Hürriyet Hava Durumu - Hava Nasıl 0lacak İstanbul : 30ºC
24 Temmuz 2014 19:59
Diğer Yazıları
    12 Aralık 2013

    Art Basel Miami’den bildiriyorum

    Çok kısa bir sürede yok satan milyon dolarlık tablolar, meşhur Paris kulüplerinden pop-up çıkartmalar, Hollywood aktörlerinden sürpriz karaoke performansları ve Pharell ile Takashi Murakami’yi kol kola görebileceğiniz partiler...

    Son yıllarda popülerliği tavan yapmış Art Basel Miami Beach’ten bildiriyorum!

    5-8 Aralık tarihleri arasında gerçekleşen Art Basel Miami Beach, 2002’den beri gerçekleşen, şehrin imajını ve çehresini kökten değiştiren uluslararası sanat fuarı; Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Asya, Afrika’dan en önemli galerilerin buluşma noktası. Havanın ılımanlığından mıdır suyundan mıdır bilinmez satışların da çok iyi olduğu bir alan.
    Milyon dolarlık işlerin ön gösterim günü 40 dakikada satıldığı bir fuardan bahsediyoruz. Her yıl 50 bin civarında ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. Şehir bir haftalığına koleksiyonerlerle, dünyanın önde gelen galerileriyle, editörlerle, sanatçı ve sanat meraklılarıyla dolup taşıyor.
    Bu yıl ana fuar alanında Galeri Non, Meriç Algün Ringborg’un ‘The Risk of Being in Public’ slayt projeksiyonuyla ve Erdem Tasdelen’in ‘Dear’ adlı 2010 enstalasyonuyla katılıyor. Taner Ceylan, New York’un önemli galerilerinden Paul Kasmin Gallery’deki ‘Persephone 2012’iyle; Ahmet Güneştekin ise yine New York’un prestijli galerilerinden Marlborough Galeri ile fuardaki yerini almış.
    ABD’nin, hatta dünyanın en önemli koleksiyoner ailelerinin kalıcı koleksiyonları Miami Art Basel’in en görülesi koleksiyonları. Bakınız: De la Cruz ve Margulies’in özel koleksiyonu, Rubell ailesinin bu seneki ‘28 Chinese’ koleksiyonları. 
    İşin ‘kamusal sanat’ kısmı da ihmal edilmiyor tabii. Son iki senedir Bass Müzesi tarafından organize edilen Collins Park’ın açık alandaki heykel ve enstalasyon şovu, her geçen yıl daha çok ilgi görüyor.

    BİR GÜN NASIL GEÇİYOR?

    Sabahları Soho House’da dünyanın en zengin sanatçısı unvanını taşıyan Damien Hirst ile öğlenleriyse Raleigh Hotel’de MOCA Los Angeles’ın eski direktörü Jeffrey Deitch ile dirsek teması halinde yemek yiyorsunuz.
    Her gündüz ve akşam minimum üç-beş lansman, sanatçı-moda markası işbirliğinin yemeği, daveti veya partisi oluyor. Hatta son yıllarda bir gecede o kadar çok parti oluyor ki neredeyse sırf bu sebepten hiçbiri tam da iyi olmuyor. İnsanlar hangi davete veya akşam yemeğine veya partiye katılacaklarını şaşırmış durumda!
    Bir yanda Pharell, ünlü sanatçı Takashi Murakami ile her gece ayrı bir partide boy gösterirken, Puff Daddy de onlara eşlik ediyor; diğer yandan Kanye West, Hans–Ulrich Obrist gibi önemli bir sanat tarihçisi, eleştirmeni ve küratörle bir panel gerçekleştiriyor. Akşam da Kim Kardashian’ı koluna takıp parti parti geziyor. Diğer tarafta W dergisi, George Clooney’i  Yayoi Kusama’nın meşhur noktalarıyla tasarlanmış bir takım elbiseyle derginin kapağına taşıyor. Perez Sanat Müzesi açılışında ünlü moda fotoğrafçısı Tim Walker’ın Vionnet moda evi için ünlü top model Kristen Mcmenamy ile çektiği kısa filmin prömiyeri yapılıyor. Aynı gece Marina Abramoviç veya Nan Goldin’in özel gösterimleri veya Tracey Emin’in MOCA Miami’deki şovunun açılışı gerçekleşiyor.
    Fuar alanında Brad Pitt ve Leonardo Di Caprio koleksiyonları için iş bakıyorlar, geceleriyse Stephen Dorff, Gerard Buttler veya James Franco Paris’in ünlü gece kulübü Chez Andre’nin Art Basel’a özel tasarladığı pop-up kulübünde karaoke yapıyor. Tüm davetler, partiler gezildikten sonra da buluşma noktası bir başka ünlü Paris gece kulübü La Baron’un yine bu haftaya özel açtığı pop-up kulübü Le Baron Miami ya da The Wall oluyor.
    Haftanın sürprizi  David Lynch’in kulübü Silenco’un pop-up versiyonunda sahneye Pharell’in çıkmasıydı.

    SANKİ MODA HAFTASI

    Sanat ve tasarım endüstrisinin vazgeçilmez proje ortağı moda ve lüks markaları bu hafta için en özel projelerini sunma yarışında. Moda markalarının rekabette sanatçı işbirlikleriyle öne çıkma çabası zaten uzun süredir bilinen, konuşulan bir durum.
    Fuarda moda markalarının neredeyse galerilerden, müzelerden rol çalıp ortamları domine etmesi, ‘sanat’ kavramının popüler kültürde de altın çağını yaşamasıyla Art Basel Miami son üç yıldır neredeyse moda haftası şeklinde geçmeye başladı. Bu sene fuar alanının önünde Paris-Milano-New York Moda Haftaları’ndan tanıdığım, ünlü moda dergilerine sokak stili fotoğrafları çeken blogger’ları da görünce “Tamam!” dedim: Bu iş çığrından çıkmak üzere!
    Fuar kapsamının haricinde de Bass Müzesi, kapılarını uzun süren finans çalışmalarından sonra bu sene açan Perez Sanat Müzesi (PAMM) ve MOCA North Miami müzeleri yeni sergi ve koleksiyon açılışlarını gerçekleştiriyorlar.
    Özellikle Perez sanat müzesindeki Ai Weiwei’nin Sichuan depremi sonrası yaptığı işler müthiş etkileyici.Miami Convention Center’daki ana fuar dışında birçok uydu fuar da gerçekleşiyor. NADA, SCOPE,
    UNLIMITED, PULSE gibi yan aktiviteleri, fuarları ıskalamamak lazım.
    Fuarı domine eden sanatçılar listesinde bu sene de pek değişiklik yoktu: Gagosian’dan ayrılıp David Zwirner’a geçen Yayoi Kusama, Ai Weiwei, Jeff Koons, Damien Hirst, Tracey Emin, Barbara Kruger, John Baldessarri, Jack Pierson, Mike Kelley, Takashi Murakami ve Taner Ceylan...

    Merhaba
    Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

    YAZARLAR