Ertuğrul ÖZKÖK

12 Temmuz 2013
    Bir kızılelma hayalinin iflası

    ÜÇ yıl önce büyük hayallerimiz vardı.

    Mesela, “Osmanlı’nın şanlı geçmişini yeniden inşa etmek...”
    Mesela, “Komşularla sıfır problem diplomasisi...”
    Mesela, “Stratejik derinliği” Abyss, yani okyanusların en derin yeri kadar derin ve ince bir diplomasi...
    Mesela, “Kuzey Irak’ı da alarak Kürtlerle büyüme, yeni bir  Kızılelma...”
    Mesela, sadece çevremizde değil, bütün İslam âleminde güçlü bir “Sünni aks” yaratma vizyonu...
    Şimdi neredeyiz?
    Önceki haftalar Gezi olayları, şimdi de Mısır ile uğraşırken bu büyük hayaller, tarih nostaljisine bulanmış  bu “Yeni Kızılelma” projesi  ne durumda?
    Bir bilanço çıkarma zamanı geldi.

    SURİYE SİYASETİ DUVARA ÇARPTI

    -Bir yıl önce: Başbakan iki ay içinde Şam’da hep birlikte cuma namazı kılma tahmini yapmıştı.
    Bir yıl sonra Esad hâlâ iktidarda.
    -Bir buçuk yıl önce: Muhalefet işi bitirdi gözüyle bakılıyordu.
    Bugün muhalefetin işi bitmek üzere...
    -Esad: Ülkenin güneyinde duruma tam hâkim. Şimdi Halep’i geri almak için yürüyor. Bu arada muhaliflerin en güçlü kalesi Humus’u yerle bir etti.

    ÜÇ BÜYÜK MÜTTEFİK ŞİMDİ  KARŞI TARAFTA

    -KATAR: Suriye konusunda Türkiye’nin en güçlü müttefiki Katar’da üstü örtülü darbe oldu. Bu politikayı sürdüren Emir gitti yerine Suriye ve Mısır konusunda daha ılımlı olan oğlu geldi.
    -SUUDİ ARABİSTAN: Suriye konusunda en güçlü müttefikimiz olan Suudi Arabistan’la, Mısır politikası konusunda tam anlaşmazlık çıktı.
    -AMERİKA: Hayaller boş çıktı; ne müdahale ne de uçuş yasağı çıkarılabildi.
    Biz Mısır’da olana “darbe” diyoruz, onlar demiyor ve destekliyor.

    SURİYE POLİTİKASININ BEŞ HEZİMET MADDESİ

    BİR: Suriye’deki terör ve etnik çatışma Türkiye’ye de taşındı. Reyhanlı katliamı gibi ağır bedeller ödendi.
    İKİ: Topraklarımızda şu an için 500 bine ulaşan mülteci sorunu çıktı. Esad, Halep’i de kontrolü altına aldığında, bu rakam 1 milyonu geçebilir.
    ÜÇ: Sınır şehirlerimizin ekonomisi çok kötü etkilendi.
    DÖRT: Sınırımızda El Kaide’nin hâkim olduğu yeni bir “Peşaver bölgesi” oluştu.
    BEŞ: Suriye yüzünden İran’la ilişkilerimiz de bozuldu.
    Şimdi birazcık mantığı,
    birazcık siyaset bilgisi olan bir kişi çıkıp, bu dış politika için “Başarılıdır” diyebilir mi?
    Diyemez. Bu dış politika başarılı değildir, tam bir hezimettir.

