Ah Twitter, taç yerde

‘DEMOKRASİ bayramından yüz akıyla çıktık. İleri demokrasi ve hukukun üstünlüğünde tarihi eşiği aşmış bulunuyoruz. Aziz milletimiz takdir yetkisini kullanmış ve anayasa değişikliğini onaylamıştır. Bu değişiklikle Cumhuriyet’i tam demokrasi ile taçlandırdık’.

Haberin Devamı

2010 anayasa referandumu sonrasında Tayyip Erdoğan partisinin “Biz Birlikte Türkiye’yiz” başlığının yer aldığı kürsüden “bu referandumla birlikte karanlıktan aydınlığa çıkışı” yukarıdaki sözlerle kutluyor. Kürsü çevresinde “daha özgür, daha demokratik, daha zengin Türkiye için” pankartları dikkat çekiyor.
AYM MABET GİBİ
Referandumda Anayasa’nın 26 maddesi değişiyor, 26 maddenin dördü Anayasa Mahkemesi (AYM) ile ilgili.
İktidar AYM’ye özel önem veriyor. Çalışma usulünü, üyeliklerini, yetkilerini yeniden düzenliyor, AYM’ye bireysel başvuru hakkı tanıyor. AYM taçlanan demokrasinin mabedi gibi. AKP’nin yetkilileri, bakanları o tarihte her fırsatta AYM’ye övgüler yağdırıyor.
DURUMDAN VAZİFE
AKP ile AYM arasındaki balayı, AYM’nin Twitter yasağını kaldırmasına kadar devam ediyor. AYM artık kara kedi.
Tayyip Erdoğan, bu karara “Saygı duymuyorum” derken, Bülent Arınç daha da ileri gidiyor, AYM ile bir zamanlar darbeci ordu için kullanılan deyimi karıştırıyor:
“AYM durumdan vazife çıkarmıştır. AYM Türk yargısının kararlarını hiçe saymıştır.”
AYM ne zamandan beri Türk yargısının dışında, bunu ancak Arınç biliyor olmalı. Referandumda demokrasiyi taçlandıran kurumların başında gelen AYM Twitter yasağını kaldırınca, AKP bir anda ne taç bırakıyor, ne saç, ne baş.
HEDEF TAHTASI
İşine gelince, bütünüyle konjonktüre bağlı herhangi bir kurum AKP’nin gözdesi olabiliyor. İşine gelmeyen kararlar karşısında, aynı gözde kurumlar bir anda hedef tahtasına dönüşüyor.
Sen bana hizmet et, senden iyisi yok, benim istemediğim kararı verirsen, en kötü sensin. On iki yıllık iktidarın en tipik, en yaygın tavrı AYM ile bir kez daha ortaya çıkıyor.
Taçlı başlı nutuklar çabuk unutuluyor.

Haberin Devamı

Köşk’te şenlik

CUMHURBAŞKANINI halkın seçmesine karar verildiğinde, muhalefet uyarıyor, yıl 2007:
“Cumhurbaşkanını da, başbakanı da halk seçiyor. Bunun siyasal sistemde yeri yok. Cumhurbaşkanı yetkili ama, sorumlu değil, başbakan yetkili ve sorumlu. Aralarında ister istemez yetki çatışması doğar.”
AKP bildiğini okuyor, bir süre sonra, sistemi bu hale getiren Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu:
“Bir ucube yarattık.”
2007 Mart ayına kadar Adalet Bakanı, sonrasında Başbakan Yardımcısı, şimdi Meclis Başkanı Cemil Çiçek bugün:
“Yetki çatışması doğar.”
Köşke kimin aday olacağı tartışılırken, şenlik asıl seçim sonrasında. Arada yeni formüller çıkarsa, sürpriz olmaz.

Haberin Devamı

Yanına bırakmaz

“BÜTÜN kadın adaylarımızı kutluyorum. Kadın varsa, demokrasi vardır. Kadın çok yücedir. Tüm kadınlara selam yolluyor, Kadın Kollarımızı kutluyorum.”
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Tayyip Erdoğan İstanbul’da “Kadın ve Demokrasi Buluşması” konulu toplantısında kadınları, hele de siyasete girmiş kadınları yere göğe koyamıyor. Seçimden üç hafta önce.
Seçim bitiyor, Bingöl Belediye Başkanlığı’nı kazanan AKP’li Yücel Barakgazi “Kadına görev dinen ve örfen uygun değil” diyor. Belediye başkan yardımcılığı ve başkan vekilliğinde kadınlara görev vermeyeceğini ilan ediyor.
“Kadın ve demokrasi buluşuyor”, ama seçimi kazanan AKP’li Nurten Ertuğrul görevle buluşamayınca istifa ediyor.
Tayyip Erdoğan bunu Barakgazi’nin yanına bırakırsa, şaşarım.

Yazarın Tüm Yazıları