Yazarlar
Ayşe ARMAN  aarman@hurriyet.com.tr

Fransa’da eşini aldatmayan politikacıya oy verilmiyor


Bu fotoğrafları Dubai’de evde çektik. Ne yazık ki her zamanki Kutup olamıyor, bu röportajda fotoğraf sanatçısı sevgilimdi.

Bugün Fransız psikiyatr, seksolog ve jinekolog Sylvain Mimoun, ilginç örnekler aktarıyor. Fransa’daki siyasiler hakkında anlattıkları, ağzımı bir karış açık bıraktırdı. Ne var ki, bunlar Fransa’nın gerçekleri. Birer tespit. Niyet değil. Ve biz Türkiye’de yaşıyoruz, bizim gerçeklerimiz farklı...

Sylvain Mimoun, çok rahat ve komplekssiz bir adam. Ondan benim öğrendim en önemli şey, seksin bir "suç ortaklığı" olduğu ya da "iş birliği." Partnerin bir adım atıyorsa, sen de atacaksın. Mecbur değilsin, içinden gelmiyorsa atamazsın, ama atarsan yaşadığınız macera çok daha keyifli olur. Yaşanan her şeyi iki kişinin birlikte istemesi gerekiyor, eğer sadece biri istiyorsa, sorun var demektir. Ve Mimoun, "Seks, aslında bir oyun" diyor, "Ne çok hafife alın ne de çok ciddiye!" Esas olarak birlikte eğlenin demeye getiriyor...

İktidar ve seks...

- Oooooo. İşte onlar müthiş ikili. Bir de politika. İktidar, seks ve politika zannettiğimizden çok daha fazla birbiriyle alakalı. Fransa’da çok satan bir kitap var "Sexus Politicus", tam da bu konuyu inceliyor. Kitap, Mitterrand ve Chirac gibi siyasilerin aşk ve seks hayatını inceliyor. Ama sadece dedikodu babında değil. Esas olarak şu hipotez üzerine kurulu: Bir siyasetçinin metresi varsa, "iktidar"ı daha fazla oluyor...

Nasıl yani?

- Karısı dışında başka bir kadınla da aşk yaşayabiliyor olması, seçmende, bu adam gerçekten "güçlü" ve "iktidarlı" hissi yaratıyor. Doğru ya da değil, insanlar böyle düşünüyor. Mesela, "Ben seksi sevmiyorum" diyen bir siyasetçi yandı. Oy alabilmesi neredeyse imkansız. Tabii Türkiye’de durum nasıl bilmiyorum, ben size Fransa’dan söz ediyorum. Biz Fransızlar biraz da farklı bakıyoruz meseleye. Clinton’un Monica’sı olayı mümkün değil Fransa’da yaşanmazdı, "Eeeee, ne var bunda?" denilir, geçilirdi. Kimse böyle geri bir ahlakçı tavır takınmazdı...

YÖNETENLER DE İNSAN

Tabii size normal geliyor. Çünkü neredeyse bütün Fransızların metresleri var ya da biz öyle biliyoruz, sizi yöneten insanlar olmuş çok mu?

- Bakın, hepimiz insanız, onlar da, bizi yönetenler de öyle. İnsanların ya da bizi yönetenlerin metresleri var ya da yok biz ilgilenmiyoruz. Olabilir de olmayabilir de. Fakat sanırım biz anlayışla karşılıyoruz. Ya da şöyle diyeyim, o mutluysa biz de onun için mutlu oluyoruz.

Bu nasıl olabiliyor?

- Bilmiyorum ama öyle. Burada milliyetçilik yapmak istemem; biz Fransızlara, boşuna "dünyanın en iyi aşıkları" denmiyor, bizim aşka bakışımız başkalarından farklı. Yıllar evvel, 1974’te, Valery Giscard d’Estaing baştaydı, konuta sabahın 5’inde geldi. Bu büyük bir olay oldu, ertesi gün herkes bir metresi olduğunu konuşuyordu. Ama inanır mısınız, hepimiz onun için sevindik. Kınamak ne kelime, o kendini iyi hissediyorsa, bize ne; onun mutlu olması bizi ancak mutlu eder.

Neden?..