    IRAK POLİTİKASI: BAĞDAT-ERBİL ANLAŞTI, BİZ AÇIKTAYIZ

    -Yine apaçık bir Sünni dayanışması duygusuyla, Bağdat hükümeti ile ilişkiler iyice bozuldu.
    Bağdat’ın idama mahkûm ettiği Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na (Tarık el Haşimi) Türkiye kapıları açıldı. Burada rejime karşı basın toplantıları düzenletildi, o yetmedi bir de AK Parti’nin son kongresinde konuşturuldu.
    -Kuzey Irak: Bağdat tamamen dışlanarak Kuzey Irak’taki Kürt yönetimiyle “devletten devlete” ilişkiler kuruldu.
    -Bağdat’ın Kuzey Irak’a saldırması halinde Türkiye’nin onları koruyacağı yolunda garanti verildiği yazıldı ve bugüne kadar Dışişleri tarafından yalanlanmadı.
    Sonra ne oldu?
    Bağdat yönetimi ile Kürdistan yönetimi anlaştı.
    Türkiye yine iyot gibi açıkta kaldı.
    Şimdi birazcık mantığı, birazcık siyaset bilgisi olan bir kişi çıkıp, bu dış politika “Başarılıdır” diyebilir mi?
    Diyemez. Bu dış politika başarılı değil, tam bir hezimettir.

    GAZZE YÜZÜNDEN ÖTEKİ FİLİSTİN VE İSRAİL GİTTİ

    FİLİSTİN politikası sadece Gazze’deki Hamas üzerine kuruldu.Hamas politikası, tam bir “hamaset” politikasına dönüştü. Filistin’in daha ılımlı öteki kanadıyla ilişkiler ihmal edildi. Hatta kötüye gitti.
    Bu militanca politikalar nedeniyle İsrail ile ilişkiler iyice gerildi.

    MISIR’DA AYNI ACELECİ AYNI MİLİTAN POLİTİKA

    TÜRKİYE, şimdi Mısır konusunda da aynı Suriye olayında olduğu gibi yine militanca ön plana atıldı.
    Darbeye karşı çıkmakta haklıydı. Ancak bu tavrı, çözüme yardımcı olacak bir tarafsızlıkla götürmedi. Kendisi kesin tavır aldığı gibi, bütün dünyayı ayağa kaldırmak için de aktif bir faaliyete başladı.
    Mısır halkı ikiye bölünmüş durumdayken, sadece Müslüman Kardeşler’in arkasında durup, demokratik haklarını kullanan öteki insanlara karşı hiçbir sempati mesajı vermedi.
    SONUÇ:
    -Türkiye
    , yine militan bir Sünni dayanışma politikası yürütüyor izlenimi verdi.
    -Bu ülkeyle olan 3.5 milyar dolara yakın ticaret hacmi tehlikeye girdi.
    -Mısır’da yatırım yapan Türk şirketleri zor durumda kaldı.
    Mısır politikasının sonuçlarını henüz göremedik.
    Ancak Ortadoğu’nun yakın tarihi bize burada da bir hüsranın yolunu gösteriyor.
    Türkiye, bölgesindeki her ülkenin iç sorunlarına aşırı müdahil olan ülke haline geliyor.
    Sizce bu dış politika başarılı mıdır?
    Bence adı konmamış  yeni “Kızılelma politikası”, daha doğmadan hayallerin derin stratejik bataklığına saplandı.
    Yeni, makul, akılcı, Dışişleri deyimi ile “daha teenni ile hareket eden” bir dış politikaya dönmekte büyük yarar var.

    Ertuğrul ÖZKÖK yazılarını takip edin!
    Yazarın Son Yazıları
    31 Ağustos 2014, Pazar
    30 Ağustos 2014, Cumartesi
    29 Ağustos 2014, Cuma
    28 Ağustos 2014, Perşembe
    27 Ağustos 2014, Çarşamba
    26 Ağustos 2014, Salı
    25 Ağustos 2014, Pazartesi
    24 Ağustos 2014, Pazar
    23 Ağustos 2014, Cumartesi
    22 Ağustos 2014, Cuma
    Merhaba
    Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

    YAZARLAR

    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding
    Kapat
    Hürriyet Facebook Deneyimine Hoşgeldiniz
    • Keşfedin! Arkadaşlarınızın okuduğu ilginizi çekecek haberleri keşfedin, Facebook hesabınızda arkadaşlarınızın neleri okuduğunu görün.
    • Kolayca Paylaşın! Okuduğunuz haberler Facebook hesabınızda kolayca paylaşılsın, sizin gündeminizden arkadaşlarınız da haberdar olsun.
    • Kontrol Sizde! Paylaşımlarınızı istediğiniz zaman durdurun, istediğiniz zaman tekrar başlatın. Kontrolü her zaman elinizde tutun.