Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
22 Kasım 2009 Pazar 14:31
İstanbul 14ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    21/11/2009
    10-16-18-20-38-41
    ŞANS TOPU
    18/11/2009
    6-7-14-15-26-11
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    19 Ekim 2005
    Ertuğrul ÖZKÖK  

    Bir ülke pazarlanabilir mi? Evet


    EMİN Çölaşan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘Ben Türkiye’yi pazarlıyorum’ lafına takılmış.

    ‘Bu Türkiye’yi satmak anlamına gelir’ diyor.


    Ben de bu yoruma itiraz ediyorum.

    ‘Türkiye’yi pazarlamak’ terimi teknik olarak doğrudur.

    Bir başbakanın Türkiye’yi pazarlaması da görevidir.

    Keşke bugüne kadar bütün başbakanlarımız bunu yapsaydı.

    Keşke Cumhurbaşkanımız da Türkiye’yi pazarlasaydı.

    * * *

    Bakın Türkiye’nin en önemli ‘marketing’ yani pazarlama dergisinin adı ne?

    ‘Marketing Türkiye.’

    Bu logoyu iki türlü de yorumlayabilirsiniz.

    ‘Pazarlama-Türkiye’ olarak da, ‘Türkiye’yi pazarlama’ olarak da.

    Marketing kelimesi günümüzde sıradan bir pazarlama ifadesi olmaktan çıktı.

    İçinde bir ürünün, bir ülkenin, bir siyasetçinin, bir sanatçının, bir tesisin, bir spor kulübünün kıymetli meta haline getirilmesi anlamını da taşıyor.

    Artık insanların pazarlaması da yapılıyor.

    Ve teknik olarak kimsenin aklına ‘Bir insanın satılması’ gelmiyor.

    Mesela, Luxor’daki terör baskınından sonra Mısır’ın tarihi romanlarla yeniden tanıtılması, bir ülkenin pazarlanmasında en başarılı örneklerden biri olarak neredeyse ders kitaplarına girdi.

    O yüzden diyorum ki, Başbakan’ın kullandığı ‘Ben Türkiye’yi pazarlıyorum’ sözleri, mesleki ve teknik açıdan doğrudur.

    * * *

    Peki siyasi açıdan doğru mudur?

    En azından Emin Çölaşan’ın dünkü yazısı, bu ifadeyi kullanmanın siyasi açıdan sakıncalı, daha doğrusu istismara açık hale getirdiğini gösteriyor.

    Bir siyasetçi de istismara elverişli ifadelerden kaçınmalıdır.

    Burada bir psikolojik tahlil yapayım.

    Kendine fazla güvenen insanlar, konuşurken böyle teknik riskleri göze alırlar.

    Mesela rahmetli Özal...

    ‘Benim memurum işini bilir’
    derken, kastettiği şey elbette rüşvet falan değildi.

    Türk memurunun pragmatizmini anlatmak istiyordu.

    Oysa Türk siyasi hayatının en fazla kullanılan muhalefet argümanlarından birini yarattı.

    İstismarı bir kenara bırakarak, bu ifadenin gerçekte neye tekabül ettiğine bakalım.

    Bugün büyük devlet adamlarının hemen hepsi ülkelerini pazarlamak için ellerinden geleni yapıyorlar.

    İşte Alman Şansölyesi Schröder.

    İngiltere Başbakanı Tony Blair.

    Fransa Cumhurbaşkanı Chirac.

    Her biri hem pazarlamacı, hem satıcı.

    Ne yazık ki Türkçe’de ‘satmak’ ve ‘pazarlamak’ kelimelerine sadece kötü anlamlar yüklendiği için, bu tür yorumlar da yapılıyor..

    Dolayısıyla bu tür yorumlar üzerinden siyaset yapılması da mümkün oluyor.

    Bana göre artık böyle modern kavramlar üzerinden siyaset ve muhalefet yapmaktan vazgeçmeliyiz.

    Tam aksine başbakanları, cumhurbaşkanlarını Türkiye’yi daha iyi pazarlamaya teşvik etmeliyiz.

    * * *

    Bundan iki yıl önce kadar, özel hastaneler hayatımıza girerken bir tartışmaya tanık olmuştum.

    Özel hastanelerden hizmet almak için başvuran insana ne diyeceğiz?

    Hasta mı, yoksa müşteri mi?

    Doktorlar ve hastaların büyük bölümü ‘müşteri’ kelimesine şiddetle karşı çıkıyordu.

    Bense ‘müşteri’ kelimesini tercih ediyorum.

    Çünkü bir hizmete ‘müşteri’ olarak talip olduğum zaman çok daha fazla haklarım olduğuna inanıyorum.

    Oraya verdiğim paranın karşılığına uygun kalite ve etkinlikte bir hizmet talep etme hakkım doğuyor.

    O nedenle, doktorun himmetine kalmış bir ‘hasta’ statüsü yerine, haklarımı eşit şartlarda arayabileceğim ‘müşteri’ statüsünü tercih ediyorum.

    Ama dediğim gibi bu da teknik bir ifadedir.

    Dolayısıyla eleştiriye açıktır.

    İnanıyorum ki, modern kapitalizmin ve ekonominin hayatımızdaki yeri büyüdükçe bu kavramlar da modern anlamlarına kavuşacak, istismara açık yorumlar da marjinalleşecektir.

    * * *

    Ya siyasetçiler?

    Böyle bir gün gelinceye kadar onlar ne yapmalı?

    Kendine güvenenler, eleştiri riskini göze alarak bu modern kavramları halka mal etmeye devam etmelidirler.

    Çünkü modern siyaset, cesur yenilikler gerektirir.



    arkadaşıma yolla yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ertuğrul ÖZKÖK
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Terazi karışmasın

    Doğan HIZLAN
    Şairleri kendi sesinden dinlemek

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Baba fallusu kesmek

    Özdemir İNCE
    MonoKL ve Madame Murcia

    Ahmet HAKAN
    Yabancı sulandırıcı

    Enis BERBEROĞLU
    Derin devletin yeni gözlük numarası

    Yılmaz ÖZDİL
    Tarihimizle yüzleşmeliyiz

    Vahap MUNYAR
    6 milyon metrekare vere vere150 bine indi, aile damgayı ‘Ora’yla vurma kararı aldı

    Yalçın BAYER
    Tunceli nasıl bir Dersim’di

    Cüneyt ÜLSEVER
    Etnik sayım

    Ferai TINÇ
    Önce gönül alma

    Gila BENMAYOR
    Nükleer kuşu bu kez hangi ülkenin başına konacak?

    Kanat ATKAYA
    Aylak Adam 50 yaşında

    Şükrü KIZILOT
    Yıldızhan’ın 56 dairesi ve ince bir nokta

    Erkan ÇELEBİ
    200 milyon dolarlık araç kiralama ‘Carvertising’ ile hareketlendi

    Rauf TAMER
    Zehir hafiye

    Cengiz ÇANDAR
    Dersim geri geldi; Tunceli gitsin artık...

    Rahmi TURAN
    İsyan, gül atarak bastırılmaz!

    Soner YALÇIN
    Bu da siyasi dejavu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH