Başbakan Erdoğan, nasıl bir Devlet Başkanı olacak

    2014 yaklaştıkça, hepimiz Başbakan Erdoğan'ı bir başka türlü izler olduk. Her söylediği sözü, her attığı adımı farklı şekilde değerlendiriyoruz. Bugüne bakıp, yarının Devlet Başkanı Erdoğan'ı hesaplıyoruz. 1.5 yıl sonra nasıl bir Başkan veya Cumhurbaşkanı ile karşılaşacağımızı merak ediyoruz.

    Başbakan Erdoğan'ı artık bir başka türlü izlemeye başladık.
     
    Vücut diline, genel yaklaşımına ve konuşmalarına farklı bakıyoruz.

    Nedeni de, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi.
     
    Başbakan'ın aday olacağı artık herkes tarafından kabul ediliyor. Kendi de yalanlamıyor. Ancak henüz, bugünkü yetkilerle Siyasi Parti üyesi bir Cumhurbaşkanı mı, yoksa yetkileri daha da arttırılmış bir Devlet Başkanı mı olacağı belli değil. Bu durum, anayasa değişikliği tartışmalarında anlaşılacak. Ancak adı ne olursa olsun, Erdoğan'ın kişiliği hangi konumda olursa olsun, o mevkiin işleyişini farklılaştırıyor. Kendi kurallarını kendi başına oluşturuyor.

    İşte böyle bir insan, büyük olasılıkla 2014-2024 arasında Türkiye'yi yönetecek.

    Bu defaki yönetimi farklı olacak, zira Köşk'e çıkınca elindeki güç daha da artacak.

    Peki nasıl bir Cumhurbaşkanı veya Devlet Başkanı olacak ?

    Unutmayalım ki, her siyasetçi değişir.

    Hele uzun süre liderlik yapanların değişmesi çok daha göze çarpar.

    İşte bundan dolayı tüm gözler Erdoğan'a dönüyor.

    Bugüne bakılıp, yarının falına bakılıyor.

    USTALIK DÖNEMİ SERT GEÇİYOR

    Recep Tayyip Erdoğan iktidarını ikiye ayırabiliriz.

    2001-2011 arası ve 2011 Genel Seçimlerinden sonraki süreç.

    İlk dönem bir varolma mücadelesiyle geçmiştir. Laik güçler, özellikle asker ile tam bir bilek güreşi yaşanmıştır.

    Bu ilk dönemde son derece dikkatli davranan, etrafını dinleyen ve ülkenin geleneksel güçleriyle kavgaya girmek istemeyen bir Recep Tayyip Erdoğan ile karşılaştık. Çankaya savaşlarında dahi çok itidalli davranmış, atamalarında dengeleri bozmamaya özen gösteren bir yaklaşım benimsemiştir. Taa ki, Ak Parti'nin irtica suçlamasıyla kapatılma davasına kadar. Bu dava Erdoğan'ı çok etkiledi. Büyük oy oranlarıyla iktidar olmuş bir partinin irtica suçuyla kapatılmak istenmesi, Başbakan'a özel sohbetlerinde "Bunların gözü dönük, kellemizi kesmeyi hedefliyorlar" dedirtti. Savcı iddianamesinde kanıt olarak bazı gazetelerin manşetlerinin gösterilmesi ve “Cumhuriyet mitingleri”, Başbakan’ın genel yaklaşımını değiştirdi.

    Sonunda kıl payı ile kapanmaktan ve iktidarı kaybetmekten kurtuldu. Ancak ardından gelen 2011 seçimlerinde yüzde 52'lik bir oranla tekrar rekor kırdıktan sonra, çok başka bir Erdoğan ile karşılaştık.

    Adeta bilenmiş, keskinleşmiş bir lider oldu.

    Muhalefet ile ilişkilerinde son derece sert... Medya ile ilişkilerinde çok sinirli... Sesini her olayda daha da yükselten, Partisini demir yumrukla yöneten, dediği dedik bir lider görünümüne büründü. Kendisi kabul etmez belki, ancak kamuoyunun önemli bir bölümünde tek adam olarak algılanır oldu.

    İşte şimdi böyle bir liderle Başkanlık Sistemine geçiyoruz.

    Nasıl olacak bu iş ?

    Erdoğan daha da mı sertleşecek, yoksa Köşk'e oturduktan sonra eski günlerine dönecek mi?

    DEVLET BAŞKANLIĞI YUMUŞATIR MI?

    Şimdi hepimiz aynı soruyu soruyoruz:

    " Çankaya'da nasıl bir Erdoğan ile karşılaşacağız? "

    İster Devlet Başkanlığı olsun, ister bugünkü yetkileriyle Cumhurbaşkanı olsun, Recep Tayyip Erdoğan'ın kişiliği, geleceği makamı tümüyle kapsayacak ve yetkilerini dibine kadar kullanacak bir kişiliktir. Lider niteliği olan ve liderliğini de hiçbir zaman tartışmaya açmayan bir siyasetçidir. Dolayısı ile ondan, Köşk'e çıktıktan sonra, kenarda köşede kalacağı ve sesini pek çıkarmayacağı bir tutum beklenemez.

    Unutmayalım ki Devlet Başkanlığı sisteminde Erdoğan'ın yetkileri artacak, Cumhurbaşkanlığında dahi etkinliği ister istemez yaygınlaşacaktır.

    En temel soru:

    "Erdoğan, Çankaya'da uzlaşı arar mı? Başbakanlığının son dönemindeki sert yaklaşımı bırakır mı?"

    Medya ile ilişkileri, muhalefete bakışı esnekleşir mi?

    Bu sorulara EVET yanıtı vermek oldukça güç.

    Düşünebiliyor musunuz, halk oyu ile seçilecek... Partisinin başında kalacak. Yani parlamentodaki Ak Parti’lilerin kaderi yine liderin iki dudağının arasında olacak... İstediği zaman kabineyi toplayabilecek... Direktifler verebilecek...

    Böyle bir ortamda, bunca yıldır ülkeyi tek başına yöneten Erdoğan'ın şimdi geri planda kalmasını kimse beklemediği gibi, genel tutumunu değiştirmesi de çok güç görünüyor.

    Özetlemek gerekirse, büyük olasılıkla şimdiye oranla çok daha yetkili ve etkili bir Erdoğan ile karşılaşacağız.

    NOT: sizden iki günlük izin istiyorum. Haftaya Salı günü tekrar görüşmek dileğiyle.
     

    Merhaba
    Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

    YAZARLAR

    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding
    Kapat
    Hürriyet Facebook Deneyimine Hoşgeldiniz
    • Keşfedin! Arkadaşlarınızın okuduğu ilginizi çekecek haberleri keşfedin, Facebook hesabınızda arkadaşlarınızın neleri okuduğunu görün.
    • Kolayca Paylaşın! Okuduğunuz haberler Facebook hesabınızda kolayca paylaşılsın, sizin gündeminizden arkadaşlarınız da haberdar olsun.
    • Kontrol Sizde! Paylaşımlarınızı istediğiniz zaman durdurun, istediğiniz zaman tekrar başlatın. Kontrolü her zaman elinizde tutun.