Hürriyet Hava Durumu - Hava Nasıl 0lacak İstanbul : 32ºC
01 Ağustos 2014 14:52
Diğer Yazıları
    30 Kasım 2013

    Ahlaki zeka: Sizde var mı?

    Doğru ve yanlışın ne olduğu ortada. Hepimiz biliyoruz. Peki bazı insanlar bildikleri halde neden uygulamıyorlar?

    1. Çocuğa ve kadına vurmanın, şiddetin yanlış olduğunu, her vurduğunda karşısındakine verdiği zararın telafi edilemeyecek kadar büyük olduğunu bile bile neden hâlâ vuruyor? Patronunun karşısında kendini tutabilirken, eşinin, çocuğunun karşısında neden kendisini tutmuyor?
    2. Söz verdi, yemin etti, siz de güvendiniz. Nasıl oluyor da hiç söz vermemiş gibi davranabiliyor?
    3. Hırsızlığın yanlış hatta günah olduğunu bilmesine rağmen, evinizde, işyerinizde çalışan en güvendiğiniz kişi nasıl paranızı, eşyalarınızı çalabiliyor?
    4. Evlenirken birbirlerine sadık olacaklarına söz vermişler, ama eşini ilk fırsatta “çaktırmadan” nasıl aldatabiliyor?
    5. Okulda kopya çekmek yasak, yakalanırsa o dersten sıfır alacak, buna rağmen neden kopya çekiyor?
    6. Ne kadar “artık yalan söyleme” diye yalvarsanız da gözünüzün içine baka baka nasıl yalan söyleyebiliyor?
    7. Mesai saatleri içinde tüm zamanını işine vermesi gerekirken, nasıl oluyor da saatlerce özel görüşmeler yapıp, dergi okuyabiliyor? Bitirmesi gereken işi sonraya bırakabiliyor?
    8. Trafik sıkışık, iki şerit halinde gidiyorsunuz. Emniyet şeridinin acil durumlar için olduğunu ve kullanmanın yasak olduğunu, kullananların ölümlere neden olduğunu bilmesine rağmen, nasıl oluyor da hâlâ hızla emniyet şeridinden gelip önünüze girmeye çalışabiliyor?
    9. Sattığı malın bozuk olduğunu bile bile nasıl satabiliyor?
    10. Sağlığınızı ona teslim etmişsiniz ama ne yapacağını tam olarak bilmiyor. Sizi başkasına yollamak yerine nasıl yanlış yol gösterebiliyor?

    AHLAKİ ZEKA İŞYERİNDE BAŞARIYI ARTIRIYOR

    Bu ve benzeri sorular her gün aklınızı kurcalıyor olabilir. İster istemez kendinize soruyorsunuzdur: Bu insanlarda hiç mi vicdan yok? İçleri nasıl rahat ediyor? Gece nasıl huzurla uyuyabiliyor? Bu soruların cevabının ahlaki zeka ile ilgili olduğu savunuluyor.
    Zeka deyince ilk aklımıza gelen; kişinin zihinsel kapasitesi, yani düşünme, öğrenme, algılama, hatırlama seviyesi ve bildiklerini kullanabilme becerileri... En bildiğimiz bu genel zeka tanımına ek olarak, Daniel Goleman, dünya çapında milyonlarca satan kitabında “duygusal zeka” kavramını açıkladı. Ardından, beynimizin “bağlantı kurmak” üzerine donatıldığını ortaya çıkaran araştırmalar ışığında, kişiler arası ilişkilerdeki becerilerimizin önemini vurgulayan “sosyal zeka” kavramını geliştirdi.
    Ahlaki zeka da duygusal zeka, sosyal zeka gibi yeni bir kavram. Lennick ve Kiel’in ahlaki zekanın iş performansı ve liderlikte başarıyı artırmak açısından önemini vurgulayan ve ahlaki zeka kavramını derinlemesine anlatan bir kitapları var. Kitaplarında, işyerlerinde çalışanların ve liderlerin ahlaki zeka çerçevesinde davranmaları durumunda başarının, performansın arttığını anlatıyorlar, bunu yapmanın yöntemlerin açıklıyorlar. Onlara göre ahlaki zekanın tanımı, kısaca, evrensel prensipleri, kişisel değer yargılarımıza, hedeflerimize ve aksiyonlarımıza uygulama kapasitesi.

    DIŞ ETKENLER ÇOCUKLARI ZEHİRLİYOR

    Michele Borba ise 3-15 yaşları arasındaki çocukların ahlaki zeka açısından gelişmelerinde ailelerin önemli rol oynadığını söylüyor. Bu konuyla ilgili 2001 yılında yazdığı kitabında ahlaki zekayı, “doğruyu yanlıştan ayırma kapasitesi; doğru ve onurlu  davranmak için güçlü bir etik inanca, donanıma sahip olup bu doğrultuda davranabilmek” olarak açıklıyor. Borba, “Çocuklara, kendine güven, hayatla baş etme becerileri, öfke kontrolü öğretiyoruz, eğitimin kalitesini yükseltmek için milyonlar harcıyoruz, ama hâlâ sorumluluklarını yerine getirmeyen, eşyasının kıymetini bilmeyen, gizlice içki içen, kopya çeken, yalan söyleyen, etrafındakilere yardım etmeyen, arkadaşlarını ezen, isim takan, şiddet uygulayan çocuklar yetiştiriyoruz; daha da kötüsü, bütün emeklerimize rağmen çocuklarımız hâlâ acı çekiyor” diyor. Bunun nedenini “çünkü ahlaki gelişimlerini unuttuk” olarak açıklıyor.
    Borba, çocukların, yetişkinlerin kontrolünden ve gözetiminden uzak bir şekilde, yetişkinlerle çok daha az ilişki kurarak büyüdüklerini, TV’den, filmlerden, bilgisayar oyunlarından, dinledikleri şarkılardan hiç durmadan ahlaki değerlere karşı zehirleyici mesajlar aldıklarını anlatıyor.
    Materyalizme dayalı, saygısızlığın, cinselliğin, şiddetin, küfürlü konuşmanın, haksızlığın sıradanlaştığı bir dünyada yetiştiklerini, ailelerin çocukların ahlaki zekalarını geliştirmek için kolları sıvamaları gerektiğini vurguluyor.
    Bunun için çocuklara öğretmemiz gereken 7 önemli kavramı yandaki kutuda okuyabilirsiniz.

    AHLAKİ ZEKA İÇİN  7 ÖNEMLİ ERDEM

    1. Empati: Başkalarının ne hissettiğini, neye ihtiyaçları olduğunu, ne düşündüklerini anlama kapasitesi. Bu beceriyi geliştirenler acı çekenlere, yardıma ihtiyaç duyanlara yardım etmeyi öğrenecek ve başkalarına daha şefkat ve merhametle yaklaşabilecek, acımasızca davranmayacaklar.
    2. Vicdan: Doğruyu yanlıştan ayırmaya, ayrıldığında ise suçluluk duymasına yardım eden güçlü iç ses.
    3. Öz-kontrol: Düşünceler ve davranışları düzenleyerek, davranmadan önce durup düşünebilme. Bu sayede içeriden veya dışarıdan gelen baskılara karşı hemen davranmak yerine doğru olana göre davranmak...
    4. Saygı: Etrafındakilere düşünceli ve saygılı davranmak. Kibar olmak, “teşekkür ederim”, “lütfen” gibi kelimeler kullanmak. Kabalığı engellemek.
    Kişi karşısındakine saygı duymadığında karşısındaki ona bağırmak, hakaret etmek, aşağılamak, küçük düşürmek, kaba davranmak gibi davranışları kendine
    hak görür.
    5. İyi yüreklilik: Başkalarının iyiliğini, duygularını önemsemek ve bu yönde davranmak. Kötü niyeti, kötü davranışları kesinlikle tolere etmemek.
    6. Hoşgörü: İnançları ve davranışlarını onaylamasak da, aynı fikirde olmasak da bütün insanlara değer vermek ve saygılı davranmak. Farklılıkları kabul etmek, önyargılı davranmamak. Kendinden farklı olanı aşağıda, kendini diğerlerinden üstün görmemek.
    7. Adil olmak: Her zaman adil ve tarafsız davranmak. Haksızlık yapmamak. Sadece kendi değil başkalarının da hakkını korumak. Adil olmayan durumlarda sesini çıkarmak, itiraz etmek.

    Yazarın Son Yazıları
    18 Temmuz 2014, Cuma
    05 Temmuz 2014, Cumartesi
    28 Haziran 2014, Cumartesi
    21 Haziran 2014, Cumartesi
    13 Haziran 2014, Cuma
    06 Haziran 2014, Cuma
    31 Mayıs 2014, Cumartesi
    24 Mayıs 2014, Cumartesi
    17 Mayıs 2014, Cumartesi
    09 Mayıs 2014, Cuma
    Merhaba
    Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

    YAZARLAR