- İşte söylüyorum, bu konularda tutucu değiliz, eğer görevlerini ve sorumluluklarını yerine getirmezse eleştiriliyor ama karısı dışında bir başkasıyla ilişkisi var diye asla yargılanmaz. Mitterrand’ın biliyorsunuz, sevgilisinden çocuğu filan da oldu. Chirac için de Claudia Cardinale ile birlikte deniyordu, doğru mu bilmiyorum ama hepimiz onun için mutlu olduk. Sanırım derinlerde şunu düşünüyoruz: Bir kadını idare etmek yeteri kadar zor, birden fazla kadını idare edebilen adam ise gerçekten "güçlü", o zaman ben de onun gücüne güç katayım, gidip oyumu ona vereyim; o, bunu hak ediyor. Ama tüm bu anlattıklarım bilinçli bir süreçle gerçekleşmiyor.

AÇIK SÖZLÜLÜK İYİDİR

Peki Sarkozy?..http://preview.hurriyet.com.tr/preview/image.aspx?picid=2718747

- Onun durumu da ilginç. Karısı biliyorsunuz onu aldattı, bunu da çıkıp topluma anlattılar, gizli saklı bir durum yok. Şimdi kimileri onun bu şeklide başkan olmasının mümkün olamayacağını söylüyor, çünkü aldatıldı, gücü eksildi ya... Kimi de tam tersine, açık sözlülükle bütün bunları anlatmasının ona olumlu puan yazacağını söylüyor. Ne nedir, nasıl şekillenir bilemiyorum, ama bildiğim cinsellik, iktidar ve politika iç içe geçmiş kavramlar olduğu...

Peki kadın siyasetçilere karşı da bu kadar anlayışlı mısınız?

- Bilmiyoruz ki çünkü böyle bir tecrübemiz olmadı, Sosyalist Parti’nin başkan adayı Segolene Royal’in bir aşığı olursa nasıl reaksiyon göstereceğimizi bilmiyoruz.

Erkek, aslında kadının sekste liberal olmasından yana değil

Erkekler daha fazla mı seks ister?

- Öyleydi. Ama günümüzde değişiyor. Zaten önümüzdeki yıllarda kadın erkek arasındaki ilişkiler, roller, evlilik her şey yeniden tanımlanacak...

Ne demek istiyorsunuz?

- Bundan 20 yıl önce, hekim olarak terapiye gelen çiftlere, cinsel istekleriyle ilgili soru sorduğumda, genel olarak erkekler, seks yapmak istediklerini ama karılarının istemediğini söylerdi. 20 yıl içinde bu tablo değişmeye başladı, "Ben istiyorum, kocam istemiyor" diyen kadınlar çıktı. Önümüzdeki 10 yılda belki de kadınların isteği erkeklere oranla daha fazla olacak...

Peki erkekler bu durumdan hoşnut mu?

-
Öyle gibi görünmelerine rağmen, değiller. Erkek, partnerinin arzulu olmasını istiyor, ama kendisinden daha fazla arzulu olması tercih etmiyor. Erkek, bir kadınla birlikteyken güvende olmayı tercih ediyor.

E ne güzel! Kadınların özgürleşmesi ve liberalleşmesi değil miydi hep arzu edilen...

- Evet sosyal hayat içinde olmalarını istedik ama sanırım cinsellikte çok da liberal olmaları erkekleri ürkütüyor. Erkekler, kadın gibi kadın istiyor. Kadınlar da her ne kadar anlayışlı, estetik, duygulu, duyarlı erkek istediklerini söyleseler de, medeni ama erkek gibi erkek istiyor. Dominat, maskülen ama maço değil...

Aseksüellik bence

tamamen palavra


Bir de aseksüeller var?

- Evet Fransa’da ortalığı altüst eden bir kitap yayınlandı: Adı "No Seks." 8 kadın ve erkeğin kendi deneyimlerini anlattığı bir kitap. Onların tezi, yeni trendin aseksüellik olduğu. Ben tabii bunun tamamen palavra olduğunu düşünüyorum. Bu insanların da kafadan kontak olduğunu söylüyorum. Bir de kulüp kurmuşlar, o televizyon programı bu televizyon programı koşturup duruyorlar. Başkanları benimle de röportaj yaptı. 15 sene aseksüel kalmış, eşini de ikna etmiş, hiçbir cinsel hayatları olmamış. Çok iyi bir şey filan diye anlatıyor. Ama sonra bu adam, birdenbire bir kadına aşık oldu ve "normal"e döndü.



15 Ocak 2007
 
Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH