Gençlere özel ürün yaptı ‘yakı’ satışları patladı

    Piyasada bilinen adıyla ‘Aslanlı Yakı’nın üreticisi Şanlı İlaç, gençlerden gelen şikayetleri dikkate aldı. Onlara özel ürün geliştirdi. Sonuç, bir yılda yakı satışları yüzde 250 arttı.

    Kas ve eklem ağrısı çeken, romatizma ya da siyatik şikayeti olanların kimi hapla, kimi iğneyle, kimi de kremle şifa bulmaya çalışıyor. Tabii bir de ‘yakı’yla derdine derman arayanlar var. Yakıyı bilmeyen yoktur. Bugün bir kaç üreticisi olan bu ürünün en tanınırı ve pazar lideri ise Şanlı İlaç... Kuruluşunun 65’inci yılını kutlayan, logosundaki kaplan resmine rağmen namı diğer ‘Aslanlı Yakı’, önemli başarılara imza atmış durumda. Yakının yanı sıra nasır bandı da üreten şirket, son yıllarda hedef kitlesine gençleri de ekledi, satışlarını ciddi oranda artırdı. Geleneksel bir ürün olan yakının gençler tarafından kullanımı ve satışlarda yarattığı büyük patlamayı Genel Müdür Gürcan Eralp’den dinledik. Eralp, yakının kokusu ve ebadından şikayet eden gençler için üründeki ‘yakı’ ibaresini çıkardıklarını anlatarak söze başladı. Gençler tarafından da kullanılması adına ikinci bir marka oluşturduklarını, ‘Capsi’ markasında tamamen gençlerin taleplerini dikkate aldıklarını anlatan Eralp, “Gençlere sıcak gelmeyen üründeki yakı yerine, termal plasteri sözcüğünü koyduk. Sonuçlar bizi oldukça mutlu etti. Bu hamlemizin ardından geçtiğimiz yıl bu grup yakı satışımız yüzde 250 arttı” diyor.

    65’lik delikanlı

    Tanıtım ve reklamı yasak olan yakı, bugün birçok insanın derdine derman oluyor. Gürcan Eralp, Türkiye’de yılda 6 milyon adet yakı tüketildiğini söylüyor. Eralp, bu işin sırrını eş-dost tavsiyesi olarak belirtiyor. Şirket ömrünün ortalama 12 yıl olduğu Türkiye’de bu yıl Şanlı’nın kuruluşunun 65’inci yılını kutladığını hatırlatan Eralp, bunda amiral ürün olan yakının büyük katkısı olduğuna dikkat çekiyor. Eralp, “Ekonomik krizle birlikte şirketlerin ömrü İngiltere’de 9, Almanya’da 18 yıl gerilemiş durumda. Dünyanın 500 büyük şirketlerinin ortalama ömürleri ise 40 yıl. Bu pencereden baktığınızda 65 yıl övünülecek bir süre” diyor.

     

    LOKOMOTİF ÜRÜN
    Şanlı İlaç’ın kuruluş öyküsü şöyle: 10 Nisan 1948’de, “Şanlı Laboratuvarı” ismiyle İzmir Pasaport’ta kurulmuş. Kurucuları, eczacı Seyit Derviş Şanlı ve kardeşi Dr. Mustafa Şanlı. 1951’de kolektif, 1981’de anonim şirkete dönüşerek “Şanlı İlaç Sanayi A.Ş.” unvanı alınmış. O tarihlerde hemen hemen tüm ilaç gruplarında Türkiye’de ilk üretim yapan firmalar arasında yer almış. 1966’da tüm hakları yurtdışından alınarak yakı imalatına başlanmış. Seyit Bey, o dönem üretimle ilgili 600 yere mektup göndermiş. Sonuçta Türkiye’de hiç bilinmeyen, özellikle Almanya ve İsrail’de yaygın şekilde kullanılan bu ürün o tarihten itibaren şirketin lokomotifi olmuş. Diğer ilaçlar zaman içinde yavaş yavaş eski trendlerini kaybetmeye başlamış. 2001 sonunda, sektördeki gelişmeler, piyasa şartları ve belirsizlikler sonucu ilaç üretimi askıya alınıp esas iddialı olunan plaster grubu ile doğal ve bitkisel içerikli, topikal (deri üzerinden uygulanan), lokal etkili ilaç ve tıbbi ürünlere ağırlık verilmiş. Bugün bu alanda sıvı (liniment ), merhem, yakı, thermal plaster ve nasır bandı ürün gruplarında 20’ye yakın ürün çeşidi bulunuyor.


    KIZDI KENDİSİ ÜRETTİ
    Türkiye’de ilk defa ve hala müadili olmayan liniment grubu ürünlere de girdiklerini söyleyen Eralp, bu grubun iki yıllık bir ar-ge çalışmasının ürünü olduğunu, TÜBİTAK’la birlikte ortaya çıktığını ifade ediyor. Bu ürünün dünyadaki en büyük üreticisinin Singapurlu Tiger Balm olduğunu anlatan Gürcan Eralp, ürünün ortaya çıkmasıyla ilgili ilginç bir detayı şöyle paylaştı: “Bu şirketin yaklaşık 100 ülkede distribütörü var. Bu ürünlerle ilgili iki yıl boyunca görüştük. Türkiye distribütörlüğünü almak istedik. Ciddi temaslarımız oldu. Sonuçta ağır şartları olması nedeniyle anlaşamadık. Bizden, logolarımızın benzerliği nedeniyle kaplanı kaldırmamızı istediler. Buna karşı çıktık ve görüşmelerimizi sonlandırdık. Ar-ge departmanımızda bu ürünlerle ilgili çalışma başlattık ve sonucunu aldık.”


    HİÇ BİR ŞEY ÇEKMEDİ NASIR BANDI İHRACATINDAN ÇEKTİĞİ KADAR
    Yakı ve benzeri ürünlere anneanne ilacı gözüyle bakıldığını dile getiren Eralp, dünya genelinde bu tip doğal ürünlere ilginin arttığını vurguluyor ve bu gelişmeden hareketle ihracata ağırlık vereceklerini sözlerine ekliyor. Tabii burada hedef pazar Ortadoğu, Türk Cumhuriyetleri ve Afrika... Şu anda bu bölgeye ihracat var. “Avrupa’ya neden ürün göndermiyorsunuz” diye sorduğumuzda ise aldığımız yanıt mevzuatla ilgili sorunlar oluyor. Gürcan Eralp, bu konuyla ilgili şöyle konuştu: “Avrupa’da bizim ürünle ilgili bir kavram karışıklığı var. Oraya ürün göndermek istediğimizde ruhsat almamız 2.5 yıl sürüyor. Ürünlerimiz 6 Ekim 2012’ye kadar ara ürün olarak geçiyordu. Bunun Avrupa’daki karşılığı reçetesiz ürün. 6 Ekim 2012’de reçetesiz ürün ve geleneksel bitkisel tıbbi ürünler olarak ikiye ayrıldı. Ancak bu tarihte belgelendirme için başvurduk, süreci bekliyoruz. Ama yine de bir kavram karmaşası hala devam ediyor. Bu nedenle burası bizim için sorunlu. Bir dönem Almanya’ya nasır bandı gönderdik. Alıcı firma onu gümrükten alıncaya kadar çok zorlandı.”

    BÜYÜME HEDEFİ % 30
    Tüketiciye eczane kanalıyla ulaşan şirket, yeni bir ürünü daha piyasaya çıkarmaya hazırlanıyor. Yine Türkiye’de ilk kez üretilmiş olacak. Türkiye’deki yaklaşık 24 bin 600 eczanenin istisnasız tamamında ürünleri bulunuyor. Eczanedeki yakıların yüzde 85, nasır bandının yüzde 25’i, diğer ürünlerin ise yüzde 100’ünün Şanlı İlaç’a ait olduğunu kaydeden Eralp, geçen yılı yüzde 37’lik büyümeyle kapattıklarını, bu yıl temkinli hareket ettiklerini ve yüzde 30 hedefi koyduklarını söylüyor.
    2013 ve 2014’ün yeni ürün ve teknolojik yatırım yılları olduğunu kaydeden Eralp, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yıl, TUBİTAK ile yeni ürünlerimize yönelik bir proje yaptık. Bununla ilgili yatırım çalışmalarımız başladı. Ayrıca, 2 yeni ürün ve üretim teknolojisi için Ar-Ge çalışmalarımız devam ediyor. Biri üniversite işbirliğinde olacak ve böylece hayalini kurduğumuz makine projemiz hayat bulacak. Diğerini ise TÜBİTAK ile birlikte yapacağız.”

    YABANCIYA SATMAYIZ
    Yurtdışından yoğun satın alma talepleri aldıklarına da değinen Eralp, “1.5 ay önce bir İtalyan firma geldi. Ama bu ve buna benzer taleplerin çoğu şirketin tamamını alma yönünde. Biz bunu istemiyoruz. İthalat ve ihracat konularında stratejik ortaklıklara evet, ama şirketin tamamını bir yabancıya satma noktasında hayır.”

    Yazarın Son Yazıları
    14 Aralık 2014, Pazar
    07 Aralık 2014, Pazar
    06 Aralık 2014, Cumartesi
    02 Aralık 2014, Salı
    25 Kasım 2014, Salı
    16 Kasım 2014, Pazar
    10 Kasım 2014, Pazartesi
    10 Kasım 2014, Pazartesi
    04 Kasım 2014, Salı
    30 Ekim 2014, Perşembe
    Merhaba
    Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

    YAZARLAR

    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding
    Kapat
    Hürriyet Facebook Deneyimine Hoşgeldiniz
    • Keşfedin! Arkadaşlarınızın okuduğu ilginizi çekecek haberleri keşfedin, Facebook hesabınızda arkadaşlarınızın neleri okuduğunu görün.
    • Kolayca Paylaşın! Okuduğunuz haberler Facebook hesabınızda kolayca paylaşılsın, sizin gündeminizden arkadaşlarınız da haberdar olsun.
    • Kontrol Sizde! Paylaşımlarınızı istediğiniz zaman durdurun, istediğiniz zaman tekrar başlatın. Kontrolü her zaman elinizde tutun.