|
|
 |
| Yazarlar |
 |
|
9 Haziran 2006
|
Tufan TÜRENÇ tturenc@hurriyet.com.tr
AKP yolsuzluk sarmalına dolanmış
AKP yolsuzluklarla kahramanca savaşmak sözü vermişti.
Ancak iktidara geldikten sonra, yolsuzluk konusunda kendinden önceki bütün iktidarları fersah fersah geride bıraktı.
Bugüne kadar yolsuzluklara bulaşan partilerin hiçbiri AKP’nin eline su dökemez.
İşlerden fırsat buldukça Anadolu’ya çıkıyoruz. Son zamanlarda hangi ile gitsem o ilin aklı başında, saygın insanlarından şu sözleri duyuyorum:
"Tufan Bey, Hatay’daki Ali Dibo ne ki... Onun on misli, yüz misli var bizim burada."
Oysa seçim kampanyalarında neler söylemişlerdi neler...
Anımsıyorum, Tayyip Bey, meydanlarda nasıl yükseklerden kükrüyordu:
"Bizzzz... Bütün hortumları keseceğizzzz... Yolsuzluklara damardan gireceğiz... Hırsızdan, uğursuzdan hesap soracağızzzz... Bu böyle bilineee..."
Hani nerdeee o efelikler, o afur tafurlar?
Meydanlarda coşkulu nutukların yerini şimdi sessizlik aldı.
* * *
Kiminle konuşsanız, hangi kapıyı aralasanız, her yerden yolsuzluk kokuları yükseliyor.
Ortalıkta binlerce söylenti uçuşuyor.
Seçimden önce bildiğiniz birçok insanı şimdi tanımakta zorlanıyorsunuz. Belli ki hepsinin ensesi kalınlaşmış.
Bilirsiniz, ensesi kalınlaşan adamın sesi de tok çıkar.
Peki AKP yönetimi, bu yolsuzluklara karşı ne yapıyor?
Yolsuzlukları dile getiren dürüst, onurlu milletvekillerini apar topar disiplin kuruluna yollayıp partiden ihraç ediyor.
Suçları, seçim yörelerinde bire bir tanık oldukları olayları gelip partiye anlatmaları.
Kendisini kimse dinlemediği için basına açıklamalar yapmaları.
Partinin ileri sürdüğü ihraç gerekçesi de şu:
"Basın aracılığıyla parti yöneticilerini aşağıladığı, hakaret ettiği ve karaladığı..."
AKP yönetimi bilsin ki yolsuzluklar bugüne kadar pek çok iktidarı boğup çökertti.
Tayyip Bey ve partisinin de sonu aynı olacak.
* * *
Bugüne kadar bu iktidarın yaptıklarını düşünürseniz bu sonuç hiç de şaşırtıcı değil.
Biz gazeteci olarak AKP ile ilgili yolsuzluk iddialarının çetelesini tutamaz olduk.
AKP yöneticileriyle ilgili bütün iddialar boşlukta bırakıldı.
Eğer bir iktidar hesap vermekten köşe bucak kaçarsa o iktidardan bu ülkeye hayır gelmez.
Örnek, dokunulmazlıklar. Binbir bahaneyle dokunulmazlıkların kaldırılmasını sumen altı ediyorlar.
Çünkü hesap vermekten korkuyorlar.
Halbuki bilmiyorlar ki hesap vermekten kurtulmanın olanağı yok.
İktidar dönemleri çabuk geçer. Hesap verme günü eninde sonunda gelir çatar.
Bir iktidar yolsuzlukların üzerine gidip bu pisliklerden kurtulmak yerine gerçeklerden kaçma taktiğiyle yolun sonunu bulamaz.
AKP debelendikçe yolsuzluk sarmalına daha çok dolanıyor.
|
 |
 |
|
|
|  |
|