CD’si geldi.


    İstanbul’dan Atina’ya gidenlerin hep buranın özlemini çektiklerinden söz ediliyordu o kitapta. Şarkılarda da o var.

    İçindekileri dinlerken, geçmişteki taş plaklarımdan bazılarını anımsadım, anneannemin kendi dilinde söylediği şarkıları mırıldanmaya başladım.

    Birden şarkıların mekánının, nerede bestelenirse bestelensin, nerede çalınırsa çalınsın, her zaman "gemiler geçmeyen bir ummanda" yankılandıklarına iman ettim.

    Müziğin haymatlos (vatansız) olduğu gerçeğine vardım.

    Yeni Türkü’nün Yedikule’sinin Rumcasını gene bu CD’den dinledim.

    Sesler, ırkları da dilleri de bir potada eritir, aşkı da, gurbeti de, mahpusluğu da kim bir ırka, bir millete mal edecek kadar, tarihten, insandan habersizdir?

    İçlerinde öyle parçalar var ki, çocukluk anılarımın kayıtlarına geçmiş.

    Anneannem, özgün dilinde "Darıldın mı Cicim Bana"yı söyler (Hariklaki), küçük teyzem de çift mızrap çaldığı uduyla ona eşlik ederdi.

    Ya "Kadifeden kesesi" (Kadifes) şarkısı.

    Çakıcis’i (Çakıcı) bugün hepimiz söylüyoruz.

    Zeybek kimin, ilk kim oynamış tartışmaları yaşamın karmaşıklığı içinde benim için ne kadar anlamsız.

    * * *

    ÇOK söylediğimiz, çok söylediğim bu şarkı hálá bizim evde yankılanır: "Kanarini mu gliko, esi mu pires to mialo" (Ey sevgili bülbülüm sen aklımı aldın). Sözlerin altındaki notta Rumca, Türkçe ve Ladino versiyonu vardır, deniliyor.

    Rembetiko CD’sindeki şarkıların birçoğu Türkçe de söyleniyor. Ne güzel, bir besteyi, iki dilde söyleyebilmek, iki dildeki tınının lezzetini fark edebilmek. Ortak güzellikleri, acıları, yaşanmışlıkları duyumsayabilmek.

    Eski İstanbul’u bilen, gençliğindeki tanıklıkları koruyan biriyim, Yedikule’yi elbet unutmuyorum.

    Rembetiko’nun dilini anlamayabilirsiniz, ama melodileri hemen bir ortaklığın ses mührüdür benim için.

    CD’nin küçük kitapçığında, Stelyo Berber bizim ses zenginliğimize değiniyor:

    "Engin bir kültürel mozaiğe sahip Osmanlı İmparatorluğu’nun iki büyük liman şehri olan İzmir ve İstanbul’da birlikte yaşamış olan Türkler, Ermeniler, Araplar, Yahudiler ve Levantenler her alanda birbirlerinden etkilenmekteydiler."

    Biyografiler bölümünü okurken, sürgünlüğün, mübadil olmanın acısını birden hissettim. Doğum tarihinin yanında İzmir, İstanbul yazılı, ölüm tarihinin yanında Atina.

    Behçet Necatigil’in o bizi dış dünyadan içerimize çağıran, büyük şiiri:

    "Adı, soyadı

    Açılır parantez

    Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti

    Kapanır parantez."


    * * *

    ECE AYHAN
    ’la bitireyim yazımı:

    "O sahibinin sesi gramofonlarda çalınan şey

    incecik melankolisiymiş yalnızlığının."



    Rembetiko; Aşk, Gurbet, Hapis ve Tekke Şarkıları. Yayına hazırlayan, araştırma, yazılar, arşiv ve seçki, Stelyo Berber-Pelin Suer.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Doğan HIZLAN
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    İyi mi ediyoruz?

    Doğan HIZLAN
    Elveda duvar!

    Özdemir İNCE
    ‘Nâzım Hikmet ruble karşılığı şiir yazardı’ (!) imiş

    Ahmet HAKAN
    Âlemlere akmış bir aceminin notları

    Enis BERBEROĞLU
    Beş polis topu aldı ve

    Yılmaz ÖZDİL
    İLAHİ AğDALET

    Vahap MUNYAR
    Şirketleri İstanbul’daki kulelerden oturarak yönetmek yok

    Yalçın BAYER
    Ölüme terk et sonra da gripten korumaya kalk

    Cüneyt ÜLSEVER
    ‘El Beşir hoş geldin!’ Bir düşünce haritası göstergesi

    Gila BENMAYOR
    GDO’yu tartışalım ama böyle değil

    Kanat ATKAYA
    Hişt, Yalı Mahallesi! İyi miyiz?

    Şükrü KIZILOT
    Kedi ve köpeklerin suçu ne

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (son)

    Erkan ÇELEBİ
    Domuz gribinden korkan aldı, stokta meyve sebze sıkacağı kalmadı

    Rauf TAMER
    Notlar Notlar Notlar

    Cengiz ÇANDAR
    Türkiye’yi İran-Sudan parantezinden çıkartmak...

    Rahmi TURAN
    ‘Masumları kesmedim!’

    Soner YALÇIN
    İran’ın Kürt Açılımı idamla son buldu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH