İçerideki psikopat!

JAMES Fallon, önemli bir nörolog. 2005 yılında bir gün, ofisinde son yazdığı makalenin düzeltmeleriyle uğraşıyordu.

Haberin Devamı

Makale için çok sayıda katil ve serikatilin beyinlerini taramış ve ‘psikopat beyni’ diye bir şeyin olup olmadığına bakmıştı.
Ama Fallon’un masasının üzerinde sadece katillerin beyin görüntüleri yoktu; aynı anda yürüttüğü ve makalesini de yazmakta olduğu Alzheimer hastalığıyla ilgili bir çalışma için de çok sayıda insanın beynini taramış, bu arada aynı araştırma için ‘sağlıklı kontrol grubu’ olarak da kendi ailesinin beyinlerinin filmlerini çekmişti.
Bir an gözü masanın üzerinde duran beyin filmlerinden birine gitti, havaya kaldırdı baktı, bu açıkça bir psikopat beyniydi. ‘Filmler karışmış olmalı’ diye düşündü ama yine de şüpheye kapılıp labaratuvarı aradı, filmin üzerindeki kod numarasını söyleyip filmin kime ve hangi araştırmaya ait olduğunu sordu.
İçerideki psikopatAldığı yanıt hayata bakışını değiştirdi. Film, Alzheimer araştırması için çekilmişti ve kendi ailesinden birine aitti. Daha doğrusu kendisine!
Aslında psikiyatristlerin tanımladığı ‘psikopati’ diye bir hastalık yok. Ama James Fallon bu konuda, ‘Nasıl sanatı tanımla dediğinizde tanımlayamazsınız ama bir eseri gördüğünüzde onun sanat olduğunu anlarsınız, benzer bir durum psikopatlar için de geçerli; görünce tanırsınız’ diyor.
Onca katilin, seri katilin, acımasız insanın beynini taramış ve o beyinlerde ortak bazı özellikler bulmuş bir insandan söz ettiğimiz unutulmasın. James Fallon, kendi beyin yapısında da aynı şeyi gördüğünde derin ve sahiden çok samimi bir iç yolculuğa çıkıyor. Dileyen, James Fallon’un bu son derece etkileyici samimiyetteki iç yolculuğunu, onun yazdığı ‘The Psychopath Inside - A Neuroscientist’s Personel Journey Into The Dark Side Of The Brain’ (İçerdeki Psikopat - Bir Nörologun Beynin Karanlık Tarafına Kişisel Yolculuğu) adlı kitabından okuyabilir.
Katillerle, acımasız suçlularla benzer beyin yapısına sahip olan James Fallon elbette katil değil; ama iç yolculukta ilerledikçe görüyoruz ki, beynini ve beyninin çalışma biçimini belirleyen genetik mirası onu psikopat beyinli yapıyor. Ama yine de Fallon bir katil değil.
Burada, psikopat davranış biçimiyle ilgili epey bir süredir geliştirilip kullanılan, son olarak da 2003 yılında yeniden güncellenen ‘Hare Kontrol Listesi’ adı verilen teste değiniyor Fallon.
20 sorudan veya faktörden oluşan bu test, birden fazla sayıda psikiyatrik bozukluğun (veya hastalığın) bir araya gelmesiyle ortaya çıkan psikopat davranışın belirlenmesinde kullanılıyor. Fallon, kendisi için bu 20 faktörden 15’inin geçerli olduğunu söylüyor; kendi hayat hikayesinden bazıları inanılmaz şeyler anlatıyor.
Fallon’u okudukça görüyorsunuz ki, bir yandan beynimiz neyse biz de oyuz. Genetik mirasımızdan veya gelişme aşamalarında ortaya çıkan kimi ‘anomali’lerin varlığından veya yokluğundan ibaretiz.
Yani, diyelim beynimizin ‘orbital korteks’indeki bir bozukluk, bizi başkalarının düşüncelerini tahmin etme yeteneğinden yoksun bırakabilir veya öyle doğmuş olabiliriz.
Ama öte yandan James Fallon’un bizatihi kendisi, bize beynimizin kaderimiz olmadığını, yetişme tarzımızın ve çevremizin bazen genetik mirasımız kadar bizi biz yaptığını gösteriyor.
Her birimiz içimizde şu kadar veya bu kadar psikopat taşıyor olabiliriz ama bunun bizi psikopat yapması gerekmez!

Haberin Devamı

Kişilik ve karakter farkı

Haberin Devamı

Çoklukla birbirine karıştırılır ama James Fallon’un verdiği bilgiye göre ‘kişilik’ ile ‘karakter’ birbirinden ayrı şeyler.
Nörologlar, ‘kişilik’i genetik faktörlere bağlama eğiliminde. Yani duygusallık, uyumluluk, yeni fikir ve deneyimlere açık olmak, başkalarına karşı düşünceli olmak gibi şeyler genetik mirasımızla ilgili bilimcilere göre. Öte yandan karakterimiz, kişiliğimize göre daha az gözlenebilen bir şey. Kişinin gerçek karakterinin sadece aşırı stresli durumlarda vereceği kararlarla ortaya çıkacağı yönünde yaygın bir görüş var. Yani karakterimiz bizim deneyimlerimizle birlikte oluşan bir şey. Bu sayede de, daha iyiye (veya kötüye) dönüşme ihtimalimiz var her zaman.

Yazarın Tüm Yazıları